![]() |
İKİSİ Ençok sevdiğim oydu İlk gözağrım. Karşılaşınca bedenimi titreten Kalbimin atışlarını hızlandıran Unutamadığım ilham perim Kumral zarif cazibeli bebeğim Biricik aşkım, kısrağım,eşim. Aşkının ateşiyle yandığım sevgili GÜNEŞ'im. Diğeri bir aşk masalıydı Gönül eğlencesi gibi başladı Yanımada yakışmıştı Uzun zaman konuştuğum sarışınım. Mektupla telefonde dert ortağı olduğum Ümit veripte bırakmak istemediğim İçimden öyle geldi sabretmesini söyledim Beklememiş, geldiğimde bulamadım gönül dostumu 1999 -Nedim KARAKAŞ |
Kaçmak İstiyorum Solgun çığlıklarım bağıramıyorum, Söyleyemiyorum sevinçlerimi, Anlatamıyorum umutlarımı, Haykıramıyorum bu kahrolası yalnızlığımı!.. Bu dizelerde sallanmak istemiyorum artık, Başıboş yaşamak Buralardan uzaklara, Bir daha dönmemek üzere Kaçmak istiyorum!.. Boynu bükük kalmasını istemiyorum Ardımdan hiçbir şeyin Kırılmasını istemiyorum coşkularımın Basit! Göz kapaklarım düştü düşecek Bu aldanışlar beni Belli ki daha çok süründürecek! Küçük bir temennimi fısıldıyorum Buralarda kalmak istemiyorum. |
Bir gün susarsın aniden Sebebini bilmeden Umarsızca bakarsın ufka Hiçbir şey söylemeden Sonra hayal edersin Olmayacağını bilirsin Belkide bilmezliğe gelirsin Umudu taşırsın yüreğinde Adını dilinden düşürmezsin Yaşları gözlerinden Damla damla akarlar Yol alırlar gönlüne İsyan edersin Haykırmak istersin Ama nafile... Tutarsın kendini Sorarsın neden diye Cevabını bulamazsın ve...susarsın Gürültülere karışmış şehre inat Seni sevmeyene inat Sonra kaybolursun kalabalığın içinde Farketmez bile yokluğunu Çünkü sen hep susmuştun...... |
Kızılın en kızılı alevler Ve yangınlar arasında Sırtımızda İki solukluk zamanda Alınabilecek ne varsa -anılarımız ve düşlerimiz yüreğimize çapraz çekili makineli tüfekleri ve kulaklarımızda havan sesleriyle bırakıp kaçarken kendimizi savaş meydanında bilemedik ölümden kaçışımız ölüme koşuşumuzdu ‘kendimiz’siz. Bilemedik Havanlarla havaya uçurulan Anılarımız ve düşlerimizdi Sırtımızda sandığımız Ama Son gözyaşı damlamızda Kaçırmayı başardık kinimizi Şimdi naylon evlerde Büyüyüp serpilen o. şimdi gözlerimizden bebelerimize emzirdiğimiz o. yağmuruysa kara kış ayazında tavanda buğu soluğumuz …. evet, boşaltıldı köyümüz evet, birer boşaltılmış köy içimiz ama şu çocuk var ya şu çocuk damarında kin dolanan şu çocuk umudumuz bekle ey savaş ağası bekle ey burjuva bekleyin kan içiciler hesabımız var ve sen tarih bekle sayfalarına yazılacak daha çok şey var ateş kızıllığından kan kızıllığına….. |
Kadehler Ölüme Sevgiler Nefrete Dönüşmeden Ne zaman sana benzeyen birini görsem,sen zannediyorum. Koşup bakıyorum ardından sesleniyorum, Oysa yoksun. Sen geliyorsun aklıma, Düşünüp ağlamaklı oluyorum. Sonra.. Boşver diyorum , boşver bitti. Her güzel şey gibi, Kısacık bir ömürdü belki bir kaç aya sığıveren. Sen yeni bir omuz bulursun, Başını koyup ağlayacak yalandan. Ben kadehime gözyaşlarımı doldurup içerim, Sevgimi meze yapıp unutana kadar seni. Bak. Ağlamıyorum artık, Gülebiliyorumda sen yokken. Nefretimi yaktım sigaramın ucunda duman,duman. Sevgimin üstüne bir çizgi çektim, Silmedi silgiler .Silemedim. İzin verde bende yaşasın sevgim. Bırak masamda karşımda otursun. Görmesemde bir kadehi paylaşsın benle. Hadi gülüm.Şerefe. Bakma sarhoş olduğuma ,bu da geçer. Kalkarız ayağa yine. Düşsek te yıkılmayız ölesiye. Öylesine içiyorum iş olsun diye. Sanmaki senin için sarhoşluğum, Sana değil gülüm unutamadığım başkası. Unutamadığım masum ağlamalar,masum göz yaşları. Nasıl da inanıyor insan sevince. Uykularımı kaçırıyor karanlık gece. Rüzgarın uğultusu korkutuyor gülüm. Hava soğuk, sarhoşum,denizde durgun. Aklımı kaçırıyorum sanki,birazda üşüyorum. Ne olur.Bir el dokunsa arkamdan, Öpse soğuk dalgalar bedenimi. Zor da olsa üzülme gülüm,gel gör cenazemi. Ağlama yalnızca alkışla, Ne zaman hatırlarsan beni. Şişeler boşaldı,film koptu,hatırlamıyorum gerisini. Yinede üzülme gülüm zorlayıp vicdanını. Yine bulursun bir kaç kuruş verecek birisini. Ama .Sevgiye ihtiyaç duyarsan bir an. Sanmaki sana,etinedir sevgisi. Bir anlık zevkin hırıltılarıdı rsahte sevgi sözcükleri. Sanmaki bende sevdim, Sanmaki sevgime isyanım geceleri. Başkası olsa yıkılırdı belki. Yıkılmadım ulan,düşmedim, Dim dik ayaktayım ilk günkü gibi. Kustuğum kan değil,kızılcık şerbeti, Sendemi zannettin seni sevdiğimi, Geç bunları gülüm ,geç.. Sevmedim vallahi ,sevmedim billahi, Ben ,beni sevmişim gülüm, boş ver. Ben kimseyi sevmem kaldıki seni. Dur biraz.Sigaramdan bir nefes, Rakımdan bir yudum alayım. Oh... yarasın. Zehir olsunda aksın içime. Kadehler ölüme ,sevgiler nefrete dönüşmeden Yazıyorum aklıma ne gelirse. Ben Şairim.... Şairler son yolculuğuna uğurlanır şiirle. Sende bana bir şiir söyle hiç sevmesende. Biraz sıkıntıya gir oku. Eğer gelirsen kabrime. Çiçek getirme istemem,duada etme. Suda dökme toprağıma üzülme. Bir damla göz yaşı ver yeter. Bir de şiir oku ihanet üzerine. Ben duyarım gülüm sesin titresede. Kim demiş şairler sevmez diye, Şairlerde sever ölümüne hemde. Bende sevdim ulan,sevdim işte. Delicesine. Tanrının laneti gibi çöktü üstüme, Sevginin gölgesi istemesemde. Artık şiirde yazmayacağım belki. Belki sevmeyeceğim kimseyide. Ölümü bekleyeceğim camdan bir kutuya koyup sevgimi. O gün geldiğinde. Belki hiç duymayacaksın katedrallerdeki çanları. Sabahın bilmem kaçında camilerdeki salaları. Üsküdar eşrafından olup, Bilmem nerde oturan, Vefat etmiştir .Allah rahmet eyleye... Duysanda umursamayacaksın belki. Nereden bileceksinki. Biten bir ömrün, Bitmeyen bir sevginin, Son yakarışları bu, Sessizce... |
Yolunuz Açık Olsun Aslan evinde kükredi Salladı bütün Türkiye'yi Düşmemek için Denizli'nin horozu Diklendikçe diklendi fenere. Gagayı yiyen kanarya Döndü deli divaneye. ................Durdu milyarlık ayaklar ................İndi sarı lacivert bayraklar. Denizli'nin Bir nokta bir'lik depremi Hissedildi ülkenin her yanında İstanbul'da yıkılırken Kadıköy Mateme büründü fenerliler. Şampiyon cim bom sesleri Yükselirken dalga dalga Azim zaferle süslendi Sarı kırmızı bayraklarla. Ülkemizin iki güzide kulubü Yarıştılar kıyasıya Rekabet başarı getirdi Yolunuz açık olsun avrupada |
son nefes Bir sabah erkenden uyandım Hayalin vardı sadece karşımda Fazla sürmedi güneşin gökyüzünde duruşu Geride bir ben Birde seni anlattığım yıldızların uğultusu Ben seni mısralarımda haykırış Kurşunlarımda yakarış Uykularımda ise gözü yaşlı düş olarak hatırladım Ben seni yıldızlara da anlattım Denizlerin dalgalarında ateş yarasını Dağlarda isyanları Sokaklarda yalnızlığı Ve o gidişindeki yalanları Onlar ağlamadılar benim gibi Beklide anlamadılar da Haykırmadılar da gidişine Aldırmadılar kaderin ihanetine Ben seni yıldızlara da anlattım Onlar dinlemeseler de Sigaram hiç bitmiyordu Ateşi hep parlak Ve aynı uzunlukta Yüreğimi gömdüm uzaklarda Sensiz adım atmak tuzaklarda Bir deniz kızı gelip sorsun diye bekledim Ama korkarak ve titreyerek Şiirlerim sende Şarkılarım sende Beyazlar ise saçtaki telde Sayfaları karıştırdım Adını aradım hecelerde Oysa bir kan buldum sayfalarda Teker teker işlemiş kelimelerde Hayalim kırık ,donuk,yıkık Ve öylece yani çaresizce yani sensizce Ama içimde çığlık Rüzgar,fırtına, kasırga, yarı bulutlu gözlerle Ben seni yıldızlara da anlattım Sessiz pencereler ve gözler önünde Dost hayali denizin üstünde Gel diyordu gel hadi bekletme Gözler son kez yıldızları seyretmekte Dost için ne ölümlere gidilmekte Ve işte yıldızlar hep birlikte inlemekte Bir yıldız son kez seni dinlemekte Ve bir yıldızın kaymasıyla işte Bir dost için son nefes verilmekte…. Hep bir dost için |
http://img106.imageshack.us/img106/3628/kalpnf4.jpg ....Ve gece....Günün hükmü geçmez artık... Bir türlü gün doğmayı bilmez, Uzaklarda bir yerlerde Karanlığın kaybolan derinliklerinde, Bir iniltidir önceleri, Sonra bir haykırış melodisi.. Yaklaştıkça sese, İçine doğru indikçe, Bir hicran namesi.. ....Ve gece...Güneşin teslim olduğu vakit. Tan yerinin dipsiz yokluğu Şafağın doğmak bilmeyen Hüzün tohumlarının ekildiği Her zamanki ürkütücü bilmece... Yakınlarda bir yerlerde, Ruhumun yüreğimde kaybolan, Bedenimi içimde yitirdiğim, Acının mırıltılarının hiç kesilmediği, Dokundukça kanayan, Düşündükçe ağlayan, Hiç susmayan.. Gönül Denen Yerdeyimm... |
Kadere İsyan Işığımı, Güneş'imi, Alıp giden, kadere bak! İki Dünya'... Tek eşimi, Çalıp Giden, kadere bak! Rastlanmazdı, hiç eşine; Gönül takılmış peşine. Beni sevda ateşine: Salıp giden, kadere bak! Kader ağlarımı ördün, Diyarlara ettin sürgün. Ömrümce beklerken: Bir gün Kalıp giden, kadere bak! Kader dedim bu seçime, Dayanılmaz bu biçime, Hasret olup ta içime; Dalıp giden... Kadere bak! |
Kıymet Bilelim Dünyaya gelmişiz,çaresizlikten. Dost,düşman ayıramamışız tecrübesizlikten Gün gelmiş,masallarla avunmuşuz. Kırkına gelince,bitmiş çoçukluğumuz. Yalan olsa da dünya,yaşıyoruz. Dostu,düşmanı biliyoruz. Bazen,kabullenmiş görünüyoruz Sadakat denilen kelimeyi unutuyoruz. Az versen yetmez Çok versen yetinmez Bir ortası mı olmalı? Değer veren değerini bulmalı. Gün olur,harman döner, Elinden kaçıranlar ah eder, Neyleyelim ki kör gözler,sonradan görür, Bir ötedeki daha iyidir der, ileri yürür. Gel zaman git zaman,masallar biter. Dost bildiklerimiz uzaklara göçer. Gözler görmez,saçlar kalmaz. Dizler de derman ise hiç olmaz. Bilelim dostlar,kıymet bilelim İlerdeki gül daha iyidir demeyelim. Elimizdeki yaren ile yetinelim. Ah etmek boşunadır,ey güzelim.. |
| Saat: 08:15 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık