![]() |
Yağmur Güneşin kavurup ta yaktığı Sımsıcak bir gün de gel Rüzgarın herşeyi savurup attığı Bir fırtınalı hava da gel Yağmurun damla damla aktığı Gökyüzünde güneşin çıktığı Gök kuşağının yere taç yaptığı Havanın açtığı bir günde gel Yıldızlı gecede ay ışığında Ay buluta girdiği zaman Güneş doğarken batıdan Sabahın ilk ışıklarında gel Kırlarda çiçeklerin açtığı Lale sümbülün koktuğu Arı ve kelebeklerin uçtuğu Kuşların öttüğü zaman gel Yaprakların solarak düştüğü Göçmen kuşların göç ettiği Sonbahar mevsiminin bittiği İlk kar düştüğü zaman gel Gönüllerin sevgiyle coştuğu Kalplerin bir yerde birleştiği Dostluğun iiyiliğin öne geçtiği Yaşanacak bir dünyaya gel Cengiz Pekince |
UNUTAMIYORUM Unut demek kolay gel bana sor bir de Unutamıyorum işte unutamıyorum Bir şey var şuramda beni kahreden Şuramda tam yüreğimin üstünde Çakılı duran bir şey var Elimde değil söküp atamıyorum Dalıp dalıp gidiyor gözlerim derinlere Kimi görsem biraz sana benziyor Seni hatırlatıyor şu bulut şu gökyüzü Şu kayalıkları döven deniz Şu hüzünlü melodi şu napoliten şarkı Bir zamanlar beraber dinlediğimiz Boyuna seni düşünüyorum durmadan usanmadan Şimdi diyorum o ne yapıyor acaba O güzelim gözleri kime bakıyor O cânım elleri nerde Oysa günler o günler değil Akşamlar o akşamlar değil Ve kalan şimdi sade özlemin gecelerde. Durup durup seni büyütüyorum içimde Seninle acılar büyütüyorum Yeni yeni kederler büyütüyorum dayanılmaz Kirli sular yürüyor iliklerime Bir zehir karışıyor kanıma anlıyor musun Bir daha görsem seni diyorum bir daha görsem Bir gün olsun bir dakika olsun Unut demek kolay, gel bana sor bir de Hatırladıkça gözyaşlarımı tutamıyorum Dilimin ucunda sen Başımın içinde sen Kader misin, ecel misin nesin sen Unutamıyorum işte unutamıyorum. Ümit Yaşar |
ANNEM ICIN Bir günümüz bile sensiz geçmezken Şimdi mezarına hasretiz anne. Issız bir mezarlık, kimsesiz bir yer Gölgesinde ulu, loş bir mâbedin Bir yığın toprakla bir parça mermer Sırrıyla haşr olmuş orda ebedin. Bir yığın toprakla bir parça mermer, Üstünde yazılı yaşınla, adın Baş ucunda matem renkli serviler Hüznüyle titreşir sanki hayatın. Seni gömdük anne yıllarca evvel Göz yaşlarımızla bu ıssız yere Kimsesiz bir akşam ziyaya bedel Matem dağıtırken hasta kalplere. Kimsesiz bir akşam, ezelden yorgun Hüznüyle erirken Dicle de sessiz, Öksüzlük denilen acıyla vurgun Bir başka ölüydük bu toprakta biz |
Mehlika Sultan Mehlika Sultan'a aşık yedi genç Gece şehrin kapısından çıktı. Mehlika Sultan'a aşık yedi genç Kara sevdalı birer aşıktı. Bir hayalet gibi dünya güzeli Girdiğinden beri rü'yalarına; Hepsi meşhur, o muamma güzeli Gittiler görmeye Kaf dağlarına. Hepsi, sırtında aba, günlerce Gittiler içleri hicranla dolu; Her günün ufkunu sardıkça gece Dediler: ''Belki bu son akşamdır'' Bu emel gurbetinin yoktur ucu; Daima yollar uzar, kalp üzülür: Ömrü oldukça yürür her yolcu, Varmadan menzile bir yerde ölür. Mehlika'nın kara sevdalıları Vardılar çıkrığı yok bir kuyuya, Mehlika'nın kara sevdalıları Baktılar korkulu gözlerle suya. Gördüler: ''Aynada bir gizli cihan... Ufku çepçevre ölüm servileri...'' Sandılar doğdu içinden bir an O, uzun gözlu, uzun saçlı peri. Bu hazin yolcuların en küçüğü Bir zaman baktı o viran kuyuya. Ve neden sonra gümüş bir yüzüğü Parmağından sıyırıp attı suya. Su çekilmiş gibi rü'ya oldu!.. Erdiler yolculuğun son demine; Bir hayal alemi peyda oldu Göçtüler hep o hayal alemine. Mehlika Sultan'a aşık yedi genç Seneler geçti, henüz gelmediler; Mehlika Sultan'a aşık yedi genç Oradan gelmeyecekmiş dediler!.. Şair : Yahya Kemal Beyatlı |
ZOR Ben benimle olan mücadelemi bitirebilseydim eğer. Bitirsem ne farkeder ki Hiçbirşey çözüme ulaşmıyor ki. Kolay mı sanıyorsun. Saatler dolmaz,günler geçmez mi sanıyorsun. Hiç güneş sönmez,akşamlar olmaz mı sanıyorsun. Hiçbirşey eskisi gibi olmaz mı? Acıyor içim acıyor. Zor öyle zor ki. Sen,ben,biz,onlar,diğerleri ve diğerleri..... Acımasız bir dünya bu,hem de çok acımasız Ne ben benim diyebilirim,ne sen benimsin. Söylenecek tek şey zor dostum zor.... Deniz YAZICI |
Şimdi Git Düşlerimdeki gerçeği beklerken Ne acımasızlıkları gördüm sende Sen gideceksin şimdi Ellerin geri gelmeyecek Mavi gözlerindeki anlamsız bakışlar Saracak birden yokluğunu Bir engin derinliğe doğru gidecek Acılar denizinde boğulacak gözyaşlarım Islatacak bir bir saç tellerimi Sonra sen olmayacaksın Ellerin olmayacak Ve senin için uykusuz kaldığım Gecelerin sabahı da olmayacak Daha tomurcuklanmadan kopardığım Bir demet gül solacak avuçlarımda Ne zaman bir yağmur damlası düşse buralara Uzanır sanki ellerim Dokunur incecik saçlarına Seni özler seni beklerim Belki de bu yağan yağmurlarda. Yine böyle bir geceydi hatırlar mısın Yağmur yağıyordu Yapraklar fısıldıyordu dallarda Bir kuş uçamıyordu Şimşekler çakıyordu üzerine Kanatları ıslanmıştı Ve biz de ıslanmıştık sırılsıklam Soğuktu ve üşüyorduk ikimiz Yan yana sokulmuş Titreyişlerimiz arasında Mutlu şeylerden bahsediyorduk Ve sevdiğimizi söylüyorduk birbirimize Ve seviyorduk da birbirimizi İşte o geceden sonra Her şey bambaşka oldu Sen gitmeye karar verdin Ben kalmaya Sana söz verdiğim gibi Bir daha ellerim açık Yalvarmayacağım Tanrı'ya Senin için dua etmeyeceğim Ve ağlamayacağım Gecenin sessiz karanlıklarında Şimdi git hadi ne duruyorsun Şimdi git ki ortak olmasın Gözlerin hüzünlü sabahıma Görmesin gözümden akan yaşları Şimdi git ki Anlamsız bakışların dinsin Manasız gitme düşüncesi sona ersin Şimdi git ki Yüreğim yanmasın ayrılığına Şimdi git ki Dualarım beddualara dönüşmesin Gidiyorsan eğer şimdi git Beklersen alevlenir küllerim Sonra varlığın kıyamet olur İhanete dönüşür düşlerim Mehmet Dağdeviren |
Benim olduğun kadar dostlarının,Dostlarının olduğun kadar benim ol istiyorum. Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp atlatalım. Yaşayalım ki,Öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı. Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız. Sen çok dertlenip,içip arkadaşlarınla eve gelmelisin. Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız. Öyle ki,yalnız sıkılmak sıkmalı bizi. Yaşayalım ki,paramız olunca sevinelim. Güzel günlerimizi,evimizde,bir şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız. Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek…. Böylece yaşamalıyız işte. Sonra çocuklarımız olmalı, Düşünsene senin ve benim olan bir canlı. Geceleri ağladıkça sırasıyla susturmalıyız. Sen arada mızıkçılık yapmalısın. Ve ben söylenerek sıranı almalıyım. Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, Söylenerek yumurta kırmalısın. Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız. Zaman su gibi akıp giderken,Herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı. Herşeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden. Mutluda olsa,Kötüde olsa,Yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı. Saçlara düşünce yada gidince aklar, Çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehirden. Kavgasız,Her sabah cinayetle uyanılmayan,Sessiz bir yere gitmeliyiz. Geceleri balkonda denizi seyredip,Sandalyelerimizde sallanmalıyız. Eve gelip benden kahve istemelisin. Çocuklar gelmeli ziyaretimize, Geçmişteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız. Öyle sevmelisin ki beni,Bu yazdıklarım korkutmamalı seni, Tebessümler açtırmalı yüzünde. Birgün bu hayatı bırakıp giderken, Sadece mutluluk olmalı yüzümüzde Birbirimizi sevmenin gururu olmalı “HERŞEYDE”….. CAN YÜCEL |
Aşk İki Kişiliktir AVUTAMAZ OLUR ARTIK SENİ BİLDİGİN ŞARKILAR BOŞUNADIR KEDER ZİNCİRLERİNDEN SULAR HEP TERSİNE TERSİNE AKAR BİR HANÇER GİBİ ÇEKSENDE SEVDANİ O ANCAK ÖLDÜRMEYE YARAR ÖLÜMDÜR YAŞANAN TEK BAŞINA AŞK İKİ KİŞİLİKTİR. BİR ANI BİLE KALMAMAMIŞTIR GÜNLERCE SÜREN BAKIŞMALARDAN.. BİNLERCE YIL UZAKTADIR BİNLERCE KEZ TUTTUGUN EL,BAKTIGIN GÖZLER.. YAZABİLECEGİN ŞİİRLER ÇOKTAN YAZILIP BİTMİŞTİR ÖLÜMDÜR YAŞANAN TEK BAŞINA AŞK İKİ KİŞİLİKTİR.. ÇÜNKÜ HİÇBİR KELEBEK .. YALNIZ YAŞAYAMAZ SEVDASINI... SEVERKEN HİÇBİR KUŞ,BÖCEK YALNIZ DEGİLDİR... İÇİNDEKİ BİRİKEN ZEHİR SADECE SENİ ÖLDÜRECEKTİR... ÖLÜMDÜR YAŞANAN TEK BAŞINA AŞK İKİ KİŞİLİKTİR.. fatma tugba olgun |
Hasret Senden ayrıldığımdan beri Gülmeye de veda etmiş gibiyim Eskiden en azından seni görebiliyordum Şimdi ancak rüyalarımda Hiç olmazsa sesini duyabiliyordum Rüzgarlar artık sesini getiremiyor bana Neyin cezasını çekiyorum,bilmiyorum Böyle deli gibi severken ayrı düşmek Çekmeyen bilemez cehennem geliyor sensiz dünya En ufak şeyde bile seni hatırlıyorum Bu dünyada her şey sana dair gibi Ve içimi yakan bu hasret hiç bitmeyecek sanki Oralarda hava nasıl bilmiyorum Buraları sorarsan bugün yağmur yağdı Bende apansızın yakalandım bu yağmura Tıpkı sana aniden kapıldığım gibi Islandım,evet ıslandım ama hoşuma gitti Uzun zamandır yağmurda dolaşmamıştım İliklerime kadar işleyen yağmur umutlarımı yıkadı Ama yinede yüreğimdeki hasret yangınına kar edemedi Bende aynen şarkıdaki gibi Yağmura yağmura yürüdüm inadına Gözyaşlarım karıştı yüzümdeki yağmur damlalarına Ancak böyle saklayabilirdim o yaşları Kimse de anlamadı zaten ağladığımı Fark etseler de hiçbirini görmezdim Yüzüme çarpan her yağmur damlasında Sadece sen vardın çünkü Ve sonra o yağmur kokusu,ortalığı öyle bir sardı ki Keşke sen de burada olsaydın dedim Keşke senle de paylaşabilseydim bu anı Ama yağmur işte yağdı geçti gitti Tıpkı senin gibi........... Bazen düşünüyorum İnsan nasıl böyle kör kütük aşık olur Nasıl her dakika her saniye onu düşünür Sonra bir resmine bakıyorum ve diyorum ki Böyle bir güzel nasıl çıkar ki akıldan Birilerine kızmak hırsımı almak istiyorum Ama kendimden başka kimseyi suçlu bulamıyorum Keşke seni hiç sevmeseydim de demiyorum Çünkü senden önce aşk nedir bilmiyormuşum Yalancı kalplerde sahte aşklarla yaşıyormuşum Farkında olmasan da öğrettin bana aşkın tadını Hiçbir şey yapmasan da sundun bana aşk meyvasını Gerçek aşkı tatmadan ölmektense Gerçek aşkın ızdırabından ölmek daha güzel Ah bu sonsuz yangın Bir ateş var yine gösümde Hasretin yine yüreğimi dağlıyor Bekliyorum seni Günün güneşi,yıldızın geceyi Çölün yağmuru,hastanın devayı beklediği gibi Bekliyorum ama içimdeki umut ışığı Erimiş bir mum gibi ürkek ürkek yanıyor Biri üflese sönecek Çünkü içimdeki o ses Artık hiç fısıldamıyor bana döneceğini Ama yinede bekliyorum işte Saatler birbirini kovalıyor Günler haftalar geçiyor Ne fayda bu hasret bir türlü bitmiyor Farkında değilim hava kararmış yine Yıldızlar yanıp sönmeye başlamışlar bile Ay desen yukarda parlıyor Yokluğunda gecemi aydınlatmaya çalışıyor Elinden geldiğince Ne yaparsa yapsın tutmuyor yerini işte Hiçbir şey ışık saçamıyor senin gibi yüreğime Dün gece çıktım yüksek bir tepeye Göz kırpan yıldızları seyretmeye Uzandım bir ağacın altına,göğe çevirdim başımı İçlerinden bana en çok parlayanını seçtim Dedim bu benim yıldızım olsun Her gece o bana göz kırpsın, ben ona selam yollayım Ama bulamıyorum onu,bulamıyorum bu gece Onu da kaybetti erkenden Tıpkı güneşimi kaybettiğim gibi Prangalarca bağlanmışım sana Zinciri sanki taa ordan buraya uzanıyor Adım attığın her yere bende sürükleniyorum sanki Bu hasrete daha ne kadar dayanırım bilmem Elbet bir gün her şey gibi bitecek Bütün acılarım sona erecek Ama hangi gün bilmem Ya sen bana döndüğünde Ya da ben öldüğümde İhsan Çalişkan |
SENSİZLİĞİN KOLLARINDA Sensizliğin kollarında Tek kanatlı solgun düşlerimle başbaşayım yine bu gece... Yüreğimin kum saati susmak bilmiyor Dakikalar sensizliğe vuruyor ey sevgili Ay ışığı beni kovalıyor Bense sensizlikten titrek mum alevlerine kaçıyorum Sigaramın dumanından kendimce şekiller hayal ediyorum Kendimce sen'ler yaratıyorum elimde kalanlardan Bulutlar yine beni yalnız bıraktı bu gece..... Damla ÇALIŞIR |
| Saat: 16:52 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık