![]() |
Büyük Yalnızlık http://www.aruz.com/huya-siir/metin.gif Önce çaresizlik çaldı kapıları Sonra yoksulluk Bütün âşina çehreler silindi aynalardan Bir anda boşaldı dünya Yapayalnız kaldık Tez tükendi umut ekmeği Bitiverdi suların hayali Çevirdik derin bir karanlığa gözlerimizi Sen ey büyük yalnızlık Bir sen terketmedin bizi http://www.aruz.com/grafs/resim/kare.gif Ümit Yaşar Oğuzcan |
Kapına Geldim Tutamadım verdiğim yeminleri kahrederek çekmedim mi sendeki nazı boynumu bükerek unutamadım hayırsızı umudumu keserek bak yine kapına geldim. Aydınlık aramaktayım bir ziyadan her yerde ne kötülük gördün İzmir imbatından kaderde hasret yelini estirdin derman olmayan derde bak yine kapına geldim. Bana ahlar çektirdin darılıp bana boş yere iç çekip telefonu kapamadın mı kaç kere savurdun hayallerimi yeryüzünden göklere bak yine kapına geldim. Kulak ver artık hem garip hem öksüz seslerime çare bulamıyorlar vücut dengemin ritmine insafa gel bak şu imdat diyen son nefesime bak yine kapına geldim. İlk heyecanım beklemedim mi senin yolunu Böyle girme cennete göz ararken uykusunu Tanrım binlerce dert vermiş yormuş naçar kulunu bak yine kapına geldim. Kalbim güvercin gözlerim yaşlı seni düşlerim duvara akseden gölgemle açmanı beklerim AÇ KAPINI bitti yokuşlarım hem inişlerim başka gidecek yerim yok bak yine kapına geldim. |
Yalnızlıkhttp://www.aruz.com/huya-siir/metin.gif Yalnızlığımı büyütür kalabalık Gökdelen'in gölgesine siner Karanfil Sokak kalınlaşır yoksul kadın çocuklarıyla çöplerin üzerine konar gözleri cam kırıkları sevgilim gelir yalnızlığım büyür çocukken gökkuşağına düştüğüm gökyüzü gelir kirli güvercinleriyle. Kimin öznesiydi mevsimler işkence öyküleri kimindi ayrılığın sesi miydi adımnlarım suyu bekleyen uçurum mu kanatlandım yalnızlığımla son mevsime içimde bir kedi yavrusu. http://www.aruz.com/grafs/resim/kare.gif A. Kadir |
Senden kaçtım Denizin uçsuz bucaksın mavisinde kıyıya vuran her dalganın sesinde uzakta uçan martının kanat vuruşunda senden kaçtım ağaçların ğüneşle oynaştıgı en tepede rüzgarın yapraktaki hışırtısında kulakta bıraktıgı ıslık sesinde senden kaçtım her şey seni hatırlatmasın istedim kaçtım gücüm yettiğince uzaklara kimsenin bilmediği uçsuz bucaksız denizle yeşilin koynuna sığındım ağladım anlatırken sevdamı sessizliğe kimi zaman mavi derinliklere daldım kimi yeşil tepelere tırmandım bulutlarla yarıştım koştum koştum dalga seslerini sen sandım yanıldım senden belkide kendimden kaçtım seni daha çok sevmekten korktum bırakıp gitmenden yoruldum seni sevdim, senden kaçtım |
Mavi Gece Bir mavi gecede başlamıştı sevdamız Ve maviye çalmıştı bütün umutlarım o gece Unutturmuştun bana karanlığın siyah olduğunu Ve gözlerinde farkettim ilk kez Bütün gecelerin mavi olduğunu Bir mavi geceydi o Bütün gecelerden güzel Bir mavi geceydi o Benim için ömre bedel Ve sonra... Bir gidişin vardı ki Mutluluğuma inat Bir gidişin vardı ki Kırıldı içimde kol kanat Umutlarımın mavisini alıp gittin Denizlerimin mavisini çalıp gittin Masmavi dünyama Simsiyah bir çivi çakıp gittin... Gittin Ve sen de her yalan gibi bittin... Ahmet Selçuk İlkan |
Öldürür Bu Şehir Her nereye baksam sana benziyor Öldürür bu şehir, beni öldürür Çıldırmak iş değil, deli ediyor Öldürür bu şehir, beni öldürür! Çekil de git diyor içimden bir his Dört yanım karanlık dört yanım is Seni mi saklıyor bu duman bu sis Öldürür bu şehir beni öldürür! Nereye sarılsam taş gibi ağır Bu şehrin yüreği, kulağı sağır Ya beni kurşunla ya beni çağır Öldürür bu şehir, beni öldürür! Senden bir eser mi bu çatık kaşlar Bu gülmeyen yüzler, bu mağrur bağlar Bir insan bir ömrü böyle mi yaşar Öldürür bu şehir, beni öldürür! Sen gittin kurudu bütün çeşmeler Işıklar kesildi karardı her yer Sanki yas tutuyor benle beraber Öldürür bu şehir, beni öldürür!.. Ahmet Selçuk İlkan |
Yağmur, Gül ve Eller Yel yapraklarımı savurur, Dört yanım yağmurla örtülü; Güz vaktim gerçek ya, ne yağmur! Kafamda hep bir uykusuzluk Ve masamda bir düşler gülü, Gecenin içinde, soyunuk. Ve bir düşünce arasında Ellerim; beyaz, boş ve bencil, Bu gül’le gece arasında, Kopmuş gidiyor dallarımdan... Hayır, başımdan yana değil Uykusuzluğum, ellerimden.! |
Sen Vardın ya Sen vardın ya bir zaman Yaşamak böyle değildi Gözlerindi ruhumu okşayan Kokladığım hava nefesindi Bir başka candım sende yaşayan O sen böyle değildi Sen bir başkaydın o zaman Sen vardın ya bir zaman Dünya böyle değildi Her sabah kalbime bir kuş konardı Yüreğimde büyüyen yangın sendin Sen sevdikçe yanar yanardı Sen varken dünya böyle değildi Sen bir dünya idin o zaman Sen vardın ya bir zaman Yaşamak oydu işte, sevmek o Ellerimi alevler içinde tutardın Geçer karşımda saatlerce bakardın Bir gün yağmursan, bir gün kardın Yaşamak sendin, sevmek sen Sen dopdoluydun o zaman Sen vardın ya bir zaman O zaman yaşamak vardı ölmemecesine Gözlerinde şiirler okunurdu daima Bir kalp çizerdik buğulu bir cama Su gibi dökülürdü saçların avucuma Sen var mıydın, hayal miydi o yaşamak? Sen miydin ömrümce yaşadığım tek zaman |
Süvârî Şu bakır zirvelerin ardından Bir süvârî geliyor kan rengi. Başlıyor şimdi melûl akşamda Son ışıklarla bulutlar cengi! Bir bakır tasta alev şimdi havuz, Suya saplandı kızıl mızraklar. Açılıp kıvrılarak göklerde Uçuyor parçalanan bayraklar! Ahmet Haşim |
Ayrılık Hediyesi şimdi saat sensizliğin ertesi yıldız dolmuş gökyüzü ay-aydın avutulmuş çocuklar çoktan sustu bir ben kaldım tenhasında gecenin avutulmamış bir ben... şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim ki bu yaşlar utangaç boynunun kolyesi olsun bu da benden sana ayrılığın hediyesi olsun soytarılık etmeden güldürebilmek seni ekmek çalmadan doyurabilmek ve haksızlık etmeden doğan güneşe bütün aydınlıkları içine süzebilmek gibi mülteci isteklerim oldu ara sıra, biliyorsun.. şimdi iyi niyetlerimi bir bir yargılayıp asıyorum bu son olsun be..bu son olsun! bu da benim sana ayrılırken mazeretim olsun! http://www.agacoren.biz/resimyukle/buyuk/seni_ozledim16.jpg |
| Saat: 08:15 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık