![]() |
Üşüyorum Bu Gece…… Oysa Alnımdan Terler Boşalıyor Kaldırımlara Yitip Gidiyorum Kenarı Ateşe Verilmiş Bir Mektup Gibi Ellerim Buz Gibi Oysa Haziran Başındayız Değil Mi ? Üşüyorum Yokluğunda Yüreğim Üşüyor İçten İce Yıldızlar Bile Tutuşuyor Avuç İçlerimde Sensizlik Vuruyor Kıyısına Bile Varamadığım Vuslat Denizine… Göçmen Kuşlar Kanatlanıyor Birer Birer Omuzlarımdan Gece Başıma Karanlıklar Üşüyor Dudaklarım Yalnızlığını Öpüyor Umutlarımı Gelin Ediyorum Bu Gece Telli Duvaklı Herkes Giderken Bir Ben Kalıyorum Karanlıkların İçinde… Uçurumlarda Yürür Gibi Ayaklarım Titriyor Seninle Herşey Gitmişcesine Bir Ben Kalıyorum Dört Duvar Arasında Sanki Hasrete Sarılmış Bir Sigaranın Külleri Gibi Düşüyorum Toprağa Ya Da Güneşe Serilmiş Bir Buz Gibi Eriyorum İşte Bilmiyorum Bu Gece Yüreğim Üşüyor…… Sensizlik Varken Hangi Güneş Isıtır Lan! Hasretinin Gözyaşlarını ? Hangi Ateş Susturur Dilimdeki Kanayan Kelimeleri ? Sesini Bir An Duyarım Diye Dışarı Çıksam Tüm Şehir Uykuda Bu Gece Sen Yokken Dargınım Uykulara…… Küskünüm Kuş Tüylü Yastıklara Oysa Oysa Sen Olsan Yanımda Taşları Yastık Bilirdim Varlığında Bir Dilim Ekmeği Bile Bereket Bilirdim Şimdi Sensizligin İcinde Yırtık Bir Gömlek Gibi Bedenim Çıkarmak İstiyorum Hasretin Bir Beden Kücük Gelen Elbisesini Yokluğunda Göğüm Kaybolmuş Umutlarım Darağaçlarında Asılmış Şimdi Sen Diye Soğuk Duvarlara Yaslanıp Ağlıyorum… Bir El Bir Omuz Arıyorum Gözyaşlarımı Bırakmak İçin Dizlerine Eğilip Çocuklar Gibi Ağlamalıyım Yoksun İşte yOksun.. Bu Gece Tüm Kelimeler Kanla Gözlerimi Yıkıyor Nefesim Soluyor İcten İce Tüketiyorum Varlıgındaki Cümleleri Dilim Sus Pus Sensiz Kendimi Hiçliğin İçinde Kaybolmuş Gibi Hissediyorum Kanadım Kırık Yollarım İse Karanlık Türküler Kan Kaybediyor Ovalarımdaki Ceylanlarım Yetim Kalıyor…… Güneş İse Kanlı Pusularda Yetim Düşmüş Üşüyor Saçlarım Ellerinin Sıcaklıgını Arıyor Tenim Yüregimi Kapıp Sana Gelmek İstiyorum Ama Ayaklarım Hasretine Prangalı Dayanamıyor Yüreğim Bu Hasrete… Odamın Bir Kenarında Ben Bir Kenarında Yalnızlıgın Ben Cam Kenarındayım Olur Da Tatlı Sesini Duyar Da Delicesine Yüreğine Koşarım Diye Pencere Önünde Yolunu Gözetliyorum Bu Gece Bekliyorum İşte Zaman Geçmiyor Tırnaklarımla Çentik Atıyorum Duvarlara Yitip Gidiyor Göğümdeki Yıldızlar..... Bir Ben Kalıyorum Süslü Vitrinlerin Tozlu Gölgelerinde Geceyi Soluyorum Karanlığı Emiyorum Bir Cocuk Gibi Oysa Karnım Yalnızlığa Tok Soluk Soluğa Seni Arıyorum Dört Duvar Arasında Senin Kokunu Arıyorum Tüm Umutlar Kanatlanıyor Bir Ben Bir De Sensizlik Kalıyor... Vurulsa Sol Yanım Yusuf Un Kör Kuyularına Aksa Kanım Bu Kadar Acı Çekmem Ama Yoksun İşte Kelimeler Soluyor Dudaklarımda Ağlarken Serceler Yalınayak Ölüme Koşuyor Kirpiklerimde Gece Suskun Yıllar Yorgun Bir De Yüregimde Kanayan Yoklugun Bu Gece Üşüyorum Bu Gece Üşüyorum Üşüyorum Vuruyorum Kendimi Boş Issız Sensiz ve Sessiz Sokaklara Yağmur Yagmuyor Buralara Ama Gecem Islak Gecem Yağmurlu.. ALINTI |
Pişmanlık Getirmez Güvenimi Bırak artık El yazılarımı taklit ederek Kendine aşk mektupları yazmayı Sal, ruhun gibi kendinde çığlık at Öyle içten atmalarla olmaz Avazın çıktığı kadar bağır Kurtulamazsın yoksa bu pişmanlıktan Bağırmak her şeyin çözümü de değil Söylemedi deme Sadece anlık tedavi ruhuna Bir ilk yardım kalbine Pişmanlık denilen hastalık Bir bulaştı mı ruhuna Tedavisi yoktur. Ben kendimden biliyorum Seni sevmemden biliyorum Pişmanlık denilen hastalığı Bırak artık ayna karşısında Kendine bakmayı Çıkar gözlerindeki Ben bakışlı taklitleri de Gör o yılgın solgun gözlerini İçinden akan pişmanlığı Pişmanlık işareti göz yaşlarını Bırak geceleri yastıkları sarılmayı O kadar da pişman olma Bak bana pişman değilim Her gece bir vefasıza sarılmıyorum Diye çok mutluyum Ama sen sen... Pişmansın sen kadar vefasız olmadığıma Doya doya sarılamadığına bana Bırak Bırak yastıkları, Tenim yapmayı.. Keşke benimde pişman olacağım Son bir sözüm olsaydı kalbinde Olsaydı da sen yalnız kalmasaydın Bilirim çok batar sana için acır Bir andır senin sinirin ama yanıldın Akan pişmanlık neye yarar Çabalaman, getirir mi güvenimi Sana olan aşkım ölünceye kadar daim Sen olmasan da Sanma aşkın her şeye çözüm güvenin olmasada İsmet Erkabaktepe |
Sensizim Yine Yine yazıyorum sensizliği Gönlümün derin sularına bırakarak Kanat çırpıyor yine bu yürek Bir umuda,bir aydınlığa… Çekiyorum,hissettirmeden acısına katlanarak Yine yanıyor bu gözler,bu kalpler senin için Her anım ıstıraplarla dolu ebedi bir yolculuk gibi Gidiyor uçsuz bucaksız bir sevda uğruna. Unutturmuyor,saniyenin ızdırap veren sahneleri Canlanıyor,yüreğimin kuytu köşelerinde kalmış mazileri Yine yakıyor sensizlik, kalbimi titreterek Gerçeklerin yalan olduğu bu dünyada eritiyor içimi. Düşlüyorum,sensiz var olan hayatın anlamsızlığını Sevgiyi öğretecek olan yarimin yokluğunu Hiçbir tat almadan yaşanılacak olan duyguları Manasız bir şekilde düşünüyorum,yokluğundan. Gidemiyorum,sensizliği bırakıp uzaklara Silemiyorum,alın yazısı olan bu sevdayı Yaşıyorum,zamanın mahkum ellerinde acıyı ve tatlıyı Sen varken sensizliğe dayanarak acıyı çekiyorum sevdiğim. Yine seni arıyorum karanlık gecelerin ardında Muhtacım sevgine bir damla olsa bile Yürüyorum,sana uzanan yolları umutsuzca Biliyorum,bütün bunlar aşkın çaresiz nağmeleri SEVDİĞİM….. Alıntı |
Şehrin Karanlık Dünyası meyhane de gizli ağlayışlarda. gecemizi gündüzümüze çıkardık. suskun gönlüllerimizin hatıralarını. zihnimizin bizi götürdüğü çocukluk sokaklarımızda avunmaya çalıştık. sokaklar... karanlık ve sessizdi . üzgündü gökyüzü. bulutlar saçıyordu suskun gözyaşlarını her yere yıldırımların ve yağmurun kanlı kamçıları dolaşıyordu sokaklarda korku ve ürperti saran. damlalar karışıyordu taravetsiz toprağa. gece sabahı buldu. izlerini bırakmıştı ardında --üşüdü bedenim. hatıraların ağırlığı çöktü omuzlarıma. acılardan ördüğüm hırka sırtımda. --yorgun gözlerim doldu dolu oldu birkaç damla süzüldü yanaklarımdan. ve ebedi kapandı gözlerim meyhanenin o kuytu, tozlu masasında Duygu Keskin |
Seni Seviyorum" Dedim Sevmek dedim. Yoluna ölmek dedi. Yol dedim. Alıp başını gitmek dedi. Gitmek dedim. Bir Ahh çekip dostlardan ayrılmak dedi. Dost dedim. Durdu bana baktı, dost diye mırıldandı. Yüreğime nasıl koysam bilemediğim dedi. Yürek dedim. Dünyaları içine sığdıramadığım dedi. Dünya dedim. Hayatın bir yüzü dedi. Yüz dedim. Ardında ne gizli bilemediğim dedi. Giz dedim. Hep çözmeye çalıştığım dedi. Çalışmak dedim. Bitmeyecek öykü dedi. Öykü dedim. Binlercesini içimde gizliyorum dedi. Gizlemek dedim. İşte, her şeyin bitimi dedi. Sevda dedim. Ellerimde bir çiçekle Peşinden koştuğum dedi. Koşmak dedim. Hayat, bir maraton dedi. Hayat dedim. Öyle kısa ki! dedi. Niçin kısa? diye sordum. Yaşanacak çok şey var, zaman yok dedi. Yaşanması gereken ne var? diye sordum. Aşk dedi. Kaç kere? diye sordum. Bin kere dedi, milyon kere AŞK. Neden bir kere değil? diye sordum. Bütün aşkların toplamı, en yüce ve tek aşk dedi. Önce ona varsan olmaz mı? diye sordum. Keşke olsa dedi, ama önce yoğrulmak gerek. Acı çekmek mi? diye sordum. Evet, aşk acısında yok olmak dedi. Yok olunca! dedim. İşte gerçek aşkta o zaman yaşamaya başlarsın dedi. Gerçek aşk! dedim. Büyük o! dedi. Durdum. Durdum. Ve sustum! Neden sustun? diye sordu. Yüreğim titredi sanki dedim. Neden? diye sordu. Bilmiyorum dedim. Büyük O!" Evet dedi. Büyük O! Nerede? diye sordum. Her yerde dedi. Nasıl? diye sordum. Yüreğini aç dedi Yüreğimi açmak! dedim. Bir tebessümle bak her şeye dedi. Tebessüm dedim. Her kapının anahtarı dedi. Kapı dedim. Girmeden bilemezsin dedi. Ya korku! dedim. Bilinmeyenden korkar insan dedi. Ben kimim? diye sordum. Sevgiyle beslenensin dedi. Durdum. Durdum. Yine sustum. Kimsin? diye sordum. SEN'im dedi. "Seni Seviyorum" Dedim "Bende Seni" Dedi.. alıntı |
Bir dağbaşı yalnızlığı yaşıyorum Bir dağbaşı yalnızlığı yaşıyorum yeniden., Dağbaşı yalnızlığı ölümden beter. Hiç kimse aramasa sormasa beni Sen gelsen yeter.. Huzur ellerinin güzelliğidir. Gözlerin karşımda mutluluk denizi. Her sabah soframızda ekmeğimizi Sen bölsen yeter.. Yüreğim seninle yaylalar kadar serin Ne bir çizgi hasret, ne bir nokta gam Yayla dumanı gibi gözlerime her akşam Sen dolsan yeter.. Bende çaresizlik sonsuz kördüğüm. Bende sabır sende naz.. Gündüzünden vazgeçtim düşümde biraz Bir yüz görümlüğü sen olsan yeter.. Duymasa da hiç kimse şâir gönlümün, Sende karar kıldığını... Ve içimin şerha şerha yarıldığını, Sen bilsen yeter.. Bir gün duysan bittiğimi, tükendiğimi.. Çıkıp gelsen uzaklardan korkulu ürkek.. Bir incecik dal gibi üzerime titreyerek, Eğilsen yeter... Alıntı |
Sahi Siz Afedersiniz... Tanıyamadım ama... Haa... Siz miydiniz... Ben de diyordum nerelerde kaldı... Önce beni benden aldı, Sonra geceleri üzerime salıp, Vuslatsız diyarlara kaçtı.... Meğer yanılmışım, Siz başucumda dururken, Ben dağların ardında aramışım... Bir ara, Bir iki uğramıştınız bana, Bilmem şimdi düşer mi hatrınıza, Ne kadar da kazınmış gülüşünüz aklıma... Sıcaklığınız olmayınca, Mukayet olamıyorum ki aklıma... Sahi siz... Ne zaman geldiniz? Bunca zaman, Ben sizi ararken, Yastıklar altında saklayıp kafamı, Saatlerce ağlarken... Neden seslenmediniz, Yüreğim çığlık çığlık adınızı anarken? Bunca soruya, Bir cevap vermeden, Kendi yaktığınız ateşi söndürmeden, Bahtsız başım, Muradına ermeden, Gidecek misiniz yeniden? Aaa, bak yine gittiniz... Beni bana terk ettiniz... Siz bilmezsiniz ama, Siz her ne kadar da gitseniz, Hala bıraktığım yerde, Hayallerimde, Var oluşuma, Yalnızca bir sebep ötedesiniz... Selim Seven |
Aşk Melodisi Soğumuştu ellerim ,gözlerim yağmur biriktirmiş Yalnızlık berduş selamını vermiş çoktan. Gidişini fırsat bildi korkular , Tebessümde hatıralar... Yağamadım, geç kaldım son sevdaya Düştü yüzüm... Yokluğuna esir yüklemler Ve kahretsin...! Öznesiz kaldı, tüm sevda sözcüklerim. Gün doğumuna ulaşmak gibi Batıl inançlarımı,tabu yaptım kendime Gece ,karanlık örtüsünü senle üstüme yığdı Sustu özüm.... Gelişine kurulmuş saatler Özlem nöbetlerinde Yargısız sorgularındayım Anlasana... Ben sensiz hasattayım ,acı biçip kan topluyorum,gözlerime ikimiz için Tutamadım kaçaklığını Hadi azat ettim benliğimi, tecrübe et beni Ya hiçliğine hüküm ver Yada bağışla bana seni Gitmeden yüreklerden, sevginin beşinci mevsimi Kıyılarımdan atma kendini, kaderimde kal Gitme... Gitme... Ne olur bitme...! Daha fazla yitikliğe gitme... Bir notada dur... İster la ister fa ister si Tutuşuruz elbet gelgitlerin bir yerinde Ben sevgi bestekarı Sen aşk melodisi... Ali Sevimli |
Liman Vurgunu Açıldım engin denizlere Gidiyorum bir ileri bir geri, Güven bende ayyuka çıkmış, Sanmışım kendimi titanik gibi bir gemi. Çok geçmedi rüzgar Başladı esmeye lodostan Liman diye sığındık Meğer imiş taştan molozdan Savrulduk kıyıdan kıyıya Ne kadar geçti zaman bilmeyerek, Kurtulma umudu başladı, Martı sesleri dinleyerek. Göründü az ileride Elinde oltası ile Kayıkçı Dost dedik el uzattık Oda çıktı Balıkçı Sonra anlaşıldı Kayıkçı nın Olduğu lodos vurgunu Dost olduk sarıldık, İkimizde Liman yorgunu. Çek artık kayıkçı kürekleri Dostlar yanlış anlamasın, Barıştıralım küs yürekleri, Gayrı dargın kalmasın. Selim Gürcan |
Sil Gözümün Yaşını Geçiyor ömrüm hep seni beklemekle Soldu günüm derdime dert eklemekle Bittim bu aşk yolunda emeklemekle Eridi gönlüm hep seni beklemekle Dön gel ne olur artık dön gel bana sen Dudaklarıma mühür oldu son busen Vedandan sonraki halimi bir görsen Kalbimdeki sancıyı bir bilebilsen Dünyam yıkıldı sanki birden başıma Hançer vurdu felek su kattı aşıma Hiç mi hiç bakmadı akan gözyaşıma Bir taş da sen ekledin mezar taşıma Ümitlerim bir kuş olup uçup gitti Yokluğun beni uçurumlara itti Ağlamaktan gözlerimin feri gitti Bilmiyorum ki aşkımız neden bitti Gel artık canım sil gözümün yaşını Eskisi gibi koy omzuma başını Benimle yarim yine paylaş aşını Verelim senle bu hayat savaşını. Alıntı |
| Saat: 15:37 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık