![]() |
|
Gözlerin mahpushane gibi senin gözlerin içine hapseder beni ışığa bir yol vardır gözlerinden anlarım ben gözlerinin içine ta içine bakarken unuturum dostu da düşmanı da Kaya Erbek |
solmayan baharlar Duaların ve umutların bittiği yerde Var oluşum başladı Şimdi, Umutlarımın bittiği yerdeyim. Kalbimi şerha şerha topladım sizin sokaktan Seni arıyorum taş kesildiğim kaldırımlarda Ve sen ölüm gibi aklımdasın ey yar, Sen her duamın başında ve sonundasın Umutlarımsın, hüznüm, sevincim Cennet gözlüm Sen her şeyimsin işte Şimdi bir el uzanır, ta uzaklardan Çıkmayası canımı götürür bilinmez diyarlara Bilmem hep hüsran mı? Hep dert mi? Hep keder mi? Hep unutuluşlara mı gebe bu yüreksiz bekleyişler Ve doğum çığlıklarında, solmayan baharlarım. Şimdi dualarımın bittiği yerdeyim Sana teslim, zerresine kadar bu kordan yüreğim Ebedlere müştak ruhum, Umuduma umut katıp nur`unla diriliyorum Hep senin için düşer, Hep senin için kalkar şu dertli başım. Bana uzanacak bir el bekliyorum Ve Biliyorum o nur`a herkes muhtaç... sabahattin çağatay |
Nazım Hikmet'ten Seçmeler SEVİYORUM SENİ Seviyorum seni ekmeği tuza batırıp yer gibi Geceleyin ateşler içinde uyanarak ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi Ağır posta paketini neyin nesi belirsiz telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi Seviyorum seni denizi ilk defa uçakla geçer gibi İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık içimde kımıldayan birşeyler gibi Seviyorum seni Yaşıyoruz çok şükür der gibi. JAPON BALIKÇISI Denizde bir bulutun öldürdüğü Japon balıkçısı genç bir adamdı. Dostlarından dinledim bu türküyü Pasifik'te sapsarı bir akşamdı. Balık tuttuk yiyen ölür. Elimize değen ölür. Bu gemi bir kara tabut, lumbarından giren ölür. Balık tuttuk yiyen ölür, birden değil, ağır ağır, etleri çürür, dağılır. Balık tuttuk yiyen ölür. Elimize değen ölür. Tuzla, güneşle yıkanan bu vefalı, bu çalışkan elimize değen ölür. Birden değil, ağır ağır, etleri çürür, dağılır. Elimize değen ölür... Badem gözlüm beni unut. Bu gemi bir kara tabut, lumbarından giren ölür. Üstümüzden geçti bulut. Badem gözlüm beni unut. Boynuma sarılma, gülüm, benden sana geçer ölüm. Badem gözlüm beni unut. Bu gemi bir kara tabut. Badem gözlüm beni unut. Çürük yumurtadan çürük, benden yapacağın çocuk. Bu gemi bir kara tabut. Bu deniz bir ölü deniz. İnsanlar ey, nerdesiniz? Nerdesiniz? [1956 VATAN HAİNİ Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ. Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet. Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ." Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne, kapkara haykıran puntolarla, bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un 66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira. "Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz, dedi Hikmet Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ." Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim. Vatan çiftliklerinizse, kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan, vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan, vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın, fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan, vatan tırnaklarıysa ağalarınızın, vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa, ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan, vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası, Amerikan donanması topuysa, vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan, ben vatan hainiyim. Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla : Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ. KIZÇOCUĞU Kapıları çalan benim kapıları birer birer. Gözünüze görünemem göze görünmez ölüler. Hiroşima'da öleli oluyor bir on yıl kadar. Yedi yaşında bir kızım, büyümez ölü çocuklar. Saçlarım tutuştu önce, gözlerim yandı kavruldu. Bir avuç kül oluverdim, külüm havaya savruldu. Benim sizden kendim için hiçbir şey istediğim yok. Şeker bile yiyemez ki kâat gibi yanan çocuk. Çalıyorum kapınızı, teyze, amca, bir imza ver. Çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsinler. [1956] KEREM GİBİ Hava kurşun gibi ağır! Bağır bağır bağır bağırıyorum! Koşun kurşun erit- -meğe çağırıyorum... O diyor ki bana: -Sen kendi sesinle kül olursun ey! Kerem gibi yana yana... "Deeeert çok, hemdert yok" Yürek- -lerin kulak- -ları sağır... Hava kurşun gibi ağır... Ben diyorum ki ona: -- Kül olayım Kerem gibi yana yana Ben yanmasam sen yanmasan biz yanmasak, nasıl çıkar karan- -lıklar aydın- -lığa. Hava toprak gibi gebe. Hava kurşun gibi ağır. Bağır bağır bağır bağırıyorum. Koşun kurşun erit- -meğe çağırıyorum...... (1930 - Mayıs) NAZIM HİKMET RAN |
BENİ HİÇ SEVMEDİ DEME SAKIN Bir derman ver çaresiz yarama Gönlümde başkasını arama Acılarımı sevginle sar ama Beni hiç sevmemişti deme sakın... Sensiz her gecem zulüm olur Acılar dertler beni bulur Aşkından bu yüreğim ölür Beni hiç sevmemişti deme sakın... Gönlüm seni gördü göreli Görmez gözüm başka güzeli Değmez elime yad'ın eli Beni hiç sevmemişti deme sakın... Günüm geçer güneşsiz Yüreğim tutuşur ateşsiz Yangınım sönmez sensiz Beni hiç sevmemişti deme sakın... Selçuk Doğan |
sessiz çığlık Damarlarımdan kalbime akıyorsun ılık ılık, Bır gün olup verecekmisin aşkıma karşılık, Yedi kapılı zindandan daha beter bu ayrılık, Duvarlara çarpar bu içimdekı sessiz cığlık. Ne olurdu sevseydin benide,olsa da azıcık, Hasretinin hücresindeyim banada yazık, Cennetmi cehennemmisin aklım çok karışık, Duvarlara çarpar bu içimdeki sessiz çığlık. Gelmedin bir daha,beş sene oldu yaklaşık, Seninle şu demir kapının önünde kucaklaştık, Yetmedi aşkımız mahşere dek diye anlaştık, Duvarlara çarpar bu içimdeki sessiz çığlık. adnan ünal |
Aşka Niyet Her gözde kirlendi düşlerim benim gamze çukurlarında acılandı, sızılandı gülüşlerim benim Ateşin bağrına atsalar da üşüdü ellerim, üşüdü yüreğim.. Birleştir de tüm mevsimleri MEVSİMİN CEM HALİYLE GEL... bir bahara, bir kışa , bir yaza atma gönlümü bir kokteyl misali; orta halli bir mevsimde, yakmadan, üşütmeden, titretmeden kollarınla saracaksan gel... Gökkuşağının altından hiç geçmedim ben Kaldırıp gözümü bakmadım renge Gözümde renk aşktan ibaret Aşkıma renk katacaksan gel... Elinde fırça elinde boyaya ne hacet Dilinde bir tatlı sözünle gel... GÖZÜNDEN BAŞKA BİR GÖZDE RENK ARARSAM ŞAYET SEN SAY BUNU AŞKA İHANET Yeterince kırılmış bir kalp bu bende ki Dokunsan kanar Yan baksan kanar Bir pamukcuk elin varsa gel Rüzgar esse titrerim Sevdaya kastın yoksa aşka meylin varsa gel Bal rengi sabahlara uyandırabilirsen şayet.... Sana yemin sana söz beklerim Beklerim beklerim elbet Ömür dediğin beklemekten ibaret Vaadin aşksa eğer Sevdaya ise niyet Ben niyet ettim Beklemekteyim... kalem yazmaz, dil söylemez gönül hüküm vermese; aşk diye dönmez dünya , aşk diye atmaz kalp. ille de gönül aşka bürünürse; aşk dökülür satırlara aşık olmayandan, aşkı tanımayandan , aşkın bahsi olsa da ,olmaz tadı. aşk varsa; aşk yazar, yanar, yakar.. Çölün bağrına serilen güneş ben o aşka hayranım ben o aşka kurbanım... /// Bak bu çocuk yürek bekliyor seni severek, özleyerek../// Nurcan Aydos |
HÜZÜN Bende bir hicran, Karanlık gecelerde. Geçmişe dalarım. Anıları düşünürüm, Hayalini düşlerim. Bazı zamanlar, İsmi dudaklarımda. Hüzünlenirim sessizce. MURAT BARIŞ ÇETİN |
Sevda... Aramak nafile zor bulunuyor Sevda pazarlarda satılmıyor ki Sanmayın bu iş şansla oluyor Sevda kumarlarda utulmuyor ki Yüz bulunca gönle gelip gitmeye Çoban olup başlar seni gütmeye Fazla yakma diye tembih etmeye Sevda kulağından tutulmuyor ki Dillere düşürür çilesi bitmez Yakıp kavurduğu izleri yitmez Kıyamet kopsa da acısı gitmez Sevda şekerlere katılmıyor ki Nice kullar düşüp yandı hepsi de İşkence cabası gördü hapsi de Em diye sunulsa altın tepsi de Sevda ilaç gibi yutulmuyor ki Hafızadan gitmez zor unutmanız Asla mümkün değil kafa tutmanız Kendinize döner kurşun atmanız Sevda düşman değil çatılmıyor ki Beyine girip de aklını çelse Tedavisi yoktur kalbini delse Bir faydası olmaz uykun da gelse Sevda hamak değil yatılmıyor ki HİDDETÎ memnunken kendi halından Yalnız kül bıraktı garip kulundan Tecrit etmek için tutup kolundan Sevda zindanlara atılmıyor ki FİKRET OĞUZTÜRK |
Bir Kadın Ağlıyor Gözlerimde http://img353.imageshack.us/img353/1083/aglayansairfc1.jpg Ne vakit başımı kaldırıp baksam gözlerine Tren geçiyor katar katar Ne vakit dokunmaya kalksam yüzüne Bir kadın ağlıyor gözlerimde Ne vakit kırpsam kirpiklerimi Yıldızlar intihar ediyor avuç avuç Ne vakit tutmaya kalksam ellerini Buz tutuyor parmaklarım ayrılığın ayazında Ne vakit bir sen görsem köşede Gölgelerin dansına karışıyor karanlıklar Ne zaman seslenmeye kalsam can diye Kısılıp kalıyor geçit vermez boğazlarda sesim Ne zaman selam vermeye kalksam aşka Bir kadın düşüyor kollarımdan perişan Ne zaman vuslata açsam kapılarımı Bir şamar gibi yüzüme çarpıyor bitti dediğin Ve ne zaman gülümsemeye kalksa dudaklarım Bir sevda ağlıyor hıçkıra hıçkıra Söyle Sen mi yoksa ben mi kıymetini bilemedik aşkın Eylül Gökdemir... |
| Saat: 04:24 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık