![]() |
DENENMEMİŞLERİ DENEMELİ Mİ? Dokun! Şurdan kan çıkacak, Deneyemezsin. Kırmızıyı ilk senin yakanda görmedim ki! Çocuk sızlanmalarını yenilginin zaferi sayanlarla eşdeğer mi yüreğim. Dağ önündedir, yürüyemedin, dağ biter. Biten senin dağındır. Yoruldum dersen, gökyüzü gülümser, son nefesine dek maviyi özlersin "sonrası kalır"! Aşırı duyarlılıkların kıskacında, bileklerini kesmiş bir aşk görüntüsünün avuntusuyla yaşatılan dizi filmlerin yönetmeni değilim. Reddettim "gel gel" leri. Bu oyunda kağıt yok. Kağıttan küreklerle kafa kırmacalar ve kalplerin canhıraş lüleleri ne güzel sakız gibi çiğneyelim ağzımızda dizeleri de Hithcyok!. İki bacağım arasında ne var ki! Seni böyle korkutan, altı üstü bir merak... Bahçenizde derlenmiş çiçeklerin letafeti ile bir kaktüs arasında gidip gelmelere özgü intiharlar mektebinden mezun olmak üzere genç bakışlarınız. Annesiz büyüyen ağızlar, bazen taşı bile meme sanır! Küfre yatkındır ömürleri... Sizi yormayayım, ben bir deniz kurbağasıyım. Yelda Karataş |
Acıya Alışılmaz Hangi çığlık bir çığ gibi yarıyorsa gecenin gerilmiş karnını bu saatte acı tükenip bitmiştir orada artık çırılçıplaktır tarihin bu sayfası Fiziğin armağan ettiği bu teller keçeleştirirken cinsel organımı haykırıyorum insan olduğumu ve çatlatıyor alnımın en gergin teli Ahmet Telli |
NEDENDİR? nedendir durup durup aklımı, gönlüme emanet bırakmalarım... derin, dipsiz kuyular gibi, derin uykulara hasretliğim nedendir... nedir bu iki eliyle yakama yapışıp, hesap soran sevdalarım... niye her gece her gece biraz daha, kendimden yıllarca uzaktayım... nedendir, arka bahçemde her akşam, nadasa bıraktığım hasretlerin voltasındayım... neden kışkırtır beni her gün yeni baştan, firari tutkularım... ve neden, her gün yeniden baştan çıkarır aklımı mest eder günahlarım... umurumda değil artık ne fırtınalarım, ne yıldırımlarım ne de başımı döndüren sonsuz girdaplarım... bu kaçıncı kör kurşundur yüreğimden, hançer uçlarıyla çıkardığım... kaçıncı yaradır tuz basıp, kızgın demirlerle dağladığım... ne kavgadır bu adı yok bir sokakta, göze göz, dişe diş, sırtımı dayayıp kendime kavi bir duvar gibi, nasıl kafa tutmaktır hayata... bu ne iflah olmaz kıvılcım ki, sonu yok yangınlarımın... bu nasıl gitmektir benzinle ateş üstüne... bu kaçıncı sevdadır, bir duvar gibi yıktığım... şimdi, yırtık bir yelken açıp, ya da tek kürek köhne bir sandal gibi katıksız azıksız hazırlıksız gitmek zamanıdır... sövüp her şeyin gelmişine geçmişine, ruhumu kendi serencamına bırakmazmıyım... vurup gitmezmiyim kendimi, sürüklenmemiyim hiçliğimde, kaybolmazmıyım... buz kesmek ne güzeldir, ayazında poyrazlarımın... ah... ne avareyim ben, nasıl zamansız mekansızım, dursuz duraksızım... ben, ahh ben... cümle korkuların celladıyım... ahh... bir kez bulsam eğer başbaşa kendimi kendimle, bunların hesabını sormaz mıyım... CEYDA GÖRK... |
Habersizce Seni Severim Soluk soluğa seni yaşarken Bu kahrolası hasretin tam ortasında Zemheriyi yaşarım Her bahar günü senin yanında İnadına Kilit vurup dilime Usulca seni dinlerim Hasretin yüreğimi kavururken Yanı başında Habersizce seni seni severim.. Cihan Toker |
****Komutan'larım***** Göğüs gerer düşmanlara Şark’ da, garp da Soğuk kar demeden yürür Mehmetçiklerin başında Tazeciktir onlar, daha genç yaşında Gurur duyuyorum sizinle komutanlarım. Ayaklar da botlar ellerde silahlar Aileleri çok uzaklarda onlara ağlar Onlar için artık mesken olmuş dağlar Gurur duyuyorum sizinle komutanlarım Güvenlik içinde yaşamamızı sizlere borçluyuz Kızlarda askere alınırsa bizde oralara yolcuyuz Taa.. Orta Asya’dan gelen cesur ve soyluyuz Gurur duyuyorum sizinle komutanlarım Sizlerle varız sizlerle yokuz biz Hangi yere baksam vardır sizin iziniz Kahramanca savaşır vatanı korurusunuz siz Gurur duyuyorum sizinle komutanlarım. Gencecik erleri katarsınız arkanıza Nice gazi ve şehit verirsiniz vatanınıza Allah sağlık versin sizin canınıza Gurur duyuyorum sizinle komutanlarım Vatan için çalışmanız, sevgiyi anlatır Sizin cesur yürekleriniz, nice ana ağlatır Cenab-ı Hakk sizin gibi vatansever, kullar yaratır Gurur duyuyorum sizinle komutanlarım.... Allah sabır versin bütün komutanlara Benden selam olsun, er ve erbaşlara Dilerim eresiniz bütün mutluluklara Gurur duyuyorum sizinle komutanlarım Münevver Düver |
Sana ölüm hiç aşık oldu mu? Bir boğaz köprüsü geçer kalbimin ortasından Ölüm cellat olmuş bakıyor her iki kapısından Sevda balonlarımla ne zaman boğazı geçmeye kalksam Arkamdan biri bağırır dön artık sevdam Yağmur yağıyor her teli aşk soluyan saçlarıma Ölüm aşık olmuş toprak kokan bakışlarıma Gönül köprümden beni sevmek için biri geçmeye kalksa Ölüm kol gezmeye başlar boğazın her iki yakasında Sana ölüm hiç aşık oldu mu vurgun yemiş gibi Sevdiklerine sarılmaktan korktun mu benim gibi Aşkıma, kaçamak bakışlarla anlattım sevgi dizelerimi Elim sende oynadım sevdiklerimle ama oyun bitti Yalnızlıkta ölüm sevdi beni sevgilim diye Gül yerine ceset kokladım sevgi niyetine Sen yokken ölüm aşık olur bana Yalnızlıkta toprak şunu fısıldar kulaklarıma Sevdiklerin seni bana gömdü gel artık kollarıma adem eyüpoğlu |
Utanç Başım hep eğik, Sevmeye utanıyorum. Savaşmaya korkuyorum, Cesaretim yok. Söylesene neyim ben? En iyi sen bilirsin, Sen tanırsın. Neyim ben? Bir zavallımı? Bir suçlu mu? Üzülmem korkma söyle. Üzülecek ne kaldı ki, Daha neye üzülebirim ki, Ölüm olmadıkça… Daha ne kadar eğebilirim ki başımı… Suçlu gibi ya da zavallıca, Neyi sevdim ben ? Onu sevmeyi mi yoksa… Yoksa onu mu… Sıcacık aktı bi kere göğsüme ya, Onu sevdim ben. Yok yok hayır, Suçlu olabiilirim, Ezik ya da zavallı da belki Ama acı çekmeyi sevecek kadar karaktersiz olamam. Ne yapmalıyım? Aklımda en masumumu giyip sana gelmek var ya, Sen kabul etmezsin. Aah bir kabul etsen, Bir yardım eli uzatsan bana. Sonsuz bir kuyuda düşüyorum, Gün be gün… Gün be gün siyahın tonlarını katediyorum. Gözlerimi kapatsam aynı, Açsam aynı. Her yer zifiri karanlık. AMA HER YER ZİFİRİ KARANLIK! Bir bilsen ne haldeyim, Bir bilsen daha ne sıkıntılarım var, Bir bilsen… Sedat Gür |
Sen Aşk'mısın Sevda'mısın Çaresi olmayan, yanğındır Yüreğimi kasıp kavuran Gönlümü Damla,damla sevgi diye kanatan Gönlüm,senin fermanın oldu Hiç çekinmeden Beni,gönül gözlerimden ağlatan Sen,beni ben'de yakıp kavuran Beni, ben'de sen olarak alev aldıran Yaktıkça, harlatan ağlatan Sen, aşk'mısın sevda'mısın Beni canımdan yakan,sevgimden ağlatan Sevgi ateşi, ocak kurdu gönlüme Harlatan sen Yanan ben Yandıkça, ağlayan acı çeken, yine ben Sen, aşk'mısın sevda'mısın Beni camın'da, canıma ezdiren Hayata istemeden küstüren Atıl Kesmen |
https://www.msxlabs.org/forum/images/siir.gif ANNE O BENİ HİÇ SEVMEDİ (31807 Hit) Selamlar indirdiğim Karadeniz’den Karaman üstüne. Sevdalar düşürmediğim,yüreğim yaramın üstüne. Anne bir şeyler söylesene, O beni hiç sevmedi. Düşümde yer koymamıştı o sana. İnsan bu kadar mı yanar, Bu kadar mı yakın olur, Ve insan bu kadar mı uzak kalır insana. Anne anlasana. O beni hiç sevmedi. Gözlerinde deniz bulduğum, Gözlerine vurulduğum. Gözlerinde durulduğum. Yabana bakar da kırıldığım. Sevdalandığım. Darıldığım, Nefes gibi sarıldığım, Anne o beni hiç sevmedi. Dudaklarının bir kenarı İstanbul kokardı. Erciyes dağı gibiydi,kar vardı saçlarında. Manavgat gibi bakardı. Soğuktu hasreti,Şubat ayazında yakardı Nefesimle çekerdim içime, Damarımda o akardı. Falımda o, Düşümde o, Fikrimde o, Nereye gitsem karşıma o çıkardı. O beni hiç sevmedi anne Senin kadar sevdim anne, Yüreğin kadar sevdim , Hüsnü Yusuf çiçeklerini sevdiğin kadar hem de. Sevebildiğim kadar sevdim. Sevdasız küçük bir nokta, Severken koca bir devdim. O beni hiç sevmedi anne Yüreğimi sıkıştırdım Kenarı yakılmış mektuplarla zarflara. Posta çuvallarındaydım. Adını yazdıkça kumlara Adını silen Akdeniz’le boğuşmaktaydım. Her mevsim umutlar ektim saksılarıma. Kimisi papatya oldu kimisi menekşe. Umutlarla merhaba dedim sabahlarıma. Gülüşüme çiçeklerim oldu gerekçe. Adam gibi sevdim anne. Hem de erkekçe. O beni hiç sevmedi. O beni hiç sevmedi Anne. Adını andığımda dudaklarımın çatladığı yar, O hiç gidemediğim, Ulaşamadığım diyar. Benim bu diyar için kan dökesim var O beni ,o beni hiç sevmedi anne... https://www.msxlabs.org/forum/images/sair.gif İBRAHİM ŞAŞMA |
Bilmek isterdim herseyi görmek isterdim heryeri sevmek isterdim herkezi koklamak isterdim her cicegi tadmak isterdim her yemegi ama simdi istiyorum bir tek SENI Cünkü sende buldum bu saydiklarimin hepsini kenan kısa |
.Bende Bir rüzgar Nereden çıktığı belli olmayan Her şeyi savuruyor Önüne ne gelirse Tutunmak istiyorsun Ama nafile. En büyük değişimler İhtilallerle gelir Sen ruhumu ele geçirdin El koydun yüreğime Şimdi geçmişe dair Her ne varsa yerle bir. Tek maddelikti manifeston: “Bendesin” Gönüllü boyun eğmişlik benimki Evet ben “bende”yim Rütbe değil belki kölelik Ama sensen efendim Ben, gönüllü “bende”nim. Sami Bağcı |
SENSİZLİĞE DAİR... Sen bilemezsin.. Sensiz kalıvermenin Seni görememenin Sesini duyamamanın Sen var diye yaşamanın ne olduğunu. Sensiz kalıvermek.. Uçara, kurşun yemiş bir kuşun Düşüvermesi gibidir… Sen bilemezsin.. Sensiz kalıvermek Ateş çemberine atılmış bir akrep çaresizliğinde Tek seçenekle baş başa kalmak gibidir… Olmuş olacak ne varsa umurunda olmaz Soluksuz bırakılmaya hazır Dalda yapraktır artık… Sen bilemezsin Sensiz kalıvermenin boşluğunu Karınca adımlarıyla gelse de günlük sevinçler Şahin uçuşuyla gidiverir. Hüzün onu takip eden gölge olur Bir zaman sonra çatlar sabır taşı Ufuktaki beklentiler görünmez olur Seni hatırlamak, ismini mırıldanmak Sesini duyuyor gibi olmak Acıtsa da içini Farkında değildir artık hiçbir şeyin. Sen bilemezsin.. Sensiz kalmak ve sensiz olmak Nefessiz kalıvermek gibi bir şeydir… mehmet tunçer |
Sen, içimdeyken soğur dışımdakiler hatalar zarından ayrılarak doğrulaşır birden! Sen, içimdeyken çirkinin talihi döner yosunlara takılı kalmış tüm inciler su yüzüne çıkar! Kemanın bir teli aşka çalar güney, kuzeyle selamlaşır içim, senleyken... meltem ünal baksay |
BU ŞEHİR VE SEN Ömrümün en güzel senelerini Alıp ta gittiniz bu şehir ve sen Gönlümün en masum ümitlerini Çalıp ta gittiniz bu şehir ve sen Döktüğüm yaşlara aldırmadınız Giden gençliğime acımadınız Düştüğüm yerlerden kaldırmadınız Basıp ta gittiniz bu şehir ve sen Beni iyi tanır bu kaldırımlar Bu kuytu köşeler bu taş sokaklar Sizlerden bir ömür alacağım var Çalıp ta gittiniz bu şehir ve sen Bağlayıp durdunuz hep ellerimi Delik deşik ettiniz seven kalbimi İçimde dağ gibi hayallerimi Yıkıp ta gittiniz bu şehir ve sen Biriniz sağırdı duvardan bile Biriniz kalpsizdi taşlardan bile Bütün acıları dizip önüme Yakıp ta gittiniz bu şehir ve sen Kimsesiz yalnızdım kollarınızda Her şeyi kaybettim yollarınızda Şimdi bir hesap var aramızda Vermeden gittiniz bu şehir ve sen Ben yine yaşarım içimde yasla Ya siz neylersiniz bu ihtirasla Bir daha dönmek mi buraya asla İçimde bittiniz bu şehir ve sen AHMET SELÇUK İLKAN |
Gel Desen Gel desen bir gün bana geldesen Özlem yüklü kalbin ruhuma işliyen sesinle Bana gell!!!! desen Seninim!! senin olanı benden istesen Bekleyişlerim düşünce sonsuzluğunda Özlemim sensizlik mayasıyla kabardı Kalbim yanlızlığımın kahrında Gel desen birgün bana gel desen!! Sensiz geçen her günümün ardında sen Boş yatağımın baş ucunda sen!!! Kalbimde sonsuz sevgin.. Bana verdiğin minicik resmin..... Vesen sen herşeyim.. bana gel desen!! Biliyormusun neler olacak ? Ömrümün sonbaharında Bahar çiçekleri açacak.. Saçılacak dört bir yana rengarenk güller Mutluluk çığlıkları atacağım ekseninde Seninim geldim!! feryatlarım kaplıyacak evreni Ne olur ahh!! ne olur ? BANA GEL!!!desen... Ömrüm seni beklemekle geçecek olsada Sana adadım son tebessümlerimi. Sen sen BİRTENEM son nefesimsedede olsa Ne olur ne olur?BANA GEL!!desen. Gülay Atilay |
Cadının Masalı senin için olacak bu kez yazdığım masal bir büyü yapacağım, ömrünce sürecek.. sırrını ne sen, ne de ben; kimse bilmeyecek.. ne inadın yetecek bozmaya, ne gururun öylesine kapılacaksın ki rüzgarına aşkın ne aklın alacak yaşananları, ne mantığın.. aşk bir uçurum olacak önünde bir bir düşüreceksin yasakları, "bir sevgiyi anlamak bir ömür harcamaksa" acımayacak bir bir harcayacaksın, ben baktıkça görecek gözlerin bende başlayacak ve bitecek sözlerin, kocaman bir yürek sunacağım sana hiç susmayacağım bir bir anlatacağım, şu son iksiri de karıştırabilirsem eğer gör bak o zaman hem kendimi hem seni nasıl yakacağım!! Gülşen aka |
. . Konusamiyorum . Sazliklardan havalanan bir ördek gibi sesin Ürkek saskin kararsiz duyuyorum Ve sen bir gökkusagi kadar güzelsin Rengarenk ve az sonra gidecek görüyorum Ve ben yagmurlar altinda bir yolcu Islak yorgun tutkulu yürüyorum Sensiz ben yolumu bulamam Haykirmak istiyorum Konusamiyorum konusamiyorum konusamiyorum Konusursam gözyaslarim beni bogacak Biliyorum duyuyorum görüyorum konusamiyorum Bu ayrilik aksaminda sen sustuguma bakma Konusmaya gücüm yok beni anla Söyleyemediklerimi bak gözlerimden anla Herzaman yanimda kal hiç birakma Sensiz ben yolumu bulamam Haykirmak istiyorum Konusamiyorum konusamiyorum konusamiyorum Konusursam gözyaslarim beni bogacak Biliyorum duyuyorum görüyorum konusamiyorum . Ilhan Irem . . |
Bir Tatli Hayat bir nazli bebe hayat dokunsan kirilir dagilir ele dökülür yere bir nazli bebe hayat dile deger incinir bir nazli bebe bir tatli hayat gülüm düste yasamak mutluluklari güne dogarsin emegim olur asim olursun nefesim olur umut olursun bir tatli hayat bir tatli hayat gülüm seninle olmak bir barisik bir küs aninda kirilip aninda gülmek oyuncagim gözyasi çocuk yüregimde bir tatli hayat bir tatli hayal canim senle yasamak beklemek özlemek hasretlik çekmek umuda gülmek bir tatli hayal canim seni yasamak bir tatli hayat Cemal Karsavran |
ÇOBAN YILDIZI Tayfuna tutuldum aşk deryasında Yönümü yitirdim yüzer dururum Sahile vurduğum dert adasında Dolmayan çilemi yazar dururum Sezince huyundan büyük nazını Prenses sanmıştım çoban kızını Armağan ettiği cam sakızını Ya sabır taşında ezer dururum İltifat eylesem sus der istemez Şiirler söylesem dur der istemez İsyankar olurum ister istemez Canımdan usanır bezer dururum Aklında iki gün birini tutmaz Deli etmek için beni unutmaz Bugünkü adresi yarini tutmaz Mahalle mahalle gezer dururum Her gece teklifsiz rüyama girer Uykumu bölmenin zevkine erer Önüme bir yığın bilmece serer Ağlaya ağlaya çözer dururum Bir zaman bas tacı ettiği bendim Nereye layıktım nereye kondum Kapıya atılmış paspasa döndüm Çiğneyip gectikce tozar dururum............ Cemal Safi |
aŞklandım... ben ayrılıklardan kaçtıkça aşklar üzerime yağıyor nereye koşsam sevda kaçıp saklanıyor sığınıyorum yüreğime sıvası sevdayla yapılmış çatısından aşk alıyor ___________ayrılık kapıda _______aşklandım yine alıntıdır |
Dost Bildiklerim Sanırdım gündüzdü onlarla gecem İçimde ümitti dost bildiklerim Ne zaman yıkılıp yere düştüysem Bırakıp da gitti dost bildiklerim Hepsi varken baharımda, yazımda: Kışın bir burukluk kaldı ağzımda Seneler senesi oysa gözümde Cihana eşitti dost bildiklerim Nerde o sözlere kandığım günler? Her gülen yüzü dost sandığım günler Acıdan kahrolup yandığım günler Ü.Yaşar OĞUZCAN |
Aşkbencil... Hülyalarımın avlusunda Işığını gölgemde kırarak Büyürken ay Ezberlediğim sessizliği yırtarcasına Dudaklarımda alev alan Türkülerle yaktıysam geceyi Şerefine kadeh kaldırdığım Yıldızları soldurduysam Aşkın üzre.. Yarasalardan emdiysem Hayatın sustuğu şehrin Kahreden acılarını İçimi yakan sözlerinin Gözlerimde gizlendiğini Yalnızca melekler biliyorsa İpek çiçeğinin taç yapraklarında Zamana karşı sevişirken Takvimlerde güz derlediysem Varsın! Üstüm başım yalnızlık İçim dışım aşk olsun! Sen git Bulutlar bana kalsın Razıyım yaşadıkça hüznüme yağsın Şiirlerin kalbine düşüp yanayım Ki serbazım aşkbencilim Seni kendim çin sevdim sevgilim! Nisan Serap Muratoğlu |
Sevgilim Ey sevgilim, nerelerde dolaşıyorsun böyle? Geliyor seni candan seven aşığın dur onu dinle. Elemi de, neşeyi de beste yapmış diline. Uzaklaşma şirin yarim. Yolculuklar, aşıkların buluşmasıyla nihayetlenir. Her tanrı kulu bunu bilir. Aşk nedir? Ahret demek değildir her halde. Çınlamalıdır neşesi bu anın gene bu anın kahkahalarıyla Çünkü ne olacağı yarının meçhulümüzdür hala, Boş yere vakit geçirmekten artık yoktur bir salah: Öyle ise gel öp beni, genç ve tatlı sevgilim, Ömrü pek azdır gençliğin. William Shakespeare |
DÜŞLERİM Her acımın tarifi var Her sevdadan bir resim Her aşk bende törendi Her ayrılık merasim Yanıldığım da oldu Kor gibi yandığım da Hala saklı düşlerim Bir çeyiz sandığında Mazim camdan bakıyor Neydim ben ah neymişim Kimler beni terk etmiş Ben kimleri sevmişim. Hakkı YALÇIN |
Aşkçelenim! Gecenin büyülü yalnızlığıyla Vefalı anılarıma anlatıyorum seni Çünkü bilmiyor hiç kimse Gülümseyen sensizliğimi.. Ay gerdanlığı gözlerinle İçimde büyütüyorum aşkı.. Gecenin seğiren sessizliğiyle Soluğun yankılanıyor tenimde Uzakların rüzgarı Mülteci yağmur sesimi dinle Ah! Diyorum ah! .. Ayrılık oyununda ülkesin Hüzünbaz sevişlerle oyalandığım Dönüşü olmayan sonsuzluk gibisin.. Her gece bir yıldız Kendini Tanrı’sına bağışlıyor Baharın yüzü eskiyince Çekip giden sendin! Ve benim saydığım Seni bağışlıyorum aşkçelenim! Nasılsa acının Cehennemi cennetim! ... Nisan Serap Muratoğlu |
Bir Tek Sen Bom boş yollarım var, Nereye gittiğimi bilmeden ilerlediğim. Geçmeyen saatlerim var, Sana ve geleceğimize duran. Geceleri yıldızlarım, Sabahları ise güneşim var, Bir tek sen yoksun kalbim, Bir tek sen... Feryadlarım var maviliklere uzanan, Şiirlerim şarkılarım var seni anlatan, sana ağlatan. Kabuslarım var beni korkutan ve Allah'a yalvartan, Bir tek sen yoksun Lavinyam... Zorluklarım var aşamadığım, Tek başıma yaşayamadığım. Artılar ve eksilerim var, Sorunlarım ve eksik rüyalarım, Yine de sevdiğim gözyaşlarım, sıcacık duygularım, Öpmeye doyamadığım resimlerim var. Bir tek sen yoksun kalbim, her şeyim, Bir tek, sen... NAMIK KEMAL KARA |
Ay dolunay ay seni yaşatıyor bana sevgili yakamozlarla deniz beni uzakları okşuyor ay ışıkları kolların bomboş bilmekteyim hissetmek medcezirlerini bütün denizlerin aşk cığlıklarını evrenin yakomazların çakıltaşlarının tüm şarkıların sesinde baktığım noktadan aydınlıkların yansımasını anılarımın sen ben ve nevbaharın artakalan zamane aşklarından dolunay zamanlarının yarımdan iki karanlık iki ay gelişinden belli mehtap ay dolunay Nevin Kalafatoğlu |
Anlat kuş ağzıyla anlat o masalları o masal çocuklarına sesine imbatı kat göz göz nilüferler açsın gözlerinde akşam, sefalar getirsin ocakta alevden yazılar gaibi oku! seni susmak karanlık olur ihanet kadar puslu o yürek ansızın soğur enlemleri boylamlar boyunca bir çığlık yayılır ki kutuplardan duyulur kuş ağzıyla anlat o masalları o masal çocuklarına düşleri benzesin yaşamın güzellikleriyle özlerine özlemler sinsin bu ıssız geceyi kuşat şafağı doku kuş ağzıyla anlat o masalları o masal çocuklarına (Kod Adı: Mansur) Hüseyin Yurttaş |
Aşka tutunan herşey güzeldir aşkı anlatan herşey özeldir küçük bir bakışın anlamı onda saklı AŞK sokağı gülbahçesinde gözyaşlarıyla sulanan gönlünüzde yer edinsin yanlız manevi alemde... |
___Tutsak Aşkım___ Sevmekle başladı her şey, masalların bir varmışı bir yokmuşu gibi.... fırtınalı bir havada denize açılmak kadar cesaretli, dere kenarına su içmek için inen ceylan kadar ürkek... tüm dokunuşlar,hissedişler,soluk alıp vermeler, masum değildi ki tenindeki titremeler... mavilikten tan kırmızısına çalardı akşam güneşi, oysa ne güneş ısıtırdı geceyi,ne de yanlızlığım.... kafeslere sığmayan tutsak aşkım, illede özgürlük dedi...... alıntı |
"Asla öldürmeyeceksin" Tevrat, Göç 20 "Senden önce inenlere, sana inen kitaba da inanırlar... Onlar Tanrının gösterdiği yoldadır, onlar kurtulurlar..." Kur’an, Bakara suresi Dinlerin buyruğuydu Öldürmeyeceksin Tapınaklarda çaktılar çarmıhları Elleri kanlı camilerden çıktılar kalem kırdılar yargı yerlerinde Peygamberlerini dinlemediler kudurgan dalgalar Tekneleri yutar denizlerde Çöllerden esen yeller Ekinleri kurutur Bil ki umut yeşildedir Yenilmeyen yeşilde Benim küçük serçem kanaryam bülbülüm Kuru dal çalı diken Konmuş ötersin Öt sen, öt, kardeş sesin Sulara rüzgarlara karışsın Zalim ürksün sağır işitsin Öldürmeyeceksin! Necati Cumalı |
sorma beni gece olunca yıldızlara adımı bilmesin kimse ve düşünme beni yalnızlık kıyılarına vurunca bilmesin kimseler adımı bilmesinler kim olduğumu sormasın kimse beni nedensiz olsun her şey ve giderken ben ne bıraktıysam o kalsın size ne bir eksik ne bir fazla ve düşler kurarken kurak gecelerde umut ederken hayallerinde beni ne olur ağlatma bir yalan olarak kal hayallerimde ve sen bir yalansın zaten bir yalan bir kâbus bir düş bir hayal kadar yalan ve giderken sana bıraktığım bir kaç sözcük kadar yalansın sen yalan... erdal eren kızılırmak |
sandal öyküm kaldırımda kibrit yalnızlığı hangi serçe konsa parmağıma ağlıyor dize kırıyor dilim her uçuşun gölgesinde hiçbir dost dindirmiyor sevgilinin tuzunu annem reçel yanaklı ayrılık babam saçlarımda bağbozumu umut küf kokulu mavi üşür ekmeğim martı çığlığında keman sustu uyan ey kendim bölüş yalnızlığını tek kişilik masayla öyküm buğuda düş askısı en son ay dönüşü dirildim güneşe çıktı bastığım her yol hangi kapıyı çalsam bir aşk geciktim Ferhat Gülsün |
-Bir Gülüşün- korkarım mı sandın,sensiz sessizlikten, mahşere kadar sürsede bu çığlık çığlığa sensizlik, uçurumlar kadar yüksekmiydi tüm ayrılıklar melankolik saatlede şiirlerim, ay ışığının gölgesi oluyorken, bir gülüşün için ölmezmiydim sanıyorsun gündüzü bir daha hiç görmemecesine... alıntı |
Yine yağmur yağıyor. Hızla vuruyor taneler. Toprak oynuyor yerinden, Kayıyor bilinmeze. Tuttuğum dallar cılız... Kopuyor benimle. Sürükleniyorum durmaksızın, Sonsuz bir cehenneme. Karam çok büyük, Hiçbir yağmur tanesi yıkamıyor, düşerken vurduklarını hissedebiliyorum sadece. merve cengiz |
Aşk Sen/diR Masumdur aşk Şehvetin doruklarında yiten zamanda Yüreğe düşen acının tarifi Suçu olmadan kefeni giydirilmiş sen/diR Titriyor düşünceleri dertten Ne nefesi kaldı Nede gözlerinin içi öpülmedik Düstura gömülmemiş serseri Ne yosmalar var Yüreğine tecavüze izin vermemiş Suratı yaldızlı mecburiyetler de var Kendi içine düşman Gebertmeden bizi hayat Varır mısın bana son kez Çukurlarımızda Bakir yüreklerimizle Sevişelim. İstersen Azat et kendini Bir kez de benim için Öl Öl hadi Aşk kazansın Beyaz güllerle donatırım kainatı. Yetmez mi... Zeki Arlan... |
**** Ben Yokum **** Gitmek,senden ayrı uzak olan her yere. Ardına bakmadan,aşmak acı mavi denizleri. Sana tutsak bu yüregi,sökmek yerinden acıtmadan. Yitmek gözlerinden,agır agır mum misali. Silmek,tüm hatıralari tek bir kalemde. Sevmek yeniden korkusuzca,asıl şimdi zor olan. Ben yokum.... Birden yeryüzündeki bütün ışıklar sönse Bütün gözler körelse Gökyüzünde bir mabet gibi aşkım yücelse Yıldızlar sana sevdiğimi söylese, Ben yokum.... Yalnız kendini al git anılarımdan Nasıl girdiysen çık rüyalarımdan Ben yokum... Butün varlığını, sildim gönlümden Kovmana gerek yok, Ben yokum... Veda ediyorum İstanbul'a Ve sana sevdiğim.. Kaderim ellerinde kalsın yine.. Gözyaşlarım tebessümünde.. Yükleyip sırtıma dar ağacımı, Ve vurup şakağından aşkı Gidiyorum bu şehirden Bir gece yarısı.. Ben yokum..... Bir gecelik ilişkiler kadar değersizse aşk parayla ölçülüyorsa dostluklar ihanetler, savaşlar, karanlıklar üzmüyorsa ve utandırmıyorsa yoksulluklar ben yokum..... Emsalin varmıdır, etrafına bak Sevda özveridir, olur mu her gece birine kıyak, Ben yokum... İbrahim Taner Ateş |
Sen yoksun yanımda her şey bitmiştir Ayak sesin hala kulaklarımda İsmin bir ayettir göğe yükselir Gece gündüz her an dudaklarımda Kendimi adadım senin aşkına Bir volkansın yanan şakaklarımda Yokluğun yürekten yıkar kahreder Ateşler belirir yanaklarımda Karanlıklar basar aydın dünyamı Ne olurdu şu an olsan yanımda Unutmak imkansız seni aşkımı Gözlerin sürekli durur karşımda doğan ümit aksel |
BEKLİYORUM Gelmeni bekliyorum Şifayı bekleyen hasta gibi Gelmene kurulu tüm saatlerim Gözlerini bir daha görmek Belki o sesini duymak hayalim...... Ama sen......hiç konuşmazsinki Hem gülmez bana gözlerin Olsun bekliyorum çaresiz çarem........ Bir de..... gitmeni bekliyorum Acılarımın başlangıcı,,,,,,,,,acılarımın sonu gitmeni Gitmen bitirecek sana olan öfkemi Anne sevgim ağır basacak Merak edip özleyeceğim seni Gitmen dindirecek sensizliğimi Seninle sensiz kalmayacağım Daha bir bende olacak varlığın Seni görüp,seni duyup,seni yaşayacağım Sen li hayaller kuracağım Senden habersiz Belki bende unutacağım bende olmayan seni Onun için böyle yürekten istiyorum gitmeni Sen zaten hiç bende olmadınki Bedenin ruhsuz,ruhun bensiz Ben sensiz yaşadım bu aşkı ..................................................... Sensiz olan ne varsa al şimdi al ve git Git ruhunun yaşadığı yere Bedenin ona ait sevilay şahbaz |
yOKSA SEN GİBİ SEVDAN DA YALANMIYDI YAŞANMAYAN Bitmeyen bir gecenin sabahı Solmayan umutlarım olsun istedim Sevdan yüreğinde bitmeyecek sandım Bitmeyen gecenin sabahında uyandım Umut dolu sabahlarım bitti Gittin yüreğim karanlıklarda kaldı Güneşim din beni ısıtan aydılatan Umutlarım mı asla gelmeyecek bahara kaldı Baharlar dönmeyecek geldi geçti Sevdam bitmedi bitmeyecekti hani Bulutlar gözyaşımoldu tükenmeyecek Bitmeyen gecenin sabahına uyandım Sevdan da sen gibi yalanmıydı Günlük yaşayan bir aşk mı olmalıydım sanki Ağladım sessizce taaa yüreğim acıdı Anladımki sen gibi sevdanda yaşanmamış rüyaydı Pınar Suna Ay |
bugüne dair bir şey olmalı dedim hani dost cemaatinden aşırdığım ve kendime sakladığım bir şeyler günün bir tılsımı, anlamı olmalıydı oysa yine yağmur ve rüzgar vardı ve güneş sislenip bulutlar arasına bir soğuk ten bıraktı ay ile aramıza bir zifiri karanlıktı benim için gece ve cigaramla işledim ciğerlerime de ne bir dost yüzü aklımda kalan ne de sevgiye, sevgiliye dair bir tılsım sadece ben ve horultusu yalnızlığımın... oysa güne dair bir şeyler olmalıydı ki kirpiklerime kuşlar konup uyumalıydım. neyi düşündüysem ucunda pis bir küfür neye dokunduysam taş duvar, karanlıklar... bir sokak köpeğinin uzaklardan iniltisi ve rüzgarın asık sureti vardı geceye dair ışıltılar içinde yüzen bir gemiydi çamlıca bir bahar sabahı için yol alıyordu uzaklara bense uykusuz tek neferi idim kıyıda atakan yusufoğlu |
Ölüme Bir Adım Kala Ölmek çok kolaymış canım Son bir nefes sıfır tansiyon Kalp atımı yok yetişin arkadaşlar Meslektaş gidiyor sessizce Oysa bitiverse bu telaş Ömür denen şey bitse Geriye kalır Yüce allaha hesap O da o da allah kerim kaçış yok verilecek nasılsa Oysa bilmezler ki ne acılar taşır Taşırda kimselere söylemez ana yüreği Bitse bitiverse hemen iyi olmaz mı Söyleyemez ki çünkü evlatları eski eşi O acıların en ağırına sebep kişi Sadece sadece özenirdi sevgi dolu yüreklere keşke keşke beni de sevse yansız derdi birileri ne hikmettir bilinmez rastladı nasılsa Ama keşkeler el vermez o sevgiye Gerçi o sevgide gerçekmidir yürek dolusu Bilinmez kadere küsülür hep kaderin suçu ne oysa çok önceden Alın yazısı yükseklerde yazılmış bir kere Boynunu büker yaşama döndürülür o son nefesten Bu dönüşün kimbilir bir çaresi olurmu yaşama Çare mi artık bir süre daha umut mu acaba Canımmm deyip yüreği ile sevdiğinden SAdece sessizce bekliyor. kimbilir BELKİ Suna Ay |
Sevgi sahillerime demir atmış bir gemi Demir aldı ayrılık birden bire başladı Gözlerimde bulutlar yanağımda damlalar İçli bir pınar gibi ırmak gibi çağladı Korkarak bekledim ben bu anı yıllar yılı Nerde nasıl bitecek diye aşk hikayemiz Bırakıp gitme diye gururumdan vazgeçtim Ayrılmamıza engel olmadı şu sevgimiz doğan ümit aksel |
AŞK RESMİGEÇİDİ Birincisi o incecik, o dal gibi kız, Şimdi galiba bir tüccar karısı. Ne kadar şişmanlamıştır kim bilir. Ama yine de görmeyi çok isterim, Kolay mı? İlk göz ağrısı. İkincisi Münevver Abla, benden büyük Yazıp yazıp bahçesine attığım mektupları Gülmekten katılırdı, okudukça. Bense bugünmüş gibi utanırım O mektupları hatırladıkça. .............. çıkar .............. dururduk mahallede ......................... halde ............ yan yana yazılırdı duvarlara ................... yangın yerlerinde. Dördüncüsü azgın bir kadın, Açık saçık şeyler anlatırdı bana. Bir gün de önümde soyunuverdi Yıllar geçti aradan, unutamadım, Kaç defa rüyama girdi. Beşinciyi geçip altıncıya geldim. Onun adı da Nurinnisa. Ah güzelim Ah esmerim Ah Canımın içi Nurinnisa. Yedincisi, Aliye, kibar bir kadın. Ama ben pek varamadım tadına. Bütün kibar kadınlar gibi Küpe fiyatına, kürk fiyatına. Sekizinci de o bokun soyu. Elin karısında namus ara, Kendinde arandı mı küplere bin. Üstelik ....... Yalanın düzenin bini bir para. Ayten@di dokuzuncunun adı. İş başında şunun bunun esiri, Ama bardan çıktı mı, Kiminle isterse onunla yatar. Onuncusu akıllı çıktı ....... gitti ......... Ama haksız da değildi hani. Sevişmek zenginlerin harcıymış İşsizlerin harcıymış. İki gönül bir olunca Samanlık seyranmış ama, İki çıplak da, olsa olsa, Bir hamama yakışırmış. İşine bağlı bir kadındı on birinci, Hoş, olmasın da ne yapsın, Bir zalimin yanında gündelikçi. .........leksandra Geceleri odama gelir, Sabahlara kadar kalır. Konyak içer sarhoş olur, Sabahı da işbaşı yapardı şafakla. Gelelim sonuncuya. Hiçbirine bağlanmadım Ona bağlandığım kadar. Sade kadın değil, insan. Ne kibarlık budalası, Ne malda mülkte gözü var. Hür olsak der, Eşit olsak der. İnsanları sevmesini bilir Yaşamayı sevdiği kadar. Orhan Veli Kanik |
mülksüzlüğümün hançeri turnalar dalgalarımı arasa katıyorum deli yiv oluyor hasret mektuplara dolduruyorum yüreklerinizi kapatıyor kulaklarını yaşamın gardiyanı cep telefonları çavdarların soy ümidi polenleri sürüyorum gözlerinize ardıçların tavşan otlarının ve yarpuzların cemaatinde anısına papatya dikip ğüzelliğini aşka ve hayata gömüyorum ve toprağa oturup devrettiğin suyu ve şekeri öpüyorum mülksüzlüğümün hançeri turnalar hangi mevsimdeyse sesiniz bir sibirya çığı soluğuyla içiyorum Vahdettin YILMAZ |
AKASYA niçin senden ayrı bir kaderi yaşıyor kafasını yasak bir kitap gibi yüreğinde taşıyarak sonra sen sarı saçları salkım saçak ve beyaz öğlelerinde akasya neyle avunur ak duvarlardan başka eğer solarsa kaçmak her dalgası kayalara tutsak bir deniz ve yaprağı düşen akasya kör ışıklarla sabaha varır gece gözleri hep gözleri ihanetle direnir sayfalarda tükenen bir adamsa yaşamak ve kuruyan akasya niçin senden ayrı bir kaderi yaşıyor niçin kenar yollarda çiçek açar akasya Eray Canberk |
Sonbahar hüznü gibi seninle aşk Bitti bitecek söndü sönecek gibi Solgun yapraklar gibi tutar ellerimden Sonbahar solgunu ellerin Dudakların büsbütün hasret Ağustos kızılı öpüşlere Gözlerimde Eylül yağmurları İçimi kasıp kavurur rüzgarın Peşinde uçuşur gazel yapraklar Sana giden yollar güz yorgunu Ümitler bir bir buz tutuyor Titriyor dalımda kalan son yaprak Daha başlarken bitecek gibi Sonbaharda sana başlamak Gürcan Günay |
Engel Var Dağları önüne engel çekerler Ardına gitmeye yol bulamazsın Atların yorulur, dönmez tekerler Davranıp kalkmaya hâl bulamazsın Hasret yüreğini vuslata biler Hayâller gerçeğe dönüşmek diler Aklına gelir de sıladakiler Alıp gönderecek gül bulamazsın Mahmut Nacar |
Geceleyin bir ses böler uykumu, İçim ürpermeyle dolar: - Nerdesin? Arıyorum yıllar var ki, ben onu, Aşıkıyım beni çağıran bu sesin. Gün olur sürüyüp beni derbeder, Bu ses rüzgara karışır gider. Gün olur peşimden yürür beraber, Ansızın haykırır bana: -Nerdesin? Bütün sevgileri atıp içimden, Varlığımı yalnız ona verdim ben. Elverir ki bir gün bana derinden, Ta derinden bir gün bana ''Gel'' desin Ahmet Kutsi Tecer |
Sana şiirler okuyacağım, gitme Güneşler doğacak yalnızlığımdan Sana bir ışık getireceğim Büyük aydınlığımdan Sana bir dolu umut getireceğim Küçük ellerine sığmayacak Sana Afrika gecelerini getireceğim Sımsıcak Sana çiekler getireceğim bozulmuş güz bahçelerinden Sana bir serinlik getireceğim Yağmur tanelerinden Sana avuç avvuç yıldız getireceğim Güneşimden başka Sana engin denizlerin maviliğini getireceğim Köpük köpük dalga dalga Sana bir rüzgar getireceğim Dağlardan, tepelerden Gitme, sana zamanı getireceğim Zamanın bittiği yerden Ümit Yaşar Oğuzcan |
| Saat: 23:04 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık