![]() |
Kayıp Sevda Bir yandan türkü söyler Bir yandan yürür ağlıyarak, Sevdası rüzgâr gibi iter Dere boyunca yalnayak. Nilüferler gibi solgun Ophelia! Yanaklarına yapışır saçları. Açılır etekleri suyun yüzünde, Seyrederdi söğüt ağaçları. İnsan kalbi o zamanlar da vardı Daha küçüktü, daha kırmızıydı ama şimdikinden Kopardılar kalbini Ophelia'nin Nilüferler gibi sarardı. Şimdi de kızlar sokaklarda, Minnacık eller, ayaklar, saçlar. Ama nerde onlar, nerde Ophelia Nerde evvel zaman içindeki aşklar. Sevdamız kayboldu zamanlarda. Dişi ceylânla erkek ceylân Ayrı yönlere koşar gider. Bir sevişmek kaldı romanlarda |
Karla Karışık Aşk Yağsa Kapasam gözlerimi Ve uyansam uykumdan Hissetsem tenimde Güneşin serinliğini Yağmurun sıcaklığını Ay batsa üzerime Işıldasam, mat bir şekilde Ve sesini görebilsem hayallerimde Sessiz sessiz haykırsam ismini Sesim kısılsa fısıldamaktan Ve bir güneşli bahar akşamı Karla karışık aşk yağsa üzerime… |
BIRAKTIĞIN YERDEYİM Bir ateş düşerde yüreğine, ararsan beni sevdiğim! Bil ki yoruldum, gidemedim, uzaklarda değilim. Yarım kalmış, çaresiz sevdaların, ilk acısında, Oynanmış, kırılmış gönüllerin, son sancısında, Gidene dökülen gözyaşının, her damlasında, Sevmeye küsmüş yüreğinin, tam ortasında, Yokluğunla beni başbaşa bıraktığın yerdeyim. Issız, sessiz, kimsesiz, isimsiz bir yerdeyim, Çaresiz, dertli, ümitsiz, sensiz divaneyim. Yıkılmış, eskimiş, anılarla dolu bir viraneyim, Gittin, ama unutma, hep o bıraktığın yerdeyim. Kalbim kırık, umutlar tükenmiş, yıkılmış hayallerim, Gönlüm yasta, gözler kurumuş, boş kalmış ellerim, Sevgim hüsran, şarkılar hazin, mezar olmuş gecelerim, Çabam nafile, esirin olmuşum, hâlâ bıraktığın yerdeyim. Bir gün, ağır gelirde sevgin, yıkılırsa dünyan başına, Her gün kırılırsa kalbin, kalırsan kimsesiz bir başına, Çekip giderse senin gibi, acımadan, kıyma gözyaşına, Yıkılma sen benim gibi, gel, hâlâ bıraktığın yerdeyim. |
Gül Yüzlüm Gül yüzlü sevdiğim bostanım bağım Bir mektup yazayım ellerinize Merhamet sahibi azizim ağam Yüreğin acısın kullarınıza Gül bağrıma çarpa çarpa ağlarım Boynun eğmiş iniliyor dağlarım Yas çekiyor mor sümbüllü bağlarım Mihrican dokundu güllerimize Uçan kuştan haberini umarım Bir yel esse selam geldi sanarım Kerem gibi ben de bir gün yanarım Ataşlarınıza, küllerinize Muhanet dost beni yaktın yandırdın Eşinden aynlmış kuşa döndürdün Geleceğim deyi beni kandırdın Baka bak'usandım yollarınıza Zalim ölüm bugün bizi yasıyor Amanımı mümkünümü kesiyor Vallahi Al'İzzet sana küsüyor Bir dahi basmayın illerinize |
Karlı Bir Gece Vakti Benim adım insanların hizasına yazılmıştır. Hergün yepyeni rüyalarla ödenebilen bir ceza bu. Keşke yağmuru çağıracak kadar güzel olsaydım ölüm ve acılar çatsaydı beni düşüncem yapma çiçekler kadar gösterişli ve parlak sözlerim ihanete varacak doğrulukta olsaydı. Anmaya gücüm yetseydi de konuşsaydım diri-gergin kasları konuşsaydım "Kardeşler! " deseydim "Kardeşlerim! " "Bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan "Bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan Bakın yaklaşıyor..." yazık, şairler kadar cesur değilim çoçukların üşüdükleri anlaşılıyor bütün yaşadıklarımdan gövdem kuduz yarasalarla birazcık yatışıyor. Benim gövdem yıllar boyu sevmekle tarazlandı öyle bir çalımlarla gecenin çitlerinden atlardım bir güneş sayardım kendimi denizin karşısında çünkü çam kokularına sürtünüp ağırlaşan ruhların inanmazdım dosyalara sığacağına gittikçe ışıldardım dükkanlar kararırken hüznün o beyaz etrafına sakallarım batardı. Benim adım bilinen bütün cevapların üstüne mühürlenmiş ellerim tütsülenmiş evlerin yeni yıkanmış serin taşlıklarında dirgenler, bakraçlar, tornavidalar bende kül, bende kanat, bende gizem bırakmadılar ve içinden bir baş ağrısı gibi çınlamaktansa gövdem açık bir hedef kılındı belâlara. Ve bu yüzden yakışıksız oluyor insanları hummalı baharlar olarak tanımlamak ve bu yüzden göğsümde dakikalar ince parmaklar halinde geziniyor konvoylar geçiyor meşelikler arasından bir yaprak kapatıyorum hayatımın nemli taraflarına ölümden anlayani ciddi bir yaprak unutulacak diyorum, iyice unutulsun neden büyük ırmaklardan bile heyecanlıydı karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak |
Fark Eder mi Mahpusluk sadece Demir parmaklıklar arkası mıdır? Yo kurban, öyle değildir elbet. Mahpusluk yanlızlığa mahkum oluştur. Ha içerde, ha dışarda.. Ne fark eder ki.. Ölüm sadece Kara toprağa mahkumiyet midir? Yok ya, öyle değil sadece Ölüm yaşamaya mahkum oluştur. Ha altta, ha üstte.. Mahkum oluş. Ne fark eder ki.. Vurulmak sadece Kurşunlara mahkum oluş mudur? Yok ya, öyle değil sadece Vurulmak sevgiye mahkum oluştur. Ha göğsünde,ha yürekte Yanmaya mahkum oluştur. Ne fark eder ki.. |
Rüzgar Şimdi bir rüzgar geçti buradan Koştum ama yetişemedim, Nerelerde gezmiş tozmuş Öğrenemedim. Besbelli denizden çıkıp Kıyılar boyunca gitmiştir, Tuz kokusu, katran kokusu, ter kokusu Yüreğini allak bullak etmiştir. Sonra başlamış tırmanmaya dağlara doğru Bulutları koyun gibi gütmüştür, Okşayıp otları yaylalarda Büyütmüştür. Köylere de uğradıysa eğer Islak, karanlık odalarda beşik sallanmıştır, Güneş altında çalışanlara İmdat eylemiştir. Sonra başlayıp alçalmaya ovalara doğru, Haşhaş tarlalarında eflatun, pembe, beyaz, Kıraçlarda mavi dikenler.. Toz toprak gözlerine gitmiştir. Şehirlere uğramış ki yanımdan geçti, Haşhaş çiçeğine benzer kızlar görmüştür, Bir gülüş, bir tel saç, allık pudra Alıp gitmiştir. Şimdi bir rüzgar geçti buradan Koştum ama yetişemedim, Soraydım söylerdi herhalde Soramadım. |
Karmaşık Duygular Seviyorum yine seni deliler gibi Özlüyorum seni daha aynı dünkü gibi Hissediyorum bana dokunan o elini Ne olur artık duy benim sesimi Sensizliğin acısı bitirdi beni Eritti adeta bütün bedenimi Şimdi anladım ben senin derdini Tek suçum seni sevmem di Suçum neyse çekerim ben cezamı Yeterki bundan sonra bırak yakamı İstemiyorum artık hiçbirşey anlatmanı İstiyorum ömrün boyunca yalnız kalmanı Ağlamak fayda etmez sızlanma boşuna Ne ektiysen onu biçersin bunu unutma Seviyorum deyip artık kendini kandırma Aldatma kendini boşluğa bırakma Aşkın varlığına inansaydın eğer Hiç düşünmeden dönerdin bana hemen Sana aşkı nasıl tarif etsem ki bilemem Sana sevmeyi ben öğretemem Unut artık beni unut diyorum Çıkar aklından seni sevmiyorum Çok acı çektiğini biliyorum Ama seni affedemiyorum. |
Kuşluk Vakti Şiiri Ve çırptı kanatlarını içimizdeki kuş Söndürdü en korkunç alevleri rüzgârıyla Toplanıp binlerce cam kırığı bir araya Yepyeni bir gök-aynaya dönüştürdü zamanı Secde için suya indi yıldızlar Kutsanmış kuşluklarla ışıdı gün İpek bir satene sardı dünyayı En güzel çağrıyı muştulayan ses İlk uyanış, ilk kımıltı, ilk nefes Belirdi gece ile gündüzü ayıran çizgi Kalem, kelâm ve selâm üzre Dirildi, vaktin en esenlik olanı.. |
Bir Ölüm Denemesi Sen köpükler içinde pür-neşe Ben kapı aralığında bakarım güneşe Ben hep ölümü düşünürüm Ölüm, ölümsüz efsane Sen sevinçlerini tararsın aynalarda Aynalar sırattan ince Aynalar ayrılır hayatımızdan Ölüm aynalara değince! Sen aşkları az bulursun Bir hayale kanan benim Sen türküler tutturursun Ölümleri anan benim Sen güllere dokunursun Âteşlerde yanan benim! |
| Saat: 01:35 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık