![]() |
Düşünmek / Bazan kendi varlığımda eririm, Bazan yokluk alır beni içine, Bırakır kendimi dalıveririm, Girerim o anda binbir biçime. Bakarım çevreme dört yan dört duvar, Geceleri sarar ateş çemberi, Beynim sanki bende bir ocak yeri, Nedir içindeki, başimda ne var? Bir cevap ararım fakat nafile, Uyku tutmaz artık, geceler bitmez. Neden, nasıl, niye geldim bu hale? Atamam bunları, hiç biri gitmez. Çözülse bilmece akmasa zaman, Bu sırrı bana da açsanız dostlar... Yalvarırım nolur koşun ha aman, Ansızın duruyor bütün saatler!! |
GönüL yaraSı oLmadık yerde kanar durur anıLarın ruhu doLar anLatmaya kelimeLer yetmez herŞey bitmiŞ anLamını yitiRmiŞ hayat kare kare geçiyOr gözLerimden dOyamadan naSıL geÇti bunCa zaman ıSLanır kirpikLerim yüzüme bulaŞır yaŞLarı ateŞ tOpu düŞer yüreqime aLev aLev yanaR iÇim aLır baŞımı yOLLara düŞerim kaRa kaRa düŞünürüm üzüLürüm kızaRım haLime kOŞarım sOn süRat yOruLunca yıqıLıp kaLdıqım yerDe adını SayıkLarım gündüz geCe neReye bakSam izLerin vaR siLinmiyOr gÖnüL yaraSı bu geÇmek biLmiyOr |
Omuz Omuza / Orhan Seyfi Şirin Yolda beyazlar allar Kınalıdır ak eller Hanımlar mendil sallar Beyler omuz omuza Burası Anadolu Dağlar omuz omuza Gidenler toprak oldu Sağlar omuz omuza Omuz omuza gardaş Omuz omuza yoldaş Bektaşi, zeybek, dadaş Canlar omuz omuza Elimle buğday ektim Alın terimi döktüm Dağlarda halay çektim Senle omuz omuza İşte pembeler allar Açılmış gonca güller Gençlerim halay çeker Vermiş omuz omuza |
Anladım diyemem ki ! Suçluyum. Belki ben anlatamadım sana kendimi Tutuştum, yandım da yokluğunda her gece Yine gözyaşlarımla söndürdüm kalbimi. Her gün her dakika seni özlerdim Bitmezdi kederim senin yanında bile Susardım, gözlerime baktığın zaman Mermer bir heykelin çaresizliğiyle Oysa neler düşünürdüm sen yokken Sana kavuşunca neler söylemek isterdim Dakikalar bir ışık hızıyla geçerdi Ayrılık başlayınca ben biterdim. En kötüsü beni koyup gitmendi O, öyle bir yalnızlıktı anlatılmaz Hep yarım kalmış heyecanlar hazlar içinde Biterdi bir kış, geçerdi bir yaz. Ve nice yıllar kovalardı birbirini Gözlerimde gitgide büyürdü mesafeler Bütün teselliler uzaklarda kalırdı Bütün çiçekleriyle solardı bahçeler Ne olurdu saadetlerin en büyüğü İşte ellerimde al, diyebilseydim Anlardın ve hiç gitmezdin, değil mi? Bir gün duyduğum gibi kal diyebilseydim |
Ayaktaysam / Kemal Kale Eğer özlememişsem ölümü Betonun üzerine sermeliyim kilimi Eğer yüzüm yere bakmıyorsa Koklamalıyım gülümü Eğer antenlere konup uçmuşsa bir karga Hafifçe çiğnemeliyim yolumu Eğer Jose Felciano'yla konuşuyorsa kalbim Sevmeliyim bacaklarımı Eğer Bob Dylan'a şükrediyorsa ellerim Nilüferler üstünde bulun benim ölümü Eğer özlememişsem ölümü Gecenin kucağına bırakmalıyım hüznümü |
Kar Altındaki Papatya Kar altında soğuktan üşüyen, Yapayalnız bir papatyayım ben Güneşe hasret bekliyorum Yaprağımı hiç dökmeden Üzülmüyorum, Beni de bir bekleyen var biliyorum Bahar gelir, karlar erir Ve ben; Çığ altından sağ çıkan bir yiğit edasıyla Yeni doğan güne dönerim yüzümü Sabır ekerim toprağa, Umut alırım Ve bir sabah; Hayallerin renkli şavkı vurur gözlerime Yaralarımı sararım Kar altında soğuktan üşüyen, Yapayalnız bir papatyayım ben Bunu da atlatırım!...... |
Kim Bilir? bilinmez daha kaç zaman geçecek önümüzden hercai aşklarda pervasızca bonkörce harcanarak bulutlar uçuşacak göğümüzde dolanacak yumak yumak deli rüzgarlar savuracak bizi kimbilir hangi iklimlerin güz vakitlerine... haylaz yağmurlarla ıslanacağız sırılsıklam... hüzünlü şarkıların kanatlarında revan olacağız yollara kimbilir nasıl ağlayacağız küsüp giden kuşlara... kalbi kırık kırlangıçlara... bilinmez kaç gönül yarası kanatacak gözlerimizi yaralı aşk naraları bölecek derin uykularımızı kimbilir kaç kar daha yağıp örtecek vicdanımızın lekesi, ihanetlerin izini bu bahar olmadı bir başka bahara diye kaç mevsim ertelenecek yüreğimizde beklediğimiz o bereketli hasat bu bağbozumu da olmadı diye gönül bağımızın üzümleri belki de dalında kuruyacak ya bırakacağız yaşanmamış gibi bu aşkı akıp gidecek ellerimizden ya buluşacağız bir ekim gecesinde ertelediğimiz sevdamızı çıkarıp zamanın yamalı bohçasından sevişeceğiz pervasızca ayışığında... kanter içinde... öpüşmelerle kesilecek nefesimiz masum günahların ilk hevesinde |
Gökyüzü Maviliğinden Soyunuyor Gökyüzü maviliğinden soyunuyor Gitsem kime, kalsam kimde, nereye kadar? Sılasızım işte, gurbetim de yok Adres defterime adlar değil Yalnızlıklar yazılıyor. Bir yanda yurdum ve uçurum sözcüklerindeki O sersemce, o saçma uyak -Demek ki, iki sözcükle de bir şiir yazılıyor Yüreğimi, yüreğimi bir bıraksam Dünyanın telaşına katılacak Yine birileri dağlarda kahraman Salonlarda mümin oluyor. Gökyüzü maviliğinden soyunuyor Akşamdandır diyorlar, dünya hala dönüyorsa Öyle dalgın, umarsız... Sorsam neyi, bağırsam kime, beni kim anlar? Bir kaçık şair diyecekler Anca yalnız, kanca yalnız... |
Kar Taneleri sensizliğe ağıtlar yaktığım camın önündeyim yine puslu bir kış ikindisini seyrediyorum boşuna olduğunu bilsem de bekliyorum köşebaşından çıkıp gelirsen diye... beklemekten sıkılıp rüzgarda sağa sola savrulan cılız kar tanelerine isimler takıyorum; sevgi,aşk,hasret... gökten duygularım yağıyor sanki yüreğim aynı gökyüzü gibi;sisli.. öyle uzak kaldık ki birbirimizden... hepsi donmuş, bir daha kalbimin ritmini değiştiremez sandığım duygular çözülmeleri için senin sıcaklığına ihtiyacım var bir kar tanesiyken, berrak sulara dönüşmelerine izin ver minik damlalarken birleşip bir çağlayan olmalarını sağla bırak, sana doğru aksınlar ruhunu sarsınlar sen ben ol, ben de sen olayım ne özlem kalsın,ne ayrılık.... |
Kalbim Dinamit Kuyusu ...Beni, gözlerin götürür Gözlerin Aşkla, acıyla... Kuşatmışlar Sesimi, soluğumu Kesilmiş Tuz-ekmek payım Vurgunum Ve darda, Gözaltındayım. Dal, kor keser Penceremde açarsa Kuş, vurulur Üzerimden uçarsa. Ve hal böyle böyle, Yol bu yöndeyken Gelir, Ki her gelişinde Daha da içten Gelir, Soluk soluğa Benim olursun. Amansız sarmasında Kollarımın Esrik, Çığlık çığlığa Erir, kar gibi vücudun... Nicedir, ***** ağzında Bir salgın, Bir deprem gibi künyemiz. Nicedir, Başımıza zindan dünyamız. Biz ki Yarınıyız halkın, Umudu, yüzakıyız, Hıncı, namusu... Şafakları, Taa şafakları Hey canım, Kalbim Dinamit kuyusu... |
| Saat: 04:36 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık