MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

Misafir 2 Ekim 2008 18:37

Her zaman
hissettiklerimi yazamıyorum
zaten;
her yazdığımı hissedemiyorum
her zaman
hissettiğim kadar yaşayamıyorum
zaten;
yaşadığımı hissetmiyorum

bir gün
akıllı uslu
hanım hanımcık
başka gün
zır deli
zır aşk ! doluyorum
gelme...gitme benden
gözü tok çocuk !
sensiz, pek iyi olamıyorum...


ahmed 2 Ekim 2008 18:39

Öğrendim




Öğrendim

Kollarımı uzattıkça
kırıldı ellerim
Sevgilere
Nokta koymayı öğrendim.

Seni tarif eden;hangi büyülü söz
Hangi şairin ağzından süzülür
Bilmem
Ama
Seni o dizelerden kaçırır,
hayalimden yüz bin defa geçiririm
Kendimden olursun
Kendim olurum
Sensiz,
kendim olmayı öğrendim
Yazılarda...yöz


Yılmaz Öz


CaNaRY 2 Ekim 2008 20:40

Baş Koymak Vardı Sevdana,Vurulmak Pahasına

Gökle yer gibi aramızdaki uzaklık...

Ufukta buluşmayan bu sonsuz ayrılık...

Elini tutamamak,

Yüzüne kaçamak,

Göz ucuyla bakmak,

Yüreğimi acıtıyor!...

Yan yanayken bu hasret, bu bedbahtlık, bu zavallılık...

Sevmek böylesine ağrılıysa,

Olmaz olsun ; Yere batsın!...

Yaşamak;

Kıvranmak, nereye tutunacağını bilmeden...

Haince yaşamak!...

Tutsaklığa bile bile direnmek,

Bir anlık sevinçle yetinmek

Ne kadar günah,

Ne kadar yazık...

Hiç razı değilim insanın yazdığı insafsız kurallara...

Şimdi bir atmaca olmak vardı,

Hakkı olduğunu bildiğim sen'i,

Alıp kaçmak vardı!...

Varsın kovalasınlar,

Baş koymak vardı sevdana,

Vurulmak pahasına...


"Fatih Yeşilgül"


SiyahLALE 2 Ekim 2008 21:08

Hüzünlü Dudaklar

Bir seher vakti
Yağmurlar dökülür
Renk alır doğa.
Çatıdan gelen sesler
Bir melodi gibi
Yansıyor kulağıma.

Şarkı söyleyen kuşlar
Esen lodos
Götürür beni hayallere.
Bir coşku ile,çarpar yüreğim.
Yeni sevdalar yolunda
Kendini bulur gönül.

Bir derin nefes
Ferahlatır içimi.
Bir demli çay
Islatırken hüzünlü dudakları
Dalar giderim uzaklara.
Yükselirken ufuklarda
Açılır birer birer
Umut kapıları.
Yaşam kaynağım olur
Her yeni sevdam.

Bir gülümseme düşer
Soluk yüzüme
Dönerim kendime.
Kalemim olmasa
Ne yazar,ne söylerdi gönül.
Yanarım...
Boşa geçen yıllara.

Haziran-2007


Mustafa Yiğit


ahmed 3 Ekim 2008 10:45

Gönlüm...



Tam yakalamışken geceyi gün,
Kimsesiz gönlüm bir ("O") şiir(i) okur.
Tam "O" anda, bir coşar bir durulur.
Çaresizdir zamansız gidişlere,
Koşar durur kayıp mutlulukların peşinde.
Birden deli bir yağmur oluverir,
İznini şimşekleriyle alır, acıtarak çıkar gider,
Arar yitik sevdalarını tüm zamanlarda.
Sorar bulamadıkça, terk edilmiş ruhlara.
Ruhlar anlatırlar ağlamakla, isyankârca birazda.
Oturup ağlar her yaşanılmışa.
Utana sıkıla geri döner, sessizlikten yana.
Sessizliği hasretten yana,
Hasreti de cevabını bulamadığı birçok soruya aslında.
Dinle ey gönlüm;
Hangi sevda sürüp gitmiş sonsuza.
"O" kışlar hep kalmaz bağrında.
Boynun eğme asla, bu halin suç sayma.
Kendini sakın sahipsiz sanma.
Mevsimlerin bir tanesi bahar mutlaka.


Mustafa Cırık


ahmed 3 Ekim 2008 13:48

Gelmeyen Sevgiliye....



Ne güzel ellerim var
Ellerinden tutmuştu
Ne güzel dilim var
Güzelliğine bakarken
O günde susmuştu
gidişindede sustu

Ama gel görki

Yüreğimde boranlar
Kalemimde fırtınalar
Dayanılmaz acılar
İçi sen dolu bir dünya

İsyan yok sevdiğim
Öncede tanımazdım
Sevgiyi...
Ve seni...

Gözlerini özledim
Kaybolmalarımı
Düşmelerimi
İrkilişlerimi...

Gözlerinin derinliklerinde
Kayboluşlarımda
Aniden masaya vurur

Çokmu güzel der
Utandırırdın beni
Konuşamaz
Utanırdım..
Susardım
Yüzümdeki tebessümle...

Suskunluğum aynı
Değişmedi
Gel görki
Tebessüme dair
Ne varsa
Seninle kayboldu
Ben gülüşünü özledim
Ben gözlerini özledim
Ben sevmeyi özledim
Ben seni özledim...



Ali Adıyaman


ahmed 3 Ekim 2008 21:29

Oysa



Renk değiştiren havalarda âşık oldum hep
Kısa süreli.
Yaşama biçim veren ellerdi taptığım
İnanç kavgasında süresiz,
Ve her şey yalandı
Eflatun rengi akşamlarda
Gündüz-gece devinimine aldırmadan
Yanardı yamalı şarkılar.
Vakit çılgınlık vaktiydi
Gençliğin bahşettiği heyecanda
Kırmızıyı sevgiliye bırakırdım
Gökkuşağı hilekâr havalarda
Çatırdayan yapraklara saklardım
Can kırıklarını, sonbaharın
Vakit tükeniverdi ansızın
Yandı gözyaşlarım.
Düşündüm de
Seni seviyordum ben
Durduğum zaman
Şiir avlusunda
Ve senin ellerinden suyundan içerken
Ahmed Arif'in.
Seni gerçeklerinden çaldım hayatın
Kaçtım ölümden
Sonra ölümü kovaladım ayrılığında
Hep sana vardım
Yağmuru giyinmiş yollarda
Ve hep sana kaldım
Geriye kalan
Süreli süresiz sevdalarda....

Hep seni seviyordum oysa
Eflatun rengi akşamlarda....


Nedim Kardaş


ahmed 3 Ekim 2008 23:09

Yalanlarinla



Gözlerimden kaçırdığın bakışların
Konuşurken dokunduğun saçların
Dilinden önce vücudun
Bana bir şeyler anlatıyordu
Masum değildi bu veda
Yalan vardı gözlerinden akan her damlada
Dudaklarından dökülen her sözde
Bir tezatlık vardı.
İnanmamak mı böyle bir durumda
Söz konusu bile olamazdı
Daha içimde tap tazeyken sevdan
Beynim hükmedemezdi kalbime
Beynime giden her damarda akan sendin
Bir kalemde kesip atamazdım seni.
Kıyamazdım bu cana
Yaşarken öldüreceğim seni,
Kahbe
yalanlarınla.



Şükrü Donuklar


ahmed 4 Ekim 2008 10:37

Eyül De Yağdı



Eylül de yağdı dün gece haneme
Mazi denilen sevgilinin kollarındaydım
Eskimiş fotoğraflar
Dudaklarımda titrek heyecanlar
İşte tam orada şen kahkahalar kaplamış bizi
Az ötede masum bakışların takıldı yüreğime
Ayağın takılmıştı düşmüştün ya
Kumsalda narin bir kayaya
Şimdi dalgalar taht kurmuş
İsmimizin yazıldığı kumlara
Denizin koynunda uyuyormuş adın


Eylül de yağdı dün gece haneme
Yağmurlar hışımla ıslattılar
İlk seni seviyorum dediğim toprağı
Salıncağında çocuklaştığımız park var ya
Harabeyi andırıyor şimdi
Şarkılar ezberlediğim sokaklar ıssız
Gökyüzünden yıldız kotardığımız
Canından can beklediğimiz
Ellerini yüreğimde sakladığımız evler bomboş


Eylül de yağdı dün gece haneme
Kırık bir ayrılık bestesi mırıldanırken
Yokluğunun sesiyle yaşarken
Şarkılar da dindiremezken hasreti
Dayanmaz yaralı bu yürek
Dayanmaz kendini vurur bir yerlere
Dipsiz bir kuyuda yankılanır gibi sesim
Ensemde saklıdır ılık nefesin

Eylül de yağdı dün gece haneme
Ellerini yüreğimde sakladığım evler
İsmimizin yazıldığı kumsallar
Gülümseyen acemi resimler
Titreyen masum dudaklar
Kavuşmaya adanmış dualar
Yokluğunda yazılmış mektuplar
Ruhunda yitirilen uykular
Güneşle doğulan sabahlar
Sararmış bir yaprak gibiydiler

Yollarda izin yok yıllara da sözüm yok artık
Tünesin baykuşlar adak olmuş bir tepeye
Sarsın tüm benliğimi yıkasın gözyaşlarımı ağıtlar
Üşüyorum yakacak közüm de yok artık
Düşüyorum sensizliğe bu derman çok artık

Eylül de yağdı dün gece haneme
Hayalini çizmişlerdi solmuş gözbebeklerime




Zekeriya Efiloğlu


ahmed 4 Ekim 2008 14:46

Şehitler Veriliyor



Şehitler veriliyor
Bu vatan toprakları uğruna
Peş peşe yiğitle arşa yükseliyor
Kucak açmış Peygamber
Yüzleri gülüyor
Bir gökler ağlıyor
Birde
Bir fidan misali yetiştirdikleri
Evlatların ardı sıra analar.
Gelinler suskun
Dilleri lal olmuşçasına
Acıları vatan uğruna teferruatta.
Bacılar feryatta
Artık ağabeyleri yok hayatta.
Yirmi otuz şehidin cenazesinin kaldırıldığı
Gözlerin göğe kalktığı
Günler geride kalmadı inan!
Mardin'de,
Şırnak'ta,
Hakkari'de
Ana baba genç yaşlı
Çoluk çocuk demeden
Can veriyor atalarımız
Bu vatan uğruna feda diyor canlarımız.
Kulaklarda ALLAH ALLAH sesleri dinmiyor,
Yankılanıyor anbean
Ölürken bile Ya ALLAH çekiyor inan..
Bebek katili kana doymuyor,
Anaların gözyaşı dinmiyor...
Ve yıl 2008
‘'NE MUTLU TÜRKÜM'' diyenler
AB uğruna her şeye onay mı vereceksiniz?
Süleyman Nafiz'in sözü nerde kalıyor?
‘'Irkına, vatanına, tarihine, ihanet etmiş olan efrad ve akvamın hiçbirini unutma Türk oğlu
Unutma ve affetme...''
Ey türk evladı
Uyan..!
Uyan ki dinsin bu feryat,
Uyan ki duysun psikopat,
Uyan ki huzura ersin bu efrad.
Gönderde bayrak,
Çocuklarımız ezan duyarak,
Vatan bizim olarak,
Verelim son nefesi YARAB...!



Zekiye Oktar



Saat: 04:22

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık