![]() |
Gurur ne kadar asil bir duruşu var 'GURUR' anlamıda bir o kadar heybetli hakkıyla taşıyabilene helal olsun. hırslarına 'GURUR' duvarı örenlere de (sustum) Nurten Isilak |
Bir gönül buldum ben içinde sonsuz hazineleri olan... Bir çift göz buldum ben her baktığımda aşka doyuran... Öpmelere doyamadığım bir dudak buldum ben ateşiyle beni yakıp,kavuran... Bir el buldum ben bana her dokunduğunda içimde fırtınalar koparttıran... Bir yürek buldum ben geceyi aydınlatan yıldız,günü yakan güneş,üşüyünce beni sarıp,sarmalayan... Bir tebessüm buldum ben melek gibi masum olan... Bir gönül kapısından girdim ben içinde çıvıl,cıvıl kuşlar uçuşan... Bir sevda buldum ben eşi,benzeri olmayan... Seni buldum ben incitanem yüreğimde,yüreğini yaşatan... semiha çelikkol |
Vazgeçtim aşklardan, sevdalardan Bıraktım kendimi yalnızlığın kollarına Zaten hep öyle yapayalnız değil miyim? Vazgeçtim dostlar beni sersem eden duygulardan vazgeçtim. Yenilgiyse eğer gerçekten ilk kez yenildim Çözülmekse eğer sevda ateşinden Eridim dostlar kaynayıp buharlaştım Vurulmaksa eğer hedef noktasından Tam da can evimden vuruldum Vazgeçtim dostlar, ben vazgeçtim Sızılar derinden sızılar yüreğim Kaynar sular dökülür başımdan aşağı Ürperir tenim, diken diken olur her yanım Sanki yüzyıllardır hasretlikler biriktirir Durmadan örselendikçe sevgi pınarım Yo! .. dostlar artık ben vazgeçtim. Aldan da koyu bir renge boyanır Bazen kömürden de kara olur Menekşe morunu andırır Bu akıl almaz sevdaya yürek mi dayanır Bilmem ben bundan böyle neylerim Vazgeçtim dostlar artık vazgeçtim. Bilen olmaz içimdeki serzenişleri Bir hain sevda uğruna neleri göze aldığımı Uykusuz gecelerin sabahında güneşe karşı Umudumu tazeleme formülü... Ah! .. Her şeyde aklımdan önce karar veren duygularım Yo! .. Dostlar artık ben vazgeçtim. Belki başımı alıp, çok uzaklara gitmeliyim O dumanlı dağlarımdaki hayalime Uçsuz-bucaksız bir sahrada yürümeliyim Bir şeyleri arıyorcasına Bir şeyleri bulacakmışcasına Öylece gözlerden yitip gitmeliyim Vazgeçtim dostlar, artık ben vazgeçtim. Bir bilinmezliğe doğru yol almalıyım Bütün sınırları aşmalıyım Kendi sınırsızlığım ötesine ulaşmalıyım Hiç kimse, hiçbir yer veya bir nesne Hatırlatmamalı bana kırık-dökük anılarımı Hayatımın çok kötü bir dönemi diye değil Senin bana olan vefasızlığını unutmalıyım Bu yüzden dostlar ben vazgeçtim. Aslında ne senin suçun vardı, ne de benim Ne bir sitem sana karşı, ne bir isyan yaşadıklarıma dair Bunca yıl neleri sabırla bekledim Yaşanılan her ne varsa İçimde susturamadığım sevdamın delibaşlılığıydı Ve şairin dediği gibi; “yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var” Vazgeçtim artık ben dostlar vazgeçtim. cafer taşkın |
Gün Olur ya Gün olurya geceye varır Sen bende olmayınca Hayırsız akşamlar geçmez olur Ruhumu birdamlaya sıkar Düşümde,düşüncemde,heryerde... Her an sen,her an sensizlik Biliyorum birgün... Birgün olurya gelirsem ALLAH’ım beni utandırma.. Azmi Kıvanç |
Ve seni arıyordum Nedenini sormadan….. Hiç kimseyi sevmedim senin kadar Gökyüzünde dünyayı yaşarken Senin sonsuz özgürlüğünde Yaşamı… Aşkı… Hasreti… Sevgiyi… Ağlamayı … Ve ağlayabilmeyi Öğrendim SENLE… Sen benim için bir yağmur damlasıydın Güneşin ışıklarında… Sen gök kuşağımdın Renklerle dans eden karanlıklarda… Takılmıştım kuyruklu yıldız gibi aşkına Görüyorsun ya bir tanem aşkımız gökyüzünde Bazen bir kuşun kanadında…. Bülent Kaya |
Saati Yok Eremi Yok Aşktan yana söz duyunca Ben hep seni düşünürüm Uçsuz hayaller boyunca Ben hep seni düşünürüm Yıldızlar kayar yüceden Renkler sıyrılır geceden Yüreğim sızlar inceden Ben hep seni düşünürüm Aklın ucu değer hiçe Yol ararım içten içe Kainat uyur sessizce Ben hep seni düşünürüm Korkunun bittiği yerde Haz duyarım perde perde Bir mezar görsem bir yerde Ben hep seni düşünürüm Zaman hep sonsuza akar; Meyve dökülür, dal kalkar Çiçeklere bakar bakar Ben hep seni düşünürüm Rüzgar eser ilden İl'e Sağlıkta bitmez bu çile "Var"dan öte, "Yok"ta bile Ben hep seni düşünürüm Abdurrahim Karakoç |
Sana Bakmak Göğe bakmak gibi bir şeydi anlaşılan Açık mavi bir göğe, gündüz yıldızları olan Sana bakmak gölde kayık olmaktı Kış günü köy evinde soba olmaktı bir de Yaz günü bir ağacın gölgesinde uyumak Elma soymak gibiydi, kavun kokusu İçimdeki hastaneden taburcu olmak Sana bakmak bana hep iyi geldi Sanki saç örgüsüydün salkım söğütte Sana bakmak güzel olan her şeydi Sokak kedisine şefkat, baltalara merhamet Sana bakmak ağaçlardan yana olmak demekti Bahçe mahkemesinde nergisin tanıklığı Yoksul öğrencilere defterlerdi, kalemdi Heyecanını yitirmiş istasyondum belki de Gelen hiçbir tren beklediğim değildi Yalnızlığa sarılmaktan kurtuldum Çünkü yüzüne baktım çünkü yüzün ay Işıtıverdi birden içimdeki geceyi Sana bakmak yastan çıkıp dörtnala Lunapark şenliğine geçmekti bir bakıma Teneffüs zili kadar sevimli derslerdi yüzün Çiçekten karneyle eve dönmekti Bitmiş gibi konuştum, şaşkınlıktandır Sana bakmak iyi değil, pekiyi Abdülkadir Budak |
BEN HEP SENSİZ kara gözlerin düşerse bu gece aklıma |
YAĞMUR GÜZELİ Yağmurlar yağmıyor mu inceden ince Rüzgarlar esmiyor mu serince Bir sigara yakıyorum efkarlanarak Çıkıp karşıma sen geliyorsun Saçların ıslanmış oluyor “Gel” diyorum duymuyorsun beni bir türlü Seni böyle hayal meyal yaşamak çok zor Uzanıp tutsam diyorum incecik ellerinden Ellerim boşlukta kalıyor. Bir gün çıkıp gideceksin Sonra arkandan yine ince bir yağmur yağacak Cadde cadde,sokak sokak Sayıklar gibi dolaşıp seni arayacağım Beni bir köşe başında ağlıyor bulacaklar. Saklamak zor olacak,çaresiz kalacağım Seni sevdiğimi anlayacaklar. Üstüme yağmurlar yağacak İnce bir dal gibi birden kopup kırılacağım Kaldırım taşlarında sıcaklığım kalacak Kahrolacağım. Bu şiiri yağmur yağarken yazdım Ezanlar okunuyordu minarelerden Seni düşünmeseydim yağmurlu havalarda Sokaklara çıkmayı göze almazdım. Yağmurlar yağmıyor mu inceden ince Rüzgarlar esmiyor mu serince Bir sigara yakıyorum efkarlanarak Çıkıp karşıma sen geliyorsun Saçların ıslanmış oluyor “Gel” diyorum duymuyorsun beni bir türlü Seni böyle hayal meyal yaşamak çok zor Uzanıp tutsam diyorum incecik ellerinden Ellerim boşlukta kalıyor.. Yavuz Bülent BAKİLER.. |
Ihlamurlar Çiçek Açtığı Zaman Dilimde sabah keyfiyle yeni bir umut türküsü Kar yağmış dağlara, bozulmamış örtüsü Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü Gözlerimi kamaştırsa da geleceğim sana Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden Dağlar çivilendikleri yerde çürümeden Bebekler hayta hayta yürümeden Geleceğim diyorum, geleceğim sana Ne olur kesin bir takvim sorma bana -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman Beklesen de olur, beklemesen de Ben bir gök kuruşum sırmalı kesende Gecesi uzun süren karlar-buzlar ülkesinde Hangi ses yürekten çağırırsa beni sana Geleceğim diyorum, takvim sorma bana -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi Sevda duvarını aştım, sendeki bu tılsım neydi? Başka gezegende de olsan dönüşüm hep sana Kesin bir gün belirtmem, ne olur takvim sorma bana -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden Yaralarıma en acı tütünleri basacağım ben Yeter ki bir çağır çiçeklendiğin yerden Gemileri yaksalar da geleceğim sana On iki ayın birisinde, kesin takvim sorma bana -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman Bak işte notalar karıştı, ezgiler muhalif Hava kurşun gibi ağır, yağmursa arsız Ey benim alfabemdeki kadim elif Ne güzellik, ne tad var baharsız Güzellikleri yaşamak için geleceğim sana Geleceğim diyorum biraz mühlet tanı bana -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman Ihlamur çiçek açtığı zaman Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan Kimseye uğramam ben sana uğramadan Kavlime sadığım, sadığım sana Takvim sorup hudut çizdirme bana Ben sana çiçeklerle geleceğim -Ihlamurlar çiçek açtığı zaman Bahaettin Karakoç |
| Saat: 19:35 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık