![]() |
Gecenin Bir Vakti; Gecenin bir vakti, Öyle bir geleyim ki aklına,,, Fırla yatağından, içtiğin bir bardak su söndüremesin -ben- ateşini, Git dolaba istediğin kadar iç, benden kalan sakinleştiricileri.. Kabusun olayım uyuyama... İliklerine kadar titre düşününce gözlerimi, Git yüzüne bir su çarp, boğulmasan da; avucuna döktüğüm gözyaşım nefes aldırmaz sana.. Tutuşsun saçlarından umutların, Kahkahalarla ağla... Akamasın gözyaşların.. Ve birden çalsın acı acı telefonun, Anla ki, boşuna değil kabusların, Malum olacak ihanetim sana, Haydi yat artık al geceyi koynuna; Ağla...ağla...ağla.... Müjgan Suna |
İÇİMDEKİ ÇOCUĞU GETİRDİM SANA Yıllar sonra; Geldim bak yine. İçimdeki çocuğu getirdim sana. Yollarında koştuğum, Sularında yüzdüğüm, Kaç ağaçtan kaç kez düştüğüm, Çocuğu getirdim sana. Özledin mi beni,biraz anlatsana. Özletti mi beni,benden sonrakiler, Ondan sonrakiler. Kurumuş artık pınarın suyu, Akmaz olmuş karışmıyor dereye. Gözlerinde karpuz ıslanmaz olmuş. Karpuz çıkmaz olmuş, Kelebekler uçmaz, Çiçekler açmaz olmuş boylu boyunca. Tepende güller kokmaz olmuş. Bak diktiğim çınar da kurumuş. Yıllar sonra; Geldim bak yine. İçimdeki çocuğu getirdim sana. Özledin mi beni biraz anlatsana. Beni biraz anlatsana nasıldım. Kaç gece ağladım seninle sessizce. Kaç sabah koşarak gittim yalnızlığıma. Kaç bahar gördüm,kaç kış üşüdüm. Kaç yaz yüzdüm özgürce sularında. İlk nerede yitirdim çocukluğumu. Hangi ağacın gölgesine savruldum. İlk nerde büyüttüm içimdeki sevdayı. Hangi kuytuda seviştim kendimle. Hangi yalancı baharı yaşadım kaç kez. Hangi gün hangi yıl gittim senden. Hatırlıyormusun. Yıllar sonra; Geldim bak yine. İçimdeki çocuğu getirdim sana. Sıcacık kollarını özledim. Boylu boyunca uyumayı özledim, Biliyormusun. Kaç uykuda kaç gece eskitmiştik seninle. Kulaklarıma fısıdayan rüzgarını. Zemheride uçan mazıları özledim, Sokak lambasının garantisinde. Bir şiirdim giderken,silindiğim. İçimdeki çocuğu getirdim bak yine. Hadi yaz beni,yaz yine. ALINTI |
O ÖLMEDİ! Tanrı ölmez, O dilerse görünür bir müddet, Kaybolunca O’nu kalbinde bulur her millet. Biliyormuş kaderin cilvesini evvelce, Bütün ecrâm-ı semâ yasla büründü o gece. Yaklaşan bir acı önce güneşi korkuttu, Ay tutuldu diyemem gökyüzü mâtem tuttu. Ata geçtin ebedin mevki-i müstahkemine Bir direktif veriyor arza, beşer âlemine! Bize ilhâm ile isâl ediyor her haberi, Ki O’nun kudret-i külliye, emirber neferi. Bağladı dâr-ı fenânın ebede telsizini, Güdelim açtığı yollardan mübârek izini. Atatürk’ ün beşere sunduğu peymânı budur: Atatürk’ e inananlar er olur, sulhu korur! Beyoğlu, 1938 Neyzen Tevfik |
Mutlu Etmek Seni mutlu etmek için seni cennetimi vermez miyim toprak olup yollarına gururumu ezmez miyim rüzgar olup baharına güllerini dermez miyim bir kez söylesen sevdiğini şu canımdan geçmez miyim gözlerinde aşkı görsem yanıp da kül olmaz mıyım imkansız bu aşk deme bana gözüm açık gitmez miyim... İsa Ecem Yılmaz |
MAVİ BİR ÖLÜM Yine sana sesleneceğim Senin kim olduğunu hiç bilmeden Senin kim olduğunu en çok bilerek İsyankar zambakların çılgın nilüferlerin Dört nala açan kiraz çiçeklerinin Dudak kıvrımlarına yoldaş olacağım Sarı bir hüzün kızıl bir gurur Ve siyah bir öfkeyle konuşacağım sana ........... Sana oklardan değil yaylardan bahsedeceğim Gülün dikeninden değil Gülleri ve dikenleri doğurmaktan yorulmayan Topraktan söz açacağım Akan su gelmeyecek kelimelerime Suyu şefkatle kucaklayan sessiz taşların canını yakan damlaları dillendireceğim ............ Yine sana sesleneceğim Senin kim olduğunu hiç bilmeden Bilmek istemeden ........ Alaattin'in sihirli lambasından çıkan cin bana gelseydi Ve ne dilersem dilememi isteseydi Hiçbir şeyi elde etmeyi dilemezdim Bir şeyden vazgeçmek isterdim sadece Hayatta bir şeyden vazgeçmek lutfedilseydi Bedeli her şeyim olsa bile Sana seslenmekten vazgeçmek isterdim Garip değil mi sana seslenmekten vazgeçmediğimi Bundan hoşlandığımı düşünüyorsun belki de Oysa sana seslenmek bütün hesaplarımı gördüğüm bu dünyadaki Tek geride kalmış hesap benim için Bu dünyadaki tek yük Bu seslenişin kalbini avucumda tutabilmek Kürek mahkumu için kürek neyse Benim için de sana seslenmek o Bir yandan gemiyi ufka ulaştırmanın tek yolu Öbür yandan bileklerimden sızan kanların Gönlümü işgale yeltendiği bir rotanın can suyu Oysa ben sana küreklerden değil gemiden bahsetmek isterdim Atalarım bana kadınlara gökyüzünü Gemileri ve yelkenleri anlatmayı öğrettiler Sen kürekleri yağlı urganları Geceyi siyaha gömen fırtınaları öğretmeye çalışıyorsun Sana ellerimle dokunarak gözlerimle okşayarak Göstermek isterdim Rüzgarla şişen beyaz yelkenleri Ama senin vaktin yoktu Ben bunu hiç anlayamadım Kavmimin kadınları bana öğretmediler ki Bazı kadınların beyaz güvercinlerden daha çok Siyah apoletleri sevebileceğini ............. Sana sesleniyorum Ve gözlerin bileklerimden parmak uçlarıma kadar Toplanmış kan pıhtılarını seyrediyor Kürekleri bırakamıyorum Önce yücelttiğin sonra terkettiğin aşkın onuru için Kalemi bir an elimden düşürmüyorum Ankara Kalesi’nin önünde Sana sesleniyorum .............. Benden kaçıp cennete gitmek isteseydin Seni cennetin kapısına kadar götürürdüm Bana gelmek için seni korkutan cehennem olsaydı Cehennemle konuşur Seni ona anlatabilirdim Oysa sen ne cenneti isteyebilecek kadar aşk oldun Ne de cehennemi isteyebilecek kadar ayrılık Seviyorum seni ama dedin Hoşçakal diye ekledin Şimdi gitmeye mecburum Belki yine gelirim, umarım gelirim Son sözün oldu Cennet ve cehennemin dillerini Savaş naralarını ve aşk şiirlerini Gazelleri ve boleroları öğreten atalarım Senin sözlerinin anlamını öğretmediler Hiçbir şey söylemeden gittin Ayrılığın dilsiz olduğunu ben senden öğrendim Dilsiz olanın yaşayabileceğini sen öğrettin bana Ve kalemime ilk defa yavan gözlerle baktın Yine yeniden sadece sana sesleneceğim Müebbet bir aşk dışında Bildiğim tüm duygularımı terkedeceğim Sana sesleneceğim yine Seni sadece kuru bir sevgiyle değil Derin bir hüzünle binlerce yıllık bir gururla Ve pervasız bir öfke ile sevdiğimi duyuyor musun Mütevazi bir sevgiyle değil Küstah bir aşkla sevdim seni Ben Osmanlı gibi Kollarımın yetişemediği bir aşkı kucaklamaya çalışırken Sen köprülerin ülkesi Venedikteki son sancağı Kışın üşümemek için şal yaptın kendine Neden bilmiyorum özlemin artıyor içimde Gün geçtikçe eksilir demiştin oysa Atalarımın öğrettiklerine de ters düşse de Sana inanırım bilirsin Zamanla unutursun demiştin Niye daha derinleşiyor öyleyse Derinleşiyor özlemin Ve gönlümde bir iç savaşta dökülen kanları Coşturuyor ayrılık sözlerin Öfkelerimin kararlılığını Aşka katık ederek konuşacağım Bedenim bu dünyayı terkedene kadar ............ Öyle sanıyorum ki Hüzünle ve acıyla pek barışık olmadığın için Benden uzun yaşayacaksın Benden sonra kelimelerim gelecek gönlüne Onların benden geldiğini bir tek sen bileceksin Küstah bir aşkla seveceğim seni Ben savaş ve ölümle haşir neşir olan Kelimeler dışındakileri unutmaya gayret edeceğim Ömrümün geri kalınında Sana sesleneceğim yine Ben seni beyrut gibi sevdim ama Sana ne Mağribi ne de Manhatten'i anlatamadım Bağdat ve Şam'ı işgale yeltenmişken Venedik' ten gelen ihanet tarumar etti ordularımı Sarı bir keder, kızıl bir kibir, siyah bir isyanla konuşacağım sana Senin kim olduğunu hiç bilmeden Ağlayan zambakların dudak kıvrımlarına yoldaş olacağım Senin kim olduğunu en çok bilerek Kavmimin bana vaadettiği tüm aşkları terkedeceğim Müebbet bir aşk, Sarı bir hüzün Kızıl bir gurur ve siyah bir öfkeyle konuşacağım Bu dünyayı terketme müjdesi gelene kadar .......... Hüznü, gururu ve öfkeyi bilseydin keşke Hüznümün beni aşan taşkınlığını Gururumun binlerce yıl önceden miras kalmış hoyratlığını Öfkelerimin hiçbir zaman sona ermeyecek ve azalmayacak kararlılığını Anlayabilseydin Anlatabilirdim sana Seninle yaşanan bir aşktan sonra Ayrılığın ölüm bile olsa Mavi bir ölüm olacağını... ÖMER ÇELİK |
Hayat Seninle Olmalı Hayat ya seninle olmalı; ya da hiç olmamalı, Akan damlalar sürekli olmalı Damlalar ask denizi olup tasmalı Aşk denizinde seninle yüzebilmeli Uçan martılar şarkımızı söylemeli Gökyüzü ikimize imrenmeli Hayatı seninle yönlendirebilmeli Hayat ya seninle olmalı ya da hiç olmamalı Baharda açan çiçekler sen kokmalı Seni yudum yudum koklayabilmeli Sen bir gül olmalı Suyun dürüstlük olmalı Gübren aşk olmalı Güneşin ben olmalı Seni benden başka kimse koklamamalı Hayat ya seninle olmalı ya da hiç olmamalı Gecenin ayazlarında rüzgar sen kokmalı Yanan sigaram sen olmalı Ciğerlerim seninle dolmalı Nefesim seni arzulamalı Gözlerim dumanından damlamalı Ayaklarım ayazda seninle adımlamalı Hayat ya seninle olmalı ya da hiç olmamalı Saçlarım seninle parlamalı Gülüşün içimi ısıtmalı Kalbim her an seninle heyacanlanmalı Elllerim karanlıkta ellerini bulmalı Dudaklarım alacakaranlıkta seni sormalı Dillerim dillerini okşamalı her gecemiz aşk olmalı Hayat ya seninle olmalı ya da hiç olmamalı Her yağmurda gökkuşağı olmalı Gökkuşağına seninle bakmalı Renklerini seninle saymalı Her sayışımızda sayı tam olmalı Eksik olursa kafaya takmamalı Her an hayatı seninle yudumlamalı Kırlarda seninle el ele çılgınca koşmalı Gelincikler laleler kulaklarında olmalı Onları senden kıskanmalı Kelebekler beraber kanatlanıp uçmalı Güldüğün zaman yüreğimde güller açmalı Hayat ya seninle olmalı ya da hiç olmamalı Sana olan bu sözlerim daima olmalı Bizim sevgimiz sonsuzluk olmalı Konuşmalarımız aşk kokmalı Şiirlerimde sen olmalı Gönlüm seninle dolup taşmalı Ölüm sensiz olmamalı Hayat ya seninle olmalı ya da hiç olmamalı Alıntı |
IZDIRAP Gülümseyen güzel bir yüz önünde dudağımı büke büke ağladım en bahtiyar olacağım bir günde en zavallı olduğumu anladım hayatımı zehirleyen bu alem gitsin başka gönüllerde yer tutsun eğer sevmek bu demekse istemem beni bütün sevdiklerim unutsun her dudakta hayal,neşe dalgalanırken her yaralı kalpte,bir his çalkalanırken bir kuru dal,bir fidana halkalanırken ben bu gün,gözleri yaşlı betbahtım NEDEN......? Alıntı |
İçki İçmedim Anne Dün bir partiye gittim anne,bana öğütlerinaklımdaydı İçki içme yavrum demiştin,yalnızca soda içtim anne Dediğini yaptığım için içim gururla doluydu Diğerlerine benzemedim ve İÇKİLİ ARABA KULLANMADIM Ben doğru olanı yaptım anne, tıpkı senin dediğin gibi Şimdi parti sona eriyor anne tam yola çıkacaktım Diğer arabacı beni görmedi anne, bana bir eşya gibi çarptı Kaldırımda uzanmış yatarken yaralı Polisin 'bu çocuk sarhoş dediğini duydum anne Bana çarpan sarhoşsa onun hatasını benmi ödeyeceğim anne? Burada ölüyorum anne, hayatım bir balon gibi sönecekmi? Etraf kan dolu anne, benim kanımla Hissediyorum birazdan öleceğim Sana son bir şey söylemek istiyorum anne Yemin ederim hiç içmedim İçen ben değil onlardı anne......... Galiba bana çarpanla aynı partideydik Tek fark; o sadece sarhoş bense ölüyorum anne İnsanlar neden içer anne? ? ? ? ? Şimdi keskin bir acı duyuyorum, tıpkı bıçak gibi Bana çarpan yürüyor, görüyorum; bu haksızlık Kardeşime söyle ağlamasın, babama söyle cesur olsun |
Seninle Sevdim şiir sevdalısı saçlarını okşarken sevdim dilimin her hücresinde geçen adınla ibadetini kıldım her gece. deniz mavisi gözlerine bakarken sevdim gözlerimin her irkilişinde gördüm yüreğinin sade telaşını. ellerini sarmalarken ellerime, tenini sevdim. seninle herşeyi sevdim; bir gülü sevdim seninle,ağlayan bir çocuğu seninle yürümeyi sevdim ağlamayıda seninle yağmur altında dans etmeyi, güneşle kavgayı, soğan kırıp yemeyi aşkı ve seni seni seninle sevdim gidersen şimdi kim kalacak benimle Turgut Özer |
Seni Kaybettikçe Kendimi Buldum bir gün kırarlarsa kolun kanadını göm acını yüreğine gösterme kimseye yaralarını mavinin güzelliği içine bata bata dikme gözlerini hüzün sarısına çalan duvarlara kırıksada kanadın yürümelisin sakın ha yaralı serçe ağlama ölmemelisin birserçe yarasında kanıyorken o gece bunları kendime söyleyebilmem bile yaşamam için bi sebepti sebepsizce yada seni içimde öldürmem icin o gece eğer sağ çıksaydın yüreğimden ölen ben olurdum biliyordum seni kaybettikçe kendimi tanır oldum önyargılarım, varsayımlarım, korkularım hiç bu kadar güçsüz görmedim onları ve içimi acıtanım anılarım hangi birinde sadece sen vardın sana ait olduğunu sandığım herşeyin aslında benim olduğunu anladım senin sonuna benim başlangıcıma varıyordum sen yoklaşırken ben varlaşıyordum içimdeki sensizlik senden yanaydı ben bütün duygulara duvarlaşıyordum sensizlikte seninle ölecekti hislerim felç olmuştu duymuyordum işte o gece içimde astım seni bendim içimdeki senin katili yas tutmuyordum şimdi benliğimde bir boşluksun yavaş yavaş o boşlukta kayboluyorsun içimde teklederken seni gözlerini sildim bile gözlerimden kanasın dudakların, umrumda değil sesin yanlış numara hazırlan artık gidiyorsun aşkı getiren sen aşkı büyüten sen aşkı öldüren sen içimde ölüyorsun yaşa yaşayabilirsen Ali Karalar |
| Saat: 15:37 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık