![]() |
Kal Biraz Daha Kaç mavi yasak yaşadık seninle, kaç deli gece... Düşünse dolunay bile utanır, Yıldızlar çıldırır, ağlar erguvanlar, Ben seni işte öyle bir gecede sevdim, hesapsız. Ve düşlerim... Düşlerim sınırsızdı alabildiğine Duygularım sabırsız. Bir çocuk kadar günahsız. Sahi sende sevebilir misin beni Seni sevdiğim kadar, Dokunabilir misin yüreğime? Bak orada sen varsın. Mutluluk nedir diye sorsalar Sen derim alabildiğine yalnız sen, Sesin, gözlerin, ellerin sonra, Titreyen dudakların ve arzun çekingen Sen benim her şeyimsin. Sensiz neye benzer bu ay bu güneş Çiçekler açar mı sen olmasan, Martılar uçuşur mu çığlık çığlığa, Sonra kim aydınlatır benim gecemi Günümü kim paylaşır, Kim sorar derdimi, Ben neye sevinirim, Kimle gülerim? Kal biraz daha... Beraber büyüttük sevinçlerimizi, Beraber öğrendik yaşama direnmeyi Sevmeyi beraber öğrendik. Bak güneşler doğdu üzerimize Yolumuza begonyalar serildi. Ağlamak bu kadar kolay mıydı, Ve güzel miydi gülmek kadar? Herkese seni anlatmak istiyorum Seni söylemek şiir şiir, Her dizede sen olmalısın, Adın olmalı çığlık çığlık... İçimi ısıtan sen tam şuramda ılık ılık, Sen olmalısın kıpır kıpır yüreğimde... Sevdan olmalı deli dolu Ve çılgınlığın, çılgınlığın olmalı. Ben seni sevmeyi seviyorum Ve seni özlemeyi. Bu bir itiraftır... Aşkın yoksa ben de yokum Yetim düşlerimin kimsesizliği kuşatır benliğimi Hüzünler yağar gecelerime, Ben bir garip ben olurum, Sığamam odalara, taş duvarlar üzerime üzerime gelir Ruhum durmaz bedenimde, Hücrelerim yaşamaz Kurumuş dallara döner yüreğim, susuz çöllere... Gece böyle bitemez, ben ölürüm, Ölürüm gitme, kal biraz daha... KAL BİRAZ DAHA... Şebnem Kısaparmak Uyuruyanık sana uykular taşıyacağım deliksiz süslü kahvaltılar gibi kahvaltısız sabahlar seni uyandırmanın en güzel yolunu bulup kıyamayacağım uyandırmaya kimse görmüş değil henüz bir meleğin nasıl uyuduğunu ama hala benzetiriz bir meleği bir güzelin uykusuna ama sen melekler gibi uyuma melekler gibi uyan tam da çağla zamanında baharın gözünün sürmesini yüreğime akıtman bir uykunun en güzel yanı seninle uyanmaktır senden uzak bir uykuyla kandıramıyorum hiçbir geceyi. YILMAZ ERDOĞAN |
Sevda Kondu O eşsiz güzelliğini saklamaktasın benden bir Akdeniz kentinde ve ben burda yıpranmaktayım, buruşturduğum her sayfada kendimi çöpe atmaktayım... Neremden yakaladın ki beni böyle hazin bir şekilde kendine bağladın, biliyorum kördüğüm etmedin bizi ben kendimi senden çözmek istemiyorum... Koca bir alan var sana ait gönlümde kimselere vermediğim... ellerin yok gözlerin yok olsun be gülüm hasretin var ya, bin beter ediyor beni... Serdar Yılmaz |
Ben Sana Mecburum ben sana mecburum bilemezsin adını mıh gibi aklımda tutuyorum büyüdükçe büyüyor gözlerin ben sana mecburum bilemezsin içimi seninle ısıtıyorum ağaçlar sonbahara hazırlanıyor bu şehir o eski istanbul mudur? karanlıkta bulutlar parçalanıyor sokak lambaları birden yanıyor kaldırımlarda yağmur kokusu ben sana mecburum sen yoksun sevmek kimi zaman rezilce korkuludur .......... .......... Attila İlhan |
Sakladığınız Yedek Sevgili vurgun duruşları benimsemiş sevdam senin çıktığın kapıdan hüzün misafir olmuş dağılmış bu ev yollar kasvetli yüzüm, senin yüzün bizden bile kirli. kahve fincanları ayrı kalmış tavlanın zarı kırık,gözüne çöp kaçmış. sigaranın son kullanma tarihi geçmiş sokağa topal bir köpek dadanmış iki sevgili okulun bahçesini sarmış senin misafirin hüzün, odamın camından olanları seyre dalmış. birde kapısına (not) yapıştırmış üşümeden düşünmeden üşenmeden '' size göre fazla iyiyim.. bu yüzden kolayca gidilebilir bu evden, ve kolayca dönülebilir.. adımlarınız sizi geri getirir. adını bile duymadığınız bir hastalığa müptela olmuş gibi. artık hükümsüzlüğünü ilan etmiş ceset torbasına nazar boncuğuyla iliştirdiğiniz bu yedek sevgili.'' Candan Günay |
sevgili, seninle biz bir pergel gibiyiz iki basimiz var, bir tek bedenimiz nereye donersek donelim seninle nihayet basbasa verecek degil miyiz ÖMER HAYYAM |
Pusudaki Gece bir anda yıldız Bahçe bir anda çiçek Uzaktan denizin kokusu Karanlıkta kımıldayan böcek İçimi bir anda Aydınlatır mimozalar Bir anda yaşamak yeniden güzel Yepyeni bir aşk Pusuda hazır Attilâ İlhan |
şu kırlara bir güzel gelip uzansa eğer, elinden bir kadeh şarap uzatsa eğer, varsın eller beni bu söz için kınasın; hayyam köpek olsun cenneti isterse eğer. . geçiyor ömrümüz evlat içelim. ölüm vermez imdat içelim gün gelir ölünce susarsak eğer, ecel su içmeye vermez fırsat içelim. . tanrıya: şarap içersen,ölürsün diyorsun. içersem de öleceğim, içmezsem de.. ÖMER HAYYAM |
ERİK AĞACI Avludaki erik ağacı bir küçük bir küçük, benzemiyor doğru dürüst bir ağaca bile. Ama gene de parmaklıkla çevrili dört yanı, korunsun diye güvenlik içinde. büyüyemiyor, zavallıcık, büyümeyi isterdi tabii. Çok az görüyor güneşi, yapacak bir şey yok artık. Erik ağacı erik vermiyor hiç. Gel de erik ağacı olduğuna inan. Ama gene de bir erik ağacı o, belli yapraklarından. |
kim demiş haram nedir bilmez hayyam? ben haramı helalı karıştırmam: seninle içilen şarap helaldir, sensiz içtiğimiz su bile haram. bilge, yüce varlığın seyrine dalar; gafil ise onda dostluk düşmanlık arar. deniz, deniz olduğu için dalgalanır, çöpe sor, hep onun içindir dalgalar. ben kendimden geçtikçe kendime gelirim; yücelere çıkar, alçalmayı bilirim. daha da garibi, varlığın şarabıyla ne kadar ayık da olsam, sarhoş gibiyim. gören göze güzel, çirkin hepsi bir; aşıklara cennet, cehennem, hepsi bir; ermiş ha çul giymiş, ha atlas; yün yastık, taş yastık, seven başa hepsi bir. ÖMER HAYYAM |
Tuğrul Asi Balkar Kanayan bir öyküdür içimizdeki bozgun Hergün yeni bir hüznü takıp koluna Bütün saatleri acıya kuruyor sanki Şarkıların hüzzam makamındayız Kanıyoruz göçebe yollarda yılkı atlar Bir acı kahve hatrını unuttuk Her köşe başında bir maskara |
| Saat: 16:52 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık