![]() |
Yaşayan Bir Ölünün Aşk Hikayesi. Dün gece yine göz pınarlarımdaydı aşk... Yine süzüldü gözlerimden sana dair hüzünler. Eski günler geldi aklıma, aslında çokta geçmişte kalmayan, Üzerini bir türlü örtemediğim, kapadığımda ardından yine açılan bir dizi hüzün... Birkaç damla süzüldü yine gözlerimden. Yine seni yazdım, beni, terk edilişleri, hiç oluşları, Sonra ölümden bahsettim; Ama bu öyle senin bildiğin ölümlerden değildi. Sana söylediğimde senin tepkisiz kaldığın ölümden bahsettim. Sen bilmezsin...! Nefes almazsın aslında, etrafındaki herkes için yaşıyorsundur Fakat aslında bir ölüsündür. Anlamaya çalışma hiç, çözemezsin. Okumazsın da zaten. Zorla okutmaya çalışsam da iki kelimede tıkanır cümlelerin. Daha ileriye gidemezsin. İşte yine okumayacağın, aslında umrunda bile olmayan bir yazı daha yazdım dün gece. Senden habersiz... Zaten haberin olmasını da istemezsin, Çünkü seni, beni, bizi anlatıyor desem de yine anlamadığını söylersin nasılsa. Bu kadar mı bi habersin aşktan? Benim yoluna canımı adamaktan çekinmediğim aşk, Senin için bu kadar mı anlamsız? Yüreğin hiç konuşmaz mı seninle, Peki, sen denedin mi hiç yüreğinle dertleşmeyi? Söylesene sevgili, ne zaman küstün yüreğinle? En umutsuz anlarımda yüreğimle dertleştim ben. Senin kırdığın zamanlarda ise ben sardım kırıklarını yüreğimin. İşte, dün gece yine gözlerimdeydi aşkımız, Yaşayan bir ölünün aşk hikayesini yazdım dün gece sana. Ama sen bilmezsin, anlamazsın.. Alıntı |
http://i137.photobucket.com/albums/q221/urlittlefan/783f162a.gif Dokunsalar Ağlayacağım Bir Ömür Boyu (İyi)demek adettendir ya ! (İyiyim) dedim… Değilim. http://img510.imageshack.us/img510/1863/a11xb8.gif Anlatılması zor bir duygu içimde ki. Her harf Her kelime Ve her cümle, olduğundan ya çok basit ya da daha karmaşık bir hale getiriyor dilime getiremediklerimi. http://img441.imageshack.us/img441/9663/bloemennieuw117ic0.gif Birgün konuşmayı unutmak, sadece susmak istiyorum. Birgün susmayı unutmak, olur olmaz konuşmak istiyorum. 'Kime, neye konuşursan konuş' diyorum… Yeter ki [sus]ma! http://img489.imageshack.us/img489/6466/bloemnieuw020fa3.gif Hiçbir söz yetmiyor, beni 'bana' anlatmama… Dinleyemiyorum kendimi, acımadan içim… Dokunsalar ağlayacağım bir ömür boyu… Ve değseler hüznüme, döküleceğim parça parça… http://img175.imageshack.us/img175/7512/bloemnieuw021vr3.gif Bir anlık değil, boğulduğum bilinmezlik. Acısı çıkıyor sustuklarımın. Oysa ben iyiyim görünürde ! Anlamını içime çeke çeke mutluluğa erişemiyorum... Ya hep ben fazla geldim ya da hep bir şeyler eksik kaldı… Şimdi iyi olan ne varsa, üzerine çizgi çekemediğim kırgınlıklar sarıyor dört yanını. Ve ben, İyi olmanın eşiğinde, korkulara kapılıyorum anlamadığım bir biçimde… Sebebim yok. Belki de çok… http://img524.imageshack.us/img524/3332/kopyasbloem080gf4.gif Biliyorum; Ben bile kendimi anlayamıyorken anlaşılmayı beklemek, hayalden de öte . Ben kendimi, Görmüyorum Duymuyorum Ve bilmiyorum… Dokunsalar ağlayacağım bir ömür boyu |
ÖLÜNCE SEVEMEZSEM SENİ Toprağından dönsün yüzüm Ölünce sevemezsem seni Kan ağlasın iki gözüm Ölünce sevemezsem seni Hak rahmetin görmeyim Gonca gülün dermeyim Muradıma ermeyim Ölünce sevemezsem seni Yaşamak yıldızlarda Seninle olmak istiyorum Sevişmek hüner değil Yanında kalmak istiyorum Yaşamak hüner değil Seninle ölmek istiyorum Ben bu yerde ölsemde Ay yüzlüm yine elde Muhtaç olayım namerde Ölünce sevemezsem seni Yaşamak yıldızlarda Seninle olmak istiyorum Sevişmek hüner değil Yanında kalmak istiyorum Yaşamak hüner değil Seninle ölmek istiyorum Alıntı |
Bir Yudum Aşk Bir Dünya Ayrılık Uzak hayallerde farkında olmadan birbiri için çarpan iki kalp, *İki insan, bir gün tesadüfen çarpışan, Başlayan Bir Aşk, O günden sonra pervasızca açmaya başlayan kırmızı güller, Güneşin etkileyici parlaklığı, İki insanın mutluluğu, Ve bir karar, aşka dair… Sonra zamansız gelen üçüncü şahıslar, Ortaya dökülen anlatılmamışlar, Yanlış anlaşılmalar, Kafaların karışıklığı, Güllerin solmuşluğu, Yıkılmışlığı bir adamın, Bir kadının yorulmuşluğu, Büyüyen Kavgalar ve Ayrılan İnsanlar… Ama kurulan hayaller inadına, Yeniden yeşertilmeye çalışılan ümitler, Özlenen bir bakış, Hasreti çekilen bir tutuş, bir dokunuş, Fakat artık eskisi gibi olmayan bir çok şey… Yavaş yavaş ayrılmaya başlayan fikirler, Sudan sebepten çıkan kavgalar, Bitmek bilmeyen sonbaharlar, Yüzlere kapanan ve bir daha açılmayan kapılar, Sonra tahammülsüzlük, Sonra kırgınlık, Sonra yalnızlık, En nihayetinde; Bir Yudum Aşk Ve Bir Dünya Ayrılık ! ! ! Muhammet Necip Aksoy |
Gel artık Yürek sızım Neysen nesin, kimsen kimsin Gel artık. Bu yürek daha fazla dayanamayacak seni beklemeye Gel artık. Dünyanın bütün renklerini toplayıp Dizdim önüme Hiç biri çizemedi seni Dünyanın bütün kelimeleri Yazamadı Gel artık. Yazdığım tüm şiirler Sana layık değildi Sahipsiz mektuplarım Sana uyarlanmadı Gel artık Yaşadığım tüm yıllar Seninle yaşadıklarımın yanında Sıfır kaldı. Bu yürek dayanmıyor artık sensizliğe Gel artık Bebeğim Yürek sızım Bitanem Bekletme beni Gel artık Alıntı |
Göz Yaşların.. Bir gün gözlerin bir noktaya dalarsa Belki o gün seni düşündüğüm gündür… Bir gün kulağın çınlarsa Belki o gün ismini andığım gündür… Bir gece yarısı titreyerek uyanırsan Belki resmini öptüğüm gündür… Bir gün sebepsiz yere yaşlar süzülürse o güzel gözlerinden Belki yokluğunda öldüğüm gündür… SEVME BENİ Eğer aşkın bir hevesse Gerçek değil hayalse Sevip de acı çekmektense İstemem sevme beni… Eğer günahıma gireceksen Acıyıp da seveceksen Sonunda terk edip gideceksen İstemem sevme beni… Hayata hiçbir kimse için ağlamaya değmez Değecek insan zaten ağlatmaz, Olurda bir gün ağlarsan Başını dik tut Göz yaşların ağladığın insan kadar Alıntı |
Biriktirdiklerim... Gözlerimi bir zarf derinliğine kapatıyorum simdi, acılarla mühürleyerek. Tüm tarihimi de mühürlüyorum acılı efsunlarla. Bir gün diyorum, yeniden açılır geçmişim resimleri koyarken o zarfa. Ellerimde bıraktığın izi kendi gözyaşlarımla siliyorum. Her gece uyanmaktan bıktım “kadınım” diye. Bu yüzden bu mevsimde daha fazla üşüyorum. Artık kış geldi uzun buzul çağları başladı Bıraktığın gibi durmuyorum. Bir sokak çocuğu yalnızlığında havalandırmalar üzeri sarılıyorum bıraktığın çocuğa. Seni duyuyorum yine “ağlama tamam” diyorsun Islak zarflar kalmaz bir sonraya diyorum. Beklemeyecek kadar ne acelesi vardı postacının postacıya kızıyorum. Daha iade edemedim bu aşkı diyorum. Ve her zaman her şeye geç kalıyorum, sen gidiyorsun o uzun koridorda. Ben ellerimi doğruyorum sana yemek yapamadım. Merak dahi etmiyorsun bende artik yapamadığım için yemek yemiyorum. Aç mısın diye sormuyorsun “şarap içer misin” diyorsun. Ben tereddütsüz kendi kanımı damlatıyorum, koca kadehler boşalıyor ardı sıra Bakıyorum, konuşamıyorum, kanıyorum şarap bitmiş. Aralık perdelerden korkuyorum Ya öldüğümü görürlerse. Sen bakmaksızın arkana gidiyorsun, Giderken soruyorsun “aç mısın? ” Ben ucuzluk marketlerinden topladıklarımla doydum diyorum Kış geldi ondokuz aralık kışı Bir yılbaşı akşamı gibi geçiyor zaman, hızlı bana inat Yeni bir yıl sabahı, işte yüreğim diyemiyorum konuşamıyorum Sesimi de götürmüşsün peşin sıra. Yüklemlerimi, nesnelerimi ve öznemi almışsın yazamıyorum, Diyemiyorum al yüreğim istediğin yere fırlat. Şarap içiyorum kendimden ne kadar boşaltırsam bu kanı o kadar içebiliyorum. Bir sarhoş kadar hatırlıyorum belleği mi de almışsın. Üzerime olmuyor artik elbiselerim. Çıplak kalmışım; Nerde diyorum giysilerim Sen gidiyorsun onları da almış sin Uyanıyorum oğlunun sesine, oğlun kalmış Onun için geri geleceksin sanıyorum ama bırakmışsın bana İyi ki de bırakmışsın. Kim simdi bu zarfı bu kadar gözyaşıyla doldururken kapatmama yardımcı olurdu? Bir yaz rüyası görüyorum, engin denizler kenarı ateş yakıyorum belleğimle kor oluyor Sen yani basımdasın, şekilsiz bir şapka gibi duruyorum. Sen gene gidiyorsun ben ellerimi ateşe atıyorum. Her şey tüm renkler mevsimler bir şarap morluğunda renge bürünürken, Ben kortuğum aralık perdelerden yakalandığımı düşünüyorum. Uyanıyorum dondurma sırasındayım Sen istiyorsun, eriyor ellerimde ondokuz aralık kışında. Sen gidiyorsun Nereye kadınım diyorum Tek kurabildiğim cümle oluyorsun İşte o cümle hayatım mış Bir kez daha KADINIM diyorum ölüyorum. Hayat bitmiş. Aralık 2007 Doğan Sever |
Şimdi İhanet Zamanı...! Dolduk, zamanla doyduk. Öyle bir doğduk ki, Evrimde devr-i ihanet olduk. Vurduk yırttık, kırdık dağıttık, Aktık azdık, azgınlığımızda yaktık, Yürekten çağlayan şelaleri. Bağladık bağlandık, Öyle bir olağandık ki, Sorma gitsin; şimdi gibi. Dillerimiz verdi, ellerimiz sevdi. İhanetin bağımlısı, sonsuz eseri olduk. En kötüsü de bu ya… Ne yana dönsen, Her nasıl düşünsen, Arkadan koca bir zaman akar, Hayıflanırsın farkına vardığında. Evvel var zaman içinde, Daha doğuştan başlar. Ötesine takvimler yetmemiş belli ki. Sonuçlar bağlanır hep, bir eklenti bulunur. Esaslar volta atar, işte o zaman boşlukta. Somutlar vardır öznede. Öteki, yanındaki, diğeri gibi. Söz meclisinde konu aranır. Ne nasıl niçine indirgenemez. Hayallerimizi suçlarız zamanla. Boş yere didiştiğimiz egolara değil, Yattığımız gaflet uykularına yükleriz suçu. Demeyiz, bilmeyiz, bunu biz yaptık. Oysa verilmiştir, “sebep sonuç ilişkisi”. Laf cambazı sorsan hepimiz. Mazeretimiz ömrümüzden çok. Kabahatimizin özrümüzden büyüklüğü, Sindirmiş, korkutmuş, İçimizdeki dürüstlüğü. Küçük zihniyetlerin beslediği, Çorbacı kişiliklerle derdest olmuşuz. Zaaflar ahvalinde boğmuşuz ruh dengemizi. Niteliklerin kaybolduğu, Niceliklerin sofra kurduğu, Akşam üstlerinde bırakmışız insan olmayı. Ufuktan doğan sabahın yönü değişir mi? Unutmuşuz dönenceyi. Doğaya ihanetle başlayan kervan yolunda, Ataya anaya, vatana millete, geçmişe tarihe, Yolda bıraktığımız eşe, Ve bil cümle aleme dosta, Savurmadık mı ihanetin baltasını? Alışmış kudurmuştan beterliğimizle çıktığımız yolda, Haberimiz var mı kimler kaldı? Giymeye bile emin olmadığımız Kefenin cebine, doldurmadık mı bencilliğimizi? Şimdi ne kaldı elimizde, Dünden, bu günden ve yarından artık? Sonsuz zaman içinde. Vuran vurana, talan talana, Yakan yakana, yıkan yıkana, Çalan çalana, çırpan çırpana, Aşk olsun ihanet seni tutana. Güç şimdi, en zalim olanda, Makbul, en büyük hain olanda. Şimdi ihanet zamanı boyuna göre, Kim kime ne kadar hayın, Sayın bulun bakalım? En çok kim, kime, ne için, İhanetine egonun hakim? Şimdi ihanet zamanı. |
Yarınlar Uyuyordu Sanki Soluk bir akşamda çıldırdı siyahlar Titrek lâmbalar bir bir söndü Kurtlar uluyordu , uzakta bir yerde Susmuştu korkular ... Ve , donmuş gecenin nefesiydi ya rüzgâr Birden , gözyaşları boşandı göğün Çünkü ... Ağlıyordu yalnızlar . Usulca yorganı üstüne çekti yıldızlar Sanki ebediyyen uyanmayacakmış gibi Sessizlik sarıp sarmaladı her yeri Durmuştu soluklar ... Ve , kor gibi bedenlere yağmadı ya kar Lâvlar fışkırdı gecenin her köşesinden Çünkü ... Yanıyordu duygular . Acı nağmeler arasında , sonsuzluğa çaldı sazlar Buram buram hüzün taştı sokaklara Geceyi içip duran bir melodiydi bu Sarhoştu notalar ... Ve , ard arda birer sigara yaktı yıldızlar Tozlu bir tütüne bulandı gök Sararıp soldu sanki evren ansızın Çünkü ... uyuyordu Uyuyordu ... yarınlar . Nilgün Paksoy |
Zor değil hiç bir şey zor değil Seviyorsan beni katlanmak kolaydır Döktüğüm göz yaşlarım sana helal olsun Kıymetini ben bilemedim şu göz yaşlarımın Sende bilmiyorsan boşa gitmesin Getir koy leğeni önüne bak şimdi dolacak Seni sevdiğimi anlamıyorsan Ne diyelim sana ya deli yada sevdalı Bilki zor değil bu yaşlarım dökülmesi Çünkü çok doluyum dokunsan hıçkıracağım Sende anlamıyorsan bu sevdamı Boşunamı döküyorum şu gözyaşlarımı Çünkü seni sevmek zor değil bunu anladım Karşılığı olduğu için zor değil ciğerimi dağladın Sende beni seviyorsun bunu bende anladım Zor değil hiç bir şey zor değil bunu sende anladın..... hüseyin yanmaz |
| Saat: 04:22 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık