![]() |
Şimdi Yoksun......... Aklıma düştün yine Doldu gözlerim, agladı yüregim Oysa ne kadar çok sevmişim seni Keşke hiç bırakmasaydın ellerimi Ve... beni kahreten o yalnızlıgı Şimdi üşüyor bedenim Sonbahar rüzgarlarının etkisi altında Sende yoksun Bir başıma bıraktın beni Dipsiz bir uçurumun kenarına Dön diyemem... Ama sensizde edemem... Düşünüyorum düşünüyorum Yine bir çıkar yol bulamıyorum Yine gözlerim aglamaklı galiba.. Tek senmi gittin sanki hayatımdan Sen gittin.. Hayallerim gitti Yaşama sevincim gitti Ve daha birçok şey gitti.. Her saniye seni düşünüyorum Sen beni hayatından attın ama Ben seni düşüncelerimden bile atamıyorum Ne vakit bir yaşamak düşünsem Sensiz belki zor Ne vakit bir aşk düşünsem Bana çok uzak bir yol Ramazan Akbaba |
Aşk Bir Savaş Önce kalbime bi ateş saldı. Yani ilk ateşi o başlatdı. Siper alamadım, Dondum kaldım. Sonra karşılıklı bakışlar başladı Bu bakışlarla anladım ki; Savaşı o başlatdı. Çektim bütün ordularımı Kale'me Sessizce pusudaydım. Aman tanrım!!! O nasıl bir silahtı öyle Sadece gözlerinle beni esir aldı. Konuşamıyordum, Artık dilim dönmez olmuştu, Gözlerim de görmüyordu... Tamam pes!!! Sen kazandın. Götürme artık beni o kara zindana Al götür,dağladığın gözlerimle kalbimi Yeter ki bırak benim saf ve temiz bedenimi Erdem Ateş |
Evsizliğin Çocukluğu kedere bıçak çekip jilet atarlar cehenneme tinerle ovarak cesaretlerini mideleri tenha düşleri lâl acıya sallanmış bir çift zardır gözbebekleri intihar marşıyla geçerler önümüzden şiddet emzirir deve dikeni ömürlerini hayatın ıskartasıdırlar kan revan okunur tarihçeleri kazınmış tenlerinden masumiyetleri umutları alabora olmuş daha açılmadan denize omuzlarına kimsesizlik kuşları konar her dilde italik yazılır boyunları : goncayken çürür evsizliğin çocukluğu Serkan Engin |
Benden Herşeyini Sakınırsın Nasıl ifrit olmayayım? Nasıl deli olmayayım ben? Saçlarını okşamak istesem Okşatmazsın Gider kuaföre teslim edersin başını. Elini elimin içine koy desem Çekinirsin,naz edersin Yabancınmışım gibi kaçarsın benden Ama manikürcüye Yumuk yumuk ellerini az mı oynattın? Bacakların güzel dedim Ben kötülük düşünmesem de Kötülük geldi içine Sıyrılan eteklerini hışımla Yüzüme kapı çarparcasına kapattın. Örttün. E...artık içimdeki şeytanı dürttün Yalan mı? Ayakkabı boyatırken Boyacıya bacaklarını uzattın... Alper Kürük |
BaYRaK Ey,mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü! Işık ışık, dalga dalga bayrağım, Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım. Sana benim gözümle bakmayanın mezarını kazacağım. Seni selamlamadan uçan kuşun yuvasını bozacağım. Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder... Gölgende bana da, bana da yer ver ! Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar. Yurda ay yıldızın ışığı yeter. Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün. Kızıllığında ısındık, Dağlardan çöllere düşürdüğü gün. Gölgene sığındık. Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan; Barışın güvercini, savaşın kartalı... Yüksek yerlerde açan çiçeğim; Senin altında doğdum, Senin dibinde öleceğim. Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim: Yer yüzünde yer beğen ! Nereye dikilmek istersen, Söyle, seni oraya dikeyim ! :turkiyem::turkiye::turkiyem::turkiye::turkiyem::turkiye::turkiyem::turkiye ::turkiyem::turkiye: Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek; Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek; Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek Yürü, hala ne diye oyunda oynaştasın? Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.! Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden.... Senin de destanını okuyalım ezberden... Haberin yok gibidir taşıdığın değerden... Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın... Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.! Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini... kendini Göster: Kabaran sular nasıl yıkar bendini? Küçük görme, hor görme, delikanlım Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın; Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.! Bu kitaplar Fatihtir, Selimdir, Süleymandır. Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinandır. Haydi artık uyuyan destanını uyandır.! Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın.! Delikanlım, işaret aldığın gün atandan Yürüyeceksin... Millet yürüyecek arkandan! Sana selam getirdim Ulubatlı Hasandan.... Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın; Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.! Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin! Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın! Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın... Yürü, hala ne diye kendinle savaştasın? Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.! :turkiyem::turkiye::turkiyem::turkiye::turkiyem::turkiye::turkiyem: |
Kimsesizliğin Dalgası... Hüzün giydirdi kendini geceye Yıldızlar rüzgarla dans etti Dalganın ürkütücü sesiyle Sahile vurdu yalnızlığın sesi Yosunlandı aşkın çarmıhı Uğultu birikti kulak/larda Bilendi dilde ah’ların süslü kelimeleri Çaresizlik tam ortasında mavinin Şefkat sunmuyor karanlığın albenisi düşüncelere Öfke oturmuş bağıra Güzel olan ne varsa asılmış ay’ın karanlık yüzüne Ellere kan bulaştı bu/gece Döküldü yağmur gözlere Saç teline asıldı seviler Konuşmuyor zaman kaderle Bileklere kelepçe oturmuş Acıtmıyor gecede Bir türkü dilde süzülen Kelime oyunlarına savaş vermekte Dalgalar alın savurun beni Kimsesizliğin sahiline Tek barınağım yüreğim Tek dostum rüzgâr Tek yaşım yağmur Ve tek sevgilim yıldızların ışığı Mutluluğumsa öldüremediğim çocukluğum olsun Merve Ören |
Mutluluk Şiiri Mutluluk MUTLULUK Mutluluk avucunda tutacağın kuş değil Mutluluk Kafdağınında kuracağın düş değil Mutluluk, gözlerimde vuracağın düş değil Ayperi, iki iken, bir olmaktır mutluluk. Mutluluk, gözlerinde yüreğini bulmaktır Mutluluk, messafesiz nefesini duymaktır Mutluluk, itirazsız her emrine uymaktır Ayperi, vicdanınla uyuşmaktır mutluluk. Mutluluk, aşka sadık, bir ceylanca sevilmek Mutluluk, ela gözlü bir yar için delirmek Mutluluk, yar uğrunda, ömrünü verebilmek Ayperi, rüyasında görülmektir mutluluk Mutluluk, haksızlığa isyan edebilmektir Mutluluk, bazan sözde, çapkın olabilmektir Mutluluk, bir yürekte, Yağmur kalabilmektir Ayperi, gözünde, görülmektir mutluluk Nebi Ünler Mutluluk dediğin mutluluk dediğin bir tanrı başkalarının gözyaşlarından çalıntı mutluluk dediğin bir ten ten ten gidip gelmelerin mutluluk dediğin bir böcek çirkin bir böcek kanatlarını açması mutluluk dediğin bir kader çakışması tanrıların el çırptığı mutluluk dediğin biraz alkol biraz beyinsizlik geçmiş gelecek şimdi geçmiş sonraki şimdi gelecek mutluluk dediğin sözcük ölümü mutluluk dediğin anlık bir hastalık kimsenin üzülmediği mutluluk dediğin bir salıncak kendi kendine sallandığın mutluluk dediğin bir avuç balon ellerimde bir avuç hava tutabildiğimce mutlu olduğum mutluluk dediğin son nefesimdeki hava alıp ta veremediğim mutluluk dediğin bir acı çimen üzerinde ağladığım mutluluk dediğin bir sıkımlık kar eriyip te sudan beter olan mutluluk dediğin bir kelebek açması birde uçması onca renkle mutluluk dediğin bir inilti acıya bulaşmış bir zevk mutluluk dediğin bir bebek uykusu bir ninni uzaklardan bir ağıt ölüye gecede ninni ağıt dostluğu mutluluk dediğin bir savaş siperdeki düşmana tüm bedeninle koşmak bir namlu ucuna bir beden coşkusu mutluluk dediğin bir soğuk ölüm kar üzerinde beyaz kan kar üzerinde yalınayak sevişmeler mutluluk dediğin bir anlık bir anlık boşalım sonrası tanrı ölümü sonrası tanrı yalnızlığı mutluluk dediğin bir zor ölüm bir zor kalım mutluluk dediğin bir güzel yüz mutluluk dediğin bir gölge uykusu bir gölge rüyası mutluluk dediğin bir şarap ağzında dolandırıpta içmeye kıyamadığın mutluluk dediğin bir yeni yetme öpüşü mutluluk dediğin bana en uzak olan hüzün mutluluk dediğin karanlık koylarda dalga itimi sevişmeler mutluluk dediğin ellerin hep parlak ellerin her şeyi yaratmışcasına ellerin tanrı ellerin hüzün dediğin ise bunları yazmak Cevdet Doğan |
ADI YOK Senin için akacak bir damla yaş Benim ölümüm olsun Bundan sonra seversem seni Bu sevgi benim sonum olsun Yaşamak sadece sendin Sevmek sadece sendin İçimde kalan her şeyi bitirdin Nasılda sevmiştim anladım ki değmezmişsin Yazık ettin sevgime Senin için akan gözyaşlarıma Sonum oldun Aldın götürdün ne varsa Bundan sonra sakın ama sakın dönme bana Beni bana bırak ve git bilirim üzülmezsin bende üzülmem artık çünkü bilirim ki değmezsin!! alıntı |
Ne Olur Masum Kal Bana öyle bakma deme İnan unutmuş şairler yazmayı, Ben gözlerinde şiir arıyorum. Bir tek senin israf edilmemiş duyguların Bir tek senin dokunmamışlar merhametine Bırak dağınık kalsın saçların Ben suretinde rüzgar arıyorum Aldatılmaya aday masumiyetin İlk aşkını arayan liseli bir sevgili gibi Sıfır beş uçlu kalemin nezaketiyle Defterinin arasındaki kalbe, kazısan da Sevdiğinin baş harfini Senin sandığın gibi değildir bu sevdalar Unutma! Her ismin yanında soru işareti, Her kalbin içinden bir ok geçer Sen daha ilk baharsın, bırak yaz gelmesin gözlerine. Vazgeçtim Ben farklıyım desem de inanma benimde sözlerime Çok erkek tanıdım Kızlara hususi iltifatlar eden ama kişiliklerini umumi tuvaletlerin arkasına gizleyen. Yarı beline kadar çıplak, ellerinde kalem, bir de kapı Namusu mürekkep, ' bunu yazan tosun 'lafları İzin verme Hiçbir sevgili neden olmasın Biri bitmeden, diğerini yakmana sigaranın Tiryakisi olursun baş ucundaki kül tablasının İstesen de söndüremezsin hiçbir aşkı Çünkü o ciğerini değil, yüreğini yakar. Nankör olma Herhangi bir çiçeğe benzetmesinler seni Onlar, her ayrılıktan geriye kalan, bitkisel bir yalandır sadece.. Sen sakın bağlanma kimselere, boynuna bir ilmik asılır Geçer Azrail karşına zaferiyle kasılır. Ölüm gelir aklına Kaçıncı kattan atlarsan atla, bedenin değil, bir tek ruhun acır Bir düşün! El alem ne sanır Çünkü geriye sadece, adı intihar olmayan bir ölüm kalır... Bana öyle bakma de! Bırak unutsun şairler yazmayı... Korkmaz Biçkin |
Bir Zamanlar bir zamanlar herkes şendi ne üzülen ne toprak kapan vardı bir zamanlar... bir zamanlar masallar kaf dağı ardında hayat bulsa da yaşanılan öyküler hayattandı gerçekti hayaller bir zamanlar... bir zamanlar kimse kimseye düşman değildi zeytin dalları her evde dalgalanırdı bir zamanlar... bir zamanlar her sokak başı her kaldırım taşı yerli yerindeydi çocuklar oyun oynarken bir zamanlar... bir zamanlar anneler ağlamaz babalar feryat etmezdi akan kan için dağda ovada bir zamanlar... Mehmet Selim Çiçek |
| Saat: 18:08 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık