![]() |
Uzay Aracı Orion Yeni Uzay Aracı Orion Astronotları, 21 güne kadar sürebilecek uzay yolculuklarıyla asteroidlere veya Mars'ın bir uydusuna taşıyabilecek olan yeni uzay aracı,Denver kenti yakınındaki bir tesiste yeni testlere tabi tutuluyor.Orion, uzayda belirli bir hedef için tasarlanmıyor. NASA 'nın verdiği bilgilere göre araç, Uluslararası Uzay İstasyonu'na yönelik seferlerde de kullanılabilecek. Lockheed Martin şirketi yetkilileri, Orion ile, Ay 'ın Dünya'dan görünmeyen yüzünde de keşifler yapılabileceğini belirtiyor. Bu araçla, küçük gezegenler olarak da adlandırılan asteroidlere insan indirilebilecek veya Mars 'ın bir uydusuna ulaşılarak yörüngeden, uydunun yüzeyindeki bir robot aracın astronotlar tarafından yönlendirilmesi sağlanabilecek. Kapsülün uç kısmına, taşıyıcı roketin fırlatılması anında veya hemen öncesinde fırlatmanın iptali durumunda, astronotların bulunduğu kapsülü acilen ayırarak kurtaracak bir güvenlik sistemi eklendi. Kaynak:Gençbilim(13 Ağustos 2011,16:05) |
Göktaşı Vesta ve Uzay Aracı Dawn NASA Aracı Dawn, Göktaşından Veri Topluyor Vesta’nın yörüngesine geçen ay giren Dawn, 2 bin 700 kilometre mesafeden göktaşının yüzeyini ayrıntılı olarak inceliyor. Araç, göktaşının etrafında 20 gün boyunca 7 kez dönecek. Vesta’ya yaklaşacak olan Dawn’ın daha iyi fotoğraflar elde etmesi umuluyor. Kayalık göktaşının kuzey ve güney kutuplarının tamamen birbirinden farklı olduğu belirlenmişti. Dawn, Mars ile Jüpiter arasındaki asteroidler kuşağının en büyük iki cismi olan Vesta ve Ceres için 2007′de fırlatılmıştı. Uzay aracı, 530 kilometre çapındaki Vesta’nın ardından 2015′te 950 kilometre çapındaki Ceres’e yönelecek. 2 milyar 720 milyon kilometre yol kateden Dawn, Güneş sisteminin oluşumu hakkındaki bilgilere katkı sağlayacak. Vesta, Alman gökbilimci Heinrich Wilhelm Olbers (1758–1840) tarafından 29 Mart 1807′de keşfedildi. Kaynak:Nethaberci |
Tamamı Elmastan Gezegen-PSR J1719-1438 (Pulsar) Kalıntısı Evrenin En Büyük Pırlantası Avustralya'nın Melbourne kentindeki Swinburne Teknoloji Üniversitesi'nde çalışan uluslararası gökbilimci ekibi, Samanyolu galaksisindeki eski ve büyük bir yıldızın, zamanla elmastan gezegene dönüştüğünü ortaya çıkardı. CHA'nın haberine göre, bu 'mücevher' dünya, bizim Güneş sistemimizin en büyük gezegeni Jüpiter'den daha büyük... ABD, Avustralya, Almanya, İtalya ve İngiltere'den bilim insanlarının oluşturduğu araştırma ekibinin tesbitlerine göre, gezegen çok yoğun bir kütleye sahip ve büyük ölçüde karbondan oluşuyor. Yoğunluğundan dolayı karbon zamanla kristalleşti ve gezegenin jeolojik yapısı elmasa dönüştü. Ölü Bir Yıldızın Kalıntısı Ekibin başındaki Profesör Matthew Bailes, "Gezegenin tarihi süreci ve inanılmaz yoğunluğu, bize onun geçmişi ve şu andaki durumu hakkında ipuçları veriyor" dedi. Bailes ve ekibine göre, elmas gezegen, dış tabakalarını ve gücünü kaybetmiş ölü yıldız (pulsar) PSR J1719-1438'in kalıntısı. Elmas gezegen, PSR J1719-1438'in etrafındaki dönüşünü 2 saat 10 dakikada tamamlıyor. İki gök cismi arasındaki mesafe ise sadece 600 bin kilometre. Nötron yıldızları da denen pulsarlar, sadece 20 kilometre çapındaki bir alanda, 1 saniyede yüzlerce kez dönerek, radyasyon ışınları yayıyor. Bu ışınların Dünya'ya ulaşması sayesinde elmas gezegen Avustralya, İngiltere ve Hawaii'deki dev teleskoplar tarafından belirlenebildi. Araştırma sonuçları bilim dergisi Science'ta yayınlandı. Kaynak:Ntvmsnbc-Ajanslar(26 Ağustos 2011,TSİ:11:03) |
Uzaydaki Çöp Miktarı Uzaydaki Çöp Miktarı Sınırı Aşıyor Ulusal Araştırma Konseyi tarafından hazırlanan bir raporda, uzaydaki çöp yığınının, mekiklerde ölümcül sızdırmalara yol açabileceği ya da önemli uydulara zarar verebileceği de belirtiliyor. Kuruluş, uzaydaki çöp yığınının sınırlanması ve dev manyetik ağlar kullanılması konusunda uluslararası düzenlemeler yapılması çağırısında da bulunuyor. Dünyanın yörüngesindeki çöp yığını, uzay mekiklerinin ek motorları, kullanılır durumda ve kullanılmaz hale gelmiş olan uydulardan oluşuyor. Bazı bilgisayar modellemeleri, uzayda insanlara ait kirliliğin, uzayda çarpışmalar yaşanmasına neden olacak bir taşma noktasına ulaştığını gösteriyor. Kuruluşa göre, yörüngedeki yığınlar arasında çarpışmalar olması birçok uyduya zarar verebilir ve çöp miktarını arttırabilir. Uzaydaki çöp yığınını sınırlandırmaya yönelik uluslararası çabalar geçmiş yıllarda iki kez sekteye uğramıştı. Çin 2007 yılında uydu vuran füze denemesinde, bir havacılık uydusunu vurmuş ve uyduyu her biri bir santimetreden büyük 150 bin parçaya ayırmıştı. İki yıl sonra, biri kullanılır durumda biri ise işlemez halde iki uydu çarpışmış, çarpışma dolayısıyla parçalanan uydular küçük parçalar halinde geniş bir alana yayılmıştı. Kaynak:BBC Türkçe(02 Eylül 2011,08:56) |
Opportunity'nin Mars Keşifleri Mars Robotu Opportunity Yeni Su İzleri Keşfetti Bilim insanları, kızıl gezegenin tarihinde suyun önemli bir rol oynamış olabileceğini belirtiyor.Opportunity, kraterde Mars araçlarının daha önce hiç rastlamadığı bir kaya türü ortaya çıkardı. Büyük oranda çinko içeren kaya, Dünya'da sıcak suyun bulunduğu termal bölgelerde oluşuyor. Temel olarak bazalttan oluşan bu kaya, bir çarpışma, akıntı ya da darbe sonucu başka kayalarla birleşmişe benziyor. New York'taki Cornell Üniversitesi'nden gezegen bilimci Steve Squyres, "Bu kaya, bizim daha önce gördüğümüz hiçbir şeye benzemiyor. Bunun ne demek olduğunu anlamaya çalışıyoruz. Belki de su, bu kayalardan bir şekilde aktı ve onları biçimlendirdi. Belki de su buharı buna sebep oldu, bilemiyoruz. Ancak içerdiği çinko seviyesi, suyun önemli bir faktör olduğunu bize gösteriyor" dedi. Squyres, Opportunity'nin kraterde bazı "tuhaf" nesneler de bulduğunu, ancak bunlar hakkında bir sonuca ulaşamadıklarını söyledi. 2004'te ikizi Opportunity ile Mars'a indirilen Spirit, geçen yıl Mayıs ayında bataryasını bitirmiş ve kuma saplanarak görevinin sonuna gelmişti. Güneş enerjisiyle hala çalışmaya devam eden Opportunity ise keşiflerini sürdürüyor. 2012'de Mars'a indirilecek olan Curiosity aracı da mikroskobik yaşam arayacak. İnce bir atmosferi olan Mars, volkan, vadi, çöl ve kutup bölgeleri içermesiyle yerküreye benziyor. Kaynak: Gençbilim (02 Eylül 2011,11:15) |
Eyes On The Solar System Projesi Güneş sistemini Evden Gözleyin Ücretsiz olarak dağıtılan ve internet tarayıcısı üzerinden çalışan uygulama ile Güneş Sisteminin gerçek zamanlı ve tam kontrollü olarak izlenebilmesini sağlayan NASA, bu anlamda benzersiz bir başarıya imza attı. Video oyun teknolojilerinde kullanılan bir kontrol sistemine sahip olan uygulama ile Güneş Sistemi üzerindeki herhangi bir noktanın üzerine gitmek mümkün kılınıyor. En önemlisi de zaman ve mekân kontrolü sağlanarak gezegenlerin, uyduların ve NASA uzay araçlarının belirlenen hızdaki hareketleri izlenebiliyor. 3 Boyutlu İzlemek İçin Gözlük Şart Mac ve Windows kullanıcılarının kolay bir şekilde indirebildikleri “Eyes On The Solar System app” eklentisini sadece bir kere kurmanın yeterli olduğu bu çalışma Unity Web Player ile birlikte oluşturulmuş. Kurulum işleminin ardından Eyes On The Solar System adresini ziyaret ederek “Explore the Solar System” ifadesine tıklayarak Güneş Sisteminin olağanüstü ortamını anlık ve hatta 3 boyutlu yaşamak mümkün hale geliyor. Ancak uygulamayı 3 boyutlu olarak görüntülemek için 3 boyutlu gözlük takmak gerekiyor. Uzay Boşluğunda Gezinti Dünya başta olmak üzere birçok gezegeni ve ayı çeşitli açılardan görüntüleyebileceğimiz bu uygulama üzerinde sağlanan hareket rahatlığı ile adeta uzay boşluğunda gezintiye çıkmış oluyoruz. Asteroidlerin ve Güneş’in de bulunduğu uygulamada, NASA tarafından hayata geçirilen bazı uzay projelerine dair bölümler de yer alıyor. Bunlardan biri ve uygulama üzerinde özenle durulanı ise Juno isimli beş yıllık Jüpiter projesi. Uygulama ile ilgili üst düzey bir NASA yetkilisi olan Jim Green tarafından yapılan açıklamaya göre, Güneş Sistemi ve NASA görevlerine dair ortaya konan gerçek zamanlı uygulama herkesin kullanacağı bir şekilde ilk kez sunuluyor. Kaynak:Ntvmsnbc(07 Eylül 2011,TSİ:10:27) |
Dış Gezegen (Exoplanet) Keşfi 50'den Fazla Dış Gezegen Keşfedildi Uluslararası Astronom Ekibi, biri Dünya'nın koşullarına benzer, yakın yıldızının etrafında dönen 50'den fazla yeni Güneş-dışı gezegen (exoplanet) keşfetti. Araştırmayı yapan ve sonuçları ABD Wyoming'deki uzak güneş sistemleri konferansında sunan Avrupa Güney Yarıküre Gözlemevi (ESO), bunun bir seferde açıklanan en fazla dış gezegen gözlemi olduğunu belirtti. 1995'te güneş sistemi dışındaki ilk gezegeni bulanlardan Cenevre Üniversitesi'nden Michael Mayor'ın yönettiği bir ekip, ESO'nun Şili'de kurulu ''Harps'' spektrograf teleskobunu kullanarak bu gözlemi yaptı. ESO'nun Harps spektrografı 2003'ten beri güney yarı küreyi tarayarak Güneş'ten başka yıldızların etrafındaki gezegenleri keşfetmeyi hedefliyor. Bu son gözleminde keşfettiği 50'den fazla dış gezegenin içinde, kütlesi Yerküre'nin bir ila on katı büyüklüğünde olan 16 ''Süper Dünya'' bulunuyor. Bu Süper Dünya'lardan birisinin yıldızının yaşanabilir bölgesinde bulunmasından ötürü, burada sıvı halde suyun varlığının mümkün olabileceği belirtiliyor. Böylece yaşam ve yaşamın evriminin de olası olabileceği düşünülüyor. Gözlemle ilgili Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi'nden (CNRS) de yapılan açıklamaya göre, bilim adamlarının bu gözlemlerinde Güneş'e benzer yıldızların yüzde 40'ından fazlasının en az bir tane Satürn'den (kütlesi Dünya'nın 3 ila 100 katı) daha hafif gezegene sahip olduklarını ortaya çıkardılar. Avrupalı bilim adamları bu son keşifle Harps teleskobu sayesinde şimdiye dek ikisi (2007'de keşfedilen Gliese 581d ve son olarak keşfedilen HD 85512b) potansiyel yaşama ev sahipliği yapabilecek Süper Dünya olmak üzere 150 dış gezegeni tesbit ettiler. Son keşfedilen Süper Dünya HD 85512b, Dünya'nın 3,6 katı kütleye sahip ve 36 ışık yılı (1 ışık yılı: 9,460 milyar kilometre) uzakta bulunuyor. Kaynak:Ntvmsnbc-Ajanslar(14 Eylül 2011,TSİ:12:45) |
İki Güneş Etrafında Dönen Gezegen Keşfi Skywalker'ın Gezegeni Bulundu! ABD'de yayınlanan araştırmaya göre, Dünya'dan 200 ışıkyılı Kepler-16b adı verilen bu dış gezegen, iki güneşin etrafında dönüyor ve böylece iki kez gün batımı ve iki kez gün doğumu oluşuyor. İki güneşli gezegen Yıldız Savaşları bilim kurgu filminde Tatooine adıyla çorak çöllere ve Kum Adamları diye kendine özgü canlıların yaşadığı şekilde canlandırılmasına karşın, Kepler-16b, soğuk ve gazlı bir gezegen. astronomlar, yaşamın burada var olması olasılığının bulunmadığını belirtiyorlar. Keşifte yer alan Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi'nden Josh Carter, Kepler-16b'nin varlığının teyid edilen ilk iki güneşli gezegen örneği olduğunu belirterek, ''Üstelik, bizim güneş sistemimizin diğer gezegen sistemleri arasında sadece bir örnek olduğunu keşfediyoruz'' dedi. Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni gaz devi Jüpiter'in üçte biri bir kütleye ve yüzde 75'i kadar yarıçapına sahip Kepler-16b'nin, Satürn kadar kütle ve cüssesi bulunuyor. İki güneşinin etrafında 229 günde dönen bu dış gezegen, yıldızlarından ortalama 104,6 milyon kilometre mesafede bulunuyor. Kepler-16b'nin iki yıldızının da Güneş'ten daha küçük ve daha soğuk olması nedeniyle, yüzey ısısı sıfırın altında 73 ila sıfırın altında 101 santigrat derecede yer alıyor. Amerikan Science dergisinin bugünkü sayısında yayınlanan araştırma ayrıca bugün ABD'nin Wyoming eyaletindeki Jackson Hole'daki 'Uzak Güneş Sistemleri' konferansında da sunulacak. Kaynak:AA-Sciencemag(16 Eylül 2011,TSİ:09:43) |
Altın ve Diğer Metallerin Kaynağı Altın Uzaydan mı Geldi? İngiltere'deki Bristol Üniversitesi'nin araştırmacıları, Grönland'daki dört milyar yıllık kayaları inceledi.Araştırmacılar bunların dünyada oluşmuş kayalardan farklı izotoplar içerdiği sonucuna vardı.Onlara göre bu, değerli metallerin dünyaya bir meteor yağmuruyla geldiği teorisini kanıtlıyor.Bu meteor yağmuru sırasında henüz 200 milyon yaşındaydı. Dünyanın kendi altını ve diğer ağır metalleri daha gezegenin ilk dönemlerinde çökerek merkezdeki mağmaya karışmıştı.Bu yüzden günümüzde nikah yüzükleri ve diğer ziynet eşyalarında kullanılan altının kaynağı farklı.Bu altın nötron yıldızlarının çarpışması sırasında ortaya çıkmış.Bu çarpışmaların ise evrenin gördüğü en şiddetli çarpışmalar olduğu belirtiliyor. Kaynak:BBC Türkçe |
Gezegen Corot-2b Yıldız, Gezegeni Yok Etti Büyük bölümü yok olan gezegenin, Dünya'ya Güneş'ten gelen x-ray ışınlarının 100 bin kat fazlasına maruz kaldığı bildirildi. Gözlem, NASA'nın uzaydaki Chandra x-ray uydusu ve Avrupa Güney Yarımküre Astronomik Araştırmalar Organizasyonu'na (ESO) ait Şili'deki VLT teleskobu ile gerçekleştirildi. Elde edilen verilere göre, Kartal takımyıldızındaki Corot-2 yıldızından ansızın yayılan yüksek enerjili radyasyon fırtınası, yörüngesindeki Corot-2b gezegeninden saniyede 5 milyon ton maddeyi buharlaştırdı. Bilim adamları, böylesi yüksek enerjiye maruz kalan gezegenlerin kavrularak yok olacağını belirtiyor. Gezegen, Dünya'dan yaklaşık bin kat daha büyük... Kaynak:Gençbilim |
Güneş Sistemi'nden Atılan Gezegen Bilimadamları, Güneş Sistemi'nde bir zamanlar Satürn, Jüpiter, Uranüs ve Neptün'ün yanı sıra 5. bir gaz gezegeni bulunduğunu, ancak daha sonra bu gezegenin Güneş Sistemi'nden atılmış olabileceğini düşünüyorlar. ABD'nin Colorada eyaletindeki Güneybatı Araştırma Enstitüsü'nden David Nesvorny ve ekibi tarafından yapılan araştırmada, Güneş Sistemi'nin 4 milyar yıl önce neye benzediğini anlamak için değişik bilgisayar canlandırmaları kullanıldı. Bu araştırması sırasında gezegenlerin henüz yörüngelerine tam oturmadığını ve hareketli olduklarını keşfeden Amerikalı astronom, bir dizi test sonrasında bugün anladığımız Güneş Sistemi'nin beşinci bir gaz gezegeni olmaksızın ortaya çıkamayacağı sonucuna vardı. Bu sonuca dört gaz gezegeni Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün'ü kullanarak değişik simülasyonlarla ulaşan ve bunların çok büyük ayrıca her an birinin diğerini yok edebilecek durumda olduklarını keşfeden Nesvorny, gaz gezegenlerinin yaşamlarını sürdürdükleri konfigürasyonlarda bile, Mars ve Venüs gibi Güneş Sistemi'nin kayalık gezegenlerin olmayacağını gördü. Nesvorny, bunun üzerine denkleme beşinci bir gezegeni ekleyince, bugünkü Güneş Sistemi'nin ortaya çıkma olasılığının çok arttığını tesbit etti. Kısa süre önce çok sayıda başıboş gezegenin keşfi de bu teoriyi doğrularken, Nesvorny, Güneş Sistemi'ndeki beşinci gezegenin, Jüpiter'in çekim gücüne dayanamamasından Samanyolu'na fırlatıldığını ve yıldızlararası uzayda başıboş dolaşan "öksüz gezegenlerden" biri haline geldiğini düşünüyor. Bu öksüz gezegenin Neptün ve Uranüs büyüklüğünde ve bunlara benzer bir buz gezegeni olduğu tahmin ediliyor. Kaynak:AA(22 Eylül 2011,17:12) |
Üst Atmosfer Araştırma Uydusu (UARS) NASA Uydusu Nereye Düştü? 20 yıl önce sanayiden karbondioksit salımından mahvolan, stratosferde Güneş'in zararlı morötesi ışınını yutan ozon tabakasındaki durumu incelemek için göreve giden 6 ton (5 bin 897 kg) ağırlığındaki UARS uydusu, işlevi biterek alçalmaya başladığı atmosferde parçalanarak yok oldu. NASA'dan yapılan açıklamaya göre, uydu Calgary kentinin 18 km güneyinde 24 bin nüfuslu Okotoks kasabası semalarında parçalandı. 100 büyük parçanın 26'sının 500 kg'a kadar ağır olmasının beklendiği açıklanmıştı. Uydu, tüm meteorolojik olayların cereyan ettiği atmosferin ilk tabakası olan, ekvatorda 16, kutuplarda 6 km kalınlığındaki troposferden 60 km yükseltiye kadar uzanan stratosferdeki ozon tabakasının "delinen" durumunu inceliyordu. Yer'e düşen UARS'ın parçaları, 805 km'lik alana yayıldı. NASA, atmosfere girişte uyduların herhangi kazaya meydan verilmemesi için "tam denetimli" düşmesi üzerinde bilimsel çalışmalarını sürdürüyor. Bu uydunun düşüşü denetim dışı olduğu halde birçok eski uydu gibi Yer'de kaza olmadı. Uydunun görevi 2005'te bitmiş, o yıldan beri atmosferde tedricen ayrılmaya başlamıştı.Yapılan NASA açıklamasında, Kuzey Amerika hariç her yerin tehlike altında bulunduğu bildirilmiş, Kuzey İtalya'da özel uyarı yayınlanmıştı. Kaynak:AA(24 Eylül 2011,11:14) |
Rosat Uydusu Gökten Uydu Yağıyor Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesine (NASA) ait UARS uydusunun kontrolsüz şekilde cumartesi sabahı Dünya'ya düşmesinin ardından, Alman ROSAT uydusunun da Kasım ayında kontrolsüz olarak düşebileceği açıklandı. Alman Havacılık ve Uzay Merkezi (DLR), uydunun, toplam ağırlığı 1,6 tona ulaşan yaklaşık 30 parçasının Dünya'ya ulaşmasının beklendiğini bildirdi. Uzmanlar, bunlardan en ağırlarının, aynalı parçalar olabileceğini ifade ediyor. ROSAT, 2,4 ton ağırlığında, 2,20 x 4,70 x 8,90 metre büyüklüğünde. 1990 yılında yaklaşık 550 kilometre yükseklikteki yörüngesine fırlatılan uydu, uzaydan ilk röntgen ışınlı görüntüleri elde etti. Uydunun görevi resmi olarak 1999'da sona erdi. Bu tarihten beri uydu ile bağlantı kurulamadı. Uydunun itici motoru bulunmadığı için bu metal yığınının yörüngesini değiştirmek veya kontrollü şekilde düşüşünü sağlamak mümkün değil. Bu nedenle ROSAT'ın da tam olarak ne zaman ve Dünya'nın neresine düşeceği bilinmiyor. Avrupa Uzay Ajansı Uzay Çöpü bölümü Başkanı Prof. Heiner Klinkrad ise paniğe gerek olmadığını, her yıl tonlarca uzay çöpünün gezegenimize düştüğünü belirterek, "Bir insanın kafasına uzay çöpü düşmesi 100 milyarda bir ihtimal" dedi. Kaynak:Ntvmsnbc-Ajanslar(27 Eylül 2011,TSİ:11:51) |
Roket;''Uzun Yürüyüş 2F'' Çin, Uzay Üssü İçin İlk Girişimi Yaptı 'Uzun Yürüyüş 2F' roketi, ülkenin kuzeybatısındaki Gansu vilayetinde bulunan Jiukuan Üssü'nden fırlatıldı. Roket, adı 'Semavi Saray' anlamına gelen Tiangong-1 kapsülünü uzaya taşıyor.Kapsülün fırlatılması daha önce bir kaç kez ertelenmişti. Ancak hava koşulları nihayet uzmanların istediği koşulları sağladı ve fırlatma öngörüldüğü şekilde, yerel saatle 21:16'da gerçekleşti.İnsansız araç yörüngeye oturduğunda, kenetlenme işlemleri için alıştırma yapılmasında kullanılacak. Kenetlenme tekniğinde ustalık kazanmak, Çin'in planlanan uzay istasyonunu 10 yıl içinde tamamlayabilmesi için hayati öneme sahip.Pekin'deki BBC muhabiri Martin Patience, uzay programının ulusal gururu okşadığını ve ülkenin itibarının yükselmesinin simgesi olarak görüldüğünü vurguluyor. Çin bu projeye yüklü yatırım yaparken, şimdiye dek uzay yarışını önde götüren ABD, kendi programının kapsamını daraltıyor. Uzay Yarışı 2000'lerde Hız Kazandı Pekin yönetimi ilk olarak 2003'te uzaya insan gönderdi.İlk uzay yürüyüşü ise beş yıl sonra yapıldı. O zamandan bu yana beş Çinli daha uzaya gitti.Çin'in bir sonraki hedefi ise Ay'a insan göndermek olacak. 10,5 metre uzunluğunda bir silindir şeklindeki Tiangong-1 modülü, ilk aşamada yerden kontrol edilecek. Bir kaç hafta içinde Şenzu-8 adlı ikinci insansız aracın uzaya yollanması ardından, ikisinin birbirine bağlanmasına çalışılacak.Araçları uzayda birleştirebilmek, bir istasyon inşa edebilmenin ilk aşamasını oluşturuyor. Her şey yolunda giderse, Çinli astronotlar yani 'yuhangyuan'ların gelecek yıl modülü ziyaret etmesi planlanıyor.Şenzu 9 ve 10 uçuşlarında görev yapacak 2-3 kişilik ekiplerin birleştirilen araçlarda iki hafta kadar kalması amaçlanıyor. Bittiğinde 60 tonluk bir kütle haline gelecek olan istasyon, ABD-Rusya, Avrupa, Kanada ve Japonya ortaklığında oluşturulan 400 tonluk Uluslararası Uzay İstasyonu'na (UUİ) göre bir hayli küçük olsa da Çin'in bu girişimi tek başına yüklenmesi açısından önem taşıyor. Daha önce Çin'in de UUİ projesine dahil olması gündeme geldi, ancak Çin ve ABD arasındaki siyasi görüş ayrılıklarının kısa vadede böyle bir işbirliğini mümkün kılmayacağı anlaşılıyor. Kaynak:BBC Türkçe(29 Eylül 2011,16:31) |
90 Saniyede Uzaya Çıkan Roketten Yeryüzünü Görüntülediler Roketin üzerine takılan yüksek çözünürlüklü kamera, her anı saniye saniye kaydetti.Fırlatma işlemi, 30 Eylül’de Black Rock Çölü’nde yapıldı. Qu8k’in, 5 bin dolar ödüllü amatör roket yarışması ‘Carmack Challenge’ için ürettiği 8 metre uzunluğundaki ve 145 kilogram ağırlığındaki roket, 1,8 tonluk itiş gücü sağlayarak hızla gökyüzüne yükseldi. 8 saniyede 3 kilometre ilerleyen roket, saatte 3 bin 516 kilometre hızla 90 saniye sonra uzaya ulaştı. Üzerindeki kamera ile bir süre çevresini görüntülemesinin ardından alçalmaya başlayan roket, paraşütünü açtıktan 8 buçuk dakika sonra fırlatıldığı yerin 5 kilometre uzağında yere indi. Video paylaşım sitelerinde kısa zamanda binlerce kişinin izlediği görüntülerde, roketin inanılmaz bir hızla yükselişi, ufka doğru uzanan Black Rock Çölü ve uzay boşluğu yer alıyor. Qu8k üyeleri, roketin bütün parçalarının yeni bir fırlatma için hazır olduğunu belirtti. Yarışmanın sonucu, önümüzdeki haftalarda açıklanacak. Kaynak:Gençbilim(10 Ekim 2011,12:41) |
Alman ROSAT Uydusu Kanadalıları 2. Uydu Korkusu Sardı NASA'ya ait UARS uydusunun geçen ay sonunda herhangi bir can kaybına neden olmadan Kanada'nın Calgary kenti yakınlarındaki Okotoks kasabası semalarında parçalanarak düşmesinden sonra Dünya, şimdi de bu ay sonunda atmosfere girecek olan Alman ROSAT uydusunu bekliyor. Uydunun, 53 derece güney ve 53 derece kuzey koordinatları arasında bir yere düşmesini bekleyen NASA ve Avrupa Uzay Ajansı ESA, bu koordinatların içerisinde Kanada ve Güney Amerika ülkelerinin bulunduğunu açıkladı. ROSAT uydusunun, bu ayın son günlerinde Dünya'ya düşmesi bekleniyor. Avrupa Uzay Ajansı, 2.4 ton ağırlığındaki Roentgen Satellite (ROSAT) adlı uydunun, atmosfere girişi sırasında en az otuz parçaya ayrılmasını ve bu nedenle çok büyük bir hasara yol açmasının beklenmediğini duyurdu. NASA ve ESA uzmanları Alman uydusunun bir insana isabet ederek zarar verme olasılığının 2 binde 1 olduğunu belirtirken, ROSAT'ın rotasını değiştirebilecek bir sevk sisteminin olmaması nedeniyle, düşeceği yerin ayarlanmasının da mümkün olmadığını kaydettiler. 1999'da Almanya Uzay Merkezi DLR tarafından uzaya gönderilen ROSAT, güdüm sistemi devre dışı kaldığı için kullanımdan çıkarılmıştı. Kaynak:Gençbilim(11 Ekim 2011,11:20) |
Uzay Aracı 'Dream Chaser' Uzay Taksisi 2012'de Uçacak ABD merkezli uzay ve havacılık firması Sierra Nevada Corporation tarafından üretilen “Dream Chaser” adlı uzay aracı, minyatür bir uzay mekiğine benziyor. Dream Chaser, ABD hükümetinin de desteğiyle özel sektör tarafından üretilen benzer dört uzay aracından biri. Önümüzdeki yaz yapılması planlanan insansız test uçuşu, ya Kaliforniya'daki Edwards Hava Üssü'nden ya da New Mexico'daki White Sands Füze Deneysel Atış Sahası'ndan gerçekleştirilecek. Sierra Nevada firması, NASA ile yaptığı 80 milyon dolarlık kontratın yanı sıra 25,6 milyon dolar da teşvik aldı. NASA, Sierra Nevada'nın yanı sıra Boeing, SpaceX, Sierra Nevada Corp. ve Blue Origin adlı Amerikan şirketleriyle de işbirliği yapıyor. NASA'nın Ticari Ekip Programı yöneticisi Ed Mango, 2016 yılının sonuna kadar uzay taşımacılık hizmetlerini bir veya birkaç özel şirkete vermeyi hedeflediklerini kaydetti. Kennedy Uzay Merkezi direktörü Bob Cabana, bir sonraki test uçuşunun ise 2021 yılında astronotlar eşliğinde yapılabileceğini belirtti. Uzay mekiği programına son veren NASA, şimdi Uzay İstasyonu'ya astronot göndermek için Rusya’ya bağımlı. Rusya, eğitim ve hizmet desteği dâhil kişi başı 50 milyon dolardan fazla para alıyor. Ancak NASA, uzay çalışmalarına son vermiş değil. Ticari taksi projesinin yanı sıra, Uzay İstasyonu'nun yörüngesi dışındaki astroidlere, Ay'a, Mars'a ve diğer hedeflere astronot ve kargo göndermek için ağır yük taşıyan füze ve kapsüller üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. Kaynak: DW (13 Ekim 2011,16:33) |
Spacelab Projesi YouTube'dan Uzaya Davet Video paylaşım sitesi YouTube uzaya ilgi duyan gençlere yönelik bir proje başlattı.Spacelab adlı projede 14-18 yaş grubundaki gençlerden uzayda gerçekleştirilebilecek herhangi bir deney fikrini ortaya koyması ve bu fikri video aracılığıyla anlatması isteniyor. Ünlü bilim adamı Stephan Hawking'in de içinde bulunduğu jüri ve YouTube’da yapılacak oylama sonucunda seçilecek deney Uluslararası Uzay İstasyonu'nda gerçekleştirilecek. Dereceye girenleri Rusya'da astronotluk eğitimi, Washıngton'a gezi ve daha birçok ödül bekliyor. Yarışma ile ilgili ayrıntılara Spacelab adresinden ulaşmak mümkün... Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA, Avrupa Uzay Ajansı ve Japon Uzay Kurumu’nun sponsor olduğu yarışmaya katılmak için son gün 7 Aralık. Kaynak:Ntvmsnbc(14 Ekim 2011,10:56) |
Bebek Gezegen "LkCa 15 b" Evrenin En Genç Gezegeni Bebek gezegen 2 milyon yaşındaki bir yıldızın etrafında dönüyor ve dünyaya uzaklığı yaklaşık 450 ışık yılı. Havai Üniversitesinden Adam Kraus, gezegenin toz ve gazdan oluşumunun devam ettiğini anlattı. Gezegenin yaklaşık 50 bin ile 100 bin yıl önce oluşmaya başladığı tahmin ediliyor. "LkCa 15 b" adı verilen gezegen, şu ana kadar gözlemlenebilmiş en genç gezegen... Adam Kraus ve Avustralya'daki Macquarie Üniversitesinden meslektaşı Michael Ireland, gezegeni mükemmel bir zamanda yakalamayı başardıklarını söyledi. Kraus, "Bu genç yıldızın etrafında bir disk görüyoruz ve bu diskin içindeki boşluğun tam ortasında küçük bir şey var" dedi.Daha önceki en genç gezegen bundan 5 kat daha yaşlıydı. Kaynak:AA(20 Ekim 2011,11:04) |
Nasa'nın 3D Haritası NASA 3D Harita ile Google Earth'e Rakip NASA, 3D harita görüntülerini kızılötesi bir aygıtla çekti. NASA'ya ait Terra uzay aracına yerleştirilen bu kamerayla dünyadaki dağlar, göller, ırmaklar gibi akla gelebilecek her türlü topografik detay 3 boyutlu olarak haritaya döküldü. Kimi teknoloji yazarları NASA'nın son yıllarda giderek geliştirdiği 3D haritanın Google Earth'ü geride bırakabileceğini düşünüyor. NASA, haritayı ilk kez 2009'da duyurmuştu. Ancak son yıllarda haritaya 260 bin görüntü daha eklendi. Böylece Dünya yüzeyinin yüzde 99'unun haritaya döküldüğü belirtiliyor. Haritanın hazırlanması için Terra uzay aracı üzerine yerleştirilen aygıtta Japon imzası var. ASTER kısa adıyla anılan bu aygıt, yüzeydeki ısı, yansıma ve rakım bilgilerini kullanarak resim çekiyor. NASA, 3 boyutlu ve kapsamlı bu harita sayesinde,yolların ve köprülerin nereye ve nasıl yapılacağı konusunda daha iyi bir fikre sahip olunabileceğine inanıyor. Uzmanlar haritada şimdilik bazı sıkıntılar olduğunu ancak bunların da zamanla giderileceğini söylüyor. Kaynak:Gençbilim(20 Ekim 2011,11:03) |
Rusya Ay'a Koloni Kurmak İstiyor! Ay, üzerinde yaşamaya pek uygun gözükmese de Rus bilim adamları Ay'a yerleşmeye kararlı Rusya Uzay Ajansı yetkilisi Sergei Krikalyov’a göre yeni keşfedilen volkanik tüneller ilk kolonistler için doğal bir koruma alanı oluşturabilir.Bilim adamları Ay’ın geçmişte volkanik lav tüplerinden oluşan bir yeraltı ağına sahip olduğunu belirtiyor Bilgi Çağı'nın haberine göre; Krikalyov, Ay'daki mağaraların sağlayacağı avantajlardan ise şöyle bahsediyor: “Ay'ın radyasyondan ve meteor yağmurundan korunmayı sağlayacak mağaraları varsa, Ay daha önce olmadığı kadar cazip bir varış menzili olacak.” Kozmonot eğitim merkezi Rusya Star City’nin Başkanı Boris Kryuchkov, ilk Ay kolonisinin 2030 yılına doğru kurulabileceğini açıkladı. Bu arada Moskova, Ay Programı'nı Luna-Glob araştırmasıyla 2014’te başlatmayı düşünüyor. 'Oksijen ve Su Garanti Altına Alınmalı' Kryuchkov, Ay’da koloni kurmadan önce yapılması gereken hazırlıkların bir bölümünü ise şu şekilde aktarıyor; “Ay'da atmosfer yok ve yer çekimi çok az. Ay yüzeyindeki su çok soğuk olan yerlerde bulunuyor. İnsanlı keşif gezileri ve Ay istasyonları hakkındaki sorulara gelince, su kaynakları istasyonların oksijen ve su ihtiyaçlarının karşılanmasını garanti altına almalı. Ayrıca bu su, roketlerde yakıt olarak kullanılmak üzere hidrojene dönüştürülebilmeli. Şu anda gelecekte Ay’ın keşfi için hidroloji çalışmalarına odaklanmış bulunuyoruz.” Kaynak:Gençbilim(24 Ekim 2011,10:32) |
GPS'e Avrupa'dan Rakip Avrupa, küresel konumlandırma sistemlerinde ABD'ye bağımlılığını kırma yönünde ilk adımını attıBugüne dek Amerikan kontrolündeki GPS sistemini kullanan Avrupa, bunun yerini almasını umduğu ilk Galileo uydularını uzaya fırlattı. İki Galileo uydusunu taşıyan Rus Soyuz füzesi, Fransız Guyanası'ndaki üsten yola çıktı. Dünyadan 23 bin kilometre yukarıda yörüngeye yerleştirilecek olan IOV-1 PFM ve FM2 uydularının, 23 Ekim 2011 tarihinde fırlatılması bekleniyordu ancak kalkış teknik sebeplerle ertelenmişti. Avrupa Birliği, Galileo sisteminin bir metre yanılma payı ile dünyadaki objelerin yerini uzaydan belirleyebilmesini umuyor. Amaç, Pentagon'un geliştirip kontrol ettiği ve resmi verilere göre 3-8 metre yanılma payı olan GPS'ten çok daha hassas bir sistem kurmak ve tarlalarda tohum ekiminden, arama-kurtarma çalışmalarına kadar pekçok alanda hizmet vermek. AB bu tür faaliyetlerle 125 milyar dolar gelir sağlamayı planlıyor. Kuşkular da Var Ancak yapımı yıllardır süren, bürokrasiye takılıp kalan ve özel sektörde finansman bulunamadığı için Avrupalı vergi mükelleflerine yaklaşık 7 milyar dolara mal olan Galileo'nun tamamen bir fiyasko olacağını savunan çevreler de var. Bu çevrelere göre 30 uydudan oluşacak Galileo sistemini tamamlayıp işletmek yılda 1 milyar dolara, hatta daha fazlasına mal olacak.Avrupa Uzay Kurumu ESA'ya yaptırılan sistem 2020'de tamamlanacak. Ancak 2014'te kısmi kullanıma geçilmesi planlanıyor.Rusya kendi küresel yerleştirme sistemi Glonass'ı tamamladığını söylüyor; Çin de Pusula adlı bir sistemi kurma çalışmalarını sürdürüyor. Kaynak: BBC Türkçe (24 Ekim 2011,10:11) |
Ay'dan Getirilen Toz Parçası ABD'de (NASA), 74 Yaşındaki Kadının Restorantını Bastı ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Ay’dan getirilen, bir tuz tanesinden bile küçük olan ve ulusal hazine kabul edilen toz parçasını geri almak için, California’da bir restorantı bastı. Beş ay süren araştırma sonucu Apollo 11 görevinde Dünya’ya getirilen taneciğin, 74 yaşındaki Joann Davis’te olduğu tesbit edildi. 'Neil Armstrong'un Hediyesiydi' Daily Mail'ın haberine göre; Davis, restorantına gelen NASA ajanlarına Ay'dan gelen parçacığı satmaya çalışınca yakayı ele verdi.Hasta olan oğlu için bunu yaptığını söyleyen yaşlı kadın, "Kum taneciği,uzay kurumunda görevli olan eşime Neil Armstrong tarafından hediye edildi" dedi. Kaynak: Gençbilim (27 Ekim 2011,10:51) |
Gizemli Gökcismi Gizemli Bir Gökcismi Keşfedildi Güneş Sistemi'nden binlerce ışık yılı uzakta üç yeni gezegen ve gizemli bir gökcisminin keşfedildiği bildirildi Penn Üniversitesi Astronomi ve Astrofizik Bölümü'nden Prof. Alex Wolszczan önderliğindeki uluslararası bir ekip, Hobby-Eberly teleskobunu kullanarak her biri ölmekte olan bir yıldızın yörüngesinde bulunan üç gezegen keşfetti. Wolszczan, HD 240237, BD 48738 ve HD 96127 adı verilen yıldızlardan birinin yörüngesinde bir de gizemli gökcisminin bulunduğunu açıkladı. Güneş Sistemi dışında gezegenleri bulan ilk gökbilimci olan Wolszczan, yeni keşfedilen gezegenlerin Güneş Sistemi'ne oranla daha gelişmiş olduğunu belirtti. Wolszczan, ölmekte olan yıldızların, şişerek "kırmızı dev" haline geldiğini ve yakında yörüngesinde bulunan gezegenleri yutacağını söyledi. Güneş'in de kırmızı deve dönüşerek yörüngesinde bulunan Dünya ve diğer gezegenleri yutacağını söyleyen Wolszczan, bunun 5 milyar yıldan önce olmasının beklenmediğini sözlerine ekledi. Ölmekte olan yıldızların çevresinde gezegen sistemlerinin oluşumuna ışık tutması beklenen keşif, aynı zamanda gökbilimcilerin metal içeriğin ölmekte olan yıldızların hareketini nasıl etkilediğini anlamasına da olanak tanıyacak. Keşif, "Astrophysical Journal" adlı derginin aralık sayısında yayımlanacak. Kaynak:AA(28 Ekim 2011,10:07) |
Türkmenistan'ın İlk Uydusu Türkmenistan'ın Uydusunu Fransızlar Yapacak Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbangulı Berdimuhamedov tarafından kabul edilen şirketin Başkan Yardımcısı Blaise Jaeger, yapacakları uyduyla ilgili bilgi verdi. Türkmenistan ile işbirliği yapmaya büyük ilgi gösterdiklerini belirten Blaise Jaeger, havacılık ve uzay teknolojileri alanındaki tecrübelerini paylaşmaya hazır olduklarını kaydetti. Devlet Başkanlığına bağlı Ulusal Uzay Ajansı'nı kurulması yönünde çalışmayı geçtiğimiz aylarda başlatan Türkmenistan'ın Fransız şirketinden, ilk uydunun yapımı, radar, elektronik sistem ve güvenlik ekipmanlarının hazırlanması gibi çalışmalar yapmasını istiyor. Berdimuhamedov daha önce yaptığı açıklamada, yeni kurulacak uyduyla ülkede internetin yaygınlaştırılması, televizyon sisteminin geliştirilmesi, ekoloji programlarının hayata geçirilmesi, hidrokarbon ve diğer doğal kaynakların araştırılması gibi konularda önemli mesafe katedeceklerini açıklamıştı.Türkmenistan'daki 6 devlet televizyon kanalı halen Rusya'nın Yamal uydusu aracılığıyla halka ulaştırılıyor. Kaynak:Gençbilim(31 Ekim 2011,10:37) |
Göktaşı Apofis Bilinmeyen Bir Cisim Yaklaşıyor Mısır mitolojisinde kötülüğün simgesi, karanlıklar ve kaos tanrısı Apofis’in adı verilen, “Kıta Katili” lakabı takılan göktaşının Dünya’yı vurma ihtimali, bilim adamlarını harekete geçirdi. Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA) uzmanlarına göre 20 milyon tonluk, 300 metre çapında Apofis adlı göktaşı saatte 37 bin km hızla Dünya’ya yaklaşıyor. NASA’nın göktaşını durdurması için 25 yılı var. Hürriyet'te yer alan habere göre, göktaşı, 2029’da 32 bin kilometre yakınımızdan geçecek. İzlediği yörünge gereği tekrar Dünya’ya yönelecek olan göktaşı, 13 Nisan 2036’da Dünya’ya çarpabilir(olasılık). Bu olasılık 250 binde 1, fakat hesaplar kesin değil. NASA, “Apofis’in nereye yöneleceğini tam olarak bilmiyoruz. Ama 2012’de ya da 2013’te tekrar görünür olunca belirleyebileceğiz” dedi. Kaynak:Gençbilim/Hürriyet(31 Ekim 2011,10:43) |
"2005 YU55" Dev Göktaşı Dünya'nın Yakınından Geçecek Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), dev bir göktaşının 8 Kasım'da Dünya'nın yakınından geçeceğini açıkladı. "2005 YU55" adı verilen göktaşı, yaklaşık 400 metre çapında ve küre şeklinde. İlk kez Arizona Üniversitesi araştırmacıları tarafından 28 Aralık 2005'te keşfedilen göktaşı, Dünya'nın yaklaşık 324 bin kilometre yakınından geçecek. Kendi çevresindeki dönüşünü 18 saatte tamamlayan göktaşının çekim etkisi, Dünya'da hissedilmeyecek. Bu büyüklükteki bir göktaşı, Dünya'nın yakınından en son 1976 yılında geçmişti. Kaynak:CNN Türk/Bilim Teknoloji(02 Kasım 2011,14:09) |
"2005 YU55" Dev Asteroid Salı Günü Sıyırıp Geçecek 55 milyon ton ağırlığındaki ve 400 metre çaplı kozmik kaya, salı günü ‘ Dünya’yı sıyırarak geçecek. Asteroidin Dünya için tehdit oluşturmadığı belirtildi. NASA verilerine göre, Dünya’ya çarpma ihtimali bulunmayan asteroid, Ay’ın yörüngesine yakın bir mesafeden, yani yaklaşık 324 bin kilometre mesafeden geçecek. Uzaydaki mesafeler dikkate alındığında ise bu, asteroidin Dünya’yı sıyıracağı anlamına geliyor. Çok sayıda bilim adamı için, güneş sisteminin oluşum döneminden kalan bir parça olan 2005 YU55’in bu ziyareti büyük fırsat. Çünkü asteroidi incelemek için uzaya araç göndermek gerekmiyor. 1976’dan beri Dünya’ya en yakın noktadan geçecek 2005 YU55’e benzer büyüklükteki başka bir asteroid ancak 2028’de Dünya’ya bu kadar yaklaşacak. Kaynak:Gençbilim/AA(05 Kasım 2011,11:13) |
Mars Yolculuğu Mars'a Yolculuk Provası Sona Erdi 3 Rus, 1 Fransız, 1 İtalyan ve 1 Çinliden oluşan mürettebat, 2010 yılının haziran ayından beri içinde bulundukları kapsülden çıktı.Katılımcılar, kapsülün içinde bulundukları süre boyunca güneşsizlik ve dış dünyayla sınırlı iletişim gibi koşullarla yaşamak durumunda kaldı. Bilim insanları bu deneyin Mars yolculuğu için hayati bilgiler verdiğini ve bu deney sayesinde Mars yolculuğuna katılacakların psikolojik durumları hakkında fikir edinildiğini belirtti. Kaynak:Gençbilim(05 Kasım 2011,11:57) |
"2005 YU55" Asteroid Dünya'yı Sıyırarak Geçecek Asteroid'in Dünya'nın 300 bin kilometre yakınından geçeceği, Ay'dan daha yakın bir noktaya ulaşacağı, astronomların gözünde Dünya'yı adeta sıyıracağı belirtiliyor. Ancak bilim çevreleri 400 metre genişliğindeki bu asteroidin herhangi bir risk oluşturmadığının altını çiziyorlar. Uzmanlar, çıplak gözle görmenin mümkün olmadığı asteroidi, amatör astronomların tesbit etmesinin ise mümkün olduğunu belirtiyor. Asteroid 2005 YU55, Dünya'ya en yakın konumuna Greenwich saatiyle 2328'de 325 bin kilometrede varacak. Radarla Takip Edilecek Asteroidin bir radar yardımıyla takip edilmesi planlanıyor. Uzmanlara göre 200 yıldır ilk kez bu büyüklükte bir asteroidin Dünya'ya bu kadar yaklaşması, söz konusu. Aynı büyüklükte bir asteroid, en son daha uzak bir noktadan 1976 yılında geçmişti, bir sonraki asteroid geçişinin ise 2029'da olacağı tahmin ediliyor. 13 Nisan 2029'da, sadece 29 bin 500 kilometrelik bir uzaklıktan geçecek olan Apofis asteroidinin de bir tehlike oluşturmayacağı belirtiliyor. Kaynak:BBC Türkçe(08 Kasım 2011,10:39) |
Uzay Aracı Yörüngeye Takıldı Rusya'nın Uydusu Uzayda Kaldı Rusya Federal Uzay Ajansı'ndan yapılan açıklamada uzay mekiğinden ayrılmasının ardından asıl taşıyıcı olan sistemin ateşlenemediği ve motorun çalışmadığı kaydedildi. Uzayda kalan robotun yeniden ateşlenmesi için yapılan denemeler başarılı olmazken, aracın bataryasının tükenmemesi için teknik heyetin sadece üç güne ihtiyacı olduğu ifade edildi.Rusya Federal Uzay Ajansı Başkanı Vladimir Popovkin, "Bizim için çok zor bir gece oldu. Çünkü biz uzay aracını ayrılmasının ardından harekete geçiremedik. Ancak aracın koordinatlarını biliyoruz." dedi. Yaşanan süreci bir trajedi olarak değerlendiren Popovkin, "Bu bir kompleks durum. Araç yakıtını henüz kullanmadığı için ateşleme için yeterli zamanımız var. Sorunun çözülmesi ve aracın yoluna devam edebilmesi mümkün. Teknik heyetin üç günlük zamanı var." bilgisini aktardı. MSİ gece 00:16'da Zenit-2 uzay aracı ile fırlatılan Phobos-Grunt uzay aracı Kızıl Gezegen'in uydusu Phobos'a ulaşması planlanıyordu. Rusya'nın 15 yıl aradan sonra gerçekleştirdiği Mars yolculuğunun tekrar olumsuz sonuçlanmasının uzay çalışmaları için bir hayal kırıklığı olacağı yorumu yapılıyor. 163 milyon dolara mal edilen uzay robotunun, Mars'ın atmosferinden ve uydusu Phobos'tan toprak parçaları alarak 2014'de dünyaya dönmesi planlanıyordu.Phobos-Grunt aynı zamanda Çin'e ait Yinghuo 1 uydusunu Mars'ta yörüngeye yerleştirecekti. Rusya'nın Phobos'a olan ilgisi 1970'li yıllarda başlamıştı. Phobos1 ve 2 çalışmalarının kısmen başarısız olması ve Mars 96 uzay aracının kontrolden çıkması sonrası Moskova'nın gezegenler arası çalışmaları zor bir döneme girmişti. Kaynak:Gençbilim(09 Kasım 2011,12:13) |
Dünya'ya 'Rus Tehdidi' Rusya'nın Mars'a gitmesi için önceki gece fırlattığı ancak Dünya yörüngesine takılan uzay aracı, sorun giderilemezse, Dünya'ya düşen en tehlikeli uzay atığı olabilir. Rusya'nın önceki akşam Mars'ın en büyük uydusu Phobos'a gönderdiği, ancak Dünya'nın yörüngesinde takılıp kalan ve sorun halledilemezse Dünya'ya düşme riski bulunan uzay aracıyla ilgili endişeler zaman geçtikçe artıyor. Rus yetkililerin aracın bataryalarının tamamen tükenmeden yeni yazılım yüklenerek sorunun çözülmesi için üç gün zaman bulunduğu yönünde dün yaptığı açıklamadan sonra,uzmanların bunu başaramaması durumunda 167 milyon dolar değerindeki uzay aracının Dünya'ya düşen en tehlikeli uzay atığı olabileceği uyarısında bulunuldu. NASA'da danışman olarak görev yapan James Oberg, atmosfere girerken donabilecek yaklaşık 7 ton nitrojen ve hidrazin taşıyan uzay aracının şimdiye kadar dünyaya düşen en toksik uydu olabileceğini belirtti. Oberg, ancak aracı yeniden kontrol etmek için her şeyin bitmediğinin altını çizdi. 28,7 milyon avroya sigortalanan uzay aracının fırlatılmasından önce Rus yetkililerin, aracın komuta sistemindeki cihazlarla ilgili risk konusunda uyarıldığı belirtiliyor. Rus uzay ajansı Roskosmos Başkanı Vladimir Popovkin, sorunu çözmek için üç günleri bulunduğunu belirterek, ''Motor çalışmadı. Uzay aracı güneş sisteminin yıldızlarına doğru yönlenemedi, ancak bataryaların hala çalışması sayesinde bu sorunu çözebilmek için üç günümüz bulunuyor'' demişti. Batılılara Karşı Hamle! Rusya, Mars'ın uydularından Phobos'a numune alıp üç yıl içinde Dünya'ya getirecek uzay aracıyla, Rusya'nın uzun bir süredir Batılılara bıraktığı Kızıl Gezegen'in keşfine yeniden başlayarak gezegenlerarası seyahatlerde başarı kazanmak istediği yorumu yapılıyordu. Mars'a 6 bin kilometre mesafede yörüngede bulunan Phobos'un kökenini ve Mars'ın atmosferini inceleyecek Phobos-Grunt bunun için, numune toplamaya yarayacak bir bilimsel alet ve Dünya'ya dönüşü için modülün bulunduğu bir sondayı da beraberinde götürüyordu.Rus uzay aracı bunun yanı sıra Mars'ın yörüngesine Çin'e ait ''Yinghuo-1'' uydusunu yerleştirecekti. 1996'daki Başarısızlık Sonrası İlkti Rusya için son derece önemli olan bu program, Kasım 1996'da fırlatılan ''Mars 96'' uzay aracının başarısız olmasından bu yana ilk gezegenlerarası seyahat olacaktı. Kızıl Gezegen'e ilgisi son dönemde artan ve geçen hafta Mars yolculuğunun simülasyonu için 6 gönüllünün 520 gün süreyle kapatıldığı uzay aracı replikasından çıktığı Rusya, son başarılı gezegenlerarası uzay programını, 1986'da Venüs'ü ve Halley kuyrukluyıldızını keşif için gönderdiği Vega uzay araçlarıyla yerine getirmişti. ABD 25 Kasımı Bekliyor Bu arada NASA, Kızıl Gezegen'de bir zamanlar yaşam için uygun ortam olup olmadığını belirlemek üzere tasarladığı 2,5 milyar dolar değerindeki yeni tekerlekli robotu Mars Science Laboratory Curiosity, rampada fırlatılmayı bekliyor. Mars'a, sekiz ay sürecek yolculuğun ardından varacak küçük bir otomobil büyüklüğündeki tekerlekli robot Curiosity (Meraklı) Cape Canaveral Hava Kuvvetleri üssünden bir insansız ''Atlas 5'' roketiyle 25 Kasım'da TSİ 17:25'te uzaya gönderilecek. Dev Krateri İnceleyecek Radyoaktif plütonyumun parçalanması sonucu açığa çıkan sıcaklıkla çalışan robotun, Kızıl Gezegen'de bir Mars yılı (687 Dünya günü) geçirmesi ve içinde 5 kilometre yüksekliğinde bir dağ bulunan 150 kilometre genişliğindeki dev Gale kraterine inmesi ve burayı incelemesi öngörülüyor. Bilimadamları, 150 kilometre genişliğindeki dev kraterde bulunan dağın, aralıksız esen Mars rüzgarının zaman içinde burayı doldurarak, şekillendirmesiyle oluştuğunu düşünüyor. Taşıdığı 10 bilimsel cihazla, kaya parçalarının kimyasal tahlilini yapacak Curiosity, indiği Gale kraterinde yaşam için organik unsurlar bulunup bulunmadığını inceleyecek. Curiosity, Mars'ta 2004'ten beri keşiflerini sürdüren Opportunity ile yörüngeden faaliyetlerini devam ettiren Mars Reconnaissance Orbiter (MRO) ile Avrupa uzay ajansının Mars Express uzay araçlarına katılmış olacak. Ancak bilimadamları, mali kısıntı nedeniyle ABD'nin bunun ardından başka uzay aracını Kızıl Gezegen'e göndermeyeceği endişesini taşıyor. Kaynak:AA(11 Kasım 2011,00:27) |
Big Bang Teorisine İlk Kanıt Amerikalı astronomlar, 13,7 milyar yıl önce evrenin doğumundan sonra ilk dakikalar içinde oluşmuş iki gaz bulutu keşfetti. Amerikan Science dergisinde yayımlanan makaleye göre, bu gazların bileşenleri, evrendeki elementlerin kökenleri konusunda modern bilimlerdeki teorilerde öngörülenlere tamamen uyuyor. Buna göre, evrenin oluşumu için kabul edilen teoriye uygun şekilde Big Bang (Büyük Patlama) sırasında en önce hidrojen ve helyum gibi hafif elementler ortaya çıkıyor. Bundan sonra bu çok önemli gazların yıldızları oluşturmak için yoğunlaşmasından önce yüzmilyonlarca yıl geçmesi gerekiyor. Araştırmayı yapan ve Science'ın internet sitesinde yayımlayanlardan California Üniversitesi'nden astronomi ve astrofizik profesörü Xavier Prochaska, hidrojen ve helyum gibi hafif elementleri bulmak konusunda şimdiye dek büyük çaba gösterdiklerini belirterek, ''İlk kez evrenin ilk anlarında, yıldızlardan gelen daha ağır elementlerin karışmadığı gazları inceleyebiliyoruz'' dedi. Araştırmaya katılan Michele Fumagalli de metallerin bulunmamasının hidrojen gazının saf olduğunu gösterdiğine dikkati çekerek, ''Bu gerçekten insanı şaşkına çeviriyor, çünkü bu Big Bang teorisine göre, evrende ilk gazların oluşumuna tamamen uygun ilk kanıt'' diye konuştu. Amerikalı astronomlar, bu iki gaz bulutunu yıldızlardan geriye kalan uzak kuasarların yaydığı ışığı analiz ederek keşfetti. Gözlem Hawaii'deki Keck gözlemevinin teleskoplarından biriyle yapıldı. Michele Fumagalli, böylece hangi mekanda ışık tayfının gaz tarafından soğurulduğunu görebildiklerini, bunun da kendilerine bileşenleri ölçme imkanı tanıdığını belirtti. Her elementin ışık tayfında kendine ait bir imzası olduğunu belirten astronomlar, bu gözlemin ortaya sadece hidrojeni çıkardığını, helyum gazını bulamadıklarının altını çizdi. Astronomlar, karbon, oksijen ve silisyumu da büyük bir kararlılıkla tesbit edebileceklerini, ancak bu elementlerin kesinlikle bulunmadığını özellikle belirtti. Kaynak:AA/Science(11 Kasım 2011,00:43) |
Eşsiz Güzellikteki Yeryüzü Manzaraları Uzaydan Görüntülendi Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA)'nın yayınladığı fotoğraflar, bu yıl UUİ'de Ağustos ve Ekim ayları arasında yapılan 28 ve 29. seferlerdeki mürettebat tarafından, düşük ışık teknolojili özel kameralarla çekildi. Fotoğraflar, UUİ astronotlarının Dünya gözlem deneyleri çerçevesinde, NASA'nın Görüntü Bilim ve Analiz Laboratuarı tarafından bir video klibe dönüştürüldü. Görüntülerde, yeryüzü üzerindeki kentlerin ışıkları, bulutlar, çakan şimşekler ve büyüleyici yeşil - mavi auroraların nefes kesen güzelliği dikkat çekiyor.Halen boşluktaki tek faaliyet alanı olan UUİ, 16 ülkenin desteğiyle ayakta duruyor. Rusya'ya ait olan Mir İstasyonu'nun görevine 2001 yılında son verilmişti. Kaynak:Gençbilim(14 Kasım 2011,10:40) |
Uzayın Keşfinde Önemli Gelişme Uzayın Keşfinde Devrim NASA ışığı neredeyse tamamen emebilen bir madde geliştirdi. Bu madde sayesinde uzayın daha derinlerini de gözlemek mümkün olabilir. Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi kızılötesi, ultraviyole ve normal ışığı yüzde 90 oranında emen siyah nano materyal geliştirdi. Maddenin kullanım amacı bilim insanlarının keşif için kullandıkları sinyalleri güçlendirmek... Geliştirilen materyalle birlikte uzayın şu an olduğundan daha kapsamlı bir şekilde gözlenebilmesi; normal ışıkta görülemeyen yerlerinin ve yüksek kontrastlı bölgelerinin de keşfi umuluyor. Süper ışık emici siyah materyal insan saç telinin 10 binde biri kalınlığındaki karbon çubukçuklardan oluşuyor. Bu çubukçuklar arasındaki mini boşluklar ışığı emiyor.NASA, benzer materyallerin daha önce geliştirildiğini ancak bunların sadece normal ışık ile ultraviyole ışınları emebildiğini açıkladı. Kaynak:Gençbilim(15 Kasım 2011,12:05) |
Soyuz'un Yolculuğu Sona Erdi Uluslararası Uzay İstasyonu'na (UUİ) bir Amerikalı astronotla 2 Rus kozmonotu taşıyan Soyuz uzay aracı UUİ'ye kenetlendi. NASA astronotu Dan Burbank ile Rus Anton Shkaplerov ve Anatoli İvanişin'i taşıyan Soyuz TMA-22 uzay aracının UUİ'ye planlanandan birkaç dakika önce kenetlendiği belirtildi. UUİ'ye üç kişilik mürettebatı götüren Soyuz uzay aracı Kazakistan'daki üsten önceki gün fırlatılmıştı. Kaynak:AA(16 Kasım 2011,11:52) |
Güneş Patlaması NASA'dan Gelen Açıklama Uluslararası Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA), 2012 yılında meydana gelecek Güneş patlamalarıyla ilgili yeni bir açıklama yaptı. NASA, Güneş patlamalarının şehirlere kısmen zarar verebileceğine dikkat çekti. Daha önce ABD'nin başını epey ağrıtan Katrina Kasırgası büyük ABD şehirlerini yutmuş ve yüzlerce insanın ölümüne neden olmuştu. Galveston Kasırgası da farklı bir sonuç doğurmamıştı. NASA'nın daha önce "Uzay Katrinası" olarak da betimlediği güneş patlamalarıyla birlikte şehirlerde görülebilecek sıkıntılar şöyle olacak: Trenler çalışmayacak, telefonlarla insanlar görüşemeyecek veya internete bağlanamayacak. Finansal pazarlar da bu durumdan zarar görebilecek. Bununla bağlantılı olarak uçaklar veya yük gemilerinin batması söz konusu olabilir. Güneş patlamalarının dünyaya fiziksel olarak zarar verebilecek bir potansiyel güce sahip olmadığına dikkat çeken NASA, güneş patlamalarının kasırga afetlerinde yaşanan durumdan farklı olmayacağını, bazı elektronik eşyaların çalışmayacağını kaydetti. Kaynak:Gençbilim(17 Kasım 2011,11:10) |
Mars Yolculuğunda Rötar Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Mars robotu Curiosity'nin cuma günü için planlanan fırlatılışını cumartesiye erteledi. NASA'dan yapılan açıklamada, Kızıl Gezegen'de yaşam izleri arayacak robotun bir bataryasının değiştirilmesi gerektiği bildirildi. Altı tekerlek üzerinde hareket eden, kameralarla donatılmış, binek araç büyüklüğündeki Curiosity, Florida eyaletindeki Cape Canaveral üssünden fırlatılacak. Robotun yaklaşık 8 ayda Mars'a ulaşması öngörülüyor. Kaynak: CNN (22 Kasım 2011,11:55) |
Uzay Aracı Phobos Grunt Rus Uzay Aracı Bulunursa, Ay'a Gidecek Kayıp insansız uzay roketi Phobos Grunt, Mars'ın Ay'ı olan Phobos yerine Dünya'mızın Ay'ına gönderilebilir. Uzay dairesi Roscosmos, uzmanlara Dünya'nın yörüngesinde bir yerde olan uzay mekiği ile 21 Kasım tarihine kadar iletişim kurulması için zaman tanıdı; zira bu tarihten sonra Mars'ın Ay'ı Phobos'a gitmesi mümkün olmayacak. Ancak Rus uzay uzmanı Igor Listov'un RIA Novosti'ye söylediklerine göre, uzay aracı ile bu tarihten sonra iletişim kurulursa, aracın Dünya'nın Ay'ına gidecek kadar yakıta sahip olacak. Listov, tekrar iletişim kurabilmek için için sadece iyi dileklerde bulunabileceklerini söylüyor. Araç görevini başaramasa dahi onu indirmek, üzerindeki pahalı ekipmanı geri kazandıracak. 7.5 tonluk yakıta sahip aracın kontrolden çıkıp düşerek havaya uçması ise önemli bir kayba neden olacak. Roscosmos başkanı Vladimir Popovkin'e göre bu olay, iletişim kurulamadığı takdirde Aralık ayının sonlarında veya Ocak aylarının başlarında gerçekleşecek. Kaynak: Gençbilim (21 Kasım 2011,23:59) |
Uzay Aracı Phobos Grunt Uzay Aracında, 'Yaşam Belirtisi' Kendisinden ümit kesilen rus uzay aracı Phobos Grunt'la temas kurulduğu açıklandı Rusya'nın, 9 Kasım'da Mars'a gönderilen uzay aracı Phobos Grunt'un programının başarısız olduğunu ilan etmesinden saatler sonra, aracın kurtarılma ümidi doğdu. Avrupa Uzay Dairesi (ESA), Phobos Grunt aracıyla temas kurmayı başardığını açıkladı. ESA'nın bir sözcüsü Almanya'nın Darmstadt kentinde yaptığı açıklamada, uzay aracına bir komut gönderdiklerini ve araçtan buna cevap geldiğini söyledi. Dolayısıyla aracı kurtarma ümidinin doğduğunu belirten sözcü, "Phobos Grunt'un halen yaşadığını biliyoruz artık" diye konuştu. Sözcü, uzay aracıyla temasın Avustralya'nın batısındaki Perth üssünden kurulduğunu kaydetti. Rus uzay ajansı Roskosmos Başkan Yardımcısı Vitali Davidov, dün, Mars'ın uydusu Phobos'a gönderdikleri araçla bu kadar zamandır temas kurulamamasının ardından bu programın başarısız olduğunu ilan etmiş, aracın Dünya'ya düşeceğini söylemişti. Rusya'nın uzay çalışmaları konusunda büyük umut bağladığı Phobos Grunt aracı Zenit füzesiyle Kazakistan'daki Baykonur uzay üssünden fırlatıldıktan sonra Dünya yörüngesinde takılıp kalmış, yoluna devam edebilmek için motorlarını çalıştıramamıştı. Kaynak: Ntvmsnbc-Ajanslar (23 Kasım 2011,17:32) |
Mars'a Gönderilen Robot Curiosity 220 Bilim Adamı Gücündeki Robot Curiosity NASA, bir gezegende görev alacak en ileri düzeyde robotu Mars'a gönderdi. NASA uzmanları proje değeri 2,5 milyar dolar olan Curiosity adlı robotun Mars'a sanal olarak 220'den fazla bilim adamı göndermeye eşdeğer olduğunu söylüyor. ABD'nin Ulusal Havacılık-Uzay Dairesi (NASA), bir gezegende görev alacak en ileri düzeyde robotu Atlas V 541 roketi ile Florida eyaleti Cape Canaveral üssünden Mars'a gönderdi. Curiosity(Merak) adlı robot, Kızıl Gezegen'in yaşamın gelişimine uygun geçmişi olup olmadığını belirleyecek. Mars toprağına, 570 milyon km yol katettikten sonra 6 Ağustos 2012'de konacak Curiosity, diğer adıyla "Mars Science Laboratory (MSL)" için NASA uzmanları, Güneş Sistemi'nin bir gezegenine şimdiye kadar gönderdikleri en gelişkin kapasiteli robot olduğunun altını çiziyor. İnsanoğlunun yaklaşık yarım yüzyıldır Kızıl Gezegen'e gönderdiği 43 uzay aracından üçte ikisinin başarısız olmasından ötürü, önce Mars'ın "lanetini" yenmesi gereken 900 kilo ağırlığında ve daha önce gönderilen Spirit (Cin) ve Opportunity'den (Fırsat) 2,5 kez daha uzun ve 5 kat daha ağır tekerlekli robot, Kızıl Gezegen'e yeni geliştirilen sistem sayesinde dev bir kabloyla iniş yapacak. Mars'ın atmosferinin ilk tabakalarına girdikten sonra paraşütlerini açıp kapsülden ayrılacak Curiosity'yi toprağa bu yeni geliştirilen vinç sistemi indirecek.Radyoaktif plütonyumun parçalanması sonucu açığa çıkan sıcaklıkla çalışan robotun, Kızıl Gezegen'de bir Mars yılı(687 Dünya günü) geçirmesi ve sıcaklığın sıfırın altında 90 ve 0 santigrat derece arasında değiştiği dev Gale kraterine inerek burayı incelemesi öngörülüyor.Bilimadamları, 150 kilometre genişliğindeki dev kraterde bulunan yüksek dağın, aralıksız esen Mars rüzgarının zaman içinde burayı doldurarak şekillendirmesiyle oluştuğunu düşünüyor. Değeri 2,5 Milyar Dolar Taşıdığı 10 bilimsel cihazla, kaya parçalarının kimyasal tahlilini yapacak Curiosity, indiği Gale kraterinde yaşam için organik unsurlar bulunup bulunmadığını inceleyecek. Yüksek çözünürlüklü kamerası ve 7 metre mesafeden hedefini inceleyebilen lazer sistemine sahip altı tekerlekli robotun, kayanın içini 6 santimetre delme kapasiteli 2,1 metre uzunluğunda eklemli bir kolu da bulunuyor. Toplanan numuneler incelenmek üzere robotun içindeki iki laboratuvardan birine iletilecek.Proje değeri 2,5 milyar dolar olan Curiosity'nin bir de meteoroloji istasyonu bulunuyor. "220 Bilim Adamı Gücünde" NASA uzmanları, Mars'a Curiosity'yi kondurmanın, bu gezegene sanal olarak 220'den fazla bilim adamı göndermek gibi olduğunu belirterek, "Hayallerimizin makinası" diyor ve beklentilerini dile getiriyorlar. Curiosity, Mars'ta 2004'ten beri keşiflerini sürdüren Opportunity ile yörüngeden faaliyetlerini devam ettiren Mars Reconnaissance Orbiter (MRO) ile Avrupa Uzay Kurumu'nun Mars Express uzay araçlarına katılmış olacak. Bilim adamları, mali kısıntı nedeniyle ABD'nin bunun ardından başka uzay aracını Kızıl Gezegen'e göndermeyeceği endişesini taşıyor. Kızıl Gezegen'e 1971'de ilk uzay aracını indirmeyi başaran eski Sovyetler Birliği'nin uzay aracı sadece 15 saniye çalışırken, son altı başarılı uçuşuyla Mars programları içinde en başarılı konumda bulunan ABD'nin programları, Mars yüzeyini şimdiye dek keşfeden tek insansız seyahatler özelliğini taşıyor. Rusya'nın 9 Kasım'da Mars'ın uydusu Phobos'a gönderdiği uzay aracı da başarısız olmuş, Dünya'nın yörüngesini terk edememişti. Kaynak:AA(26 Kasım 2011,19:49) |
Uzaya Gönderilen Kurtçuklar:Caenorhabditis Elegans Uzaya Gönderilen Kurtçuklar İnsanlığın Umudu Uzayda hayatta kalmayı başaran kurtçuklar, Mars'ta hayat için umut kaynağı oldu.İngiliz bilim adamları, biyolojik olarak insana büyük benzerlik gösteren mikroskobik kurtçukların uzayda yaşayabildiğini ortaya çıkardı. Nothingham Üniversitesinden Nathaniel Szewczyk önderliğinde bir grup bilim adamı, Discovery mekiğiyle uzaya "Caenorhabditis elegans" türü 4 bin kurtçuk gönderdi ve kurtçukların uzayda nasıl hayatta kaldığını inceledi. İngiliz Kraliyet Topluluğu'na ait "Interface" dergisinde yayımlanan araştırmada, kurtçukların uzayda tıpkı dünyada olduğu gibi yumurtadan yetişkinliğe eriştikleri ve çoğalmaya devam ettikleri saptandı. Uzun süreli ve uzun mesafeli uzay yolculuklarının insanlar üzerindeki olası etkilerini araştırmak için C. elegans kurtçuklarından yararlanan bilim adamları, altı aylık uzay yolculuğunun ilk üç ayında üreyen 12 kurtçuk nesli üzerinde düşük yörünge etkisini başarılı bir biçimde gözlemlediklerini açıkladı. Uzay uçuşu sırasında meydana gelen biyolojik değişikliklerin çoğunun, astronotlarla kurtçukları aynı şekilde etkilediği belirlendi. ABD'deki Pittsburgh ve Colorado üniversitelerinden uzmanlarla işbirliği yapan Szewczyk ve ekibi, kurtçukların uzaydaki yüksek radyasyon ve diğer çevresel koşullara verdiği tepkileri de inceleyerek, uzaydaki ağırlıksızlığın kas hücrelerinde kimyasal değişikliklere yol açtığını ortaya çıkardı. Genetik yapısı tam olarak çıkarılan ilk çok hücreli organizma olan C. elegans kurtçuklarının 20 bin geninden büyük bir kısmı, insanlardakiyle aynı işlevleri gösteriyor. İnsan biyolojisini daha iyi anlamak amacıyla uzun süredir C. elegans türü üzerinde çalışan bilim adamları, kurtçukların Mars'ta yaşam olasılığı ile ilgili araştırmalara da yardımcı olacağını belirtti. Astrofizikçi Stephen Hawking'in de aralarında bulunduğu birçok uzman, insan ırkının hayatta kalabilmesinin diğer gezegenlerde koloniler kurulmasına bağlı olduğuna inanıyor. Kaynak:Ntvmsnbc-Ajanslar/Interface(30 Kasım 2011,12:00) |
Nasa'nın Avcı Teleskobu Kepler Dünya'ya Gerçekten Benziyor Gezegen avcısı Kepler teleskobunun bulduğu, 600 ışık yılı uzaktaki gezegende yüzey sıcaklığı 22 derece Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA) Güneş Sistemi'nin dışında birçok bakımdan Dünya'ya şaşırtıcı biçimde benzeyen yeni bir gezegen bulduğu bildirildi. Gezegen Dünya'ya yaklaşık 600 ışık yılı (bir ışık yılı yaklaşık olarak 10 trilyon kilometre) uzaklıkta. NASA, ''gezegen avcısı'' teleskobu Kepler tarafından bulunan gezegene Kepler-22b adının verildiğini, yapısını öğrenmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulan gezegenin, güneşinin etrafında 290 günde dönüşünü tamamladığı belirtildi. Dünya'dan 2,4 kat daha büyük olduğu belirtilen gezegenin, sıvı, gaz ya da kayalardan oluşup oluşmadığının henüz bilinemediği kaydedildi. Yüzey sıcaklığın yaklaşık 22 santigrad derece olan Kepler-22b'nin Dünya'ya gerçekten benzeyen ilk gezegen olduğu bildiriliyor. Yeni gezegenin NASA'nın ''gezegen avcısı'' teleskobu Kepler tarafından bugün yaşanabilir bölgenin ortalarında bulunduğu, bunun da yaşam koşullarının uygunluğuna işaret ettiği belirtiliyor. Kepler'in ilk defa Güneş Sistemi'nin dışında yaşanabilir bölgede ne çok sıcak ne de çok soğuk bir gezegen bulduğu kaydedildi. Astronomlar sözü edilen bölgede daha önce iki kez gezegen bulduklarını açıklamışlar ancak yaşam için umut vadetmeyen gezegenlerden birinin konumunun çok tartışmalı olduğu, diğerinin de sıcak sınırda olduğu belirtilmişti. Kepler Teleskobu, adını Alman uzay bilimci Johannes Kepler'den (27 Aralık 1571-15 Kasım 1630) alıyor. Kaynak:Ntvmsnbc-Ajanslar(06 Aralık 2011,09:14) |
Japonya'nın Casus Uydusu Japonya Casus Uydu Fırlattı Japonya'nın yörüngeye casus uydu yerleştirdiği bildirildi. Japonya Uzay Ajansı (JAXA), ülkenin kuzeyindeki Tanegaşima adasından fırlatılan radarla donatılmış uydunun sorunsuz çalıştığını bildirdi. Eylül ayında başarıyla fırlatılan uydunun ardından bu yıl ikinci kez yörüngeye uydu gönderildiğini belirten yetkililer, gelecek yıl fırlatılacak uyduyla istihbarat sağlayan uydu ağını tamamlamayı amaçladıklarını söyledi. Fırlatılan uydunun birkaç ay içinde istihbarat toplamaya başlayabileceğini kaydeden yetkililer, uyduyla ilgili teknik bilgi vermekten kaçındı. Japonya basını, casus uyduların gece ve bulutlu havalarda bilgi toplayabilen radarla donatıldığını yazdı. İlk casus uydusunu Kuzey Kore'nin füze çalışmalarından duyulan kaygının etkisiyle 2003 yılında fırlatan Japonya'nın, yörüngede optik istihbarat toplayabilen 4 uydusu bulunuyor.Kuzey Kore, 1998 yılındaki füze denemesiyle Japonya'yı kaygılandırmış, Tokyo yönetimi bu ülkedeki gelişmeleri yakından izlemek amacıyla casus uydu kullanımına ağırlık vermişti. Kaynak:Gençbilim(12 Aralık 2011,10:06) |
Nasa'nın Radyo İstasyonu NASA'dan 'Farklı' Bir İstasyon Gençlerin uzay ve bilim konularına ilgisini artırmak isteyen NASA, rock müzik çalınan bir radyo istasyonu kurdu. Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) bu kez farklı bir alana, radyo müzik sektörüne el attı.Amerikan uzay kurumu, merkezi Houston'da bulunan bir medya kuruluşuyla işbirliği yaparak, teknoloji meraklısı gençler için internet üzerinde rock müziği çalacak "Third Rock Radio" (Dünya: Güneş'ten sonra 3. gezegen anlamında) isimli bir radyo istasyonu kurdu. Müzikle birlikte bilim ve sanat haberlerinin de yer alacağı radyo kanalı, NASA'nın web sayfasından veya Third Rock Radio'dan doğrudan dinlenebilecek. Radyo ağırlıklı olarak rock, indie ve alternatif rock tarzı müzik çalacak. Radyoya bu adresten ulaşılabilir:Third Rock Radio Kaynak:Ntvmsnbc-Ajanslar(14 Aralık 2011,12:33) |
Uzay Zıpkını Projesi Uzay Zıpkını Projesi Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), evrenin yaratılış gizemini anlamaya imkan verecek numuneleri almak için bir kuyruklu yıldızın içine girebilecek bir "uzay zıpkını" projesi üzerinde çalışıyor. Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından geliştirilen bir konsepte dayanan projeye NASA, bir de numuneleri toplayabilecek bir "boş oda" ekledi. NASA'dan yapılan açıklamada, "zıpkının" uzay aracından numuneyi almak ve getirmek üzere kuyruklu yıldızın baş kısmına ateşleneceği belirtilerek, bu teknoloji sayesinde Güneş Sistemi içinde saatte 250 bin km hızla yol alan kuyruklu yıldıza uzay aracı indirme zorunluluğundan kurtulunacağı kaydedildi. Zıpkın sisteminin uzay aracına kuyruklu yıldız ile güvenli bir mesafede buluşma imkanı sağlayacağını belirten araştırmacılar, bu güvenli mesafeden hedefin özel bölgesine ateşlenecek zıpkının bir cerrahi müdahale hassasiyetinde hızlıca numuneyi alabileceğini ifade ettiler. Üzerinde çalışılan zıpkın prototipinin geliştirildiği NASA'nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi'nde görevli bilimadamları, sistemin 500 kiloya kadar çekme kapasiteli ve vektörel fırlatma gücünün saniyede 3 metreyi aşkın olduğunu belirtiyorlar. Maryland eyaletinin Greenbelt kentindeki NASA merkezinde üzerinde çalışılan sistem zıpkını kuma, buza ya da kayaya atabiliyor. Araştırmacılar bu testlerinde zıpkının hedefine optimal girişini belirlemeye çalışıyorlar. ESA, 20 Ocak 2014'te 31 aylık uykusundan uyanacak uzay aracı Rosetta'yı birkaç ay sonra nihai hedefi 67/P Churyumov-Gerasimenk kuyruklu yıldızıyla randevusuna gönderecek. NASA da 2016'da OSIRIS-REx isimli robot kola sahip bir uzay aracını numune toplamak üzere uzaya gönderecek. Kaynak:Ntvmsnbc-Ajanslar(15 Aralık 2011,17:07) |
Kepler-20 Yıldızının Yörüngesinde 2 Yeni Gezegen Dünya Büyüklüğünde İki Gezegen Keşfedildi Bilim insanları, Güneş Sistemi'nin dışındaki bir yıldızın çevresinde Dünya büyüklüğünde iki gezegen keşfetti. Harvard Üniversitesi'nden bilim insanları, Güneş'e benzeyen bir yıldızın yörüngesinde bulunan gezegenlerin şimdiye kadar keşfedilen en küçük gezegenler olduğunu açıkladı.Nature dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, gezegenlerden birinin çapı Dünya'nınkinden yüzde 3 oranında büyük, diğerinin çapı ise Dünya'nın çapının onda dokuzu kadar.Yüzeyleri Dünya'nınki gibi kayalarla kaplı olan gezegenlerin sıcaklığı 813 ve 426 derece olarak ölçüldü. Dünya'ya 950 ışık yılı uzaklığındaki Kepler-20 yıldızının yörüngesinde keşfedilen gezegenlere, ''Kepler-20e'' ve ''Kepler-20f'' adı verildi. Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi'nin (NASA) gezegen avcısı Kepler Teleskobu, 2009 yılından bu yana Dünya büyüklüğünde çok sayıda gezegenle ilgili kanıt buldu. Birkaç hafta önce Dünya'ya şaşırtıcı biçimde benzeyen başka bir gezegen bulunmuştu. Dünya'nın 2,4 katı büyüklükte ve 600 ışık yılı uzaklıktaki gezegene, ''Kepler-22b'' adı verilmişti. Kaynak:AA/Nature(20 Aralık 2011,23:23) |
Dünya'nın Gizli Uydusu Astronomlar, 2006 yılında Dünyanın ekseni etrafında dönerken keşfettikleri beyaz objenin kullanılmış bir roket tankı olduğunu düşünüyorlardı. Ancak daha detaylı bir inceleme, söz konusu objenin aslında Dünyanın çekim gücüne kapılan ve 2007 yılı Haziran ayına dek Dünyanın çevresinde dönen bir asteroid olduğunu ortaya çıkardı. Bu konuda yeni yapılan ve 21 Aralık 2011 tarihinde yayınlanan araştırma, gezegenimizin sürekli olarak ikinci ve "geçici" ay'lara sahip olduğunu ortaya koyuyor. Konuyla ilgili araştırmayı yürüten Cornell Üniversitesinden Mikael Granvik, Jeremie Vaubaillon ve Robert Jedicke, "geçici olarak Dünya tarafından alıkonulan doğal uydular"ın sayısını hesapladıklarını söylüyorlar. Geçici Ay'lar Hep Var Astronomlar, geçici ay'ların bir metrelik çaplarıyla küçük olmalarının yanında, bilimsel sonuçlarının inanılmaz olduğunu söylüyor ve ekliyorlar: Herhangi bir anda Dünyanın çevresinde dönen en az bir yeni uydusu bulunmakta... Araştırmacılar, bu sonuçlardan yola çıkılarak, NASAnın uzayın derinliklerine yapacağı yolculuklardan milyonlarca dolar kısmasının mümkün olduğunu, bu asteroidlerin tüm uzayı dolaştığını ve NASAnın Dünyanın yörüngesinde bunların gelişini bekleyip, mini uydulardan bir çok bilgi toplayabileceğini savunuyorlar. Kaynak: Gençbilim(22 Aralık 2011,16:54) |
Soyuz Uzay Aracı Soyuz Fırlatıldı Uzay aracında Rus kozmonot Aleg Kononenko, NASA astronotlarından Don Pattit ile Avrupa Uzay Ajansı'ndan Andre Kuipers bulunuyor. Soyuz uzay aracının UUİ ile Cuma günü kenetlenmesi bekleniyor. UUİ'ye gidecek olan 3 astronot, istasyonda bulunan NASA astronotlarından Don Burton ve Rus kozmonotlar Anton Şkaplerov ve Anatoliy İvanişin ile birlikte gelecek yıl Mart ayına kadar birlikte çalışacaklar. Kaynak: Gençbilim (22 Aralık 2011,12:16) |
Namibya'ya Düşen Gizemli Metal Top Yaklaşık 35 santimlik çapı ve 6 kiloyu bulan ağırlığı ile şimdiden internette büyük yankı uyandıran cismin nereden geldiğiyle ilgili spekülasyonlar bitmek bilmiyor.Düştüğü noktada 30 santim derinliğinde ve 2 metre genişliğinde bir krater oluşturan metal topun, ilk düştüğü noktanın metrelerce uzağında bulunduğu açıklandı. Bölge sakinleri, metal top bir çiftçi tarafından farkedilmeden bir gece önce patlama sesleri duyduklarını belirtiyorlar. Kimileri bu topun UFO'ların varlığına dair bir kanıt olduğunu söylerken, bazıları da uydularda kullanılan hidrazin tanklarına benzediğini iddia ediyor. Cismin uzay araçlarında kullanılana benzer bir metalden yapılmış olduğuna dikkat çekilirken, konunun ancak NASA ve Avrupa Uzay Ajansı'nca yapılacak incelemelerin ardından açıklık kazanması bekleniyor. Kaynak:CNN Türk(23 Aralık 2011,18:10) |
| Saat: 00:32 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık