![]() |
Haydi gel; nehirler, dağlar aşalım! Aşk ülkesini kent kent dolaşalım! Gidersem, bir daha dönemem geri Gel, doyana kadar vedalaşalım! .. onur bilge |
Harabeye dönmüş virane gönlüm Sevinemem artık, yalancısın sen Enkaza dönüştü divane gönlüm Övünemem artık, yalancısın sen Kül olduktan öte yanarım sanma Adını unuttum anarım sanma Yaralıyım deyip kanarım sanma Güvenemem artık, yalancısın sen Kalbimi geri ver benden kaptığın Farkında değilsin nasıl koptuğun Sevdanın şanına uymaz yaptığın Dövünemem artık yalancısın sen Zevke döndü artık verdiğin acı İstemem ne doktor ne de ilacı Hani yalnız bendim başının tacı Avunamam artık yalancısın sen mikdat bal |
Dağlar Ters Kuyudur Nuh Peygamber bitirmeden gemisini, Yağmur yağmamıştı henüz! “ Haydi binin ” diye yükseltti sesini “ Kalmadı vaktiniz, doldu gününüz! ” Gökten boşalan yağmur değildi! Dökülüyordu sanki şelaleden. Vadiler doldu ağaçlar eğildi, Nehirler denize gidemeden. İnanmazdı Nuh’un oğlu babasına. Hâşâ, derdi O’na ihtiyar bunak! Büründü günahıyla abasına. Umursuz dedi, en yüce dağ bana konak. Dağa çıkarım diye yüksekliğine güvendi. Güvendiği dağlara yağdı kar! İnkarın gölgesi benliğine düşendi. Nebî de olsa baban, Allah’ın sillesi yıkar! İnkarın neticesi olmaktır helak. Sonu nedametle yanış! Süz geçmişi anlarsın, edersen merak. Biter mi bilmem bu sinsi aldanış! Güneşten kaçmak yarasanın huyudur. Dağlar yutar, boğar adamı! Bazen onlar ters kuyudur. O’nun sevgisi okyanusta ulaşılmaz ada mı? Necmi Ünsal |
Sensiz bir hayattan korkuyorum Azotun oksijeni yok edip Nefes alamamaktan Dünyamın yok olmasından korkuyorum Bir gün Yaşamının sonu denmesinden Yalnız kalmaktan korkuyorum Hiç önemsemediğim Sokak kedilerin yok olmasından Dost bildiklerimin ölmeden terk etmesinden İçimdeki benin sevgisizliğinden korkuyorum Kabullenemediğim ayrılığın Nefretinden Vicdanımın her gün sızlamasından Gönül ateşimin Ruhumu yakmasından korkuyorum Uyku girmeyen gözlerimin Bir gün görememesinden Duymak istemediğim ihaneti İşitmekten korkuyorum Bir gün, bir yanını kaybettin deseler Seni kaybetmekten korkuyorum Hayatın önüme serdiği gidişattan Kaybettiklerimin bedelinden Ağlayarak ölmekten korkuyorum Yazdığım her mısrada Canımı acıtan sözcüklerin Sana ulaşmamasından korkuyorum Yüksek yerleri severdim Uludağ benim aşkım Dağ yoluna gitmekten de korkuyorum ethem turan |
Firari Duygular Kazdım Ey sevgili. Son tren de uzaklaştı Sensizliğin istasyonundan Buğulu camda donuk yüzün Aklımda sen yine bendeki sen Gidenleri bir bir hesaplasam. Bak. Yine avuçlarımda kaldı nefesim. Simdi tenime esmer kederim Sesime sığınaksız bakışlarda gülüsün düşer Gözlerimi ardından doğrulup Islak raylara yaslasam Kendini emzirmeyen geceye.. Bir yosma ay düşer Nerdesin. Uzatsam ellerimi Parmaklarımda hasretin vagonları paslanacak Düşsem uçurumlarımda yalnızlığım Sussam kadrolu karanlıklar Gitsem yollar bileklerimden Bileklerimden akacak Yansam külüm buzlara savrulup Kalsam ölüme kim ağlayacak. Artik ellerim çok soğuk Anlıyor musun? Birazdan.. Bu sabahçı kahvesi gözlerimden Belki bir damar daha yırtılacak Yüzümde nice şafaklar kırılacak Aldırma mutlu ol gittiğin yerde Zaten her giden kendi töreninde Yırt dönüş biletini umudun bittiğinde. Kırılası ellerinle Adini koyamadığın henüz tanışamadığın Özlemini tüketme. Boşver.. El ayak çekilince burda Kendi kurşunuyla vurulur herkes Uğultun olsun sessizliğimin çığlığı Hüznüm de isyanım da Kulağının küpesi.. Bana kalsın topal sevdamın rengi Bakma!dönüp de ardına. Belki azdım belki birazdım Belki yazdım belki ayazdım Belki de mavisíni saklayan bulutlara Firari duygular kazdım.. Kıyısızlığımın kentlerinden Hükümsüz bir şiirdi bendeki Sana yazdım. Hilmi Yazgı |
Kıyamam koklamaya korkarım solarsın diye Dayanamam gözyaşına kadeh olur buselerim Acımı serdim geceme hain beklemede hüznüm Günahların aksın bana çiçeğim diye takarım Nefesim solur hasreti silinemez kaderimsin Vuslat süzülür düşüme düş nehrim aksın ruhuna Haykırırsa yüreğimde ayrılığın hazin sesi Dayanamam gidişine doğmaz perdelenir güneş Dayanamam elvedana mum olur erir yüreğim nurten tarım |
aç avuçlarını günah kokulu rüzgarlarım gelecek /kime sevdirsem kendimi, kalabalık olur düşleri/ soluk renkli gökkuşağı üryan gel bu ikindi tüm kalelerimi fethet yangınları sular geçerim ateşimle toprağa soyunurum şimdi koy gülüşünü yüzünü düşürdüğün yere /gülleri hiç sevemedim/ belgin ertürk |
Çağın Tanığı Olmak Fırlat at uzağa Döner gelir bumerang. Yukardan aşağı, boş küpler, Soldan sağa Hangi harfleri koymalı Ki çözülsün bilmece? Diş diş Kalıntı çağ mazgalları Sonra yeni katmanlar Bir intihar gibi içerde. Aldatışı yakınların Bilinseydi Kime inanacaksın Ki hangi yolları yürümeli? Çocukluk, gene ancak çocukluk Gerçi o da acı Ama iyi ki var Yerine hangi mutlu yaşantı? O nineler, o kızlar, o evler De yoksa Kimin bu toprak Çok düşünmüşümdür. Onu benden, beni ondan ayıran Düzenler Bırakmaz bizi bize, bölücü Olmuş nice değerler, ben de ölmüşümdür. İçindeyim, diretiyorum çağa Size ne miyim ben, siz bana nesiniz? Bir hayal, bir masal mı eski Ama ben görmüşümdür. Fırlat at uzağa Döner gelir bumerang. Behçet Necatigil | |
Ararım Seni Akşam erken çöker yalnızlığıma Sokak sokak gezer ararım seni Hasretin gönlümün yangınlarında Alev alev yanar ararım seni Gözyaşlarım kurur yanaklarımda Hüzünlü bir ıslık dudaklarımda Sigaram sabahlar parmaklarımda Nefes nefes çeker ararım seni Gölgen düşer sanki hep yollarıma Adım adım yürür izlerim seni Bir çılgın özleyiş girer kanıma Yudum yudum içer ararım seni... Ahmet Selçuk İlkan |
Kabrine Selam Getirdim sen gittin, dünyada huzur görmedim, sevdanın üstüne, bir gül dermedim, şu yorgun yüreği, ele vermedim, kalbimden, kabrine selam getirdim. çok kaldım birtanem, çok kaldım darda, el bile açmadım, kalsam da zorda, sevdanı sakladım, ıssız dağlarda, dağlardan, kabrine selam getirdim. sen gittin, anam da gitti peşinden, çiçekler saksıda, koptu eşinden, uzak diyarlardan, kan kardeşinden, gurbetten, kabrine selam getirdim. sen gittiğin zaman, ben de ölmüştüm, ben garip sevgimi, senle gömmüştüm, yetişirim diye, peşine düştüm, kabrimden, kabrine selam getirdim.. Timüçin Çelebi |
| Saat: 05:21 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık