![]() |
ÖLMEYEN Sana geliyorum, sana, Beni anla,içimdeki şeytan. Yalnız sensin doğru söyleyen. Gerekince kaçan,gerekince gelen. Denizin yüzünde geceleyin, Karanlıkları işleyen renkleri görmek senden. Senden,bazı kelimelerin farkedilmemiş güzelliğini anlamak, Unutulmuş yaşamaya başlayıvermek birden. Sana geliyorum,doğru sana, Susmamak için. Çünkü sensin dinleyince dinleyen, Bakınca bakan.görünce gören. Sevmesini iyi bilirim,düşünmeyi öğrendim. Duydum nedir can vermeden ölmek. Artık bütün kapıları açıp kapayabilirim. Sen anlarsın bunlar ne demek. Sana geliyorum, yalnız sana, Yalansız,gizlisiz. Olduğu gibi anlatacağım ne varsa, Bil,bilsinler,biliniz. Sen, Vurunca vuran,gülünce gülensin. Sesin,yüzün,ellerin yüzde-yüz senin. Sen ölmeyensin Özdemir ASAF |
GİDEN Bir gecedir bütün geceler gibi Saçlarında,tanıdığın ellerin en ağırı Gözlerinde maceraların en derini... Sana anlatırlar geçenle kalandan Bir gecedir bütün geceler gibi Karanlıklardan,aydınlıklardan Ne varsa kendincedir Pencere camlarında ışıklar parlar Halıda yatar eşyanın gölgesi İç içedir artık sokaklar,evler,odalar Duvarlar bakışları keser,kapılar sesi Ne varsa kendincedir Ve senin,üzerinde binbir düşünce,günden Oynaşır hatıranla,kalbinle,ümitlerinle Herşey düşünmektedir seninle Birden,bir rüzgar eser,sana doğru senden Seninle çoğalmaya başlar kendisiyle bitenler Hatırlayan ellerinle,unutmayan gözlerinle Değişir sezilecek kadar yavaştan Değişir istenen istenmeyen O koruyan zor yalanlar silinir Büyür kolay bir doğru,bilinen,söylenmeyen Uyuyanlar uyanmış,ölüler dirilmiştir Bir gecedir sana doğru senden Bir gecedir sana doğru senden... Geçen yaşadığındır,yaşarken anlamadan Kalan bir gerçektir belki Bir iğne gibi kaybolan,bir bardak gibi kırılan Gelen sanki beklediğindir Ve giden,en tatlı,en sıcak,en kocaman.. Özdemir ASAF |
Ceviz Ağacı Ağaç kök salmış derinlere Seyrediyor insanları Sevişenlere gülüyor altında çaktırmadan Aşıklarsa habersiz Oynaşıyor altında Çobanı selamlıyor Kavalını dinliyor acı acı Seyrediyor koyunları Kurt geldiği zaman, haber veremiyor çobana Ne acı Ağaç kök salmış derinlere Dallarında sallandırıyor çocukları Meyvelerini döküyor insanlar için Yeşil cevizler kırılıyor Eller kapkara Hep seyretmekte ağaç çevreyi O hep aynı gördüğü şeyleri Birgün bir cellat geliyor elinde testereyle Koskoca gövdesiyle yıkılıyor ağaç yere Arabalara çiğnenmiyorum Savaşa katılmıyorum diye övünüyordu Hiç aklına gelmemişti ağaçlarında ölümü olacağı Gözyaşlarının akacağı Son solukta hışırt ediyor dallar Çobanlar kayboluyor Piknik yapanlar da Kalın duvarlı binalara tıkıştırılıyor insanlar Yüksek sesli müziklerin arasında boğuşturuluyor Ben se ceviz ağacını arıyorum O sobamda kütür kütür yanıyor Daha bir titriyorum soğuktan Daha bir yanıyorum Ve ben müşkül Böyle hüzünlü Ceviz ağacını arıyorum Birgün heryerin yemyeşil olduğu günü.. Nefise Karataş |
Gitmek Zordu sana ulaşmakta gizliydi, bütün mola sancıları ay ışığına sığınan gözlerin yakamoz saatinde indi denizime, sevmesi en güzel saate ama; farkında değildin içinde açacak baharlardan sessizce uzaklaştın deli dolu fırtınamdan kapılmak zordu ruhuma sen iyisi mi? sana benzemesini bilenlerin ırmağına ak ben sana benzemeyeceğim... bir kalem daha harcamışken şiir huylu özlemine ve susarak içime gizlemekten başka çaremde kalmadı seni sen bilmek isteyipte bilemediğim telaşlı bir gün batımı olduğun zaman içimde ben çoktan ayrılmıştım bu bedenden... sevdiğim, kadınım, gitmek hiç bu kadar zor olmamıştı... Turgut Özer |
MAVİ MAVİYDİ GOKYUZU Bulutlar beyaz, beyazdı Boşluğu ve üzüntüsü İçinde ne garip yazdı. Işıkla yağmur beraber Bir türkü ki gamlı uzun Ve sen gülünce açan güller.. Gölgeler buğulu, derin Ah o hiç dinmeyen rüzgâr Ve uykusu çiçeklerin. Veya kestane dibinde Mahmur süzülen bakışlar İkindi saatlerinde. Sabahların aynasında Ve beni çıldırtan hüzün İki bakış arasında Ahmet Hamdi Tanpınar |
Umudumun Her Yolu Umudumun her yolu adina çikar sevdigim Fani dünyamin tek gerçegi sensin sebebim Uyudukça sensiz gecelere Karanliklar bile aydinligim olur sen bilmezsin bilmezsin sevda atesimin nasil yandigini nasil aglarim yoklugunla basbasa issiz karanlik diyarlarda Kaybolurum hayalinle tutamam ellerinden mesafelerim engel gelemem gel desen bile uzakligin engel gözlerimi kapatip hayalinle avunmaktan baska çarem yok guzel gozlum oysa bilmezsin butun yollari kosarak gelirim sana kavusmak ugruna sakin bana gel deme mesafelerim engel sevdam engel bana kaderim engel......... Doğan Yıldırım |
Taniyamadim Tanıyamadım seni çok yakın çok uzaksın. Tanıyamadım seni hatıralar tükendiğinde. Ve sen gittin. haklıydın belkide Sakladım gönlüme acıyı Yabancıydı acın bana. Tanıyamadım seni kusura bakma. Yaşar Kartal |
HATIRLA SEVGİLİ Dudağımda yarım kalan Söylenmemiş son sözümdün Baki olsada ayrılık Aşk her daim ölümsüzdür Hatırla sevgili o eski günleri çocuklar gibi Efkar kitabedir aşka demde okunur Yalan dünya dört mevsimde bir bahar olur Varsın eller gönül yarası kapanır sansın Kabuğun altında sevgili sen kanayasın X2 Ömrümüzün son demidir Dönülmeyen o gitmeler Kuşatıldık zor yıllarda Yarım kaldı hep o sevdalar Hatırla sevgili o eski günleri çocuklar gibi Efkar kitabedir aşka demde okunur Yalan dünya dört mevsimde bir bahar olur Varsın eller gönül yarası kapanır sansın Kabuğun altında sevgili sen kanayansın _________________ ALINTI |
özlem'lerim Avuçlarımda cam kırığı bir sevda Söylenmiş dilimde şarkısı Tutturmuşum gözlerin diye Eriyorum... İskenderun kavşağında bir park lambası Altında ip gibi yağmurun ıslanmış bedenim Haykırmışım ellerin diye Tutamıyorum... Yarık kayadan kopmuş bir fırtına Ben yine gün ortasında üşüyormuşum İç çekmişim ah diye Sarılamıyorum... Akşamın saat arsız sekizi Yorgun aklımda bir tek canlı sen varmışsın Arayarak özledim, özlemim diye Dokunamıyorum... Yeşil bir halı sergisi dam üstünde Yumuşak bir minderde yanına oturmuşum Sen anlatırken yanına keşke diye Sokulamıyorum... Halim Karapınar |
BİRİ OLMALI Yalnızlığa dayanırım da, Bir başınalığa asla Yaşlanmak hoş değil, duvarlara baka baka Bir dost göz arayışıyla, Saat tıkırtısıyla… Korkmam..! Geçinip gideriz biz mutluluğa, Ama; “Günün aydın, akşamın iyi olsun” Diyen biri olmalı, Bir telefon sesi çalmalı, Ara sıra da olsa kulağımda… Yoksa, zor değil, hiç zor değil, Demli çayı bardakta… Karıştırıp, bir başına yudumlamak doyasıya. Ama: “Çaya kaç şeker atarsın?” Diye soran bir ses olmalı ya Ara sıra..! Can Yücel |
| Saat: 16:52 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık