![]() |
ÖĞRENEMEZSİN Bir gün unutursun derlerse sana, Unuturum diye sakın aldanma; Yüreğin hasrete alışır ama, Unutmayı asla öğrenemezsin. Unutmak olsa da gönül niyeti, Anılarla dolar sevda sepeti; Öğrenirsin belki her meziyeti; Unutmayı asla öğrenemezsin. Bir bakışla yeniden başlar sancısı, Kapandı dediğin gönül yarası; Akarken gözünden son hatırası; Unutmayı asla öğrenemezsin. |
seni seviyorum… SeNi SeViYoRuM... SENİ SEVİYORUM... masamda ki kum saati seni hatırlatıyor düşen her kum tanesi yokluğunda döktüğüm gözyaşımda olsa gökyüzünden kayan her yıldızı ellerimle tutuyorum yeter ki senin dileklerin kabul olsun ve mutlu ol diye sen mutluysan bende mutluyum üzüm gözlüm yıldızları sevdiğim gibi… seni seviyorum… SeNi SeViYoRuM... SENİ SEVİYORUM bir telaş sardı yüreğimi oyun oynamayı seven çocuklar misali kendi ellerimle sana kağıttan gemiler yapıyorum adını “aşk gemisi” koydum gözbebeklerinde yüzdürüyorum kahverengi gözlerinde hayatı mavi görmeyi seviyorum maviyi sevdiğim gibi… seni seviyorum… SeNi SeViYoRuM... SENİ SEVİYORUM her yağmur yağdığında kendimi bu şehrin sokaklarına atıyorum şemsiyemi asla almam yanıma her gün ıslanan sokak çocuklarına havam olmasın diye onların şemsiyesi benim ellerimdir… yeter ki onların saç telleri ıslanmasın, çocuk gülüşleri solmasın… onların gözlerine bakınca gülüşün gelir aklıma yüreğinin altında aşk’tan sırılsıklam olmak en güzel duygu yağmurları sevdiğim gibi… seni seviyorum… SeNi SeViYoRuM... SENİ SEVİYORUM çocukluğumda; bir tepeye çıkıp uçurtma uçurtmayı çok severdim uçurtmamın ipini asla uzun bırakmazdım gökyüzünde tellere takılmasın diye uçsun ama yakınımda uçsun yeterdi bana sen benim çocukluğumda ki uçurtmam gibisin yüreğimin tepesine oturttum seni istediğin yerde ol ama yüreğimden uzaklaşma uçurtmaları sevdiğim gibi… seni seviyorum… SeNi SeViYoRuM... SENİ SEVİYORUM yedi tepeli İstanbul daha bir güzel seni gördüğüm zaman… bir tepesinde değil her tepesinde sen varsın o yüzden daha çok seviyorum İstanbul’u denizi daha mavi, yeşili daha yeşil seni özlediğim zaman… İstanbul’u sevdiğim gibi… seni seviyorum… SeNi SeViYoRuM... SENİ SEVİYORUM |
BEN AĞLARKEN Adam boyu umutlar ölüyor. Yangın misali yakarken sevda Yol boy ardından Bir kınalı ceylan ağlıyor. Dağlar ki çöle dönerdi; Bir umut can verirken, Bir yar giderken, Bir yiğit kaldırımlara toz gibi çökerken, Dağlar ki çöle dönerdi; Hüzünlenmek hakkı olsa idi. Busükut bir ok gibi bağrıma vuruyor Yıkımlardayım görmüyormusun? İsyanlardayım duymuyormusun ? Dağ mısın,taş mısın demeyeceğim sana Dağlar ki çöle dönerdi; Hüzünlenmek hakkı olsa idi, Ben ağlarken…. |
Her günün bitiminde bir şeyler öğreniyorsan, ömrün sana vazgeçilmez dostlar kazandırıyorsa, sabaha gülerek açabiliyorsan gözlerini, büyüdüğüne üzülme ! Mutlak göçe bir adım daha yaklaşmışsın. Olsun, ne önemi var? Geride kalacaklara baktıklarında gülümseyebilecekleri, seni sevgiyle yad edebilecekleri bir eser bırakabilmişsen ve yüzündeki gülüşü doyasıya yaşayabilmişsen, büyüdüğüne üzülme! Bırak, günler sende iz bıraksın. Bırak, büyüdüğünde çizgilerin ve akların artsın. Yeter ki; yarının dünü aratmasın... |
O Gün Bir gün o an gelir Bir yıl sonra belki O gün o an gelir Bir yıl sonra o ki Bana gelir O gün öyle ki Fırtına koparken gelir Bir daha bırakmaz beni belki O an o gün ki |
Yine en başına döndüm hayatın.. sen girdikten sonra yaşantıma.. Cekmeceye sakladığım sevdaya dair tüm kelimeleri yeniden cıkardım.. Senin daha haberin yok bunlardan ama.. Ben umutlarımı yeniden kazandım... Gerceklerle hayallerin karıştığı bir ortamda kaldım.. Tüm cicekler yeniden acmıstı.. Günes en güzel güne dogmustu sanki.. Cocuklar ellerinde sevdalar üzerime dogru kosuyorlardı.. Yüreklerindeki umutları bana taşıyorlardı.. Kader artık banada güler diye düsünüyordum hep.. Hic bir seyin ve hic kimsenin beni aglatmaya gücü yetmezdi artık.. Sensizlikle yaşamıştım bu zamana kadar.. Sensizlik bile beni yalnız bırakmıstı seninle birlikte olalım diye... Ama sende sevdaya dair hala hic bir tavır yoktu.. Önceleri yeni gelmisliginin heyecanı diye düsündüm.. Zamanla korkuyo dönüyordu endiselerim.. Yoksa sorusu geldikce aklıma... kalbime bir korku saplanıyordu.. Göz yaslarım zorluyorlardı.. tıkılıp kaldıkları yerden cıkmak icin.. Sevdayla carpan yüregim.. bazen tekliyordu.. Neden diye sordugumda kendime.. Bir cevap bulamıyordum.. Bir baskasının yanında gördügüm zaman gelebildim ancak kendime.. Sen yine aynı sendin.. Aradan gecen yıllara ragmen degismemistin.. Yine beni terk edip gitmistin.. Bu sefer yıkılmamak icin söz versemde kendime.. Tutamadım sözümü gülüm.. Sevdaya dair tüm kelimeleri cekmeceye kaldırmaya karar verdim tekrar.. Cekmeceyi actığımda anlamıstım herseyi.. Orda hala sevdaya dair birseyler vardı.. Ben senin bana döndügünü sandığımda.. Yeniden umutlarıma kavustugumda.. Sevdaya dair hersey yüregime doldugunda bile.. Ask hala cekmecede kalmıstı... |
O Benim İşte Simsiyah gözlerle süzdü süzeli, Bir hülyaya dalmış... O benim işte. Ahu gözlü bir güzeller-güzeli, Kalbini mi çalmış? O benim işte. Şerbet gibi sunmuş, zehir tasını. Bir ömür çektirmiş, bitmez yasını, Buğulu gözlerle ilk sevdasını; Bir gönüle salmış... O benim işte. Diyar-diyar gezmiş, varmış her yere. Son bir defa görüp, aşkına ere. Sönen umutlarla belki Bin kere; Kader ''-Ah! ''ı almış... O benim işte. Taht kurmuş kalbime, gönlüme sultan. Hasretinle yanmış-yıkılmış Dört yan! Bir Şiir yazılmış: ''-Sevgiye Destan.'' Efsane... Masalmış, O benim işte. Başı göklerdeyken, düşmüş birisi, Ufkunu kaplamış bir sevda sisi, Hüzün deryasının, Hasret Gemisi... Son yolcusu kalmış: O benim işte... |
Al Götür Beni Ey sabah meltemi al götür beni kızıl ufuklara Al götür beni yalnızlıklara Gözlerinin esiri olduğum o güzele, Gönül sultanına, nazlı ceylana, canıma Al götür beni. Ey şimalyıldızı; al götür beni parlak yıldızlara Al götür beni sevdalara, sevdalılara, Tarihin şahidlik ettiği o sonsuz aşklara Güneşin batmadığı tertemiz dünyalara Al götür beni. Ey sahile vuran dalga; al götür beni uzaklara Al götür beni el değmemiş diyarlara Güzeller güzelinin bulunduğu topraklara Sevda türkülerinin yakıldığı kıtalara Al götür beni. Ey yaşayan tarih; al götür beni yaşanmış o anlara, Al götür beni özlemle andığım zamanlara Bir zamanlar yaşanmış olan hülyalara Yüreğimde sakladığım o tertemiz sevdaya Al götür beni. |
İyi ki geldin Yaşam kolaylaştı sanki Günler daha aydınlık Geceler daha sıcak gibi Kalabalıklardan kaçmıyorum artık İnsanlar hep gülüyor Ayrılanlar kavuşuyor sanki Hasret, hüzün silindi yüzlerden Yağmur, sadece ıslatmıyor artık Ağaçtan düşen yaprak Kirletmiyor sadece sokakları Beni çekilmez eden Beni huysuz eden Beni mutsuz eden Her şey gitti sanki Yok oldu bitti sanki Seni düşünmek En güzel hayal En güzel rüya oldu Ne kadar güzelmişsin sen Bütün çirkinlikleri örttün Ne kadar çokmuşsun Sen her yerde varsın Sürekli çekiyorum içime Hiç bitmiyorsun sen Damarlarımdaki akmayan Kandın sen İyi ki geldin Bendeki olmayan Bendin sen İyi ki geldin Seninle yeniden doğdum ben |
Rüzgar Gülü önümden çekilirsen İstanbul görünecek nerede olduğumu bileceğim sisler utanacak, eğilecek ağzının ucundan öpeceğim saçına kalbimi takacağım avcunda bir şiir büyüyecek nerede olduğumu bileceğim bu çıplak geceler yok mu bu plak böyle ağlamıyor mu camları kırmak işten değil delirecek miyim neyim kirpiklerimden mısra dökülüyor kenya'da simsiyah yalnızım yoksul bir şilepte gemiciyim malezya'da yük bekliyorum önümden çekilirsen , İstanbul görünecek nerede olduğumu bileceğim gözlerini söndürme muhtacım ben senin aydınlığına muhtacım yepyeni bir ilkbahar harcayıp bir yaz boğup, bir sonbahar harcayıp rüzgar gülünü arayacağım oran'da pernanbouc'ta timbuktu'da vinçler yine akşamları indirecekler yine karanlığa bulaşacağım gözlerin rüzgarda savrulacak ikimiz iki sap buğday olsak sen benim olsan, ben senin olsam bir gece vakti aklına gelsem uykunu tutsam bırakmasam seni kucaklasam, kucaklasam birbirimizin kalbini dinlesek dünyanın kalbini dinlesek büyük ateşler yaksalar iki güvercin uçursalar nerede olduğumuzu bilsek... Atilla İlhan |
| Saat: 04:36 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık