MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -1- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/333-siir-nehri-1-arsiv.html)

Mystic@L 14 Ağustos 2006 20:25

Hüznün Anlayışı / Ebubekir Eroğlu

tut ki bir yalnızım ben
tut da kurtulayım bu soğuk bahçeden
hızla geçti günün arzuları
hızla geçti gecenin dinmeyen anıları
sabır taşını ikiye böldüm
geçtim binbir acıdan umuttan

ayışığına muhtacız dedim dinlemediniz
duaya muhtacız selâma muhtacız
muhtacız bahara bahar sabahına

tut ki bir yalnızım ben
esintine muhtacım ey ulu rüzgâr
bana bir sır gerek şafak vaktinden
hatırama başdönmesi

hüznün anlayışını isterim
ey hüzün anlayışını isterim
badısabanın sabahla dostluğunu
badısabanın sabahla savaşını isterim
ey badısaba ekmeğini aşını isterim

isterim hızla geçen arzuyu
bu dansın çağrısı beni bulur beni arar


Misafir 14 Ağustos 2006 22:41

Bazı duygular vardır anlatılamaz, anlaşılır sadece.
Sevenin sevdiğini bilmesi kadar, sevilen de anlar sevildiğini.
Sevgi her zaman belirli kelimelerle söylenmez.
Çoğu defa bir bakış yeter de artar bile...
Yeryüzünde hiçbir kuvvet insanoğlunu
sevme hakkından alıkoyamaz.

Sevmek çoğu zaman var olmaktır.
Sonunda bizi yok olmaya götürse bile.
Ben şimdi varım ve seni sevmek hakkımı kullanıyorum.
Sen bile buna karşı koyamazsın.
Sana gelinceye kadar sonu gelmez bir arayıştı sevgilerim.
Bir zaman başkalarında aradım seni,
başka yüzlerde, başka ellerde aradım.
Aldandım, fakat birgün seni bulmak ümidini kaybetmedim.

Nasıl olsa gelecektin birgün.
Ve işte geldin de!
Bana tatmadığım hüzünleri tattırmaya,
bilmediğim kederleri öğretmeye geldin.
Acıdan yana ne kalmışsa yaşamadığım
hepsini bir bir sen yaşatacaksın bana.
Birgün yaşamanın gereksizliğini de senden öğreneceğim.

Bu selin akışını hiçbirşey duduramaz artık.
Ummadığım ve ummadığın bir anda çıktın karşıma.
Coşkun ırmaklar gibi, amansız seller gibi geldin,
mutlaka yıkarak ve benden birçok şeyleri
beraberinde sürükleyerek gideceksin.
İşte o zaman yoklukların
en dayanılmazı ile karşı karşıya kalacağım.

Ergeç gideceksin; beni anlayamadan,
beni sevemeden gideceksin.
Yalnız bir iç kırıklığı kalacak senden,
tesellisiz bir hüzün kalacak.
Yıllardır aradığım sendin
ama sen gittikten sonra başkasını aramayacağım.
Gelmeyecek bile olsan, ömrümün sonuna kadar arardım seni
Ama geldin bir kere; ister bilerek gelmiş ol, ister bilmeden...

Geldin ya!
Şimdi herşey güzel seninle.
Yürümenin, konuşmanın,
nefes almanın bir başka anlamı var artık.
Sen varsın ya, herşey bambaşka gözlerimde...


Misafir 14 Ağustos 2006 23:07

::..Beni Nereye Koyuyorsun..::

beni nereye koyuyorsun böyle?
neresinde yaşıyorum yüreğinin?
var mıyım senin için,
gecelerinin masalsı düşü ben miyim
yoksa kendin misin?...
beni sığdırabiliyor musun içine?
hangi yana baksam tünel;
sonsuz uçurumlar gibi dipsiz ve kuyu
hani içinin aynasıdır ya sevdiğin,
benim aynamda karanlık aksetmekte...
öyleyse anlarım ki ben de yokum sen de.
beni nerede yaşatıyorsun söyle?
cennetin miyim senin,
amber kokulu bahçelerinde gezindiğin?
yoksa kaybolduğun kör kuyun mu,
dehliz yalnızlıklarını yitirdiğin?
artık anlamsız geliyor tüm sorular
yanıtlarını bir gün verecek olsan bile
ben de bir şeyler buram buram,
ben de çok şey ılık ılık,
ben de sen acıtarak, kanayarak
eksiliyor...
ben seni bunca zamana ağırlayamazken ruhumda
aitsizliğim çaresiz çoğalıyor...
ve görüyorum aynada yüzü silinmiş suretimi
sen bende herşeysin belki ama
ben sende yitiyorum için için...
beni nerelerde arıyorsun öyle?
yüreğine sor bir de
mutlaka cevabı gelecektir sessizliğinin...


Mystic@L 14 Ağustos 2006 23:17

Mutluluk / Ceylan Koryürek

Öyle kal! Öylece!
Şimdi olduğun gibi.
Ey büyük aldanış!
Ben yarattım onu.

Yenilgiydi bu diyecekken,
Tam savaşı bırakmışken,
Denizler bataklığa dönüşmüşken,
Düştün ellerime.

Ne çok tohum ektim
Hiçbiri tutmadı diyecekken
Gözlerimi kapadım karanlığa
Düştün ellerime.

Hep bir buruklukla geldin
Ne çok geciktin
Dur, öyle kal
Şimdi olduğun gibi.


arwen 14 Ağustos 2006 23:46

Kardelen Yüreğim



Yazılmamış Mektuplar

Ben hep seni sevdim öbür yanım, adını öğrenmeden
Sarışın mı, esmer mi, uzun-kısa bilmeden
Görmez mi, duymaz mısın, yoksa yürümez misin
Benden kaç yaş büyüksün kundakta bebek
Belki de doğmadın sen
Düşünen beynin, seven kalbin yetti bana
Seni çağırdı sesim
Soydum giysilerini İNSAN çıktın ya içinden
Gerisini boş ver dedim, gerisi resim, ötesi ten
Seni sevmem için de görmem gerekmiyordu zaten

Seni yazdım tüm kitaplara, düşünce hızımla doldurdum
Yetmedi sayfalar
Kim okudu ki bir satırını, hem okusa da ne anlar
Burada olmasa da ölümsüzlükte, sonsuza dek birlikte
Seninle olmak için Yüce Rabbime sözüm var
Her yeni buluşumda eskiyeni
Her eskide bir yeni
Arkamdan getiremeyeceklerimde kendimi
Tüketmeyeceğim
“Benimle gelecekler”Beni sana iletiyor

Orada bulabileceğim ümidi ve tesellisi
Burada bulamamanın acısını hafifletiyor
Sahi, sen var mısın, nerede diye sormuyorum artık
Biliyorum, sen varsın, burada ya da orada
Mutlaka bir yerde

Her sevgide bir parça buldum senden
Her sevgiden bir parça
Herkesi toplayıp bir adam yapamadım ya
Kardelen Yüreğim paramparça
Bu yüzdendi hep seninle konuştuğum, seninle yaşadığım
Yoksa kendim miydim sende aradığım
Hayır, hayır sen beni de aştın
Bende olmayan bir sürü özellik var sende, istemem, kalsın
Ben, bu halimle bir dost bulamadım
Ya sendekiler de eklenirse? Maazallah
Mutsuz da olsam yaşamayı öğrendim Sanal Dünyalarında
Ne tuhaf şu insanlar, ne tuhaf şu sıradanlar
Kendilerini üzecek, sıkacak ne varsa hepsi kurallarında
Yüce adaleti yargılıyor, eşitlik yok diyorlar
Eşitlik olunca da en çok kendileri rahatsız oluyorlar

Ve “Aranan şartlar tarifesi” diyorlar aşka
Kim benim üstümde kural koyabilir ki Yaradan’dan başka
İnsanlar her yaptığının karşılığını bekliyor
Adına vefasızlık, nankörlük diyorlar
Sonra da aksini iddia ediyorlar
Sen bana kural koymuyor, güveniyor ve özgür bırakıyorsun
Sitem etmeyi bile basit, sıradan buluyorsun
Ben, seni sıradan davranışlardan arındırıldığın için sevdim

Sana yazdığım mektuplar A Tipik bir vakıa
Bir çözmeye kalksalar gör dünyanın halini, ütopya
Yaşamaya değer ne kalır ki. İnsanlar eşit olur, yok olur savaşlar da
Kendileri için dilediklerini başkaları için de dileyecekler
Birbirlerine iftira atmadan sadece gerçekleri söyleyecekler
İşte beni hayatta güldürebilecek iki neden
Bu gerçekten mümkün mü, elle tutulup gözle görülenlerden

Seni göz yaşlarımda sakladım, boğmadan yüzdürdüm
Yazılmamış şiirlerimde, anlatılmamış efsanelerimde gezdirdim
Varlığına inanarak, adını bile öğrenmeden sevdim seni, ya sen
Sen beni bulmuş değilsin henüz
Hem bulsan kaç parçaya böleceksin ki
Hangi yanımı, hangi yanına koyacaksın
Hangi dalımdan kaç yaprak koparacaksın
Bana gerçek masalların ağlayacak
Şu Kardelen Yüreğim de
Senden daha güçlü olduğunu öğrenmekten korkacak
Sevmek; uzaktan güzeldir öbür yanım

Sevmek... Uzaktan güzel
Aramızda ne varsa özel
Böyle kalsın, mektuplarda
Daha doğrusu, yazılmamış mektuplarda
Sen ve Ben
Yaşanmamış zamanlarda
Sen ve Ben
Sadece
Rüyalarda


Mystic@L 14 Ağustos 2006 23:51

AŞK MEKTUPLARI
Bitsin seninle aşk mektupları
Seninle başladı, bitsin seninle...

Ve gün be gün, ben seni düşünürüm.
Sen benim herşeyimsin ey sevgili.

Rüzgarlara ezberlettim türkülerimi,
Ben hep uzaklara türkü yazarım

Sılamsın, sevdamsın, sabır taşımsın
Kalemim adından başka ad yazmaz
Bu kütükte başka bir ad okunmaz
Narına nuruna kurban olduğum
Seven sevdiğinden asla yakınmaz

Ben sevda bölüğünde kıdemli bir askerim
Terhis olsam gidecek bir yerim yok
Yüreğimden başka silah taşımam
Bütün adresleri iptal ettim
Benim senden özge gerçek yarim yok.
Sen benim herşeyimsin ey sevgili

Ben rol gereği aşık değilim
Deme bu garibin benimle işi ne...

Aşkım beni teşhir eder, Sesim içime saklanır
Aklanırsa adım, seninle aklanır.

İstersen durmadan adres değiştir,
Gözlerimi bağlasalar da bulurum seni.
Ben, türkülerde tanıdım Fizan'ı, Yemen'i
Anlasam ki sesim sesine değmiştir,
Bütün gemileri yakar gelirim.

Bu bir taahhüttür; sına beni..
En deli rüzgarların önüne sür, bulut-bulut,
Bir yerde yanlış yaparsam adımı unut.
Son kurşunu kendime sıkar gelirim.

Bir et kemik torbası değilim ben
Bir hasar raporu değil yazdığım
Bir aşk mektubudur ey sevgili,
Kızıl-kıyametten önce...

Ve görmek için bakmaya gerek yok
Her dilde güzeldir senin adın

Meydanlar sarsılır sen ortaya çıkınca
Yeter ki görecek göz, göz olsun.

Velhasıl uzun sözlere hiç gerek yok
Dil hicâbından lâl olmalı seni anarken
Ey benim tabibim, tacidarım
Gündönümüdür ben seni bekliyorum
Bahaettin Karakoç


Mystic@L 14 Ağustos 2006 23:54

NE OLUR ?

Ne olur sanki bu zamanlarda,
Beni bu duygular sarmasa Ilık , tatlı bahar yeli gibi
Hafif bir esinti
Gezinmese başımda Ne olur ?
Ne olur sanki bu zamanlarda, Hayat suyu koca çınarlara
Yürür ya usulca
Öylesine yakıcı coşkuyla
Sevda yüklü damlacıklar
Gezinmese damarlarımda Ne olur ?
Ne olur sanki bu zamanlarda
Susuz topraklar gibi çorak,
Çatlak, çizik , kavruk
Her zaman mahzun ve buruk
Olan bu kalbim Böyle delicesine uçuk
Çarpmasa ne olur ?
Ne olur sanki bu zamanlarda
Kışa beş kala durmuş,
Bir bozuk saatin akrebine
Takılıp kalsa zaman
Hep sessiz ve soluk olan Düşlerin özleminde
Duruverse tamamen Ne olur ?
Ne olur sanki bu zamanlarda
Bana yasak olan bu iklimi
Bir sis bulutu gibi görsem
Kaplasa tüm gerçeklerimi
Gizlese benden beni Ve bir daha asla
Üzerimden kalkmasa Ne olur ?


kambis 15 Ağustos 2006 00:00

DUDAK PAYI
Çay bardağında
Bırakılan dudak payı
Kadar bile
Uzak kalamam
Gözlerine
Yakın olsun isterim
Ellerime ellerin
Yanında beton binaya
Yaslanması gibi
Köhne bir evin
Seni bir çivi
Gibi çaktım
Çünkü beynime
Ve toplayıp
Bütün kerpetenleri
Attım denize
Sunay Akın


Mystic@L 15 Ağustos 2006 00:08

DUYGULAR

Duygularım karmakarışık

Çözmeye çalıştıkça giriftleşiyor.

Ve ben bunalıyorum

Dua ediyorum,

Bir bakış bir mana anlatıyor

İyi mi kötü mü bilemiyorum

Konuşmalar normal seyrinde

Bana yoldan çıkmış gibi geliyor

Üzülüyorum

Sesler gerçek notalarında değil

Sanki başka bir şey anlatıyorlar bana

Çabalıyorum

Bir yokuştayım inişte miyim bilmiyorum

Bildiğim bir şey var ne süratim belli ne durmam

Duygulara tercüman , fikirlere yol ,

Bulabilsem.

Ümitlerin tıkandığı noktada ben

Gönüllerin yandığı noktada ben

Aşıkların sevgilisi sen

Senin aşığın ben

Anlatamam halimi

Kelimeler yetmiyor

Sana kavuşmadıkça ey yar

Dertlerim bitmiyor.
Demsu


kambis 15 Ağustos 2006 00:14

KÜLKEDİSİ
erken gelen bir kış akşamında
Taksim’de
anılar gibi
eski bir meyhanede
karşılıksız aşklarını döktü dört arkadaş masaya
çok seven erkekler
az sevilen kadınlar vardı anlatılan
yaralı yüreklerini açtılar
neştersiz-makassız
bir tek sen konuşmadın
Külkedisi
ne hayalini anlattın
ne ruhunu açtın
o akşam Taksim’de
şarkılar söylendi
kime ait olduğu bilinmeden
-güftesi bestesi anılmadı bile-
içkiler tüketildi
imal yılına bakılmadan
-kimin elinden çıkmış anılmadı bile-
sevdalar dudak uçlarına geldi
masalara çizildi yeniden özlemin coğrafyası
bir sen kaldın
Külkedisi
yaşadığı yerde çakılı kalan
posta kutularına mektuplar bırakıldı
yolları gözlendi postacıların
bilinen-bilinmeyen tüm adreslere yazıldı
sayfalardan taştı özlem
enlemi gurbet
boylamı sıla oldu yerkürenin
her yön sevdayı gösterdi
bir sen ortadaydın
Külkedisi
gün sabaha dönerken Taksim’de
anılar gibi
eski bir meyhanede
karşılıksız aşkların döküldüğü masayı
kimselere göstermeden
toplayıp
cebine koyduğunu
bir tek ben gördüm
Külkedisi
Atila IŞIK



Saat: 01:35

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık