![]() |
GERÇEK ZAMAN parmak uçlarımdan binlerce yıldız düşürmek istedim karanlığına çocuk düşlerimin.. sihri elimde bir aynanın kuğusuydum o zaman yoktu orda çirkin kardeş.. düşüncelerimi kanatmayan o güzel tebessümlerin dingin akan nehirlerinde yüzerken tülü dalgalandıran meltemde yakalıyordum kelebekleri hiç incitmeden... bulutları tanrı bir evrende o beyaz köpüklerle söyleşiyordum ‘ay’ı ak sakallı dede sanıyordum torununu kucaklayan.. güneş acuze dediğim bir sevgiliydi sıcaklığının keyfinden belki.. bir türlü cayılamayan.. kuşların kanatları vardı gökkuşağı ve istediğim zaman uçuyordum göğün mavisinde en sevdiğim renkte.. soluklanıp konduğumda bir dalın yeşil sarıyordu her yanımı yaprak titriyordu yüreğimde. sulara sakladığım çığlıklarımı duymuyordu karınca emeğini taşıyormuş meğer bir tutam ekmekte... bilmiyordum japon balığının kulağı ne güne duruyordu dönüp onunla söyleşiyordum.. güzel bir oyundu oynadığım pembe mi pembe bir düşün içinde ne zaman uyandım... gün ağarmamış mıydı yoksa seni gördüm..sonra beni.. sonra bizi herşey gerçek denilen yalanla silinmişti şaşırdım yanıldım üzüldüm desem biter mi bu şiir dönmek istiyorum başa düşmeli parmak uçlarımdan binlerce yıldız belki de hiç uyumadığımız o gerçek zamana.. Ayfer Artuç 10 Haziran 2008 İstanbul./ Suadiye |
UNUTULMAYANLAR Biliyorum, unutamayacaksın! Ağır ağır geçecek mevsimler, Bir bir ağaracak saçının telleri Solacak albümde eski resimler. Beni hatırladıkça için ürperecek, Boşanan gözyaşlarını tutamıyacaksın. Boşuna zorlama kendini, sevdiğim; Biliyorum, unutamayacaksın. Ve biliyorsun, ben de unutamayacağım, Eskimeyecek içimde sana ait ne varsa Şöhretmiş, servetmiş herşey geçiyor, inan Dostluklar ve sevgiler kalıyor, kalırsa. Sen benim gökyüzümdün, denizim, toprağımdın, Şimdi bir hatıra olamazsın belirsiz, uzak Biliyorsun bazı şeyler vardır elimizde olmayan İşte öyle imkansız birşey seni unutmak. Zannetme ki herşey bitti sevdiğim; Birgün yeşerecek şu sararmış yapraklar. Ve bundan sonra kim severse dünyada; Seni ve beni hatırlayacaklar ümit yaşar oğuzcan |
Vazgeç gönlüm vazgeç,sen bu sevdadan, Son pişmanlık fayda vermez sonradan. Baksana saçına,düşmüş beyazlar, Belirmiş alnında,kırışıklıklar. Kaç bozgun yaşadın,sevda yolunda, Gelmedi mi aklın,başına hala. Davul bile dengi,dengine çalar, İflah etmez bu aşk seni yaralar. Dönülmez akşamlar,artık yakında, Yolun sonu görünüyor,ufukta. Yaşlı kalbin dayanmaz heyecana, Aşk denilen o güçlü kasırgaya kemal tekir |
Sana Bakmak Herşey yapılabilir Bir beyaz kağıtla Uçak örneğin, uçurtma mesela. Altına konulabilir Bir ayağı ötekinden kısa olduğu için Sallanan bir masanın. Veya şiir yazılabilir Süresi ötekilerden kısa Bir ömür üzerine.. Bir beyaz kağıda Herşey yazılabilir, Senin dışında.. Güzelliğine benzetme bulmak zor, Sen iyisimi sana benzemeye çalışan Herşeyden: Bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor. Belki tabiattadır çaresi Senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin.. Ve benim Bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim.. Anlarım bitkiden filan Ama anlatamam Toprağın güneşle konuşmasını Sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla Sen bana ışık ver yeter Bende filiz çok.. Köklerim içimde gizlidir Gelen giden, açan soran, bere budak yok Bir şiir istersin "içinde benzetmeler" olan Kusura bakma sevgilim Heybemde sana benzeyecek kadar Güzel birşey yok Uzun bir yoldan gelen Tedariksiz, katıksız bir yolcuyum Yaralı yarasız sevdalardan geçtim Koynumda bir beyaz kağıt boşluğu Herşeyi anlattım.. Olan olmayan, acıtan sancıtan.. Bilsem ki sana varmak içindi Bütün mola sancıları Bütün stabilize arkadaşlıklar Daha hızlı koşardım Severadım gelirdim Gözlerinin mercan maviliğine.. Sana bakmak Suya bakmaktır.. Sana bakmak Bir mucizeyi anlamaktır.. Sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır Aşk sorgusunda şahanem Yalnız kelepçeler sanıktır Ne yazsam olmuyor Çünkü bilenler hatırlar.. Hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar Bahçıvan değil tüccarlardır Sen öyle göz, Sen öyle toprak ve güneş ortaklığı Sen teninde cennet kayganlığı iken, Sana şiir yazmak ahmaklıktır.. Bir tek söz kalır Dişlerimin arasından Ben sana gülüm derim Gülün ömrü uzamaya başlar Verdiğim bütün sözler Sende kalsın isterim Ben sana gülüm derim Gül sana benzediği için ölümsüz.. Yazdığım bütün şiirler Sana başlayan bir kitap için önsöz Sana bakmak Bir beyaz kağıda bakmaktır. Her şey olmaya hazır sana bakmak suya bakmaktır.. gördüğün suretten utanmak.. sana bakmak bütün rastlantıları reddedip bir mucizeyi anlamaktır.. sana bakmak Allah’a inanmaktır. Yılmaz Erdoğan |
Yaşaması zor bu kaderi Anlatması herşeyden daha zor Hani olurya nedensiz gözyaşları boğar seni Hani bazen kalabalık içinde yalnızsındır İçindeki yangını söndüremezsin hani Hiçbirşey tad vermez olur şu hayatta Dünya bir yana sen bir yana İçinden geçirirsin herşeyi bir bir Düşünmek istemezsin kaçarken aslında Bırakmaz peşini duyguların Yeni bir aşkı kamçılar kalbin Kaçarsın yakalanama kadar ya Sonunda teslimiyet vardır nasılsa... Ne fayda... Aysun Çarkacı |
Her Günkü Şarkım Her gün ekmeğimi bölüşürsün Yalnızlığımın sofrasında, Yorganım altında üşürsün Her güz ve bahar arasında. Bağlayansın her göz yaramı, Gülmek görevin ben gülünce; Yağmur senin gibi ağlar mı Gözlerimden yaş dökülünce? Her düşüncemin ıstıraplı Serüveni, hayırlı rüyam. Sen ey, günahlı ve sevaplı, Allahlı ve şeytanlı dünyam! Her günkü şarkısı dudağın, Havayı dolduran kokusu Yağmura kavuşmuş toprağın; Yediğim ekmek, içtiğim su Ahmet Muhip Dıranas |
Bakınca o kıza Topukları dolaşıyor Belleri, kolları Karışıyor birbirine İnce kız delişmen Bir de işveleri O can içi sızı Yürüdükçe tozuyor saçları Döndürüyor başımı Ergenlik kokuları Kız bu koku çirkin ya Kız bu koku güzel Bakınca o kıza Gülüşleri dolaşıyor Sokaklar esriyor her çıkışında Dokununca koluna Kanatıyor göğü hırsından Limon dikenleri Saçlarını Yosun uçlarından devşirmiş Göğüslerini Ekşi alıçtan Bakınca o kıza Bakışları dolaşıyor Musa Öz |
Şairsin Saçlarımda Hangi avucuna sığdırayım şimdi bu kuşu Seni hangi sözcükle özetleyeyim Kimin türküsünü dinlesem senin melodik sesin Sesini hiçbir dize anlatamıyor kahretsin Gözlerin hiçbir ayak izi barındırmamış bir dağda Esmer açan bir çiçek Koklanmaz, koparılmaz, dokunulmaz… Bak yine kalemimin ayağına dolaştı harfler Bak yine parmak uçlarında bir güvercin yine esmer Benim saçlarım saman kâğıdı Ve sen yine şairsin saçlarımın her telinde kaleminle B. Toprak |
Acaba Ben limanları sevdim Tayfunlardan,fırtınalardan Azgın dalgalardan sonra Ben güneşi sevdim Karanlıktan, Yağmurdan,kardan Çamurdan sonra Olmasaydı fırtınalar Kar,yağmur,tufan Olmasaydı karanlık Sevebilir miydim? Görmeseydim seni Sana bağlanır mıydım? Burhan Küçük |
Saat Kaç Elin elime değdiğinde Yıldırımlar çakardı Aklım tümden dururdu Yüreğim alev alev Yangın yeri olurdu Gözlerimin yeşili Kül olur uçuşurdu Kaybolurdun içinde Elini elimden çektiğinde Duran aklımı Kurmaya çalışırdım Saat kaç da durmuştu Hiç hatırlamazdım Burhan Küçük |
| Saat: 01:34 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık