![]() |
http://www.kircicekleri.com/siir3/hergecesen.jpg Her gece sen girersin rüyalarıma. Her gece sen...Paramparça olur uykularım. Karanlığın en koyulaştığı yerde kapının çalındığını duyarım. Açınca soğuk bir rüzgar çarpar yüzüme. Sen yoksun... Kilitlenir dudaklarım gözlerim karanlıklarda boşuna arar seni. Sen yoksun... Yalnızlığımı kadehlere doldurup tek başıma içmeliyim bu gece Kırmalıyım kapıları evleri ateşe vermeliyim Sen yoksun... Zaman gitgide uzar.. Altmış saniye bir dakika..Altmış dakika bir saat.. Ve sabahın olmasına daha beş saat var. Beklemek bir çeşit ölmektir. Sen yoksun... Bu bana her gece binlerce ölüm demektir. Ben vapurlar dolusu kederimle yapayalnızım.Sen uzak bir körfezde özlemli, dalgın.Kıyılarına çarpıp ağladığı yerde dalgaların.Neden ay karşılardan yükseldiği zaman, Başın omuzlarımda olmasın? Neden ellerin avuçlarımda değil? Neden gözlerim aradığı zaman gözlerini bulmasın? Durup durup beni bu çaresizlik hançerliyor.Bu yolların bir yerde ayrılması. Uzayan kilometreler... O sefil, anlayışsız bakışları insanların.Dünya, o eski dünya değil Tanrı'ysa çoktan unuttu bizi.Şu uçsuz bucaksız evrende Ne derdimizi dinleyen, Ne de bir anlayan var sevgimizi. İki ömür değil, İki ayrı ve büyük yalnızlıktır yaşadığımız. Her şey aslında başka renkte. Vernikli eşyalar, vernikli yüzler... Altından yer yer sırıtan bir yoksulluk. Yalan üstüne yalan, Oyun içinde oyun... Her şey bir yerde anlamsız ve boş. Gerçek olan şimdi senin yokluğun. Senin varlığını özledim duyuyor musun?Bak nasıl artıyor ellerimin sıcaklığı. Dinle bak nasıl çarpıyor yüreğim. Bütün sokaklarında bu şehrin sana koşuyorum.Seni soruyorum gelip geçene, 'Görmedik', diyorlar.Anlamıyorlar seni nasıl özlediğimi, Nasıl sevdiğimi bilmiyorlar. Volkanlar tutuşuyor, Ormanlar yanıyor içimde. Her gece milyonların uyuduğu bir anda devler uyanıyor içimde. Seni düşünüyorum, Karanlıklar içinden özlemli sesin geliyor. Bir ışık yanıyor çok uzaklarda, Çorak topraklarımın üzerinden bir bulut geçiyor.Şimdi umutlarım, varılmaz uçurum diplerinde Korkunç, karanlık mağaralarda hayallerim.Derin bir kuyudan su çekercesine, Zamandan ve mesafelerden seni çekiyor ellerim.Sen her zaman olduğun gibi Yine o en güzel, en değerli... Benimse ellerim sımsıcak, Dudaklarım nemli, Özlediğim her şeyimle kopup en yüksek tepelerden bir çığ gibi sana geliyorum.Sonra dağlar çöküyor ansızın, Ağaçlar devriliyor, Evler yıkılıyor, Altında kalıyorum... Kırık bir heykel, Parçasını arıyor her gece. Bir şarkı notasını... Bir tablo renklerini... Ağaç yapraklarını... Vazo çiçeklerini... Ve bir adam, Her gece yollara düşüp, Yana yakıla seni arıyor... Mağrur gözleri ıslak, İlk defa ağlıyor bu adam, 'Gel ' diye, İlk defa yalvarıyor... Ben her gece, Gözlerim tavanda bir noktaya dikilmiş, Seni düşünüyorum. Ve sen o saatlerde, Benim görmediğim rüyaları görüyorsun. Bir böcek giriyor kafatasıma... Her gece sen, Bir cinnet gibi, Kanıma yürüyorsun... |
Kalk Uyuma Kalk uyuma sıçrıyor duygularım bak ne yazacağım yağmur bahara çarpıyor yağmuru yazacağım tut elimi titrek yıldızlar gözükmüyor çaresiz kalmış güneş bulutların arasında kalk uyuma sokul bana bahar olsun yüreğim erisin bedenim tükensin bitsin çaresizliğim deli desinler bana yağmur bitse de kalk uyuma güneş kurutamasın yansımasında ıslaklığımı toprak kokusu saçlarında burcu burcu kalk uyuma sarmaşıklara inat kollarım bedeninde dolansın kalk uyuma kış batarken bahar bizi kıskansın günahı neydi sevginin uyandırılmak mı kalk uyuma sevmeyi öğrenmeden mi uyuyacaksın umutların rüyasında mısın kalk uyuma otur karşıma zamanıdır yaramazlık yapmanın. |
Seninle paylaşmak uykularda en büyük günahlari Seninle uyanmak nice çılgın gecelerden sonra Alır götürür beni kokun uzaklara en uzaklara Ağzın dudaklarımda ıslak bir güldür sabahları Tenin çekiyor beni tenin tutmuş saçlarımdan Afrikalı kölenim senin, esirinim, mecburunum Gözlerin değmese gözlerime kahrolurum Ölürüm çekersen ellerini avuçlarımdan Dönsün başım tutuşsun damarlarımda kanım Gel otur yanıbaşıma erişilmez kadınım Yum iri gözlerini, devir kirpiklerini Ser önüme bir hazine gibi güzelliklerini Sana en muhtaç olduğum su anda gel Yasamak olsan da gel, ölüm olsan da gel. |
Gitme Gitme |
Bakışların Kuytularda saklarsın bakışlarını Ve gözlerinde toplarsın bütün yıldızları Bazen bir yıldız kayar gözlerinden yüreğime Bazen karanlığa konan kus Bazen karanlıkta saklambaç oynayan çocuk olur bakışların. Tutunsam gözlerindeki yıldızlarına ve yüreğine dokunsam yanar mı ellerim. Dur kaçırma gözlerini gözlerine hasretim Bırak kâinattaki geceyi gözlerinde seyredeyim Bakışların karanlığa yuva yapan kus Bakışların karanlıkta saklambaç oynayan çocuk Bakışların sonsuzluğa açılan feza Bakışların bazen bir umut bazen bir ceza Tutunsam gözlerindeki yıldızlarına ve yüreğine dokunsam yanar mı ellerim. Dur kaçırma gözlerini gözlerine hasretim Bırak kâinattaki geceyi gözlerinde seyredeyim. Öner Polat |
Marmara Geceleri Solgun parıltılarla Marmara'ya dair Serpildiği geceler, suların billûr Müsikîsi dağılır tenhâ sâhile. Hıçkırıklar duyulur uzaktan bile. Vücüduna beyaz bir maşlah bürülü, Elinde bir sararmış menekşe gülü, Gezer çamlar altında hasta bir kadın; Baş örtüsü, göğsünde bir tül kanadın Bir damla ay süzülür kirpiklerine. Haber sorar yavru bir bülbül eşinden, Bir ud sesi yükselir bir şehnişinden: Sonra bütün yalılar rüyâya dalar. Açıklarda beliren sessiz adalar. Hizasını geçerek biraz ilerde Ziyâlarla öpüşen yelkenlilerde Bu rüyânın firâri, çılgın kuşları! Ziyâların sularla der-âguşları Uzayarak bîr müddet geçer aradan. En nihayet çekilirdi ay Marmara'dan: Eser karşı ufuktan hafif bir meltem; Bahçelerde çekerken güvercinler dem, Tekrar eder sahilin şâir suları Billûr müsikisiyle bu hû hûları... |
SUSUYORUM Yüreğini baharda beklerken; Sen, rüzgarı koynuna alarak gitmiştin. Ben bir ömre sığdırmazken aşkı; Yeminlerini ıslak yağmurda kurutup Anılarımızı kibritsiz yakarak gitmiştin. Giderken söyleyemediğim , Tek bir cümle için yollara düştüm. Hep seni aradım ıssız köşelerde. Yağan yağmura kafa tutacak, Yalnızlığımı nefesimde yakacak, Cüretkâr bir yangın aradım durdum içimde... Son cümlemi söylemek için, Uçurumlara düştüm sisli gecelerde. Umutlarımı duvarlara çarpacak , Seni seven kalbimi yakacak oldum. Ama ..ateşi saklayan dağ gibi sustum. Karanlığı besleyen bir çığ gibi, Yutkundum içimde kanayan çığlıkları. Çünkü, ömür boyu susacak kadar Seviyordum seni. Rüzgar ince ince okşardı terli sırtımı. Fırtınalar ise usul usul ovardı kanayan yaramı. Sabrımı sınıyordu kanlı pusular. Belki de bu sabrım yetmeyecekti Sana kavuşmama... Pes etmedim yalnızlığına. Ve kaybolsam bir an yollarında; Tanıdık bir ayaz aradım durdum. Güneşe mevzilenmiş sabahın koynunda. Dizlerimin feri kalmadı karanlıklarında. Tükettim yollarında çocuksu düşlerimi. Son nefesimde söylüyorum artık. Sana ıslanmış birkaç cümleyi..... Gökkuşağında yaşamak için, İliklerine kadar ıslanmak gerekirmiş. Seni yaşamak, Her nefesine ölümü sığdırıp İki gülüşünle hayata bakabilmekmiş... Ve şimdi ben, ömür boyu susuyorum |
Duyguların Resmi Şiir, geceyi ve heceyi, Resim, gündüzü ve yaldızı sever. Gündüz gecesiz olmaz, Hece yaldızsız. Geceden gündüzden bir resim yapmak istersen, Heceyi, geceyi, gündüzü, yaldızı karıştır. Koy palete. Zaman denen fırçayı al eline Sür gökyüzüne. İşte sana duygularla, renklerin resmi. |
HEP HAYALİMDESİN Gökyüzünden yıldız yıldız yağan beyaz karda Gözyaşlarımdasın nefesimin buharında Kederimde,heyecanda,yazdığım satırda Hep hayalimde ve hep gönlümde durursun ya. Aklım durur canlanır anılar gözlerimde Düşünceler sabırsız bekleşmekte sırada Umutlarım yağmur gibi düşerken toprağa Hep hayalimde ve hep gönlümde durursun ya. Bir yanımı sevinç bekler bir yanımı keder Ruhum bunalmış,mahkumlar gibi isyan eder Güneş bile utanmışta bulutlara girer Hep hayalimde ve hep gönlümde durursun ya. İsmail Arslan |
YAĞMUR VE GÖZYAŞLARIM bir kıvılcım oldum avuçlarında ben yandım söndürdüler ben yandım söndürdüler... ürkek bir bülbül oldum avuçlarında canlandım öldürdüler canlandım öldürdüler... yandım ve kül oldum avuçlarında kül oldum da savruldum saçlarında çaresiz geçen hasret akşamlarında ben ağladım, güldüler ben ağladım, güldüler... şimdi yalnız kaldım bu isimsiz sevdada seni görmek yetmiyor ki rüyada bir sen vardın şu yalan dünyada seni bana çok gördüler seni bana çok gördüler... Mirza Said |
| Saat: 08:15 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık