MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -1- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/333-siir-nehri-1-arsiv.html)

Misafir 15 Ağustos 2006 00:15

Kayıp Sevda



Bir yandan türkü söyler
Bir yandan yürür ağlıyarak,
Sevdası rüzgâr gibi iter
Dere boyunca yalnayak.

Nilüferler gibi solgun Ophelia!
Yanaklarına yapışır saçları.
Açılır etekleri suyun yüzünde,
Seyrederdi söğüt ağaçları.

İnsan kalbi o zamanlar da vardı
Daha küçüktü, daha kırmızıydı ama şimdikinden
Kopardılar kalbini Ophelia'nin
Nilüferler gibi sarardı.

Şimdi de kızlar sokaklarda,
Minnacık eller, ayaklar, saçlar.
Ama nerde onlar, nerde Ophelia
Nerde evvel zaman içindeki aşklar.

Sevdamız kayboldu zamanlarda.
Dişi ceylânla erkek ceylân
Ayrı yönlere koşar gider.
Bir sevişmek kaldı romanlarda


arwen 15 Ağustos 2006 00:16

Karla Karışık Aşk Yağsa





Kapasam gözlerimi
Ve uyansam uykumdan
Hissetsem tenimde
Güneşin serinliğini
Yağmurun sıcaklığını
Ay batsa üzerime
Işıldasam, mat bir şekilde
Ve sesini görebilsem hayallerimde
Sessiz sessiz haykırsam ismini
Sesim kısılsa fısıldamaktan
Ve bir güneşli bahar akşamı
Karla karışık aşk yağsa üzerime…


Mystic@L 15 Ağustos 2006 00:21

BIRAKTIĞIN YERDEYİM


Bir ateş düşerde yüreğine, ararsan beni sevdiğim!
Bil ki yoruldum, gidemedim, uzaklarda değilim.
Yarım kalmış, çaresiz sevdaların, ilk acısında,
Oynanmış, kırılmış gönüllerin, son sancısında,
Gidene dökülen gözyaşının, her damlasında,
Sevmeye küsmüş yüreğinin, tam ortasında,
Yokluğunla beni başbaşa bıraktığın yerdeyim.
Issız, sessiz, kimsesiz, isimsiz bir yerdeyim,
Çaresiz, dertli, ümitsiz, sensiz divaneyim.
Yıkılmış, eskimiş, anılarla dolu bir viraneyim,
Gittin, ama unutma, hep o bıraktığın yerdeyim.
Kalbim kırık, umutlar tükenmiş,
yıkılmış hayallerim,
Gönlüm yasta, gözler kurumuş, boş kalmış ellerim,
Sevgim hüsran, şarkılar hazin, mezar olmuş gecelerim,
Çabam nafile, esirin olmuşum,
hâlâ bıraktığın yerdeyim.
Bir gün, ağır gelirde sevgin, yıkılırsa dünyan başına,
Her gün kırılırsa kalbin, kalırsan kimsesiz bir başına,
Çekip giderse senin gibi, acımadan, kıyma gözyaşına,
Yıkılma sen benim gibi, gel, hâlâ bıraktığın yerdeyim.


Misafir 15 Ağustos 2006 00:23

Gül Yüzlüm



Gül yüzlü sevdiğim bostanım bağım
Bir mektup yazayım ellerinize
Merhamet sahibi azizim ağam
Yüreğin acısın kullarınıza

Gül bağrıma çarpa çarpa ağlarım
Boynun eğmiş iniliyor dağlarım
Yas çekiyor mor sümbüllü bağlarım
Mihrican dokundu güllerimize

Uçan kuştan haberini umarım
Bir yel esse selam geldi sanarım
Kerem gibi ben de bir gün yanarım
Ataşlarınıza, küllerinize

Muhanet dost beni yaktın yandırdın
Eşinden aynlmış kuşa döndürdün
Geleceğim deyi beni kandırdın
Baka bak'usandım yollarınıza

Zalim ölüm bugün bizi yasıyor
Amanımı mümkünümü kesiyor
Vallahi Al'İzzet sana küsüyor
Bir dahi basmayın illerinize


arwen 15 Ağustos 2006 00:25

Karlı Bir Gece Vakti




Benim adım insanların hizasına yazılmıştır.
Hergün yepyeni rüyalarla ödenebilen bir ceza bu.
Keşke yağmuru çağıracak kadar güzel olsaydım
ölüm ve acılar çatsaydı beni
düşüncem yapma çiçekler kadar gösterişli ve parlak
sözlerim ihanete varacak doğrulukta olsaydı.
Anmaya gücüm yetseydi de konuşsaydım
diri-gergin kasları konuşsaydım
"Kardeşler! " deseydim "Kardeşlerim! "
"Bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan
"Bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan
Bakın yaklaşıyor..."
yazık, şairler kadar cesur değilim
çoçukların üşüdükleri anlaşılıyor bütün yaşadıklarımdan
gövdem kuduz yarasalarla birazcık yatışıyor.

Benim gövdem yıllar boyu sevmekle tarazlandı
öyle bir çalımlarla gecenin çitlerinden atlardım
bir güneş sayardım kendimi denizin karşısında
çünkü çam kokularına sürtünüp ağırlaşan ruhların
inanmazdım dosyalara sığacağına
gittikçe ışıldardım dükkanlar kararırken
hüznün o beyaz etrafına sakallarım batardı.

Benim adım bilinen bütün cevapların üstüne mühürlenmiş
ellerim tütsülenmiş
evlerin yeni yıkanmış serin taşlıklarında
dirgenler, bakraçlar, tornavidalar
bende kül, bende kanat, bende gizem bırakmadılar
ve içinden bir baş ağrısı gibi çınlamaktansa
gövdem açık bir hedef kılındı belâlara.
Ve bu yüzden yakışıksız oluyor
insanları hummalı baharlar olarak tanımlamak
ve bu yüzden göğsümde dakikalar
ince parmaklar halinde geziniyor
konvoylar geçiyor meşelikler arasından
bir yaprak kapatıyorum hayatımın nemli taraflarına
ölümden anlayani ciddi bir yaprak
unutulacak diyorum, iyice unutulsun
neden büyük ırmaklardan bile heyecanlıydı
karlı bir gece vakti bir dostu uyandırmak


Mystic@L 15 Ağustos 2006 00:28

Fark Eder mi
Mahpusluk sadece
Demir parmaklıklar arkası mıdır?
Yo kurban, öyle değildir elbet.
Mahpusluk yanlızlığa mahkum oluştur.
Ha içerde, ha dışarda..
Ne fark eder ki..

Ölüm sadece
Kara toprağa mahkumiyet midir?
Yok ya, öyle değil sadece
Ölüm yaşamaya mahkum oluştur.
Ha altta, ha üstte..
Mahkum oluş.
Ne fark eder ki..

Vurulmak sadece
Kurşunlara mahkum oluş mudur?
Yok ya, öyle değil sadece
Vurulmak sevgiye mahkum oluştur.
Ha göğsünde,ha yürekte
Yanmaya mahkum oluştur.
Ne fark eder ki..


Misafir 15 Ağustos 2006 00:28

Rüzgar



Şimdi bir rüzgar geçti buradan
Koştum ama yetişemedim,
Nerelerde gezmiş tozmuş
Öğrenemedim.
Besbelli denizden çıkıp
Kıyılar boyunca gitmiştir,
Tuz kokusu, katran kokusu, ter kokusu
Yüreğini allak bullak etmiştir.
Sonra başlamış tırmanmaya dağlara doğru
Bulutları koyun gibi gütmüştür,
Okşayıp otları yaylalarda
Büyütmüştür.
Köylere de uğradıysa eğer
Islak, karanlık odalarda beşik sallanmıştır,
Güneş altında çalışanlara
İmdat eylemiştir.
Sonra başlayıp alçalmaya ovalara doğru,
Haşhaş tarlalarında eflatun, pembe, beyaz,
Kıraçlarda mavi dikenler..
Toz toprak gözlerine gitmiştir.
Şehirlere uğramış ki yanımdan geçti,
Haşhaş çiçeğine benzer kızlar görmüştür,
Bir gülüş, bir tel saç, allık pudra
Alıp gitmiştir.
Şimdi bir rüzgar geçti buradan
Koştum ama yetişemedim,
Soraydım söylerdi herhalde
Soramadım.


arwen 15 Ağustos 2006 00:31

Karmaşık Duygular




Seviyorum yine seni deliler gibi
Özlüyorum seni daha aynı dünkü gibi
Hissediyorum bana dokunan o elini
Ne olur artık duy benim sesimi

Sensizliğin acısı bitirdi beni
Eritti adeta bütün bedenimi
Şimdi anladım ben senin derdini
Tek suçum seni sevmem di

Suçum neyse çekerim ben cezamı
Yeterki bundan sonra bırak yakamı
İstemiyorum artık hiçbirşey anlatmanı
İstiyorum ömrün boyunca yalnız kalmanı

Ağlamak fayda etmez sızlanma boşuna
Ne ektiysen onu biçersin bunu unutma
Seviyorum deyip artık kendini kandırma
Aldatma kendini boşluğa bırakma

Aşkın varlığına inansaydın eğer
Hiç düşünmeden dönerdin bana hemen
Sana aşkı nasıl tarif etsem ki bilemem
Sana sevmeyi ben öğretemem

Unut artık beni unut diyorum
Çıkar aklından seni sevmiyorum
Çok acı çektiğini biliyorum
Ama seni affedemiyorum.


Misafir 15 Ağustos 2006 00:32

Kuşluk Vakti Şiiri



Ve çırptı kanatlarını içimizdeki kuş
Söndürdü en korkunç alevleri rüzgârıyla
Toplanıp binlerce cam kırığı bir araya
Yepyeni bir gök-aynaya dönüştürdü zamanı

Secde için suya indi yıldızlar
Kutsanmış kuşluklarla ışıdı gün
İpek bir satene sardı dünyayı
En güzel çağrıyı muştulayan ses

İlk uyanış, ilk kımıltı, ilk nefes
Belirdi gece ile gündüzü ayıran çizgi
Kalem, kelâm ve selâm üzre
Dirildi, vaktin en esenlik olanı..


Misafir 15 Ağustos 2006 00:36

Bir Ölüm Denemesi



Sen köpükler içinde pür-neşe
Ben kapı aralığında bakarım güneşe
Ben hep ölümü düşünürüm
Ölüm, ölümsüz efsane

Sen sevinçlerini tararsın aynalarda
Aynalar sırattan ince
Aynalar ayrılır hayatımızdan
Ölüm aynalara değince!

Sen aşkları az bulursun
Bir hayale kanan benim

Sen türküler tutturursun
Ölümleri anan benim

Sen güllere dokunursun
Âteşlerde yanan benim!



Saat: 01:35

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık