MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

Misafir 16 Nisan 2007 14:13

Bahar

Sen ki en cilvelisisin mevsimlerin,
Afrodizyakların en etkilisi, sevdanın suç ortağısın.
Yapma bunu bana!..
Bahar, yalvarırım çek git isine!..
Salma üstüme çiçeklerini, aklimi çelme!..
Her sabah çimenlerin çiyden ürpererek uyanıyor bahçemde;
Sonra güneşle oynaşıp tütsülenmiş gibi buğulanıyor..
Ne zaman sokağa çıksam badem ağaçları salkım saçak çiçek...
Kavaklar kıpır kıpır, islik ıslığa meltem...
Kırda dayanılmaz bir kekik kokusu, toprakta türlü çeşit börtüböcek...
Yapma bunu bana bahar, Böyle üstüme gelme!.
Zaten damarlarıma zor zaptediyorum kanımı...
Çoktan cemreler düşmüş beynime, yüreğime...
Kalbimin buzları erimiş.
Göğüs kafesimde ne idüğü belirsiz bir kıpırtıyla geziyorum nicedir..
Bir de sen çıldırtma beni...
Krizdeyim ben...
Tembelliğin sırası değil, uyamam sana...
Al git serçelerini sabahlarımdan, çağlalarına, kokularına hakim ol.
Meltemlerine söyle, deli gibi islik çalıp sokağa çağırmasınlar beni..
Bulutların üşüşmesin başıma...
Girme kanıma benim... yoldan çıkarma!..
Sen ki en cilvelisisin mevsimlerin, afrodizyakların en etkilisi,
Sevdanın suç ortağısın.
Kıyma bana!..
Biliyorum çünkü, yine kandırıp yeşillendireceksin aşka;
Gövdemi azdırıp sonra birden çekip gideceksin.
Tam kanım kaynamışken sana, toplayıp allarını morlarını,
Beni bir kuraklığın ortasında terk edeceksin...
O iple çektiğim ışığın, dayanılmaz olacak o zaman...
Ne o delişmen sabahlar kalacak,
Ne günaha çağıran çapkın eteklerin uçuştuğu günbatımları...
Tembel kuşların şakımaktan bitap, ebruli çiçeklerin kokmaktan...
Buselerin nemi kuruyacak çöl rüzgarlarında...
Yeşerttiğin çiçekler yürekler solacak; damar damar çatlayacak ruhumuz..
Hayat, bir ezik otlar diyarına dönüşecek yeniden... yüreğim viraneye...
Her bahar sarhoşluğu gibi, geçecek bu sonuncusu da...
Ebedi bahar, bir başka bahara kalacak. İyisi mi, hiç azdırma ruhumu bahar...
İş açma başıma...
Git isine! Yoldan çıkarma beni!..


Misafir 16 Nisan 2007 15:38

Bu Gece En Hüzünlü Şiirleri Yazabilirim

Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim

Şöyle diyebilirim : 'Gece yıldızlardaydı
Ve yıldızlar, maviydi, uzaklarda üşürler'

Gökte gece yelinin söylediği türküler

Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
Hem sevdim, hem sevildim, ya da o böyle söyler

Bu gece gibi miydi kucağıma aldığım
Öptüm onu öptüm de üstümde sonsuz gökler

Hem sevdim, hem sevildim, ya da ben böyle derim
Sevmeden durulmayan iri, durgun bakışlı gözler

Bu gece en hüzünlü şiirleri yazabilirim
Duymak yitirdiğimi, ah daha neler neler

Geceyi duymak, onsuz daha ulu geceyi
Çimenlere düşen çiy yazdığım bu dizeler

Sevgim onu alakoymaya yetmediyse ne çıkar
Ve o benimle değil, yıldızlıdır geceler

Yürek zor katlanıyor onu yitirmelere
Bakışlar sanki onu bana getirecekler

Böyle gecelerdeydi ağaçlar beyaz olur
Artık ne ben öyleyim ne de eski geceler

Sesim ara rüzgarı ona ulaşmak için
Şimdi sevmiyorum ya, eskidendi sevmeler

Şimdi kimbilir kimin benim olduğu gibi
Sesi, aydınlık teni, sonsuz uzayan gözler

Sevmiyorum doğrudur, yürek bu hala sever
Sevmek kısa sürdüyse unutmak uzun sürer

Bu gece gibi miydi kollarıma almıştım
Yüreğimde bir burgu ah onu yitirmeler

Budur bana verdiği acıların en sonu
Sondur bu onun için yazacağım dizeler


Pablo Neruda


scanner_11 16 Nisan 2007 15:40

EYLÜL BAKIŞLIM

Baharda gelmedin yazda gelseydin
Ah benim hazanım eylül bakışlım
Nasıl sevdiğimi sen de bilseydin
Ah benim hazanım eylül bakışlım

Kaderimi baştan çizemez miydin
Bu kördüğümü sen çözemez miydin
Daha önceleri gelemez miydin
Ah benim hazanım eylül bakışlım

Kaç gece terk ettim kaç sabah koştum
Seninle doluydum sensiz bomboştum
Geç olsa da aşkı sende bulmuştum
Ah benim hazanım eylül bakışlım

Kalbim sarıl diyor aklımsa bırak
Gönlüm hep seninle ellerim uzak
Sen yolun başında ben de son durak
Ah benim hazanım eylül bakışlım.

AHMET SELÇUK İLKAN


Misafir 16 Nisan 2007 15:43

Dolunay

Gece geceyi kovalarken
Ömür sermayesi tükenirken
Gündüz gündüzü ararken
Gözlerim dolunaya takıldı…

Dolunay’ın sanatsı yuvarlaklığı
Tepsi gibi ilişti gözüme
Dolunay’ın eşsiz güzelliği
Kar gibi beyazlığı yaktı ciğerimi

Dolunay, dolunay dolunay
Dolulukların yaşanır her ay
Dünyam senle
Gecemin karanlığı senle

Suyu ışıldatan
Karanlık sever çiçekleri aydınlatan
Yönümü kaybettiğimde bulduran
Tepsi gibi
Peygamberimin nuru gibi
Nur saçan, ışık kovan Dolunay

Dolunay, dolunay dolunay
Sevenlerin olur Sevilay
Parlaklığından olur Aybüke
Aklığından olur Aydede
Dolunay, dolunay dolunay


Abdülhamit Aydın


Mystic@L 16 Nisan 2007 20:20

Derinden derine ırmaklar ağlar,
Uzaktan uzağa çoban çeşmesi,
Ey suyun sesinden anlıyan bağlar,
Ne söyler su dağa çoban çeşmesi.
"Goynunu Şirin'in aşkı sarınca
Yol almış hayatın ufuklarınca,
O hızla dağları Ferhat yarınca
Başlamış akmağa çoban çeşmesi...
"O zaman başından aşkındı derdi,
Mermeri oyardı, taşı delerdi.
Kaç yanık yolcuya soğuk su verdi.
Değdi kaç dudaga çoban çesmesi.
Vefasız Aslı'ya yol gösteren bu,
Kerem'in sazına cevap veren bu,
Kuruyan gözlere yaş gönderen bu...
Sızmadı toprağa çoban ceşmesi.
Leyla gelin oldu,
Mecnun mezarda,
Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda,
Ateşten kızaran bir gül ararda,
Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi,
Ne şair yaş döker, ne aşık ağlar,
Tarihe karıştı eski sevdalar.
Beyhude seslenir, beyhude çağlar,
Bir sola, bir sağa çoban çeşmesi...
Faruk Nafiz Çamlıbel


Misafir 16 Nisan 2007 22:03

AĞLARIM

Gözlerim yaş ile sensiz dolunca,
Dizlerim bükülür çöker ağlarım
Ne zaman şarkımız sensiz çalınca,
Her kadehte seni, çeker ağlarım…

Ayrılalım derken tüm umudumu,
Kaybettim sevgilim sensiz yolumu
Kararmış ömrüme şimdi bir mumu,
Ellerim titrerken yakar ağlarım…

Bir yudum buseni içmedim bile,
Kar düştü yazıma açmadım diye
Çiçekler elimde, saçmadım diye
Bin derdi gönlüme eker ağlarım…

Sözlerim var benim ışık görmeyen,
Aşk ile bükülüp derdi sarmayan,
Sel oldun bak yine coşup durmayan,
Çağlayanın olur akar ağlarım…

Üzülüp boynunu eğersin diye,
Sessizce haykırdım duyarsın diye
Gece siyahına değersin diye
Seher vakti olur açar ağlarım…

Yüreğin incinip yalnız olursan,
Tek başına yarım, bir ben kalırsan,
Sevda kâr kalbime sen darılırsan,
Bu aşkı kalbimden söker ağlarım……


Sinan ITIR


arwen 16 Nisan 2007 22:30

bendesin

Sen ordasın sevgili, ordasın biliyorum.
Gözlerimin gördüğü mesafenin dışındasın belki,
Ama kalbimin en yoğun hissiyatındasın.
Kaç bahardan beri kalbimde sürdüğüm tarlanın,
Hasadı bekleyişindesin.
Sen, bir amanın görme arzusunda,
Yatsıyla birlikte sabırsız bekleyen vaktin,
Ezanı isteyişindesin.
Sevgili, sen ordasın,
Bir çilekeşin rakı masasındaki
Susuz, katıksız ilk bardağındasın.
Sen müebbet bir mahkûmun
İlahi affa sığınışındasın.
Sevgili, ordasın sen,
Bir yetimin babasını özleyen kalbinde,
Darağacında asılmakta olan mahkûmun,
Nefesi arayışındasın.
Ordasın be sevgili!
Ümitsiz ümitlerimdesin,
Kaybolan bir çocukta bulunan mesela,
Mesela ıssız adadaki bir adamda.
Sevgili, bendesin sen,
Kalbimdeki gökyüzünün en parlak yıldızının
Kayma arzusunda,
Kalbimin yanardağının patlayamamaya karşı
Gösterdiği sabırdasın.
Sevgili!
Sen yüreğimdeki ormanların baharı bekleyişindesin.
Ey bahar!
Aşkın mevsimi olmasan
İnan ormanlarım beklemezdi seni..


ali kol


Nephthys 16 Nisan 2007 22:45

Sen Koydum Gözyaşımın Adı Yüreğim Sende Kaldı



Benim için önemliydin be gülüm
Yok yere kırdın gönlümü
Sevgim fazla geldi sana biliyorum
Sen öyle sevemezsin
Olsun be gülüm, canın sağolsun
Ben en başından beri karşılık beklemedim zaten
Sev demedim zaten
Ama yanımda olduğunu hissetmiştim
Hızlı tükendi hislerim
Yollarımız ayrıldı artık
Üzgünüm, mutsuzum sensizliğin sokağında
Bir o yana bir bu yana dolanıyorum avare gibi..
Bir gözyaşımsana, bir gözyaşı bana
Palaştğımız herşey gibi..
Dert ortağım ettim göz pınarlarımdan akan yaşı
Sen koydum gözyaşımın adı
Yüreğim sende kaldı
Sn başkaydın be gülüm
Çekip gitmezsin sandım
Yanıldım, aldandım
Sende terk ettin beni yok ettin
Sevgimden usandın, uzaklaştın
Zamana bıraktın
Bense nefessiz kaldım
Ağladım
Sen koydum gözyaşımın adı
Yüreğim sende kaldı





Elçin Alptekin


tikkymelike 16 Nisan 2007 22:45

Yanıldın!!

Sen ne sanıyordun ki, söylesene!
O kadar kolay mı geliyor, gidişin bana.
Gözlerim, gülecek mi sanıyorsun hemen
Senin gibi başka gözlere.

Söylesene! Sen ne sanmıştın...
Sen gibi sandın, sen beni.
Yanıldın! Ben seni öyle, ben seni ölesiye,
Ben seni, sen gibi, unutmak için mi sevdim.
Sen ne sanıyorsun aşkı, sevgiyi, söylesene!
Kendini, ne sanıyorsun?

Kolay olan, kaçmaksa, yalansa, bıkmışlıksa,
Sen öyle san, farzet ki öyle herşey...
Ama yanıldın, gittiğini sandığın sen,
Giderken unuttuklarını, alamayacaksın benden.
O büyük sevgin, o neşen, o iyiliğin,
Azalacak bir gün neyin varsa...

Yalan dolu olan, bana ne verdiysen,
Geri vermeyeceğim, benim artık,
Seni sensiz bıraktım...
Gidişin senin sandığın gibi değil.
İstesen de bir daha, yalan dolu neyin varsa,
Alamazsın, bende, gizledim...

Acımasızlık bıraktın, hainlik bıraktın yüreğimde,
Bir daha 'inanma asla'yı bıraktın.
Git hadi!
Geriye bakma bir daha.
Dönecek olsan bile, unutmaz bu yürek.
Sevgiyi hain bilecek, yalan bilecek,
Senin sevgin gibi sevecek,
Asla affetmeyecek, bir sevgi bıraktın ben de.

Durma git hadi, daha ne sevdalar yıkılacak
Ne acılar yaşanacak, sen gibi, senin gibi sevenler,
Sevmeyi bilmedikçe...

Sen ne sanıyorsan, aldanıyorsun.
Biliyormusun? En acısı gidişin değil,
Sevmeyi öğrendiğinde, senden, sana kalacak olan
Yalnızlığın olacak!
Bir tek sen olacaksın, öğrendiğinde.

Odan sıcak da olsa üşüyeceksin
Bir sabah yalnız uyanacaksın yatağında
Sen ve sen olacaksın her yerde...

Ve işte ilk defa o gün,
Yağmur gibi sebepsiz ağlayacaksın,
Sebepsiz, nedensiz sanacaksın...
Aynadaki hayalinin çığlıklarında kaybolacak,
Her sabah yalnız ve üşümüş uyanacaksın!

Esirsin yüreğimde, cezanın adını yalnızlık koydum.
Yavaş yavaş, ecel gibi ansızın karşına çıkacak
Adı yalnızlık olacak,
Sebepsiz nedensiz sanacaksın...

Bir gün mutlaka, bekle, çünkü bu sana son dileğimdi...
O kadar kolay ve bedelsiz sanıyordun.
Beni sen gibi sanıyordun, yanıldın!!!

Ben yine de,
Öfkemi satırlarda bırakacağım.
Yüreğimdeki çığlıklar,
Yine mutlu olmanı dileyecek.
Satırlarda, sayfalarda sen gibi olsamda
Yüreğimde hala ben varım.
Ben olamam sen gibi
Ve asla olmayacağım..
Yanıldın.

Alıntı..



Nephthys 16 Nisan 2007 22:57

Sızlayan Yüreğim



Ne pusu ve dahi bir sorgu,
Merakın muhayyilesindedir…
Arkaya bakmadan süzülmek,
Aklın ziyade divaneleşmesidir…
Kış rahmettir, tabi temizliktir,
El biçaredir, hüzün katmerlidir…
Üşüşmek tabiri, yüreğimi sızlatır,
Yavaşlamış büyümeleri hatırlatır,
Dağların karası, hazdır vakardır…
Zihinler de asla silinmeyen izler…
Olmasa tutan eller, tutuşan etekler,
Gönül güzelliği asıldır, baki kalandır.
Nazar etmek, ibret için bir hakikattir…
Hayalin gömülmesi, melalin ölmesidir…
Çakılın, taşın, ayağın hali ne tesadüftür…
Bilmeyenin bilgisi, Ummanlardadır…
Her hal bir çaba değil mi, meramındır,
Kalıpsal mantık, aslen durağanlaşmıştır.
Avuçlarım da her geçen gün ölen umut,
Meramımın değil, biganeliğimin halidir…
Aşiyanı olmayan bülbül asla susamaz,
Reddedildiği yarınlara, haddi mi konamaz…
Lisanı hali bir hakikat, kim nasıl anlarsa,
Sense seni yaşamak, bilinmez her nasılsa…
Sevgiye hasret bir gönül, her an yerlerde…
Göremez seni, bilir sende ki güzellikleri…
Mana özlemim, görüyorum sende vardır,
Sen kurak gönlümüm değişmez baharısın…




Mustafa Cilasun


arwen 16 Nisan 2007 23:13

senle bir ömür

Senle bir ömür yaşamaktı emelim
El ele dolaşmaktı isteğim
Yollar da, bahçeler de, kırlar da,
Bizle mutluluk şarkısı söyleyecekti kuşlar dallar da
Fallar bakacaktık papatya yapraklarında
Geceleri hayal kurup dalarken mehtaba
Sen olacaktın sardığım kollarımda
Çıkıp gittin yoksun artık hayatımda
Yalnızlık, ecel gibi yapışmış yakama

Çocuklarım olsun istedim senle dolu dolu
Kimi kız,kimi erkek,kısası uzun boylusu
Uykusuz kalacaktık onlar için geceleri
Bölüşecektik sıcak çorbayı ekmeği
Önce biz öğrenecek,sonra öğretecektik sevmeyi
Oysa odam buz gibi, yok çocuk sesleri
Görünce anne babasına sarılmış minik elleri
Söndürmek mümkün değil kalbimdeki ateşi

Yaşlanmaktı hedefim birlikte başbaşa
Torun ile oynamak yakışacaktı bu yaşa
Karışacaktı Ali ile Ahmet,Ayşe ile Fatma
Kahkahalar ile gülecektik masum yanlışlıklara
Lanet ediyorum çekip gittiğin sabaha
Sen başka ellerde kendi havanda
Ben huzur evinde soğuk odamda
Hiç bir şey kalmadı elimde hayallerimden başka
Tek beklentim bir gece yatıp bir daha uyanmamakta


mesut özbek


Nephthys 17 Nisan 2007 00:45

Bu Hüzün Nezaman Terkedecek Beni




tren düdüklerine karıştı hüznüm yine.
vazgeçilmeyen aşkım sürüklüyor beni,
raylar boyunca kimbilir nereye.
hasret içimde, yakıyor yüreğimi.
seni bir görsem dinse bu özlem ben de.
saklıyorum gözlerimi herkes den.
yağmur gibi inen yaşlar, yalnız bana kalsın diye.
damarlarıma yayılan sevgin,
sarhoşdan beter ediyor seni düşündüğümde.
bir bahar günüydü seni tanıdığımda.
yüreğim akmıştı anlamadan sana.
sıcacık gülüşün ısıtmıştı içimi.
sevdim seni be vefasız,
bu aşk sensizliğe değer miydi.
Aslı oldum yoluna,
Şirin oldum sevdana,
Leyla oldum bu aşkta,
ne Kerem, ne Ferhat ne de Mecnun oldun bana.
verdiğin aşk ben de yakıyor hâlâ tenimi
ellerim bile özledi bana verdiğin sevgini.
ömrüm hep aramakla mı geçecek sevdiğimi.
bu tren yolları mı ayıracak hep bizi.
nezaman bitecek bu ayrılık,
bu hüzün nezaman terkedecek beni.







Menekşe Gülay


tikkymelike 17 Nisan 2007 00:57

Maskesini çıkarıyor aşk
anlaşılmaz bir mananın içinde
farkedilmez bir zorluğun
kuşatmasında kalıyor sevgim
çaresizliğin ötesinde
bir imkansıza bağlıyorum
sensiz yaşama şansımı
unutulmaz ne varsa artık
hepsinin üzerine
dertlerimle yıkanmış bir mürekkep akıtıyorum
kana boyanmış bir yüreğin
teslimiyetinde yaşanan hüzünü tatmak
veya
hasretlik bedenleri
tren garında yolcu etmek
gibi birşey seni sevmek
yaşanılanlara müdehale edememenin
mahçupluğunu taşıdım üzerimde
ezilmesini öğrendim
buruk bir acıyla
münasebetteyken yüreğim
masallarda buluyorum
aramaya tenezzül etmediğim bir çok şeyi
renksiz bir gökkuşağı bağlıyorum belime
bir ferhat oluyorum dağların zirvelerinde
nedense hep ayrılıklara denk geliyor
hayal dünyasındaki rollerim
hasat mevsiminde yaşanılan sevdalardandı
yaşadığım hikaye
sonbaharda tırmıkla biçilmiş aşkım
tek tek ayrılıyor yaşantımın parçaları
acılar bir yana,sen bir yana
yüreğimin nasibinde kırılmakta varmış
dostlarımın nasibinde
kırık yürek parçalarını toplamak
zahmeti yersiz kalıyor dostlarımın
kırık bir yürek parçasıyla yaşamaksa kaderim
kıranın ayakları altında ezilipte
ağlamama yetisine sahiptir Yüreğim

Ahmet Degirmenci


VerSchL@GeN 17 Nisan 2007 01:04

EŞARP nasıl YAKILIR(?)

Ahirzaman Ümmetiyiz(50) -(EŞARP* Nasıl Yakılır(?)

......................................
......ALLAHINI SEVEN......
....Anamıza..Bacımıza.....
..........hediyyemizdir........

.
İNDİR ''BACIM'' KUR'AN-I NI,
ÖĞ'REN HAKK'IN KURALINI!
Sonra ''kaldır-''YAK'' istersen;
-Ya; TA'KI'VER şu EŞARBINI!

-''AHİRZAMAN ÜMMETİYİZ! ''
.

YOK kurtulmak ''BİLMEM'' diye,
-Öğrenmedin; -''SÖYLE'' NİYE?
-Bir ORGAN var ''BEYİN'' diye!
''AHİR ZAMAN ÜMMETİYİZ! ''
.............................................
diyelim ki; işi kavradın; ah,ah!
.............................................

Dönmedi mi gene ''BEY''in,
Onda var mı düşün ''beyin''?
-Doğru Söylet -Dilin Senin(!)
''AHİRZAMAN ÜMMETİYİZ! ''

Söz vermez''ler'',sana sözde;
Hele Hakk şu; -''Hele bi De! ''
-''BÜTÜN'' İŞLER ''DUA'' İLE;
''AHİR ZAMAN ÜMMETİYİZ! ''
.
''REÇETESİ'' İŞTE BÖYLE
İŞİM OLMAZ; ''BÜYÜ'' İLE;
-Hiç olmazsa ''1''KEZ dene!
''AHİRZAMAN ÜMMETİYİZ! ''


............................GA'RİP

Ercan Kurt


Guest_ASU 17 Nisan 2007 01:23

Muhteşem İntiharın

bir şafak türküsü var dilimde
sözlerini hiç ezberleyemediğim,
çocukluğumun gözyaşlarını
dizlerim ve dirseklerimde taşıdığım
silinmeyen yara izlerimin hatırasında mırıldandığım...

masmavi bir gökyüzü ve denizle büyüdüğümüz
aşkımızı ölümle bir tutup,ondan kopamayacağımız
İstanbul gibi huysuz ve tatlı bir sevgiliyi bulamadık
tüm kirlenmişliklerin içinde,temiz kalmayı başarabilen,
ne bir kalp vardı,nede bir ten...

oysa tüm güzellikleri ve doğa olaylarını
sana benzetirken kalp atışlarımın heyecanında
ellerim titreyerek tutuyorum şimdilerde kalemimi
her bir cümlem sancı,her bir kelimem acı oluyordu
yüzüne çarpan bir şamar misali...

hatıralarını içime gömüyor ve canlandırıyordum
tanrın değilim ki; seni baştan yaratayım
sen bir kere yaratılmıştın ve bir kere öldün
ne azrail almıştı canını nede ben
intiharın kendi ellerinde muhteşemdi...

alıntıdır


NiliM 17 Nisan 2007 01:59

Musıki

Fonda hafif bir rüzgar,
Şelaleden çağlayana doğru notalar akarken,
Ağaç yaprakları musikıye katılıyor tarifsiz sesleriyle,
Koroda minik serçeler ağaç dallarında cıvıl cıvıl,
Bu gün değişik bir makamdan terennüm ediyorlar,
Eşsiz eserlerini minik serçeler,
Allah’ım şu ahenge bak evrensel musıki budur işte,
Dünyanın her yerinden dinle, çeviri olmadan,
Bak şimdi makam değişiyor,
Yağmur makamı,
Rüzgar değişik bir fonda terennüm ediyor,
Şimşekler bamtelinden çakıyor,
Sonra tatlı bir yağmur sesi,
Her bir damla ayrı bir notaya basıyor,
Uzun bir musıki dinletisi,
Ruhları alıp götürüyor uzaklara,
Sonra bir fasıla,
Tekrar tatlı bir rüzgar sesi,
Ağaç yapraklarının kusursuz titreşimleri,
Sonra dalgaların coşkulu yürek sesleri,
Martıların çektiği zılgıtlar,
Sabaha kadar ninni gibi,
Eşsiz bir orkestra,
Eşsiz bir musıki,
Harika bir dinleti,
Doyumsuz bir ziyafet.


Veysel Gülmez


arwen 17 Nisan 2007 02:22

ya yoksan


Ellerimi bırakayım avuçlarına
----tut,
--------tut ki genişlesin yer
--------------genişlesin gök
ve tenin titretsin yüreğimin tellerini,
şarkılar söylensin hicaz makamında
dallarımda gezinsin üveyik...

tut ki senmişim
------tut ki senin mişim,
-----------sevmişim seni
daralır içim yokluğun da
-----gel desem
----------gel(e) mezsen
tut desem avuçlarımı
------ya tut(a) mazsan..


fatma atalay


Misafir 17 Nisan 2007 02:29

birdir iki





tespihin demkeş tanesi perişan
bana varmadı senden dönen yol
aşkım
iki gözüm kadar uzak
sayfalar pürmelâl

berhudar ol…


keremin göğünde gülün aslı
süpürdüm denizi seyyidin suyuna
masaldır gonca vermeyen yağmur
yaslayıp geceye yüzümü
güneşe ağladım

boşuna…




Ferhat Gülsün


VerSchL@GeN 17 Nisan 2007 02:35

Karşıyakada Değil Bu Yakada Olma Hali




-Seda`ya-

Suikastlerin başkenti
dökülür omuzlarına, incecik tüylerinden
geceyi sıyırır usul usul
sövülesi bir ipek gibi zaman.

Sarar ya hani bütün yaralarını bazen
kuyruğu havada ebruli pembeler...
bütün gemileri boğazıma takılır
İzmir`in.
sen nergisleri seversin ahh...
eriyik bir peynir gibi yapışkandır
aşk

Gözleri yumuk
dişlerini ısmış bir kadın olur Ege
nerden bakılsa
omuzların...
nerden bakılsa
bileklerin...
sen tutup tutup kendini doğurursun
üzüme çalar tenin.

Sonra kendi havzamızda
Ege bana
ben Ege`ye devrilirim
üstüme üstüme yıkılır Ağılı Boğazı
kendimi döverim hep kime çatsam
kaşlarıma taktığım bu
Deli Dumrul haleyle.


MESUT METE


NiliM 17 Nisan 2007 02:54

Ay dolunay

ay
seni yaşatıyor bana sevgili
yakamozlarla deniz beni
uzakları okşuyor ay ışıkları
kolların bomboş bilmekteyim
hissetmek
medcezirlerini bütün denizlerin
aşk cığlıklarını evrenin
yakomazların
çakıltaşlarının
tüm şarkıların sesinde
baktığım noktadan aydınlıkların
yansımasını anılarımın
sen ben ve nevbaharın
artakalan
zamane aşklarından
dolunay zamanlarının
yarımdan
iki karanlık
iki ay
gelişinden belli
mehtap
ay
dolunay


Nevin Kalafatoğlu


arwen 17 Nisan 2007 03:30

Üsüyorum....
Esen poyraz vurdu bedenimi
Aldi götürdü dibime dökülen tüm gazellerimi
Üsüyorum.........
Esen rüzgar sagimdan geldi bana,solumdan gitti
Tirtir titretti beni,tirtir titretti.
Bir yanim üsüyor,bir yanim yaniyor
Üsümemek icin kalin giyiniyorum,üsüyorum
Ince seyler giyiyorum,yaniyorum.
Üsüyor sag yanim,buz tuttu ellerim
Sanki buzdan dag oldu bedenim
Sol yanim cehennnem,cayir cayir yaniyorum
Cehennemin tam ortasinda
Ve buzdagi bedenimle cehenneme eriyorum.
Uzaginda dursam kilometrelerce üsüyorum.
Yanina sokulsam milimetrelerce yaniyorum.
Gelsen diyorum,gelsen
Önce sag yanimdan yaklassan
O buz kesen ellerimi isitsan ilkönce
Buzdagi bedenimi
ßipir ßipir damlayan yagmur tanelerine döndersen
Eriyip bitsem.
Sonra sol yanimdan yaklassan usulca
Hicbir sey demeden
Cehennemin aleviyle kuruyan susuz dudaklarima
Dudaginla ugrasan
Nefesini duysam
Bir defa olsun öpücügünü bulsam dudaklarimda
Sessiz,sedasiz ve suskun
Sensiz sevistigim gecelere nispet
Sonra hicbir sey olmamis gibi davransan
Ne ben öpüldügümün farkina varsam
Ne de sen beni öptügünün.
Dalsam gitsem bir yildizin pesinden
Gece boyu dolassam ve sonra
Sabah olunca kaybolsam.......


mesut yücel


scanner_11 17 Nisan 2007 07:09

EYVAH!..

Benim bu sevdada ne işim vardı
Kalbimi eline vermeyecektim
Yansam da ölsem de aşkınla senin
Seni seviyorum demeyecektim
Yoluna ömrümü sermeyecektim

Ne verdin sen bana hasretten başka
Yanında çektiğim gurbetten başka
Kim olsa yanardı böyle bir aşka
'Seni seviyorum' demeyecektim
Yoluna ömrümü sermeyecektim

Gölgeni dünyama yasaklasaydım
Keşke bu sevgiyi hep saklasaydım
Kalbimi elimle bıçaklasaydım
İnan böyle acı çekmeyecektim
Gözümden böyle yaş dökmeyecektim.

AHMET SELÇUK İLKAN


BLacK_HawK 17 Nisan 2007 07:19

BİRGÜN YAPTIKLARINA PİŞMAN OLACAKSIN
BELKİ O GÜN BENİ ARAYACAKSIN
HER AN HER YERDE BENİ SORACAK
FAKAT BENİ ASLA BULAMAYACAKSIN
X X X X
O AN KENDİNDEN UTANACAKSIN
ÇÜNKÜ BENİM ÖLDÜĞÜMÜ DUYACAKSIN
BİR VEFASIZ KURBANI OLDU DEDİKLERİNDE
O VEFASIZIN SEN OLDUĞUNU HATIRLAYACAKSIN
X X X X
BİR ANDA DÜNYAN YIKILICAK
HAYKIRARAK AĞLAYACAKSIN
BANA YAPTIKLARIN AKLINA GELDİKÇE
MEZARIMA GELMEYE UTANACAKSIN


ÇİLEM DEMİR


Nephthys 17 Nisan 2007 10:36

460 Gün



Gözyaşlarımı sakladım sen üzülme diye
Halbuki daha o anda saplandı yokluğuğn içime
İsyan etmiyorum,
Yalnızca alışık değilim sensizliğe
460 gün böyle geçer mi be Abim?
Yüreğime bir ateş düştü ardından bakarken
Gözlerim buğulandı,
Kelimeler boğazıma tıkanıp kaldı
Canımıda aldın götürdün yad ellere
460 gün sensiz geçer mi be Abim!
Sen vatan yolunda nöbete dururken
Ben hasretimi gönderiyorum sana her mektubumda
Sen yaylaları söylerken sabah iştimasında
Ben kardeşliğimin şarkısını adıyorum sana
Her günün başında




Elçin Alptekin


Misafir 17 Nisan 2007 10:58

http://img325.imageshack.us/img325/2673/sigaracopyoo9.jpg


Elimde bir sigara
Bir o yanar bir de ben
Düşmüşüm dört duvara
Bir o susar bir de ben

Aylar var görmeyeli
Değmez elime eli
Uzakta bir sevgili
Bir o ağlar bir de ben

Çatlamış sabır taşım
Bir alev her gözyaşım
Ah benim dertli başım
Bir o döner bir de ben

Bu aşkın tek gerçeği
Asla yok geleceği
Yüreğim kan çiçeği
Bir o kanar bir de ben.


AHMET SELCUK İLHAN


Misafir 17 Nisan 2007 11:01

Hemen gitme..

Unutmuşum aşkta söylenenleri.
Nasılsın'ı bile bir başkaydı.
Hemen gitme.
Böyle tenhalaşmışımya.
Durup halini hatrını soruyorum gölgemin.
Sanki yüzgöz olmuşum hüzünlerle.
Kalbim diyorum ellerim çıkıp geliyor.
Kovamıyorumda.
Hemen gitme.
Sana bir yaprak kadar solgunum desem, rüzgar çeler aklımı.
Dallanıp budaklanır içimdeki boşluk.
Bahara karın tokluğuna gelen ağaçlar gibi olurum.
Hemen gitme bu kente bir sokak daha gelse.
Söyle kim arar seni.
Kırılır gülümsemelerin bir bir içime düşer ve
Bir gülü uyandırıp uygarlığından kırmızlığı ne kadar
Kim götürür seni.
Ahh neydiki suçum. Gençliğimi ve terketmelerini kayırmaktan başka.
Alıp başını gidiyorsun benden.
Hemen gitme.
Sana diyorum bi ağlasam, üşüsem derin bir kuyu gibi.
Omuzlarından başlayıp yıkılsam önüne.
Utanır sevinçlerim insan içine çıkamayan toprak gibi olur.
Hemen gitme.
Anla beni ben bu yalnızlıkla geçinemem.
Geçinemem terkedilmiş bir yürekle.
Ama yinede sen sen herşeysin işte.
Hayata açılan pencerem.
Sevinçlerimi büyüten odalarım.
Hemen gitme.
Terkedilmiş evler gibi olurum.

Hemen gitme..



Kahraman TAZEOĞLU


Misafir 17 Nisan 2007 11:18



sen gelmedin !

yine geçtim o sokaktan,
hayalin geldi gözümün önüne
sen gelmedin ...
yağmur geldi gökyüzünden
sesin geldi
rüzgarın sesi geldi kulaklarıma
sen gelmedin ...
yaşlar geldi gözlerimden
eve geldim annem geldi yanıma
sen gelmedin ...
ölüm gecti avuçlarımdan
karanlık oldu her yer

sen yine gelmedin !


Nephthys 17 Nisan 2007 11:32

Gözlerin Ayışşığımdır




Anna Frank’a
Ren’in kirli sularına bıraktım kaygılarımı
alıp götürdü dalga dalga tarihin karanlık dehlizlerine
tut elimden Anna Frank düşersen yalnız kalırım
taşıyamaz yüreğimin acısını bu köhne kaldırımlar

gözlerimde diken diken korku gölgesi
solgun bir gül titremesi yüreğimde
feryadım Amsterdam sokaklarında sarı bir yaprak
savrulur binlerce kilise çanında hüzünsü

hangi kışlarda kaldı mutluluğum baharımı anımsamıyorum
hep acısını çektik ihanetlerin aldattı bütün mevsimler
kesik kulağıyım Van Gogh’un yaralı yarım tablosu
intiharımı ne yer bilir, ne gök ne de insanlar

aşklarki en güzel ölüm ve ayrılıklarla anlatılabilir
yarım kalmış tablolar bitirilmemiş hatıralarla
düşersem elini ver, üşürsem yüreğini
ki, ömrünce ölü bir kadının dudaklarını öperek yaşadım
korkunç acısını çektim insanın insana ettiğinin

eğme başını
kanar içimdeki yara
gözlerin ayışşığımdır güzelim Anna Frank
yıldızları kirlenmiş bir gecenin sayfalarında umutla ışıyan

lığların örttüğü küs bir bahçedir yüreğin
binlerce çiçeğin içinde boğulduğu

eğme başını
son umudu öpmeden gülücüğün
ölüm getirmeden gençömrüne ihanetler

eğme başını
sen ayışığıyla yıkanmış gökyüzünde
gecegözlü güvercinimsin güzelim Anna Frank
içinin kızıllığınca gül ve yangın
gelecek baharlara erteleyip tüm sevinçlerini
bir demet kızıl kor karanfille örttün yüreğinin üstünü

tüm hatıralarını ateşe veriyorum, tüm acılarını
bağışla bu masum kırğınlığımı dünyaya, bağışla





1977 Amsterdam




Nuri Can


Misafir 17 Nisan 2007 12:04

http://img220.imageshack.us/img220/5412/karanlkpv3.jpg




Karanlıkta Mavi


Karanlık bana esin ver
Karanlık beni besle
Karanlık gözlerimi gizle
Karanlık ciğerlerime dol
Karanlık bileklerimi sar
Karanlık kanımı kurut
Karanlık yüzümü ak çıkar
Karanlık çekin benden
Karanlık seni yaracak tırnaklarım
Karanlık koru kendini

Biliyorum yarının denizi ve göğü mavi
Ve şiiri güzel olacak yarının biliyorum


Deliler deliler deliler
Deliler ellerin ellerinde
Ölülerden deliller bilirler
Yuvarlayıp duvarları bayırlardan
Ezdikleri sessizliğin üzerinde gezinirler
Haykırarak yargılanmayı arzulamadıklarını
Deliler şairleri öldürmediler

Karanlık geçip gitme yanımdan
Karanlık dur gitme
Karanlık kazı sözlerimi derine
Karanlık söyle uykusu kaçan herkese

Biliyorum yarının teni yumuşak
Ve sıcak olacak bakışları yarının biliyorum


Geldiler geldiler geldiler
Ardımda yanımda ayaklarımın altında
Durmadan homurdanıyorlar hiç durmadan
Götürecekler

Ama bekle
Bir masalım var onlara
Ufukta bir şövalye gölgesi yanaşıyor
Yanlayarak şafağın kızıl mızraklarını
Kulede bir prenses
Üzgün gözlü ejderhasının başını okşuyor

Kandıracağım ölümü

Karanlık bana esin ver
Karanlık bana şiirimi yazdır
Karanlık bana öykümü anlattır

Biliyorum yarının karanlığı da mavi
Karanlık bırak beni yaşama




arwen 17 Nisan 2007 16:49

Sabahtı soğuktu
Kahve rengi gözleri donuktu
Sanki bana bişey soracaktı
Hiç bakmadığı kadar
Bakışları yanıktı

Sabahtı soğuktu
Sanki yüreği bir çocuktu
Bana yüreğini açacaktı
Kimbilir belki de
Sevdasını anlatacaktı

Sabahtı soğuktu
Belli ki hikayesi kopuktu
Dokunsam ağlayacak
Dokunmasam fırlayacak
Sussam konuşacak gibiydi

Sabahtı soğuktu
Hırkasının altında sanki çocuktu
Söyleyecek çok şeyi olan
Ama söylemeye gücü olmayan
Güller bahçesinde soluktu

Sabahtı soğuktu sanki üşüyen bi çocuktu



mustafa erbir


Mystic@L 17 Nisan 2007 20:30

adımı unuttum
adı olmayan yerlerde
ne in
ne cin
ne benî adem

zamanlar içinde
kuşlar uçuyor
kervanlar geçiyor
bir iğne deliğinden

çarşılar kuruluyor
sarayları oyuncak
insanları karınca şehirler
zamanları gördün mü
bir iğne deliğinden

adımı unuttum
adı olmayan yerlerde
geçip gidenlere bakarak

Asaf Halet Çelebi


Mystic@L 17 Nisan 2007 22:46

Tenindeki Kutsal Mum

En ayıp sözcüklerle soyardım bedenini,
Düşlerimin teriyle kirletir,
En sabırsız, en iştahlı, en yabancı yanımla girer,
Arzularımın kanıyla kirletirdim onu.

Oysa kötülendikçe, kirlendikçe yüreğinden
Işımaya başlayan
Hissettiğim en kırılgan bedendi seninkisi

Biterdi sonra her şey...
Asıl serüveni başlardı bedeninin,
Çekilir bir köşeye seyrederdik...

Ayıp, kirli, kötü
Ne varsa,
Teninin içindeki pencereerde yanan kutsal bir muma dönüşürdü...
Çekilir bir köşeye seyrederdik...

Cezmi Ersöz


arwen 18 Nisan 2007 00:03

Geceler midir tükenip giden
Aylar mı yoksa ay ışığında
Ey soluğumu soluğunda sevdiğim
Sesimi sesinde dinleyip,yüreğinin rengine gönül verdiğim.
Bil ki senden uzak ne kuşları avutabilir beni buranın




adnan yücel


Misafir 18 Nisan 2007 00:19

Ay bakışı...



Yalnızlık
düşlerde kaldı
ayrılık
ufka asılmış
ekşi bir şarap tadında anı


parçalanmış değil kalpler
fırtınalardan etkilensin
acım tadındaki tiryakilik
sen yeniden baharım


bir çift göz var
bulutların arasında
bir sana bir bana bakışlım
ay parçam
gül yüzlü yarim...





Zeki Arlan...


arwen 18 Nisan 2007 00:52

Sel taşkını bir akşamüstü
Bulutları bağrına basan
Ağaçlara sordum seni
Yaprak rüzgarı tutmaz dediler
Uzun uzun baktılar yalnızlığıma
Yangın yeri bir yürek
Bir de yağmur gösterdiler

Ne olur şu yağmurların
Birdenbire yağanı ben olsam
Rüzgarı düğümlesem saçlarına
Bir daha bırakmasam
Öpsem kirpiklerini
Süzülüp gözyaşlarına karışsam
Çağlayıp aksam çağlayıp aksam
Yüzündeki ırmaklarla geçsem ovaları
Dudaklarında denizlere çıksam


adnan yücel


Misafir 18 Nisan 2007 01:04

SAY Kİ BİR ÇOCUĞUM


Say ki küçük bir çocuğum
Gidişini anlayamayacak kadar küçük
Saf bir bulutun çözüldüğü gibi
Yağmurlarla yırtılıyor içim


Saçların nasıldı, gözlerin nasıl
Uzun muydun serviler gibi
Nasıl kokardı yüzüme eğilen soluğun
Okuduğun masallarda kaldı sesin


Say ki bir çocuğum
Gidişini anlayamayacak kadar küçük
İçimin soruları gözlerimde büyürken
Nedenini bilmeden, anlamadan, belki sezerek

Ağlayan küçük bir çocuğun ardından
Saf bir bulutun çözüldüğü gibi
Yağmurlarla yırtılıyor içim
Niye kundağına sığmayan

Afacan bir çırpınışım bugün
Daha yüzünün resmiyle boyamadan
Aklımın bütün duvarlarını
Minik kalbimi nasıl bırakıp gittin


Geçen teyzem gösterdi
Gökyüzündeki o teneke kuşu
Onun içine nasıl sığdın annem
Sahi gitmek neydi
Emdiğim parmağımı
Niye acıyla ısırdım o gün


Aydın Öztürk


Misafir 18 Nisan 2007 01:05

CAM GÖBEĞİ BİR MAVİ





karanlığa gizli kelimelerde
bir sırrın esiri olur
isteksiz bir yakamoz başlarken denizlerimde
utanır dudaklarım dudaklarına değdiğinde
saklanır ama yine de gelirim
küçük bir kızın ürkekliğiyle
gün geceye dönerken
şiirler akar akar
akar su damlası gibi
her dem hece hece

parlak gök/yüzümde tirşe düşlerimi
yalnızlığımı da bırakıp şiirler de
sırrına bir türlü eremediğim
ak yıldız yeter derken
sır veririm şehrime her gece
erguvanlar açmadan
sarınır senli düşlerim
maviyle ve yeşile

cam göbeği bir mavi seni bekler
bembeyaz bir at murat olur
dudağımın kıvrımında gülüşle
sana gelirim

Birsen ATEŞ



VerSchL@GeN 18 Nisan 2007 01:26

https://www.msxlabs.org/forum/ads/adsixx.gif


https://www.msxlabs.org/forum/images/siir.gif Ben Seni Severdim





Ben seni severdim
Ve canım yanardı
Ben seni severdim
İçim kan ağlardı
Ben sana yanardım
Günlerim yanardı
Hiç yaşanmazlardı
Seni sevdiğim her mevsim acı sonbahardı
Ben severdim seni
Kanardı gözlerim
Yanardı canım
Yine de severlerdi
Ben 'seni seviyorum' derdim eskiden
Şimdi ne demeli bu yorgun beden
Şimdi nefretlere mi sürmeliyim sevdamı
Beddualar mı yakıştımalı adının yanına
Olmadı, olmuyor
Ben seni severdim
Kıyamam ki.....

Birsen Tunç


Misafir 18 Nisan 2007 01:53

Veda Hutbesi...



Madem terkediyorsun kaderini bende
kedilerin geçmeyeceği bir yol bul
kırlangıçlarıçların dayanmayacağı bir kubbe
dağlarına tırmanamayan bir sis
veda hutbesinde...



Nursel Türkemiş


arwen 18 Nisan 2007 02:11

seni seviyorum


Seni seviyorum
çağladıkça coşan su
estikçe dellenen rüzgar
ekildikçe anaçlaşan toprak
öğütler bunu bana

seni severken
türküden türküye geçer ırmak
toprak yaz yağmurlarıyla oynaşır
öğle tozlarıyla dolanır rüzgar ufku
adınla uyarırlar beni

seni seviyorum
bağda çillenen salkım
dalda allanan meyva
öttükçe kendini tüketen kabakçı kuşu
öğütler bunu bana

seni severken
yaz güneşi şehvete boğar bahçeyi
kükürt adetleriyle solar bağ yaprakları
ballı incirde yaşar -bin bir cilveli- aşklarını
turunç gerdanlı kuşlar
haberler getirir sağdıçlarım
gül kurusu mektuplar

seni seviyorum
hayra yorulan düşler
ceviz sandıkta bekarlığının gül suları
taş yastıklarda zümrütüanka kuşları
öğütler bunu bana




adnan özer


CaNaRY 18 Nisan 2007 09:50

Sensizliğin İlk Sabahı
Bu sabah hüzünlüyüm, dokunsalar ağlarım..
Kalbim acılarla dolu, yokluğunun ilk sabahında..
Unutmuşum saatleri, zamanlar durmuş senin için..
Gidişine sabahlar bile isyan etti....
Sensiz güneşler bile doğmuyor, gözlerimde..
Zaman acımasız, zaman hain....
Bir sözünle güneşler batırmışsın, sabahlarımda..
Atmış gitmişsin beni bir köşeye..
Yokluğun bana doyar, ben yokluğuna susamışım..
Aklıma geldiğinde yudum yudum tükenirim..
Yokluğunun ilk sabahında...
Bir gün gelir bende çekip giderim sevginden..
Ama ozamana kadar bin kere ölürüm..
Bin kere dar ağacına asarım duygularımı..
Ama yinede fayda vermez, isyan ederim kaderime..
Dudaklarım boykot etmiş adını , zamansız..
Matemini dalga dalga yazarım gecelerime..
Gözlerim seni ağlar, ellerim seni yazar..
Ben çeker giderim hayatından, sen kalırsın o şehirde..
O şehirde insanlar çabuk unutulur, çabuk biter sevgiler..
İçeceğim yokluğuna , bu gece nöbet nöbet..
Lanet olsun bu karşılıksız sevdalarıma..
Lanet olsun beni hiç sevmemişliğine....
Benim olmayacağını bilerek yazacağım..
Ve benim hiç olmadığına içeceğim..
Vaad edeceğim bir şey yok sana benden başka..
Ama sen beni anlamadın istemedin asla...
Uzaklarda ışık var ama senin ışığına benzemez..
Öyle bir ateş yaktın ki bende yazmakla bitmez..
Sen beni aramazsın, özlemezsin biliyorum..
Ben seni esen yellerden bile soruyorum...
Öyle bir şarkı olsa ki seni anlatmasa..
Öyle bir şiir olsa ki seni yazmasa..
Öyle bir gün olsa ki senle doğmasa..
Çeylan gözlüm, yokluğunun ilk sabahında..
Sana hasretim sarılmasa...
Fikret Malkoç


Nephthys 18 Nisan 2007 10:07

MAZİDE KALDI


Kalbimde ...
Ender Yöntem



--------------------------------------------------------------------------------

Dostluklar zamana ve mekana bağlı değildir.
--------------------------------------------------------------------------------






Sana gökteki en güzel yıldızı vermek istedim
Sana seni veremezdim, vazgeçtim.

Sana en güzel gülleri verebilirdim,
Senin yanında soluk kalırdı, vazgeçtim.

Coşkulu mavi dalgaları verebilseydim,
Ancak seninle anlam kazanırdı, vazgeçtim.

Doğum gününde sana bir hediye vermek istedim,
Senin hayatımdaki yerini kategorize etmedim,
Senin bildiğini de biliyorum ama,
kalbimde özel bir yerin var söylemek istedim.


CaNaRY 18 Nisan 2007 10:20

Senin Gözlerin Ağlamış
Sizin diyarda gülüm
Çocuklar ağlamazmış
Bulutlar kararmaz
Dudaklar çatlamazmış
Sevenlerin gözyaşları akmaz

Sevdalılar ağıt yakmazmış
Doğru mudur bilmem ama
Senin gözlerin ağlamış
Gözlerin gülüm
Gözlerime bakar
Yüreğimi yakarmış
Gözlerinde umutların izleri
Gözlerinde yüreğim varmış
Kalbin gözlerinde atar
Aşkım gözlerinde yatarmış
Damarları çatlatan
Çığlıklar atan gözlerin
Haykırmak istemiş aşkını
Haykıramamış
Senin gözlerin ağlamış
Gözlerin gülüm
Kapıları çalarmış
Gül mevsiminde açar
Lale gibi kokarmış
Resimlere bakıp bakıp
Hep adımı anarmış
Ateşe atmışlar
Ama yanmamış
Çileleri omuzlamış
Ama yılmamış
Göremeyince gözlerimi
Senin gözlerin ağlamış
Gözlerin gülüm
Beni görebilmek için
Hep arkaya bakarmış
Arkanda ne ben
Ne gölgeler varmış
Bu hasreti duyunca
Çiçekler bile ağlarmış
Birden kapılar açılmış
Sevdalılar yol almış
Göremeyince gözlerimi
Senin gözlerin ağlamış
Gözlerin gülüm
Bir çiçek gibi
Bahçelerde açarmış
Ah edermiş âşıklar
Bülbüllerin feryadı
Yürekleri dağlarmış
Yusuf'unu göremeyince Züleyha
Gizli gizli ağlarmış
Göremeyince gözlerimi
Senin gözlerin ağlamış
Gözlerin gülüm
Bulutlara bakarmış
Göremeyince gözlerimi
Gözyaşların akarmış
Gözbebeklerinde belirmiş hüzün
Senin gözlerin ağlamış
Sizin diyarda gülüm
Her gözün bir adı varmış
Kimisi mavi, kimisi yeşil
Kimisi elâ, kimi de karaymış
Senin gözlerinin adı yokmuş
Yalnız gözlerin varmış
Hep umutlara uzanırmış ellerin
Senin gözlerin ağlamış...
Yazar: Ahmet Okan



NiliM 18 Nisan 2007 10:58

Cam Güzeli

bak işte;
çıkıp geliverdin
en ücra yerinden yüreğimin...
bak;
yine titredi ellerim.
anlamsız bakmaya
başladı gözlerim,
ortalık yere, öylece...
yine bir mahsunluk,
bir gariplik çöktü içime.

ne vardı sanki
böyle çekip gidecek!
ne vardı beni böyle
perişan edecek
oysa ne sevmiştim,
ne sevmiştim seni;
cam güzeli..



Engin Yılmaz


Misafir 18 Nisan 2007 12:28

BETER

Gaynanam kimseynen,dirlik edemez
Elinden çekdèmi,devler çekemez
Dilki şafanda* kãr*,uyhu düzemez
Hep ödürlü* eder,gaynanam beter

Dãdır* ardı sıra,ben deşiririm*
Birem birem* toplar,derneştiririm
İstedèn bişirir,õnè veririm
Yeyip doyar,bènmez,gaynanam beter

Neyime garışsa,muzmahal* eder
Şu nezanım ömrüm,günnerim heder
Olunu kişkirtir,dõşdürür geder
Çok gonur* dõşgel,gaynanam beter


Durdu yerde butrar*,datsız dışlıksız
Dãyım gendi haklı,başgası haksız
Gayın bubam öldü,sırtı dayaksız
Töst* diyeni yohdur,gaynanam beter

Gara çalar,bela,hazır başında
Bãrır carıs* eder,eşik daşında
Lingir,lingir oynar,gari yaşında
Ilayıgın* bulsun,gaynanam beter

Gaderime anam,yanar dövünür
Hulklanır âlarım,yürem gövünür
Her gaşşık çalımı*,bela bürünür
Fırtıl fırtıl ed


Hasan GENEYİKLİ


Misafir 18 Nisan 2007 14:38

Okşadım Yüreğini





gördüm
hastahane bahçesinde
bir tekerlekli sandalyede
hayatın çizgileri yüzündeydi
yaklaştım yanına
dinledim hikayesini
üstüne yıkılmıştı acılar ve ihanetler
yapayalnızdı hala gülüyordu
olmayan dişlerinin arasından

belli ki yüreği sevgiye aç
ve öylesine gururluydu
okşadım yüreğini

yaşama gülerek bakan bakışlarıyla
şükrediyordu haline
utandım aynadaki suretimden
beli bükülmüş gereksiz dertlerimden

tutmayan bacaklarına bakıp
yürüdüm sessizce
kendi halime gülümseyerek

21.04.06

B. Ateş


Mystic@L 18 Nisan 2007 14:53

Ceylanı kurtardım avcının elinden
ama daha baygın yatar ayılamadı.
Kopardım portakalı dalından
ama kabuğu soyulamadı.
Oldum yıldızlarla haşır neşir
ama sayısı bir tamam sayılamadı.
Kuyudan çektim suyu
ama bardaklara konulamadı.
Güller dizildi tepsiye
ama taştan fincan oyulamadı.
Sevdalara doyulamadı.
Giderayak işlerim var bitirilecek,
giderayak

Nazım Hikmet


Misafir 18 Nisan 2007 15:32

BÜYÜK ÇİLE

Çilem büyük anlatılır şey değil,
Ölmeden ölmeyi öğreti verin.
Demir balyoz ile vurun göğsüme,
Kalbimi yerinden çıkartı verin.

Aklım çıldırıyor, ne var ne yoksa
Bütün gördüklerim hayal mi yoksa
Yalanlar gerçekte, gerçek yalansa!
Çaresizim bir yol gösteri verin.

Yandıkça yanıyor dünya kazanı
İçine alıyor gerçek sananı
Kader defterini dürüp-yazanı
Nasıl bulacağım anlatı verin!

Hayvandan aşağı, halife insan!
İsyanda mutluluk, mutluluk isyan
Kim bu bilmeceyi ömrüme koyan
Korlar içindeyim kurtarı verin.

Nedir ki gayemiz ezelden beri?
Şeffaf bir yoldur bu göstermez kiri,
Diriyken ölüyüm, ölüyken diri!
Bu nasıl bir oyun söyleyi verin.

Ben ki açık bir cezaevindeyim,
Kendimi yaşıyor zannetmekteyim,
Kaçmaya kalktıkça hapsetmekteyim,
Bu ruhu bedene sığdırıverin.

shiptar


Nephthys 18 Nisan 2007 15:36

Tanrı Aşk Kutsuyor



çatısız bir mekanda
kadehin çin çin sesi
sağlığa umuda
ve biten güne vuruluyor
kırmızılar içinde bir melek
gözlerimde yanıyor tebessümü
tanrı seni kutsuyor

gölgesini kaybederken gün
mavinin uçsuz bucaksız büyüklüğünde
yakamozların dans ettiği deniz kıyısında
ve de güneşin muhteşem sonunda
büyüleniyorum
tanrı ruhumu kutsuyor

bütün renklerin gizemi
gözlerimde düş oluyor
hayalim denizler aşırı
mavinin her tonunda
dolunayın şavkında
gece sevgi kutsuyor

dans müziği eşliğinde
romantizm dinletisi dans ediyorum
özür diliyorum günahlarımdan
soyunurken çırıl çıplak
sevginin kollarına bırakıyorum sarhoş bedenimi
tanrı aşk kutsuyor




Cemal Karsavan



Misafir 18 Nisan 2007 15:39

İnat Olsun Diye Geceye



İnat olsun diye geceye
Kırılsın diye
Karanın beli
Gelin rengine bıraktım
Saç tellerimi

Pamuk tarlalarına
Kar yağıyor şimdi!



Nurten Altınok



Saat: 17:00

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık