![]() |
Bir “Merhaba” deyişindeydi büyü… Bir bakışındı yürek surlarımı fetheden… Zamanın herhangi bir yerinde; Her geçen saniyeydi sensiz Beni yavaş yavaş, İçten içe kemiren… Bu yürek acısı, Bu kalp yangını nasıl bitirmiyordu beni; Bilmiyorum… Hiçbir zaman da bilen olamadım zaten! Bakışlarımı diretiyordum, Sensiz karanlıklarda… İnsanlar anlamıyordu beni; Bu kadar uzun, Bu kadar tepkisiz nasıl kalabildiğimi… Onlar anlamıyordu beni… Ben tüm varlıkları, Tüm Dünya’yı sığdırmıştım yüreğime de… Bir seni sığdıramadım; Bilemiyorlar… Hayatıma anlam veren mucizem… Gel ben sana bu sevdayı Birlikte yaşayalım diyemem… Ancak bu sevdayı yaşa demek gelir elimden… Ya da; Çekip gitmek bu şehirden… Sen ulaşılmazımdın; Ulaşılmazımsın… Yüreğin yüce dağlar ardında; Benimse derman yok artık bacaklarımda. Yakala desen de; Koşamam ki, yetişemem ki… Bir damla da olsa umut yok çünkü Sen uLaşılmazımsın... |
Bir şiir yazacağım doğum günüme, Tam 1 yıl öncesine sitem atacak.. Öyle ağır olacak ki sözü; Bu yıl, o gün ya yağmur yağacak, Ya da güneş doğmaya utanacak!.. Mavi bir kâğıda yazacağım, mavi kaplığa saracağım, Kendime hediye edip, okuyup ağlayacağım.. Bir şiir vereceğim doğum günümde kendime, Hislerimin o gün doğup, aynı gün öldüğünü anlatan, Her 1 yaş geçtiğinde, bana o yılı hatırlatan.. Bir şiir.. 26 Mayıslara ad takan.. Ben öleli 1 yıl olmuş; aylar, haftalar utanır!.. Her 26 Mayıs günü açacak çiçek, Büyüyecek çim, doğacak güneş, Buluşacak sevgililer utanır!.. |
VAZGEÇTİM ARTIK Bugün senden vazgeçtim artık Sevmelerden de vazgeçtim Boşaymış onca dökülen yaşlar Hani sen giderken oturup çocuklar gibi ağlamıştım ya bende Herkes teselli etmeye çalışmıştı beni İşte o yaşlar boşaymış Keşke boşa giden o yaşlar olsa sadece Senin için vazgeçtiklerim Ve senin için ölmeyi düşündüğüm İmkansızlıları yendiğim o günler Boşaymış Bunların üstüne birde senin için çektiğim acıları Umutla geçen,hasretle beklediğim o günleri, Eklersek işte, işte o zaman Benim için değerini anlarsın Ama boşaymış uykusuz seni öylesine düşünmek Ama boşaymış acılar,beklemeler Zaten giderken belliydi Hayatın seni benden alacığı Ben önceden bunları almıştım göze Önce bakışlarındaki sıcaklığı Sonra tavrın En sonunda da bana olan sevgin bitip tükendi Herhalde Sevmelerden vaz geçtim Senden de vaz geçtim artık Yorgun düştüm bu sevgiye Ne yapalım her şeyin bir sonu olurmuş Aşkın, sevginin de Artık gözlerime mil çekiyorum Düşüncelerime de Tıpkı senin ismimin üzerine çektiğin gibi Artık seni düşünmeyeceğim yemin ettim artık yoksun hayatımda şimdi senden bana kalan sonunu getiremediğim,sabahı bulamadığım acıların gecelerde. Sonunu bilmediğim katran gecelere doğru Gidiyorum Bu dizeleri okurken belki Gözyaşlarını tutamicaksın Beklide gülüp geçeceksin Beklide ben bu dünyadan çoktan gitmiş olacağım Yanımda ol isterdim ama çok geç artık yoksun Elveda hiçbir zaman diyemediğim Demeye çalışırken nefesimin düğümlendiği Ellerin olduğu, hiçbir zaman benim olmayan sevgilim elveda Cennette buluşuruz belki canına yandığım Sevgilim elveda Allah günahlarımızı affetsin |
Kuşların kanatlarına bağladım umutlarımı, Yükselsin diye bulutlara. Vurmayın ne olur, Ellerimle toplayıp darıları Yemledim onları. Islanmasınlar, üşümesinler diye Payanda oldum, göğüsledim, Yaşı, yağmuru ve rüzgarları. Dilekler tutup, bez bağladım ağaçlara, İnandım tüm falcılara Ve, üç vakit bekledim, Açık bırakarak gönlümü tüm muştulara. Hasretim özlemlerimeydi. Önce ağaçları kestiler Sonra da falcıları. Yükselen umutlarım şimdi yerlerde yatık, Her şey bitti İsterseniz kuşları da vurun artık… |
boğazı bir başka Gören düşer aşka İnsanları bir başka Ey istanbul, ey istanbul Haydar paşa'dan kalkar tren Gemiler öttürür siren Bu güzelliği Tanrıdır veren Ey istanbul, ey istanbul Adı çıkmış beyoğlunun Bunları yazan, ben kulunun Gözdesisin sen Ey istanbul, ey istanbul Kadıköyü, üsküdarı Zengini, hem fukarası Yetmiş iki millet burası Ey istanbul, ey istanbul Beyazıtı, aksarayı Konağı, kevransarayı Gece sanki, fener alayı Ey istanbul, ey istanbul Babıali yokuşu Göztepesi, feneryolu Kötülüklerin, her bir yolu Ey istanbul, ey istanbul Fatih yaptırmış hisarı Yedikule zindanları Hanları, hamamları Ey istanbul, ey istanbul Güzel heybeli adası Güzellerin çoktur edası Bilen sürer, sefasını Ey istanbul, ey istanbul Ayasofya, selimiye Tanrıdan bize hediye İnsanları çoktur niye Ey istanbul, ey istanbul Kilyosu, kumburgazı Sulukule çalar defi, sazı Çekilmez kızların nazı Ey istanbul, ey istanbul Emirganı, yıldız parkı Yeşil anadolu kavağı Gezilecek yer rumeli kavağı Ey istanbul, ey istanbul Görürsün var kiliseler Yapılsın hep abideler İnsandır hep faniler Ey istanbul, ey istanbul Işıl, ışıl galata kulesi Bitmez bu şehrin hilesi Bitsin artık halkın çilesi Ey istanbul, ey istanbul Kumkapıda balıkçılar Kol kola gezer aşıklar Gece çok güzeldir ışıklar Ey istanbul, ey istanbul Boğazdadır kız kulesi İnsanın çok çilesi Dolmaz halkın filesi Ey istanbul, ey istanbul Beşiktaşı, tophanesi Eyüp sultan türbesi Padişahlar manzumesi Ey istanbul, ey istanbul Bakırköyü, topkapısı Binaları kul yapısı Yok çoğunun tapusu Ey istanbul, ey istanbul Kasımpaşa, şişanesi Şehrin çoktur birahanesi Bu serdarın bir nağmesi Ey istanbul, ey istanbul |
http://img88.imageshack.us/img88/2091/golgegibiiiyp1.jpg Bir gölge gibi geçtin gittin gözlerimin önünden Dokunmak istedim Duvarların soğukluğunu anladı ellerim Parmaklarımın ucundan kalbime kadar titredim Üşüdüm üşüdüm üşüdüm Bir hayal gibi geçtin gittin Avuçlarımın arasından Sis perdeleri içinde, Rüyalarıma dokunup durdun Ve ben bir daha uyanmak istemedim Bir anı gibi geçtin gittin hayatımdan Tutamadım Yakalayamadım Yaşayamadım seni En umulmadık zamanda girip En özlenesi anında çıktın hayatımdan Göz açıp kapayıncaya kadar Ama bir ömür boyu hatırlanacak kadar çoktun sen Ve hiç benim olmayacak kadar yoktun sen....... |
AH GÜZEL İSTANBUL AH... İstanbul gençliğimdeki İstanbul değil... İstanbul'u dinlerdi Orhan Veli gözleri kapalı... Ben de İstanbul'u dinledim Ama gözlerim faltaşı gibi açık Dört bir yanda kapkaççıları var Olmalıyım uyanık. İstanbul'u dinledim Dinleyip de inim inim inledim... İstanbul'un ortası sinema değil artık O,o zamanlarmış meğer, Şimdi İstanbul'un ortasında gökdelenler Ayağı yerde,başı göğe erer Belki de göğü bile deler de geçer... Bulundu Ozon'u delen fâiller... Ayasofya,Sultan Ahmet,Süleymaniye Ve diğer câmiler ve de minareler, Galata,Beyazıt Kuleleri, Hisarlar ve daha nice kusursuz yükselenler Kurtuldu suçluluktan Hepsi mâsum şimdi hepsi... Gerçek suçlu gökdelenlerle doluyor Yedi Tepesi... Nerde? Hani? İstanbul'un taşı-toprağı altın? Sonu bu mu olacaktı medeniyetteki saltanatın? Orhan Veli garipliğini isterdi annesi duymasın. Oysa ben çaresizliğimi,yoksulluğumu Değil anneme Cümle âleme Duyurmak,anlatmak istiyorum Duyuramıyorum,anlatamıyorum... Benim gençliğimde Beyoğlu'nda gezer Güzelleri,gözleri süzer, Paraları ezer... Şimdi de Beyoğlu'nda Pejmürde,sefil gezer Elinde ekmek arası kokoreç yer Karınca ezmez,insan ezer... Benim gençliğimde Boğaz'da Balıkçı salt misina olta ile balık tutardı O misina yarık yarık parmaklarını yarardı Zira evde ekmek bekleyenleri vardı... İşi bittiğinde kimi gün üzgün kimi gün neş'eyle Oltasını sarardı... Şimdi Boğaz'ın iki yakasında Amatör motorlu kamışlar Zevk için umudun peşinden Suya dalar dalar çıkar. Bir kemer yetmedi Takıldı güzelin incecik beline ikinci kemer 'Boğaziçi' ve 'Fatih' isimli köprüler... Dünyası,kimyası farklı iki yakası Yine de bir araya gelemediler... Boğaz'dan akan su dün ve bu gün aynı akar Gece eğlencelerinde safahat ayyuka çıkar... İstanbul, ah güzel İstanbul! Gönlünce yaşanacak şehir Olsun da yine İstanbul olsun... Yapaylarıyla çirkin, Varoşlarıyla yoksul... Yine de doğasıyla,doğalıyla güzel Yine de Haliç'iyle,Boğaz'ıyla güzel... Eh! varsın bu kadarcık da kusuru olsun... |
HiC KaLBiN AGRIDI MI SeBePSiZCe *~. Hiç kalbin ağrıdı mı sebepsizce, Hiç için titredi mi sıcak yaz geceleri, Dolunaya baktığında hissettin mi hiç Yapayalnız derin bir karanlıkta olduğunu, Ve acı bir şekilde farkına vardın mı, Kalabalık içinde sessizce dolaştığını& Düşündüğün şeyi bilmeden uzaklara takılır gözlerin; Ellerin bilmediğin elleri tutar sanki, Tuttuğun el sana huzur verir de; Sen o huzurla bir türlü rahatlayamazsın& Boğazında kelimeler düğümlenir, yutkunursun; Bakışların buğulanır, gözlerini kısarsın, Tek damla düşmesin diye çabalarsın; Bilirsin ilk düşen damla habercisidir; sağanakların, Bilirsin sağanakların ardından körelir; duyguların, Bilirsin ki içindeki yangınlar büyür sağanaklarda& Sen bilirsin ama kalbin bilmez bunları, Yaşadıkça yaşar sevdalar kalbinde, Büyüdükçe büyür kalbin, her sevdayı saklar içinde, Gün gelir sığmaz olur kalbin göğsüne, Taşıyamaz olur bedenini, artık yorulur& Duyguların ağır gelir; ezilirsin Bir gün açıklanmamış duygularınla köşende, Teslim olursun ölüme, Sessizce& |
Korkmuyorum Seni Sevmekten.. Kaçmaya çalıştığın gerçek, Birgün karşına çıkacak. Ve işte o gün Kaçacak yerin olmayacak. Ben senin varlığını seviyorum, Yokluğunu seviyorum Sana ulaşamadığım dakikalarda. Seni duymayı Seni özlemeyi Hiç görmesem bile seninle olmayı seviyorum. Hiç korkmuyorum seni sevmekten. Senin gülüşünü seviyorum. Her bana bakışında Gözlerinede okuduğum o duyguyu Gözlerindeki gözlerimi seviyorum. Gönlünü seviyorum Özünü seviyorum senin Dudaklarındaki sözlerimi seviyorum Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben sendeki o sıcaklığı Sana olan uzaklığı seviyorum. Yanaklarından akan göz yaşlarını En çok, dağınık olduğunda saçlarını Beni arayan ellerini seviyorum. Yalnızlığımı seviyorum sebebi sensen Ayrılığını seviyorum, En çok yalnız kaldığımda Beni bulan gönlünü seviyorum. Ben en çok senin bana olan Sevgini seviyorum. İçimden haykırmak geliyor. Dünyaya sığdıramadığım seni Kalbime sığdırmak geliyor. Ağlamak geliyor seni görmezsem Özlemek geçiyor içimden seni Sevmek geçiyor. İçimden sana doğru giden Bin bir türlü yol geçiyor. İçimden sen mutlu olacaksan Ölmek bile geçiyor gülüm. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben yalnızca seni seviyorum, Ne o muhteşem güzelliğin Ne kalbimdeki özelliğin Ne de sevdiğim için değil, Seni yalnızca sen olduğun için, Ruhun için Kalbin için Aklın ve sevgin için seviyorum seni. Ben seni en çok kendim için seviyorum Belki de ilk defa bencil oluşumu Sana borçlu olduğum için. Seni her şey için seviyorum. Ve sahip olmadığım Hiçbir şey için. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Her dakika seninle olmayı seviyorum. Gözlerimi her açtığımda Aklıma gelişini seviyorum. Her gece uyumadan önce Seni sevdiğim aklıma gelince Sensiz uyumayı bile seviyorum Uyumadan önce seni düşününce. Ben seni en çok Umutsuzluğumda beni bulduğun için seviyorum. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben seni bu şehirde olduğun için değil Benimle aynı toprağa ayak bastığın için Benimle aynı gökyüzünü paylaştığın için seviyorum. Geceleri benim yüzüme vuran ay ışığı Senin de gözlerine vurduğu için seviyorum. Benim kemiklerimi ısıtan yaz güneşi Sana da sıcaklık veriyor diye seviyorum seni. Beş bin yaşındaki bu dünyada Benimle aynı zamanı paylaştığın için seviyorum. Ben seni benimle yaşadığın için Benden hiç gitmediğin için seviyorum Beni hiç terketmediğin için. Ellerini seviyorum tanrıya açıldığında Kalbini seviyorum kapıları açıldığında Ve gözlerini seviyorum Her karşımda kapanıp açıldığında. Bana baktığında İçimde yakaladığın coşkumu seviyorum, Her bana baktığında Seni sevdiğimi hatırlamayı seviyorum. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Her kibrit çaktığımda Alevin içinde seni görmeyi seviyorum. Her sigara yaktığımda Dumanın şeklinde seni görmeyi seviyorum. Her bana baktığında O kadar çok seviyorum ki seni sevmeyi Yalnızca sen olduğun için hayatımda Kendimi bile seviyorum Sen olunca aklımda. Kalbimi seviyorum seni seviyor diye Gözlerimi seviyorum seni görüyor diye. Ruhumu seviyorum, seni ruhuna Bu kadar yakın diye. Varlığımı seviyorum, Sırf sana borçlu olduğum için Mutluğumu seviyorum. Gülümsememi seviyorum seni düşününce Ayakta kalışımı seviyorum sebebi sen olunca Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Ben sana olan sevgimi yazan Kalemimi seviyorum. Senin adını yazdığım kağıdı seviyorum. Sana olan sevgime benzettiğim Her sevgiyi seviyorum. Bana seni hatırlatan herşeyi Sana giden yolları seviyorum. O kadar çok seviyorum ki seni Seni kaybetmek korkusunu bile, İçinde yalnızca, sen olduğun için Sana karşı duyduğum bir duygu olduğu için Korkumun sebebinde sen olduğun için seviyorum. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Yine de korkmuyorum seni sevmekten. Seni seviyorum. |
Suskun Sus, kimseler duymasın. Duymasın ölürüm ha. Aydım yarı gecede Yeşil bir yağmur sonra... Yağıyor yeşil. En uzak, o adsız ve kimselersiz, O yitik yıldızda duyuyor musun? Bir stradivarius inler kendi kendine, Yayı, reçinesi, köprüsü yeşil. Önce bendim diyor ve sonra benim... Ölümsüz, güzel ve çetin. Ezgisidir dolaşan bütün evreni, Bilinen, bilinmeyen ıssızlıkları. Canımı, tüylerimi sarmada şimdi Kendi rüzgarıyla vurgun... Sarıyor yeşil. Rüya, bütün çektiğimiz. Rüya kahrım, rüya zindan. Nasıl da yılları buldu, Bir mısra boyu maceram... Bilmezler nasıl aradık birbirimizi, Bilmezler nasıl sevdik, İki yitik hasret, İki parça can. Çatladı yüreği çakmaktaşının, Ağıyor gök kuşaklarının serinliğinde Çağlardır boğulmuş bir su... Ağıyor yeşil. Yivlerinde yeşil güller fışkırmış, Susmuş bütün namlular... Susmuş dağ, Susmuş deniz. Dünya mışıl-mışıl, Uykular derin, Yılan su getirir yavru serçeye, Kısır kadın, maviş bir kız doğurmuş, Memeleri bereketli ve serin... Sağıyor yeşil. Aydım yarı gecede, Neron, çocuk kitaplarında çirkin bir surat, Ve Sezarsa, bir ad, yıkıntılarda. Ama hançer taşı sanki Koca Kartaca! Hani, kibrit suyu vermişlerdi üstüne Bak nasıl alıyor, yiğit, Binlerce yıl da sonra Alıyor yeşil. Vurur dağın doruğundan Atmacamın çalkara, Yalın gölgesi. Kuş vurmaz, tavşan almaz, Ama aç, azgın Köpek balıklarıydı parçaladığı Bak, Tiber saygılı, suskun. Bak nilüfer dizisi zinciri. Bunlar bukağısı, kolbağlarıdır, Cihanın ilk umudu, ilk sevgilisi, Ve ilk gerillası Spartaküs'ün. Susuyor yeşil. Sus, kimseler duymasın, Duymasın, ölürüm ha. Aymışam yarı gece, Seni bulmuşam sonra. Seni, kaburgamın altın parçası. Seni, dişlerinde elma kokusu. Bir daha hangi ana doğurur bizi? Ruhum... Mısra çekiyorum, haberin olsun. Çarşıların en küçük meyhanesi bu, Saçları yüzümde kardeş, çocuksu. Derimizin altında o ölüm namussuzu... Ve Ahmedin işi ilk rasgidiyor. İlktir dost elinin hançersizliği... Ağlıyor yeşil. |
| Saat: 08:15 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık