![]() |
Hiç yaşamadım hatıraları,görmedim,bilmedim. Geceleri sabahlamadım yıldızlarla,derteşmedim,seni hiç düşünmedim. Süslemedim düşlerimi,bir yaşama hevesim hallerini. Ben seni unuttum bitanem. Ağlamadım hiç,gözpınarımla yağmur olup sel olmadım. Dökülmedi hiç kalemimden hislerim, aşık olmadım tutulmadım. Bir çılgın gibi kahkahalarla güldüm hayatın acı hezimeti. Ben seni unuttum bi tanem. Pencerimin buğusuna hiç yazmadım adını,seyretmedim iç çekmedim. Resmini koymadım başucuma,onla uyuyup onla ağlamadım. Delirmedim sokaklarda, sabahlara kadar volta atmadım. Yalvarmadım sana,bir Damla sevgi dilenmedim. Ben seni unuttum bi tanem. Vur hançeri vur göğsüme ,bir Damla kan akmaz. İstersen yar yüreğimi,içinde ne sevgi ne anılarım olmaz. Ben seni unuttum bi tanem. Her sesini duyduğumda heyecanlanmadım,titremedim. Hiç bıkmadan usanmadan,yürümedim duygu tünelinibeki ışığına ulaşırım diye. Ben seni unuttum bi tanem. Sanmaki sana yazdığımda titriyor ellerim. Sanmaki duygu yüklü kalbimden kopan rüzgara karışıyor gözyaşlarım. Sanmaki hıçkırıklarım tükendiği zaman her nefesimde ölüm veyaşam arasında gider gelirim. Bir umutmuş ,bir sevgiymiş,dağ gibi yüreğim süzülüyor gülsüz çöllere yapraaak yaprak. Sen kalbinde duygudan yoksun,ruhunda sevgi yeli esmemiş,yürekleri esaret zinciri altında kırbaçlayan taş bebeğim. Ben seni beyaz karanfillerle süsleyip düşlemedim mutluluk diyarına uçmayı. Ben seni unuttum bi tanem , HİÇ sevmedim !..... |
Sesim Boğuk Çıkıyorsa Da Sesim boğuk çıkıyorsa da Aldırma Nice dağlar kırdı onu Nice denizler Savurdu Sesim boğuk çıkıyorsa da Aldırma Artık bir şeyler yapmanın Zamanı geldi Bazı şeyleri kırıp dökmenin Bir kentin sokaklarını Yeniden keşfetmenin Özlemleri, çocukluk günlerini Bir yağmur altında bırakmanın Zamanı geldi Sesim boğuk çıkıyorsa da Aldırma Nice anılar yordu onu Nice özlemler böldü Sesim boğuk çıkıyorsa da Aldırma |
Kara Gözlerin Kara gözlerindeki umut Siyah saçları kadar karamsardı ve kadere küsmüştü O, bir kere Sevgiyi öldürdü diye... Sanki ona uzanan ellerde Keskin bir bıçak Ha vurdu ha vuracak Bu, benim karanlıklarım, Bu benim sırlarım diyor hep Bir gün gelecek Şefkatle kollarına saracaklar... Asılsız sevgilerdi onu yıkan aslında Umutları umduğu gibi çıkmamış Beklentileri hep korkuları olmuş Sanki bütün hayatı, Kupkuru bir odadaymış kopamadıklarıyla... Gülüşleri bir sigara içimi zamanı kadar az Her nefeste biraz daha kısalırken Bütün beklentileri Duman duman uçuyorlardı. Kurallar koymak isterken dostluklarına, Kuralları bozduğunun farkında değildi aslında... Şimdi o gözlerde, Vakitsiz yağan yağmurlar var, Hasat mevsimi bitmiş bahçelere Sağnak sağnak yağacaklar, Belki gönlünde gökkuşağı açacak Ama, altından çocuklar geçmeyecekler. Su yerine zehir akacak ırmaklarından, Hiç kimse içmeyecek... ya Ben, Şimdilerde bir bağ bozumu hüznü var içimde, Üzümlerim gazap üzümü Şaraplarımsa gözyaşları... Sen güz güneşinde, sanki kanadı kırık bir kuş, Konmuştu bahçeme, Ona şefkatle eğilirken Pır diye uçtu birden Kırık sandığım kanatlarındaki sahtelik, ve inancımla birlikte. |
Anılarıma Uzattım ellerimi ay ışıgına bir tutam parıltı aldım Diğer elimle bir yıldız kopardım gökyüzünün dalından Onlardan taç yaptım başına Kraliçem Soğuk kış günü bir tutam kar aldım elime Diğer elimle bir tutam çam Onlardan gelinlik yaptım üstüne Bi tanem Issız bir yamaçtan kücük bir mermer aldım elime Diger elimle bi sarı karanfil ayrıdım toprağından Onlarda süs yaptım mezarıma Gidişin almıştı ruhumu zaten |
Kara gözlüm Bu gece gözlerin düştü aklıma uykuyu unuttu gözlerim artık rüyalarıma bile gelmez oldun kömür gözlüm seni çok özledim. Çekip giderken gitme diyemedim o an gururumu yenemedim sadece baka kaldım ardın sıra bilmem kaç saat kendime gelemedim. Utanarak o gece geldim kapın önüne kapıyı çalmaya cesaret edemedim elalem laf söz etmesin diye kapının önünde bekleyemedim. Ne işte rahat edebildim ne evde durabildim zindan oldu koca dünya bana sensiz hiç bir mekanda kara gözlüm huzura eremedim. |
Özlüyorum Hani güneş küser ya bulutlar ağlamaya başlar Tenime düşen damlacıklar ruhumu kıpırdatır Kirpiklerimdeki damlada gözbebeğime gökkuşağı açar İşte.. Seni yağmurlu gecelerde öptüğüm anı hatırlarım Bazen gökyüzü üşür bulutlar tirtir titrer Beyaz tanecikler ağaçların kucak açmış dallarına süzülür Her yer bembeyaz olur Çamlar gelin gibi Noel bile kıskanır bu güzelliği İşte.. Hala başucumda asılı duran gelinliği hatırlarım Her günbatımında bulutların kızıllaştığı anda Yanına gelirim Mezarında biten karanfili koklar Gözpınarımla sevişen toprağını okşarım İşte.. Seni hasretle sevdiğim geceyi hatırlarım Özlüyorum.. |
Son Damla Her bardağı taşıran bir son damla vardır Toprak gelince ölümle, meyhanelerde bir koltuk daha azalır Damlaya damlaya gider Ahmet Erhan, sel olur gelir ölüm Hayat buysa eğer, meğer ki aldatılşım Yalnızım... sokağın zulasında bir köpek gibi kaldım Islak bir köpek gibi ancak sabahla ayılır Sürüklene sürüklene götürülür Ahmet Erhan Komiserim, tebdil-i hayatta şiir vardır Şimdi bir ölsem ve artık hiç konuşulmasam Çocuğumun belleğini kefenimle silsem Anlamam ki nicedir yaşım murada ermiş dölüm Neden her çocuğun ille de bir bir babası vardır Oğlum, zaman ağır, gün ağır, gece acıya aşinadır. |
Yeter / Davut Sulari Şu havayı gönül payedarından Yarana elveda edelim yeter Yedi nar sunanlar yandı narından Cehennemden çıkıp gidelim yeter Ben dervişem hoşça kervan düzmüşem, Gönlüm bahar yeli gibi sezmişem Dalgıcım aşk deryasında yüzmüşem Naz etme ey bülbül sedalım yeter Davut Sulari'yim mana-yı natık, Biz araf ehline uymuşuz artık İlm-i cavidandan mücevher sattık Gönül kervanını güdelim yeter |
Siyah Perçemlerin / Davut Sulari Siyah perçemini dökmüş yüzüne, Salınarak gelen hümaya bakın. Kimden söz işitmiş düşmüş hüzüne, Kader yakışmayan simaya bakın. Yaktın yandırdın beni, Zalım aldattın beni. Ne dedim de darıldın, Bir pula sattın beni. A göğsün üstüne bir bağ dikilmiş, Bin bir çeşit çiçeklerden ekilmiş. Dün uğradım bir ücraya çekilmiş, Bulut mu gaplamış şu aya bakın. Elin sitemini ağlarken gördüm, Gül dibinde kâh gül sararken gördüm, Bir seher akşamı çağlarken gördüm, Davut Sulari'deki sevdaya bakın. |
Gerçek Aşıklara Sala Denildi Gerçek aşıklara sala denildi Dertli olan gelsin dermanı buldum Ah ile vah ile cevlan ederken Canımın içinde cananı buldum Akar gözlerimden yaş yerine kan Zerrece görünmez gözüme cihan Deryalar nuş edip kanmaz iken can Aşıklar kandıran ummanı buldum Aşıklar meydana doğru varırlar Erenler cem'olmuş verir alırlar Cümle evliyalar divan dururlar Cevahir bahşolan dükkanı buldum Açılmış dükkanlar kurulmuş pazar Canlar mezad olmuş dellaller gezer Oturmuş ümmetin beratın yazar Hakk'a mahbub olan sultanı buldum Emir Sultan der ne hoş pazar imiş Aşıklar meydan edip gezer imiş Cümlenin maksudu ol didar imiş Hakk'a karşı duran divanı buldum |
| Saat: 02:57 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık