![]() |
Gittin Işte Akşam hüzünü yağıyor yüreğime Gönülden akıyor ayrılık Sensizlikte demleniyor sevdam Sen gidiyorsun ardına bakmadan... /Gittin gittin işte/ Sessizce gittin Paslı bir hançer saplandı ta şurama Batıyor hafiften, acıtıyor içimi Kaçar gibiydin, usulca kayboldun Geçtiğin her yer sessiz, Her’siz kaldım... Issız sokaklarda yürüdüm Eşsiz kaldım... Konuşamadım kimselerle Dilsiz kaldım... Elimde değil ... Gittin de yaban ellere aktın Sevda nehrim... Susuz kaldım sensiz buralarda Yıkıldı hayallerim... Ümit’siz kaldım yalan dünya da İçimde batan güneş doğmadı artık Işıksız kaldım güneşsiz dünyamda Elimde değil... Tutamadım, elimden kayıp gittin Sonsuzluklarımı sildin de gittin Dönmeyeceğini bile bile bekledim Vazgeçmedim... Sensizdim, dipsizdim, sualsizdim Elimde değil... Yorgun bir ses çınlıyor içimde Duyamaz oldum... Sen gideli gülmedi yüzüm Basit bir tebessüme muhtaç oldum Elimde değil... Böyle gitmemeliydin Ve böyle bitmemeliydi deli sevdamız Bu ayrılığa dayanır mı yürek? Sevemedim ayrılığını Alışamadım gidişine Elimde değil... /Artık kimsesiz yalnızlığın esaretinde Sessiz haykırışlarım hakim yüreğimde/ Elimde değil ... /Gittin gittin işte/ Bülent Kaya |
Anlarsın Zindanlar gökyüzüne yükseldiğinde, Yıldızlar yeryüzüne çakıldığında, Ateş donup, su yandığında, Rüzgar daralıp, gevşeyip, uzadığında, Hayaller hayal olduğunda, Gerçekler yalan, doğrular yanlış, Ben sen, sen de ben olduğunda, O zaman sen beni anlarsın yok olduğunda. Kaan Konyalıoğlu |
Peki Ne Zaman? Bekleyenlerin en belirgin sorusu Yalnızlığın bir tutam korkusu Kavuşmanın mutluluğu Peki ne zaman? Hayat acımasız Geçmez böyle yarsız Zaman böyle tarafsız Peki ne zaman? Dert başımdan aşkın Benim derdim senin aşkın Dermanım olurmusun aşkım Peki ne zaman? Selman Şancı |
Ben Hiç... Ben hiç türkü söylemedim ki Özgürlük türküsü Barışı tanımadım ki hiç Uçurmadım ki gönlümdeki güvercini Sevinç çığlıklarını atmadım ki gökyüzüne Ben hiç ben olmadım ki Çünkü ben türkü bilmem Barışı tanımam,güvercin uçurmam Çünkü onlar benimledir,içimde Korkarım, onları çıkaramam alıntı |
Sensizliğin Kurali bir yol var önümde, bulamıyorum sensizliğe hiç mi hiç dayanamıyorum sensin kalbim, yüreğim vede nefesim sensiz nefes bile alamıyorum bir tek sen varsın bu server-i cihanda arıyorum ama bulamıyorum mecnuna döndüm aşkınla yana yana senin güzelliğine doyamıyorum senin yokluğun acı veriyor bana kabuk bağlamıyor bu kanlı yara eger, eger olmazsan bana yare halimi bile düşünmek, İSTEMİYORUM Samed Üzel |
Kırılan Kanadım Daha gençtik daha hayat doluyduk umut yüklüydük Yapacaklarımız yaptıklarımıza şahit birlikte güldük Hiç yalnız gezmedik birlikte el ele tutuşarak yürüdük Kanatlanıp uçtuk gökyüzünde birbirimizi kaybettik Sen gidince uçamadım bir daha göremedim ben seni Yerde aradım acaba düştü mü ki? Toprağa ben gibi Yoktun alışamadım yokluğuna oldum deliler gibi Kırılan kanadım sendin,sende yoktun güçtü onun tamiri alıntı |
Ve Ben Mum.... onun gülüşü; günaydınlı sabahın yansıması, bahar dalında ki ayva çiçeği, sedef kaseler içinde sunulan ab-ı hayattı... onun bakışı; ateşler üstüne yağan kar, yeşil tepeler ardından doğan güneş, mermer kaldırımlara vuran kızıl gölgeydi.... onun duruşu; haşmetiye aşıkları çağıran çınar, taze dalların ucundaki kan portakalı, şahlanmış küheylanların yeleleriydi..... onun sesi; bir kadeh rakı kadar başdöndürücü, içimde figan olup giden bir şarkı, cümle kuşların çılgınca ötüşleriydi.... onun dokunuşu; topuk uçlarından cımbızla koparılan diken, güney rüzgarı gibi kaygan ve ılık, siyah bir kadife üzerine nakşedilen ölüm kadar ürperticiydi... ve ben tarifsiz, seni her hissedişimde gümüş şamdanda, yanmak için çırpınan, alevli gözlerini bekleyen, kaskatı bir MUM...... Nebile Aydın |
Yıkık Hayeller Ne kadar çırpınsamda Unutamıyorum seni Öyle bir almışsın ki bu kalbimi Geri alamıyorum Kilit vurmuşsun sanki Kimseyi sevemiyorum Sabahları seher vaktine kadar uyumuyorum Resmini öpmeden yatmıyorum Gözlerine baktıkça daha çok baglanıp Dahada yazıyorum seni yüreğime Hayelle düşler istekler bitmedi..tükenmedi Ama bu bekleyiş beni tüketti Sensizlige dayanmadı Aradan günler haftalar geçti Ve senden geriyi kalan tek şey 'Yıkık hayeller oldu' Betül Kara |
Kelebek kadar ömrün olsa da yine sev… Sev… Severek güzeldir yaşamak be... Biraz ağlarsın… Yüreğin de sızım, sızım sızılar ama… Biraz da deliler gibi gezersin maviliklerin kıyısında… Delirmiş derler... Desinler... Seven akıllımıdır sence... Şiirler yazarsın gece gündüz sevgiline... Yüreğin yanar alevler içinde... Seven, sevgi yüreğinle gitsen daha iyi değil mi be? ? Sevdalı güzel yürek... Hem,böyle bir insanı nerde bulacak ki bu karatoprak... Anladın mı aşık... Sev be... Sev işte... Ha bir ömür uzunca yüz'ünde… Ha bir saniye... Sev sen, sev yine de... Ömrün kelebek gibi bir saniye olsa bile... Sev… Sev sen… Boşver… nayil kabak |
Sen İstanbul Sen, Herşey Senin Yüzünden .. İstanbul... İstanbul, Vazgeçilmiyor senden, İstanbul... Aklım hep sende kalıyor , uzaklaşınca, Ve aklıma bir sürü sorular takılıyor ardı ardına Acaba beni özlüyor mu? şimdi ne yapıyor ? Sorular bitmiyor ki kafamda Yol uzayınca.. "Kaç Aşk a dönüpte ağladın, Kaç Can ı tam yerinden bıçakladın! Söylesen, kaç serseriye kucak açtın Kaç sevdalı gördünde yıkıldın ! Ve kaç geceye kimbilir Kaç uykuya Kaç kere Kan doğradın!!! " Sen İstanbul sen, Kaç ocağı söndürdün Bir bilebilsem.. Ne yiğitler geçip gitti duramadı Ne soylar barındı tutunamadı.. Vayyy beee, Ne duvarlara çarptık seninle kafaları Halimiz yaman, off ! Dumann duman.. Hemde zil zurna -ki düşün işte bizi o arada. Gülüp geçiyoruz bazen konuşunca ama.. Ah İstanbul ahh ..! Kaç şafak vaktinde beraber karşıladık günü Ortaköy den izledik, geçen bütün gemileri Emirgan da kaçamak koparmadık mı o gülleri? Gizlice yapmadık mı seninle sevişmelerimizi Yeri geldi, Yıkıp dökmek istedik sinirimizden köprüleri ! Sen yokmusun sen, Koyupta gidilmiyor ki işte öyle kolay, Herşey, Herşey senin yüzünden.. Fetihye Çivi |
| Saat: 18:08 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık