![]() |
BU ASK BURADA BITER Bu ask burada biter ve ben cekip giderim Yuregimde bir cocuk cebimde bir revolver Bu ask burda biter iyi gunler sevgilim Ve ben cekip giderim bir nehir akip gider Bir hatiradir simdi dalgin uyuyan sehir Solarken albumlerde cocuklar ve aserler Yuzun bir kir cicegi gibi usulca soner Uyku ve unutanlik gittikce derinlesir Yan yana uzanirdik ve islakti cimenler Ne kadar guzeldin sen! nasil essiz bir yazdi! Bunu anlattilar hep, yeni yiten bir aski Gecerek bu dunyadan butun olu sairler Bu ask burada biter ve ben cekip giderim Yuregimde bir cocuk cebimde bir revolver Bu ask burada biter iyi gunler sevgilim Ve ben ceip giderim bir nehir akip gider Ataol BEHRAMOĞLU |
Bir Hayalet Bitaneme Bir tek seni sevdiğim doğruydu... Ve bu doğru yüzünden hayatım yalana battı... Sen beni dışladığından beri beni sevenlere bir hayalet hediye ettin... Tepeden tırnağa aşka,tepeden tırnağa özleme batmış bir hayalet... Kimisi senin beni beklettiğin kapıda beni bekledi.Seni beklemekten yorulur, onunla birlikte çekip giderim diye buralardan... Ve ben en çok onların sevgisine inandım.En çok onlara derinden üzüldüm. Ve hep merak ettim, karşılıksız ve onca yıl bir hayaleti nasıl böylesine sevebildiler diye... Dünyanın iyi bir yer olduğuna ve yaşamak için çok sebep bulunduğuna, bu insanların bir hayalete duydukları o akıl almaz, o sonsuz sevgileri yüzünden bir kez daha inandım... Seni unutmak için başladığı her aşkı yine seninle aladatan bir hayalete... Seninle kendini, bütün düşlerini, çocukluğunu, yaşadığı bütün acıları aldatan bir hayalete... Bir tek sana duyduğu sevgisi doğru olan, bu yüzden bütün hayatı bir yalan olan hayalete... Cezmi ERSÖZ |
BIR MARTIYI AGLATTIN SEN bir martiyi aglattin iste bir cocuk garanti intihar eder artik kutur kutur kufrediyor gece imanima bir yaprak kirilip suya dusuyor su yaralaniyor su kaniyor selale! ah nasil titredim tensiz bir piyanist bukuldu sanki kesisen ayrisik dogrular gibi carpisiverdim yuzunle. Yuzun oyle duzgun suna bir elyazisi yuzun yuzume aksedince yuzun ayna alnimda yuzun uzun huzunlu bir alinyazisi! bitmemis bir omrun yalanisin sen: kabuslarimin tabiri cocuklugumun arta kalanisin! oldurecegim kendimi dudaklarinla dudaklarin etle, sehvetle seferber sen! bana inen son kutsal kitap son fakir yatir son aciz peygamber! bir martiyi aglattin iste bir cocuk garanti intihar eder artik Küçük iSKENDER |
terk etmedi sevdan beni terk etmedi sevdan beni aç kaldim susuz kaldim hayin karanlikti gece terk etmedi sevdan beni can garip,can suskun ve ellerim kelepçede uykusuz tutunsuz kaldim terk etmedi sevdan beni hani benim sevdiklerim asksiz kaldim,dostsuz kaldim sensiz nice diyarlarda terk etmedi sevdan beni gozlerin hep aklimdayken hayalin hep benimleyken sensiz nere gitsem gidem terk etmedi sevdan beni olse acep kurtulurmu? bilmem onu unuturmu? kaya mezar tasindada terk etmezki sevdan seni kaya beden çurusede terk etmezki sevdan seni... |
KAÇ KERE YAŞADIM BEN BU ROMANI NE ZAMAN SEVDİMSE AYRILIK VARDI HEP KENDİM KURUTTUM GÖZYAŞLARIMI NE ZAMAN SEVDİMSE YALNIZLIK VARDI... |
Bu Aşk Burada Biter Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider Bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir Solarken albümlerde çocuklar ve askerler Yüzün bir kır çeçeği gibi usulca söner Uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir Yan yana uzanırdık ve ıslaktı çimenler Ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı! Bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı Geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider Ataol Behramoğlu |
Sen'li Ben'e Merhaba Sen; bir ateş parçasısın, ben yangın yeri Durma, yak yakabildiğin kadar. Sen; bir parça dolunay,ben birazcık aydınlık Durma, doğ doğabildiğin kadar. Sen; yurdumun en coşkun insanı, ben uğranmadık kentim Durma, keşfet keşfedebildiğin kadar. Sen; söylenmemiş en güzel şarkımsın, ben seni en güzel söyleyen Durma, dinle dinleyebildiğin kadar. Sen; işlenmemiş en değerli maden, ben senin en derin hazinenim Durma, sakla saklayabildiğin kadar. Sen; benim ilk durağım, ilk sığınağım,ilk korkumsun Sen; adını koyamadığım hikayem, en derin uykumsun Sen; sana dair herşey,ben senin bana dair, sana ait sılanım Durma, Çek Çekebildiğin Kadar...! |
Sen Ağzımda Acı Bir Tad Bıraktın...! Hani diyorum ben en güzel aşk elbisemi giyinmişken çıksan karşıma, şaşkınlıktan dona-kalsam. Yüreğimde çiçekler açsa, hani olur ya belki dayanamaz da gelirsin ardımdan. Sebepsiz gittin yarim ve sebepsiz yalanlar attın ortaya. Bu iş burda biter mi sandın, diner mi sandın içimdeki fırtına. Sen yeni sahilleri uğrak ederken kendine; demir attığın her limanda gökgürültüsü kadar acı çektireceğim sana. Sebepsiz...! |
BİR GECE On dört asır evvel, yine böyle bir geceydi Kumdan, ayın ondördü, bir öksüz çıkıverdi! Lakin, o ne hüsrandı ki; Hissetmedi gözler; Kaç bin senedir, halbuki, bekleşmedelerdi! Nerden görecekler? Göremezlerdi tabi: Bir kerre, zuhur ettiği çöl en sapa yerdi; Bir kerre de, ma'mure-i dünya, o zamanlar, Buhranlar içindeydi, bugünden de beterdi. Sırtlanları geçmişti beşer yırtıcılıkta; Dişsiz mi bir insan, onu kardeşleri yerdi! Fevza bütün afakını sarmıştı zeminin, Salgındı, bugün şark'ı yıkan, tefrika derdi. Derken, büyümüş, kırkına gelmişti ki öksüz, Başlarda gezen kanlı ayaklar suya erdi! Bir nefhada insanlığı kurtardı o masum, Bir hamlede kayserleri, kisraları serdi! Aczin ki, ezilmekti bütün hakkı, dirildi; Zulmün ki, zeval aklına gelmezdi, geberdi! Alemlere rahmetti, evet, Şer'-i mübini, Şehbalini adl isteyenin yurduna gerdi. Dünya neye sahipse, onun vergisidir hep; Medyun ona cemiyyeti, medyun ona ferdi. Medyundur o masuma bütün bir beşeriyyet... Ya Rab, bizi mahşerde bu ikrar ile haşret. |
ozlemlerinin en basindakine.... özledim seni... ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir. beynimi uyuşturuyor özlemin... çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca zamandır içimi ısıttığını yeni yeni anlıyorum Yokluğun, Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp mütemadiyen bir boşluğa Sabahları seni okşayarak başlamaları aksamları her isi bir kenara koyup seninle baş başa konuşmaları özlüyorum; oynaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu küskünlüğünü... Nasılda serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne kadar yumuşak bir çift kısık gözle kendini ellerimin okşayışına bırakırken Gitmeni asla istemediğim halde buna mecbur olduğunu görmek ve sana bunları söylemeden 'git artık' demek 'beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa' demek sana nede zor seni görmemek ve belki yıllar sonra karsılaştığımızda bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden... yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek.... |
| Saat: 10:09 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık