![]() |
Dikkat Aşka Çarpma uygunsuz sevdalar moda olmuş, yol kenarında aldırışsızca sevişenler... aşkı oyun sananlar... hergün ayrı aşk yaşayanlar... oysa sevmek dokunamamaktır özlemiyle yanmaktır... gizlice sevmektir... sabaha dek hayaliyle dolaşmaktır çölde aşkı aramaktır sevmek ulaşılması güçtür... uygunsuz sevdalar moda olmuş pardon dostlar...modern sevdalar... Turgut Özer |
Adı Mı Onu Sorma... Bir aşkın peşinden böyle yıllarca Bilemeden ne kokusunu ne duruşunu Usanmadan yazıp duruyorsun yıllarca Bir de isim bulmuşsun ona bu hayatta İsmi sende saklı kalsın ben biliyorum Özenle yazıp onu anlatıyorsun onu Seçtiklerin hep aşk sözcükleri yaşamdan Bir de güzel bir de güzel anlatıyorsun Çok da alımlı hayran olmamak elde değil Öyle bildiğin sevgililerden hiç değil Salınışı yürüyüşü duruşu kim bilir nasıl Nasıl da sevdalanmışsın adı mı onu sorma Bir aşkın peşinden böyle yıllarca Sabır seninki si daha ne kadar yazarsın Yazdıkça büyüyen büyüyen bir aşkla Sevda bu hiç bitmeden sen hep böyle yazarsın Haziran 2008-06-19 Namık Kemal Ülkü |
Üşütük... üç mevsimdi bendeki en sonu sendin bazen üşütük! bazen kurak... mazeretsiz sarılırdık düşlere... sizli bizli olurduk sen düşerdin bir başka mevsimin iklimine ben ayaz tutardım inadına... yangınlar çıkarırdım yüreğimde pişmanlıkla... sonra suç duyrusunda bulunurdum Kente, bir garip sis çökerdi buğusu gözlerimde sadece... sadece ağlardım sensizliğimde... Murat Kartal |
Caddelere Yakişan Özgürlükten Sor Beni Avluda sıra sıra Voltalardan sor beni. Ozanın elinde sazı Bam telinden sor beni. Hamamdaki tasımdan Keçi kılı keseden, Giydiğim esvap,terlikten, Akan sudan sor beni. Gönderdiğim nameden, Üç hece şiirimden, Çizgisiz kağıdımdan, Kalemimden sor beni. Ranzamda yastığımdan, Üstümde yorganımdan, Karabasan,yılandan, Rüyalardan sor beni. Gökyüzünde güneşten, Ağaçtaki yeşilden, Gardiyan gülüşünden, İsyanımdan sor beni. Ağarmış saçlarımdan, Çatık kalmış kaşımdan, Gözümdeki yaşımdan, Hasretimden sor beni. Revirdeki doktordan, Aldığım ilaçlardan, Kırık bacak başımdan, Sağlığımdan sor beni. İmamesi inceden, Halka halka gümüşten, Sabrımı deneyen, Tesbihimden sor beni. İçtiğim cigaradan, Çıkmayan dumanından, Kibriti çakmağından, Ateşinden sor beni. Hayalsin görünmeyen Sevdamsın bilinmeyen, Ceylan gözlerinden, Yüreğinden sor beni. Geçen seneden yıldan, Okuduğum kitaplardan, Hürriyet diye haykıran, Caddelere yakışan, Özgürlükten sor beni. Konca Ata |
Garip Kaldik Bu kadar çok severken birbirimizi, Nasıl oldu da kırdık gönüllerimizi, Hiç aklımıza bile gelmez iken , Bir çift yalan kelime ayırdı ikimizi. Destanlar yazdırırken adımıza, Kader vurdu bu büyük aşkımıza. Kara kedi gibi girdi yıllar aramıza, Ne hale geldi bir bak sevdamıza... Aşkımız karşılıklı iken bir olamadık, Bu nasıl bir sevgi idi anlamadık, Birbirini seven insanlar kavuşurdu, Biz neden böyle garip kaldık.....? Mahmut Özcurt |
TERKEDEN Kimdi,kimdi kalan Giden mi suçludur herzaman? Ne zaman başlar ayrılıklar? Dostluklar biter ne zaman? Her geçen gün bir pzrça daha Aldı götürdü bizden Aynı kalmıyordu hiçbir şey Değişiyordu herşey kendiliğinden Artık çözülmüştü ellerimiz Artık bölünmüştü yüreğimiz Birimiz söylemeliydi bunu Ötekini incitmeden Kimdi giden kimdi kalan Aslında giden değil Kalandır terkeden Giden de Bu yüzden gitmiştir zaten Murathan MUNGAN |
An'lamaktir Zamanin Anahtari An'lamaktır zamanın anahtarı Anılar ise maziye açılan bir kapı Geleceği hiç sorma O zaten gaybın içinde bir bilinmezlik bulmacası Bak ellerine ey geçmişini yad edip, geleceğini düşünen ! Hangisine dokunabiliyorsun ? Oysa ellerinde an'ı tutuyorsun Yalvarıyor sana :"Neden benden yüz çeviriyorsun ? Yüzünü döndüğün her zaman bende gizli Geçmişin ayak izleri var üzerimde Gelecekse bende dinlenmeye gebe Ya doğmamış zamana bakıp seviniyorsun Ya da ölmüş zamana bakıp üzülüyorsun Söyle bana ey can ! Senin gibi nefes alan an'da niye can bulmuyorsun ? Ben diyeceğimi dedim Sana nefes almanın sırrını verdim An'lamaktır zamanın anahtarı Ya alıp açarsın zamanın tefekkür kapısını Ya da kapanır sana zamanın bütün idrak kapıları". Nihal Çelik |
Bitti herşey yazın bitmesiyle... Kuşların cıvıltısı duyulmaz oldu, Denizin mavisi karardı; Yeşilin her tonu yapraklarla beraber döküldü; En çok da gözlerinin yeşili... Üşüyorum artık... Ellerim hiç ısınmıyor, Geceler uzadı, güneş doğmak bilmiyor... Karlar yağıyor başıma, Herşey değişti zamanla... Ama değişmeyenler de var; Yine seni seviyor, Yine seni özlüyorum.. Vefalı dostum yalnızlığımın omuzunda başım.. Bu defa onu hiç terketmeyeceğim, Senin gibilerle onu aldatmayacağım... Biliyorum ki; o sadece hayat arkadaşım değil, Ölünce de beni bırakmayacak... |
Hayallerim Hayaller,imkansızlıklardan oluşan yüksek bina Hayaller yıkılmış ben altında kalmışım İnsanlar aramasın beni bu enkazda Zaman durdukça yalnızlığı çekiyor canım. Derin bir uykuda gördüğüm rüyaymış hayaller; Gerçeğin gürültüsü beni uyandırdı. Ve mekan aç köpek gibi varlığımı ısırdı. Sivri dişler,kemikten öte ruhuma işler. Beklemediğim hastalık başlar masum bedende Hastalıklı ruha,çıkılmaz mahzendir vucut. Çare yok zavallıcık,çare yok isyan etsende, O sanki yıkılmaz duvar,hissiz bir put. Alıp başımı bir yere gitme isteği Sadık sevgili gibi sararsa yalnız kalbi. Sahibine ihanet eden huysuz köpeği kovar gibi, Düşünmeden dışarı atarım,kudurmuş gerçeği. Cihad Şahin |
Sigarayı bıraktığımla 24 saatliğine barış mı imzalasam? İçim bir tuhaf. Bu gece çocuğum ben sabahına umut asmış Bu gece karmakarışık, Bu gece uyumak istemiyor canım, Bu gece rüya görmekten korkuyorum. Rüya değil karabasan! Bu gece sabaha karşı bir diktatör gökyüzündeki tüm yıldızlarımı kurşuna dizecekmiş gibi, Bu gece sabaha karşı kapımız kırılacakmış gibi, Bu gece sabaha karşı babam götürülecekmiş gibi, Bu gece sabaha karşı abim öldürülecekmiş gibi, Bu gece sabaha karşı kızkardeşim bir duvar dibinde önce kızlığını kaybedecekmiş gibi... Bu gece gidenler asla geri dönmeyecekmiş gibi.... *** Bu gece kapatmak istiyorum tüm kapıları ve pencereleri. *** Saydınız mı sahi kaç yıl oldu? Ben saydım tam 28 yıl *** Bu gece en olmasını istemediğim sabah, Bu gece en karanlık sabah, Bu gece.... Keşke eylüller hep 11 gün sürseymiş diye düşündüm. *** Eylüle hep hüznü yakıştırırdım -Hani yakışıyorda allahsıza- Ayrılığı yakıştırırdım, İçteki o tatlı sızıyı, Ama ölümü asla! Bir sabaha karşı kapıların kırıldığını asla! Cezaevleri, işkenceler hiç aklımın ucundan geçmezdi. Ama en olmadıkların olduğudur hayatın bir adı, __________________________hayatın bir tadı. __________________________ve acıda bir tattır. |
| Saat: 16:52 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık