![]() |
Karanlık Gecede Mehtabım Olsan Karanlık gecede mehtabım olsan Süzülsen o hayal sessizliğinle Dilinde nağmeler elinde keman Okşasan ruhumu güzel sesinle Özge canım olsan gönül yoldaşım Bir ömür dizinde dinlense başım Akarsa uğruna aksın gözyaşım Yakarsa ateşler yaksın elinle Bir daha sönmesin içimde közün Bir daha çalmasın kapımı hüzün Çiçekler açtırsa gülünce yüzün Dağılsa efkarım gül nefesinle Kimse okşamasın al yanağını Öpmesin başkası gül dudağını Bana bağışlasan gönül bağını Sevgiden bir yuva kursak seninle |
Yalnızlığın Ayrıkotları Toprağı nasıl kavrarsa ayrıkotları ve nasıl çölleştirirse usul usul öylece sarmış seni yanlışlar çürütmüş yüreğindeki öfkenin dayanıksız tohumlarını çorak bir toprağa döndürmüş içini Zehirli sütleğenler sürülmüş ökselere sinsi bekleyişler gibi yapışkan iğrenç gülücükler serpiştirilmiş belli ki sen konacaksın acemi sekişlerle yalnızlığın bu hayın ökselerine Ve şimdi uysal bir kedi gibi sokuluyorsun gergefini sessizce işleyen gecenin koynuna Usulca okşuyorsun yalnızlığını usulca ve sessizce yaşamak diyorsun buna oysa hayat açılmamış bir yumak gibi duruyor ellerinde Ah yalnız kuş belli ki sen hiç bilemeyeceksin uçmayı. |
Sessizliğin Çanları I Bir çığlığın sessizliğidir derin suların dinginliği ki çınlar yüreğin kararan kayalarında Derin suların dinginliği çatlatır yüreğinde korkunun tohumunu çünkü sessizlik en büyük ustadır düşü gerçeğe dönüştürüverir apansız Isırır bir hançerin yılan dili gibi çatallaşan çeliği Sonra yalnızca öyküler kalır ve sen onu yaşarsın çaresiz II Dirhem dirhem tartılmaz ki dostluk yaşanmaz ki vermesini bilmeden damla damla biriken bir şeyler boş bir tapınakta birden çalar gibi olur çanlar Ve yaşamın hesabını veremezsin bir türlü kendine Sonra boğuntular sessiz haykırışlar karanlık sokaklara çeker seni Çanlar beyninde asılı duran madeni bir gökkubbedir artık kulaklarına balmumu da akıtsan delecek beynini bu çığlığımsı sessizlik ve bu katran gibi yalnızlık |
Hümeyrâ'sız Olur Mu? Bağışlayıp Dünyâ'yı, verseniz de her şeyi O'nunla öğrenmişim, adam gibi sevmeyi Unuturum mecbûren, yokluğunda gülmeyi Tüm dilberleri alsam, Hümeyrâ'sız olur mu? Yâr bellemişim O'nu, hem de kavilleşmişiz Bir istikâmet için, bu yolda birleşmişiz Yekten atar damarlar, kalben bütünleşmişiz Alıp verdiğim nefes, Hümeyrâ'sız olur mu? Çok hâtunlar tanıdım, en ince detayıyla Hasletleri sınırlı, parmaktaki sayıyla İdrâkimi arttırdı, az veyâ çok payıyla Hûriler imrendiren, Hümeyrâ'sız olur mu? Var mı O'nun benzeri, biraz etrâfa bakın!.. Bulamazsınız derim, aramayı bırakın!... Tâ içimdedir yeri, canımdan daha yakın Bedenimde ki rûhum, Hümeyrâ'sız olur mu? O'nu bana yâr eden, Rabb'e şükür vazîfem... Nasıl sevmişim nasıl, tertemizdir nazîfem Gözlerinin bebeği, ilhâmıma taz'îfem Eğer mahrûm kalırsam, o gün olur âzifem Böyle derin hissiyât, Hümeyrâ'sız olur mu? |
yÜREK İSTER Kollarım dolansın ince beline Dokunsun helaldir tenin tenime Zehir tattırma seven kalbime Gitmek yürek ister,sen gidemazsin. Dilim bir kötü laf etti pervasız Sevilmek olur mu,nazsız edasız, Farkında olmadan böyle zamansız Gelmek yürek ister sen gelemezsin. Cemre olur düşersin toprağıma Can verirsin sararan yaprağıma, Aşkın hançerini taşan bağrıma Vurmak yürek ister sen vuramazsın. Ağlıyor bu gönlüm etmiyor kelam Vefasız aramaz göndermaz selam, Bulacağım idam olsa da cezam Ölmek yürek ister sen ölemezsin. |
Bir gün, olur ya bir gün sessizce gidersem.. Kimselere söylenme, kimselere seslenme.. İsyan etme dağlara, ovalardan hesap sorma... Günahkar belleme yolları.. Bir gün olur ya bir gün sessizce gidersem.. Başka sevdalar arama, başka sevdalara kızma.. Yüreğinle hesaplaşma, gözlerinden yaş akıtma.. Eğme başını rüzgara... Bir gün olur ya bir gün sessizce gidersem.. Dönecek diye düşün, sevdanı savurduğumu içimde.. Kavurduğum küllerle, büyütüp sevgini yüreğimde.. Ellerini bırakmayacağımı kimselere Ve bekle..geleceğimi.. |
İsyan Ağaçlar cüce şimdi, binalar yüksek, Ne bahçe var artık, ne bülbül sesi... Yok ettik hepsini tek tek keserek, Özlediğim bir yeşil ağaç gölgesi. Binalar; yığın yığın, dizi dizi, Evler; kat kat, üstüste, yan yana, Sanki gizli bir el hepimizi, Çekiyor sessizce o taş bağrına. Atlar yavaş şimdi, arabalar hızlı, Sanki yaşam sade bir koşturmaca... Farkındayım içimde bir özlem gizli, Cevabını aradığım bulmaca. Uçaklar kovdular gökten kuşları, Sanki ağlar gibi yağmurun sesi, Çoktan tükettik de ağaçları, Bari yok olmasa Gök-su mavisi. Ama biz ona da hasretiz şimdi, Sağımız, solumuz yüksek yapılar, Ne sabah güneşi, ne de ikindi, Kirlendi mavi gök, kirlendi sular. Şehir denen korkunç garip yaratık, Mahşerin kurulup bitmedigi yer, Bıktık, bıktık senden ağaçsız bıktık!!! Ama ne çare ki hepimiz esir... Çevre yeşilliği, bahçe çiçekler... Akarsuyun sesi sanki bir masal, Ama bir gün mutlaka çocuklar, Uzanır pencereme çiçekli bir dal. |
BENİM KADAR SEVERSEN GEL ! gel yeter yılları eskitti yıllar gönül yarim diye seslenince gel kuzu sesleriyle coşarken köyler güneş mor dağlara yaslanınca gel gözyaşın teselli kahır gardaşın hasret acısından ağırırken başın peşini bırakta dolunun boşun kahırdan gözlerin ıslanınca gel taş gibi yürekle gelme istemem el gibi soğukca gülme istemem arayıpta beni bulma istemem ancak benim kadar hislenince gel gel vuslat uğruna dağlar aşıpta gel gurbet ellerle vedalaşıpta sevda yollarında coşup taşıpta durulup oturup uslanınca gel |
Kayip bir adim var sehirde Simdi onu ariyorum sessizce. Ama umutsuzum, Cünkü, yelkovanla akrebin iliskisine benziyor arayisim. Ben ariyorum o kaciyor. Ben, benden kaciyor, Icimdeki dügümü cözebilecek tek sey ben, O da kaciyor benden. Aslinda ismim buralarda bir yerlerde gizleniyor. Ne olacagini bilmeden, Bunca zaman hic gülmeden, Yasayabilir mi ki icimdeki ben, Dönüp gidersem, caresiz kalir icimdeki ben, Bir türlü yasayamayan, Ama hep düslenen sevdalarda gizlenen Rüyalarda avare olmus derbeder ben. Kayip bir isim,kayip bir siir, Satir aralarinda bulmaya calisan ben. Kendi kendime küsen ben, Kendi kendine yasamaya calisan gene ben Benden geldigim yerlerde daha cok vardi benden. Ama gözyaslari vardir hep yüreginde gizlenen, Kirpiklerinde mesken tutmus,dudaklarinda nehir olmus ben. Hep beni ben diye bilirdim, Bir yanim köhne bir hayati sürdürürken, Diger tarafim yasanmisligi anlatiyordu derinden. Agacmis, yapraklarin altinda ezilen ben. Dallari üstüme düsmüs, dallari kiran,ben. Altinda ezilen, enkazi kalkmamis üzerimden. Toza topraga bürünmüs ben, Icimdeki depremi yaratan, kayip bir sehrin emsali olmus ben. Simdi yasiyorum bensizlige inat, Suc benim degil,beni benle yipratan, anlamini bulamadigim hayat. Beni benle yasamak varken, Aydinligimi götürmüs benden. Ben benden cok uzaklarda yasarken. Kayip ilani verecegim yüregimden. Yoksa bensizligim ölüm olacak , Beraber ölmek varken. |
Garip Kuşlar Daglara hüzün çöker, Gökyüzünden yaş döker, Gurbet diye dem çeker Garip akşam kuşlari. Silayi hatirlatir Insana satir satir, Gurbeti de aglatir Garip akşam kuşlari. Sanki gönül yarasi, Bilmez derdin çaresi, Gurbetin avaresi Garip akşam kuşlari. Neş'e sevinç zevk yalan Aglar gurbette olan Gurbeti gurbet yapan Garip akşam kuşlari. |
| Saat: 02:57 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık