![]() |
TUTMA ELLERİMİ SÖZLERİN GİBİ Gıcırdayan bir kapı gibi aralanıyor Gözlerim karanlığa Hep karanlıkta arıyorum gölgemi Neden! Ben miyim ilk giden Bedenim bir beden küçük ruhuma belli Olsun, ben böylede taşarım hayatı yakamda Fiyakamda yükte hafif pahada ağır olsun kahırlarım Her bahsine varım, fazla yaşamam Pantolonumun katlı paçalarına giren Taşlar gibi bana yük olan aşklarım Hayat yokuşunda beni yalnız bıraktılar Canları sağ olsun! Yokuş aşağı yuvarlanan bir taş gibi bahtiyarım Yosun tutmayacak kalbim anladım Ve kimse elimi tutmayacak Karşısına geçerken hayatın ÜNAL ARSLAN |
Heceler Bitmek bilmeyen katran karası geceler, Ruhuma akıttığın o zamansız acıyı heceler. "Mihrimah"ın kalbinde taht kuran gözler, Yüreğime dokunduğun o sessiz figanı heceler. Yaradılışın evvelinde göğe kalem düşüren sözler, Hayalime emanet kıldığın o sonsuz aşkı heceler. Tarihin yazılmamış sayfalarına sinen izler, Zihnime bıraktığın o ilahi fermanı heceler. Aşkın bağrına nakış nakış işlenen heceler, Kabrime düştüğün o kefensiz heceleri heceler. H.Ali Aydın |
Bayan Lazarus’a Nazire ... out of the ash I rise with my red hair and I eat men like air. Sylvia Plath geçen temmuz ölüyordum sonra ölmedim temmuz en uygunuydu uyuyup uyanmamanın ölüm aydınlık bir şeydi karanlıkta ama ölmedim uzun ve dardı sırt üstü metal olsa soğuk derdim önümü arkamı görmeden sobeledim ölümü biraz da böyle sevdim on saniyede bir tik tak sonra Tıııırrrrrr Tak! Tak! beyni tarayıp geçen öğretilmiş bilgileri bitiren bir temmuzdu - bitti - doktor dediklerini çağırdım Doktor Lecter* dedim hey doktor! gel dedim sana Lecter! bak, ölmedim belki evi özlemiştim belki tutunmayı beceriyle yaşamaya - yaşamak beceri işi diye söylemedim – duvar duvar üstüneydi kirişler verevine koca mevsim hiç çiçek görmemiştim çiçek benim neyimeydi, öldürmezdi beni yoksunluk hayret etmeyi unuttum, gecenin günden farkını ve rakamları bir basküle kuş olup konmayı bildim her gece uykumu bölüp geleceği yeniledim her sabah buna inanmayı bazı numaralar kodlanmıştı ama çok kollamadan hepsini yuttum doktor, yutkundum ben böyle bildim kasdınızı ezberden sayarım üstünüzü ve astınızı hep hatırladım onca dalgındım oysa otobüse bindirip el sallamaları kafa sallamaları her tanışmaya karşılıklı konuşunca buharlaşan havayı önüme ölümü rakip dirimi kavi kılmaları hepsine tamam peki, bir dakika daha verin bana her şeyi değil belki ama eksik doğrularınızı tamamlarım doğuyu tanımlarım batı eksenli sarmalanmış çöpleri kapılarda derledim - topladım tam köprülere başlamışken bir Deli Dumrul, deli deli tam dumrul geçişsiz ve isteşli her fiilde deli geçişli ve isteksiz her köprüde Dumrul bir ev neydi, neredeydi, tam önünde durdum kendini vuran bir hedef tahtası tam onikiden ne ilacı seven ne bir dişe gelen küllerin içinden bir kızıllığa ölüm dersen Lecter sırasını savmıştır takdir Allah’tan. * Dr. Hannibal Lecter Harikalar Trajedisi -İpek ve Böceği Ortak Yapım Gururla Sunar- I. Bir şans daha der insan, bir şans daha Vermeli her tomurcuğa Böylece adı anılmaz olur solan ne varsa Biz Nejat ile Selma Biz gelince yan yana iki e ve iki a Kurgu ve gerçek dünyanın ne kadarıysa Hepsinden daha fazla biz Biz kazanan ve kaybeden Hep sevdadan yana yolumuzda yana yana O sağ ben selamet hepimiz Toptan Allaha emanetiz Daha güzel olamazdık anınca Daha güzel göremezdik görünce Daha güzel güzel güzel efsane! Daha iyi olsaydı her şey keşke İyi nedir Nejat sen söyle İyi bir sondur Selma senin gibi benim gibi Hazırlar hepimizi senin gibi benim gibi Ölüme giden insanı alıştırarak hayata Aşka bulayarak yatıştırır senin gibi benim gibi İçime doğan ise olacak olan Hiçbir son iyi olmaz Kış gelmeden üşümez insan Böyle düz söylerim ateş olsam Suyu almadan külümü savuramam Öyle değil Selma üzülme ben giderim sessiz Gidecek hep bir yer var mıdır sensiz Gözünde dilsiz olup kalınca sözsüz Ağulu bal bulunca içelim itirazsız Ne desem boş biliyorsun zayıf tarafımı Gördün en karanlık anımda ikrarımı Teslim olmak gerekir böyle kadere Bir ele tutunamazsa insan hayatın değeri nerede Selma benimsen inançla yüzüme bak Sana bir okyanusun dibini vaat edebilirim Hiç balık görmesen delirirsin söyle gördün mü Bir balığın sırtını parlak, beyaz, ince deri Öyle çok balık gördüm, öyle büyük vurdum bazen Aklımda hep sen vardın II. hey gözleri doğuştan sürmeli aşk sürmeni kim milledi? Şimdilerim senin, küçük ellerde bulduğunla Bir ömürden aldığın bir doğum günü sadece Eğer doğmuşsam seninle ölüm niye gelmesin Ama sakın gelmesin önümüzde göl varsa Hatırla hani o sesleri çingene neşesinde Ne gülmüştüm çok seninle Nejat hatırla Selma, sen olman güzel olman ikisi birden olman yetmez Ay, güneş, güneş sistemi, evren ve evrenin kısa sonsuzluğu da İnceliğin yetmez, kesen en inceliğin, senliğinin son haddi Beni kesmez elbet bileklerini ve en son nefesini versen Nejat, hastayım ben çok hasta Seni düşündükçe kalbim daha fazla Şöyle olmuş mesela sen karşımda Tıraş olmuşsun saçların üç numara rahat olmuşsun Gelmiş yüzünde üç ben yan yana Şiir daha güzel olabilir mi bundan sonra Selma, bir el versen şu omzuma genişlerim Alır giderim seni başka diyarlara Dünya nerde biz nerde haydi okyanuslara Neden inanmayalım şu akılla her şeyin olacağına Nejat sen de benim kadar inansaydın rüyaya İnansaydın kavlime, görseydin uyanınca yine süreni Uyandırdıysam seni benimle gör diye Kandığı ne varsa insanın yine kendiyle Selma, sana Selma diyorum geçmişin tüm diliyle Sildiğin her şeyi seninle boyuyorum Güzelsin diye değil sensin diye değil ikisi birdensin diye değil Sarışınları toplasak üstüne esmer ve kumralları Kadın kahramanları ve kahraman kadınları Nejat seni buldum ya beni buldun ya Kıyamet gelir mi de hıyanet gelir mi Gelir mi yedi yıl kıt kanaat evlere bereket Gelir mi memelere süt kara gecelere rahmet Bitmez içimizin bu neşesi gitmez Ne olursa olsun ya kıyamet ya hıyanet Gelecek olan gelir ama bitmeyecek içimizde Olanın olmuşluğu, gören gözün görmüşlüğü İkrarı bitmeyecek dilin, kalbin dediği bitmez III. görüntü görüntüyü ses sesi yer S. Karakoç Nejat bu sabah erken söktü şafak Horoz öttü beni üç kez inkar ettin İkrarımı tekrar ettim beni üç kez inkar Ettin dinimi imanımı dilimi dimağımı tekrar Tekrar tekrar tekrar ettim Allahımı aşkımın farzını müstehabı Belledim sevabımı sevdim günahımı Tekrar ettim inkarını ancak sabah ettim Yazıyorsam anlayarak ağıdın sonrasını Anlamanın sonrasını affetmenin öncesinde Delmediğimiz dağları geçmenin ağırında Düşeyazdım şiirle doğrulunca hafiften Su öne akar dedim yazdım Diriysen bil bunları Sevgili ölü’ye yazdım. ZEYNEP ARKAN |
Unutulanlar Ölür sen ha yine sen lanet olsun unuttum dedigim anda yine sen karşımda ben demedim mi sana unuttum diye unutulanlar ölür diye seni unuttum güzelim unuttugum gün o eski odamda ben ne aglamıştım yanlış anlama sana deil ha o odama vede yalnızlıgıma seni sildim kaderimden de defterimdende sen üzülme diye deil ha yanlış anlama yanlış anlayıpta şımarma güzelim Ümit Çıplak |
BİR AKŞAMÜSTÜDÜR http://www.e-sehir.com/siirler/images/503bar.gif Bir akşamüstüdür şarabî Bahçeler ve dağlar üzre hükümran; Tam dünyayı dolaşmak saatindesin. Ay ışığı su içer birazdan. Kızarmış kalçalarını çanlar Alabildiğine vurur. Sen çocuk tulumunda Matbaa mürekkebi Rüsva olmuş ellerinin emeği, Manşetlerde kilometre kilometre yalan Sallanır durur. Bir akşamüstüdür katil, muhteşem Alıp götürmüşler dost dediğini Almış rüzgârlar içini, Ümide benzer, sevdaya benzer... Soğuk bir namludur kör ve pusuda Ense kökünde zulüm, Ve sermiş cânım sofrasını dört başı mâmur Burnun dibine hürriyet. Seviyorum mümkün değil; Aranızda kurşun, yasak bölge var Sen genç, sevdan ölünecek kadar güzel Kanunu yapanlar ihtiyar. AHMED ARİF |
mavi sevdim Ben seni yürek ten sevdim Adını mavim koydum Ben seni mavi, mavi sevdim Özledim seni geceler boyu Hasret sancıları çekti yüreğim Sensiz geçen günler boyu Hep avuttum yüreğimi Dayan dedim mutlu günler yakın Elbet bir gün kavuşacağız Bitecek bu hasret sancısı Kavuşacak sürgün olmuş gönüller Artık ne fayda dinlemiyor Bu yürek… Olmuş artık hasret sancısı Bir alev topu… Yakıyor yüreğimi derin den derinden O ateş ki kaplamış tüm bedenimi Ruhumu … Dönüşmüş bir okyanusa Kaybolmuş ruhum seni arıyor Dalmış pervasızca derinlere Uzatıyorum ellerimi sana Tut ellerimim den çıkar beni Sensizlik deryasın dan diye Ama nafile yine ellerim boş Uzanamıyorum sana Tutamıyorum bir türlü ellerin den Tutup ta kurtaramıyorum kendimi Boğuluyorum artık sensiz gecelerin Birin de o alev topunun dönüştüğü Sensizlik okyanusun da MAVİ gözlüm…. mustafa ata |
Yalanmış Aşkınla ölürüm, derdin hep bana Sevdanı anlatan sözler yalanmış Hani, mutluluklar verirdim sana Benimle verdiğin pozlar yalanmış Gözlerin, gözüme hani dost idi O can, yollarıma hani post idi Bensizlik ölüme bedel kast idi Bakınca kızaran yüzler yalanmış Benimle yaşardın bahar, yaz gibi Sarılır öperdin gelin, kız gibi Ayrılık çalarsın şimdi saz gibi Öpünce aldığın hazlar yalanmış Saçlarına gonca güller takardın Dualar ederde, mumlar yakardın Sen bu ayrılığı nerden çıkardın Gözlerime bakan gözler yalanmış Direnir zamana karşı koyardın Ayları tutarda günleri sayardın Şeytanla birleşir gözümü boyardın Yaşadığın bahar, yazlar yalanmış Ayrılık deyince düşerdin derde Set çeker aşkıma olurdun perde Meğerki beklermiş gönlün siperde Cilveli cilveli nazlar yalanmış Plaklar susmazdı, çalardı şarkın Suyumu kesildi aşk denen çarkın Anladım ki yokmuş zalimden farkın Kalbindeki ateş, közler yalanmış Necati Keçeli |
Sevdiğime düşündüm de... hani olurya hayatıma girdiğin için, seni tanıdığım için bir gün pisman olurmuyum ? ama sen tanındığın için pisman olunacak biri değil seninle yaşanan her saniye için mutlu olunacak birisin... ve bende bir gün. geriye dönüp baktığımda. binlece kez teşekkür edeceğim seni tanıdığım için ve hep seni görecek gözlerim. senin olacak kalbim unutma sen benimsin.. bende seninim ,,, sevdiğim Duygu Keskin |
BAMBAŞKAYDIN Bugün bir başka güzeldi gözlerin Bir başka bal tadında dillerin Öyle huzur doluydu ki sözlerin Bugün sen bana bambaşkaydın O yalansı bakışlarından eser yoktu Zalim gönlün artık yalana toktu Merhametlerin şefkatlerin bir hoştu Bugün sen bana bambaşkaydın Gel benim ol desem olur gibiydin Dalında koklanılacak taze çiçektin Sanki cennetime gelen bir melektin Bugün sen bana bambaşkaydın Ne olurdu hep böyle olsan bana Gururundan bir şeymi eksilir acaba Bil ki daha da kalbim köle olur sana Bugün sen bana bambaşkaydın Bir günlükte olsa bu halin güzeldi Gönlüm inan ki bugünle bile yetindi Kalbim seni sevdiğine pişman değildi Bugün sen bana bambaşkaydın İLKER GÜLER |
Sen yürürdün kırlarda, ben koşardım. Sen beyaz derdin siyaha ben susardım öylece. Sen kırar dökerdin yüreğimi, bense toplardım parça parça… Güzeldi be gülüm,güzeldi, yine de güzeldi… Senle yaşadığımız her an,özeldi. hasan güven |
| Saat: 01:34 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık