![]() |
Gönül İniltisi Alıp başını gittin hüzün veren hazan yellerince hasret kokulu gidişler bırakarak ardında bir hasret ateşi düştü ki yüreğime külden ateş, ateşten alev, alevden kor oldu tutuştu yandı gönül ağacım yaprağıma sarı acılar üşüştü gelincikler gibi büküldü boynum ardından kuşları ürkütülmüş bir dal gibi kaldım solmuş bir güz bahçesi kalbim şimdi acılarıma tipi, saçlarıma kar düştü yüreğime efkar, feryadıma zar düştü kırıldı dalları gönül ağacımın bir bir yapraklarıma sarı sonbahar düştü ırmak olup çağladım rüzgar olup estim çığlık çığlığa hüznün sarı yaprakları düştü kalbime duydu herkes feryadımı bir sen duymadın bir sen duymadın Leylim gidişin kalbime düşmüş güz yaprağıydı gidişin kar üstünde bir damla gözyaşı gidişin tuz bastırılmış ayrılık acısı gidişin dinmeyen gönül iniltisi gidişin Nijmegen sokaklarında hüzün sisi gittin, ardından suların sesi, rüzgarın nefesi baharın neşesi, yaşama hevesi de gitti kimselere anlatamadım içimdeki uçurumu kimseler dinlemedi beni, kimse anlamadı gittin, baharı, yazı, kışı unuttum yaşamayı unuttum bir sen kaldın unutmadığım bir sarı sabır bir de kanayan, kapanmayan bu yara yüreğimde yoksun işte; kahretsin ellerin yok, gözlerin yok, gülüşün yok, üşüyorum bil ki, aşkını dağlayıp yüreğime kazımışım adını aldığım nefesime yazmışım Ve şimdi ben Ve şimdi ben baharımda karakışta kalmışım hayallerimi yakıyorum her üşüdüğümde son çaremdir diye sığınıp anılara avunsamda; dinmiyor bu gönül iniltisi leylim… Alıntı |
Benden, seni anlatmamı isteselerdi ; bir yürek anlatırdım içinde koskacaman bir dünya, dünyada kocaman bir fener ve sevgi yolu aydınlatan... Deselerdi yaz onu; yazardım en güzel şiirleri dilsiz istekleri dipsiz kuyu sarınçlarında yuvarlanan aşkları. Yazardım parmaklarım morarıncaya kadar yazardım, yüreğim yorulup duruluncaya kadar. Deselerdi çiz onu; çizerdim dünyayı, dünya her tarafı yedi veren gülleri yedi renk açan en mevsimsiz çiçeklerin açtığı nakışlı oyalı özenli bir dünya ve korkardım kendi çizdiğim dünyaya dokunmaya, korkardım çiçeklerin yaprakların solmasından. Deselerdi kim O ? O derdim O işte yüreğinde deryaları taşıyıpta tek bir dünyalıya konuşamayan, o sınırsız sevgi deryasında yelken açıp giderken sevgisini utangaç kişiliğine gömen biri idi. Ve O derdim ; Beni sabahlara kadar kendisini düşünmek zorunda bırakan insafsız biri O konuşsa yüreğindeki allı tebessümlerde kaybolurdum, konuşsa yanmadan yıkılmadan söndürürdü beni derdim. Sigaram kadar tiryakisi olduğum içkim kadar başımı döndüren, görmediğim kadar özlediğim, özlediğim kadar dokunamadığım, dokunamadığım kadar ürkek... Ve O derdim Yaşayıpta yitirdiğim değil yaşamayıpta bilmek istediğim, konuşmasını beklediğim kızıl dudaklarına hasretlendiğim hasreti ile eridiğim, yanımda iken bile özlediğim gittiği yolu kıskandığım aydınlık günlerimi aradığım. |
Solgun Bir Gül Oluyor Dokununca Çoklarından düşüyor da bunca Görmüyor gelip geçenler Eğilip alıyorum Solgun bir gül oluyor dokununca. Ya büyük şehirlerin birinde Geziniyor kalabalık duraklarda Ya yurdun uzak bir yerinde Kahve, otel köşesinde Nereye gitse bu akşam vakti Ellerini ceplerine sokuyor Sigaralar, kâğıtlar Arasından kayıyor usulca Eğilip alıyorum, kimse olmuyor Solgun bir gül oluyor dokununca. Ya da yalnız bir kızın Sildiği dudak boyasında Eşiğinde yine yorgun gecenin Başını yastıklara koyunca. Kimi de gün ortası yanıma sokuluyor En çok güz ayları ve yağmur yağınca Alçalır ya bir bulut, o hüzün bulutunda. Uzanıp alıyorum kimse olmuyor Solgun bir gül oluyor dokununca. Ellerde, dudaklarda, ıssız yazılarda Akşamlara gerili ağlara takılıyor Yaralı hayvanlar gibi soluyor Bunalıyor, kaçıp gitmek istiyor Yollar, ya da anılar boyunca. Alıp alıp geliyorum, uyumuyor bütün gece Kımıldıyor karanlıkta ne zaman dokunsam Solgun bir gül oluyor dokununca. Behçet NECATİGİL |
Git Me... Sensizliğin sessizliği uzandı yine Ne yana dönsem hiçlik duygusu Ne yana dönsem sessizliğin çığlığı Varlığınla canlanan bu ömrü Anlam bulan bu hayatı Yokluğunla heba etmek neymiş gör Ne olur git artık... Nedenlerle dolu soruları sana bırakıyorum Ne varsa al götür benden sana dair Dudağımda kalan dudaklarının tadını Durup durup gözlerimde çağlattığın yaşını O güzel gülüşünü,kaçamak bakışını Yokluğunda büyüttüğüm umutlarımda Varlığınla verdiğin mutluluğunda Senin olsun... Ne olur Git me... Ferhat Yılmaz |
Hayat Hep Böylemidir Be Usta Hayat hep böylemidir Acımasız ve soğukmudur Hep kanatır mı yaranı Hep ağlatırmı içinde olan sevdanı Bir yanda sahte yaşantılar Bir yanda çekilen izdıraplar Hep benmiyim yanan Hep benmiyim sevip de kavuşamıyan Gidenlerin arkasından bir benmiyim bakan Bir benmiyim ağlayan Olmayan sevdalara bir benmiyim ağıtlar yakan Hayat hep böylemidir Acımasız ve soğukmudur Kaç sene geçti ömrümden Kaç acı yaşandı Hep ezilen kalbim oldu Geçer denildi ama geçmedi İzleri kaldı yüreğimde Bir de anlımda çızgileri Hayat hep böylemidir Acımasız ve soğukmudur Yoksa hayat hep yanmakmıdır Ya da hep yitirilmiş olmakmıdır Neden bana hep acımasızsın Neden bnmle hep uğraşıyorsun Bırak artık peşimi Çek o kalnlı ellerini kalbimden Batırma iğnelerini Kanatma yaralarımı ... Mustafa Erkuş |
Sensiz Gülmek Yasak Farkında olmadan savrulduk- Yaşamın çöplüğüne. Kül rengine kara düşmüş Bulutlar gezinir Üstümüzde. Ayrılığa kol kanat germiş. Oysa yalnız seninle güzeldi bu şehir Yarına bakarken yaşamın penceresinden Hayat eteklerine gözlerimi bırakmış Suyu hesapsız dökülsün diye yüreğimin Şimdi yüreğimin kıyılarına vuran dalgalar Kum elemekte kan çanağı gözlerimde Gayrı ağırıma gidiyor Sensiz soluklanmak bu şehirde Hani diyorum bir gelsen de Yeniden çağlasa sevda nehirleri içimde Gülüşlerimi takarım saçlarına savrulur Bir oyana bir bu yana: Bakışlarına dilek tutmuşum kirpiklerinde. Kaç zamandır: Yokluğunun ağrısı üşütüyor beni. Haydi, gel gayrı canımın içi Dağla şu kapanmaz yarayı içimde. Sensiz gülmek bile yasak bana bu şehirde…… |
Olmayacaksa O gider buralardan, sen döndüğün bir günde... Aranırken onu sen başkaları yüzünde. Işık olur tararsın karanlıkları bir-bir... O güneş gibi parlar, sen söndüğün bir günde. Yaşamın aramakla olgunlaşıp yitmiştir; Kocaman bir ağacın tek bir yemişi gibi... Karamsar bir öyküdür, bir sence değerlidir; Yalnız masal ulu'su bir dağ erimiş gibi. Özdemir Asaf |
Hasret sensiz başlar Karanlık çöker, sönen ışık lambalarında, Aydınlanmaz ortalık. Gökyüzünden hayaller tek tek düşer, İnce ince yağmur yağında. Odamın içine hasret dolar, Hüzün kokar, gözlerimin rengi solar, Tüm etrafı sensizlik kaplar. Sadece bir müzik rtim tutar hayallere, 'Dünyagüzeli' şarkıların en özeli. Dans edilir boşlukta. Masada iki sandalye var biri sana öteki bana. Kadeh kaldırılır tek başına ama, sen varmışçasına. Yazmakla bitmez kalbimde istekler, Anılar, hayaller, sitemler ve buruk nefretler, 'Ğ' gibi bulunmaz bir sözcük öylece yalnız kalır, Masursayılmaz sonuçta ismin anılır, Uysa da yazılır uymasa da Rahatsız etmezmısraları sonuçta adındır. Hasret gündüzleri başlar, güneş doğar, etraf aydınlanır, Karanlıktaki tüm kötülükler ortaya çıkar Bir gün daha sensiz geçecek diye karamsar olunur. Buluşma olmaz,çevrendeki aşkları ibretle izlersin, Kalbin öne eğik, başın dimdik gezersin!... ... Yorgun düşürüp, ağlatırsın... 'Ğ' gibi yalnız bırakıp,mutluluğu hint kumaşı yaparsın, Uykusuz geceleri bana sunup, rahatına bakarsın sen!... (Mehmet Kaplan) |
kasırgalar kopuyor içimde bakma suskun olduğuma sesimi duyurabilsem haykıracağım içime sığmayan ezgileri ben ki, yıllara yenilmemiş silip atıvermişim yalnızlıkları. ben ki, yetmişim kendime yalnız sana yenilmişliğim. ne zaman sensiz kalsam sabah ayazlarında çıplak ayak yürür yüreğim. |
MUTLULUK Mutluluk avucunda tutacağın kuş değil Mutluluk Kafdağınında kuracağın düş değil Mutluluk, gözlerimde vuracağın düş değil Ayperi, iki iken, bir olmaktır mutluluk. Mutluluk, gözlerinde yüreğini bulmaktır Mutluluk, messafesiz nefesini duymaktır Mutluluk, itirazsız her emrine uymaktır Ayperi, vicdanınla uyuşmaktır mutluluk. Mutluluk, aşka sadık, bir ceylanca sevilmek Mutluluk, ela gözlü bir yar için delirmek Mutluluk, yar uğrunda, ömrünü verebilmek Ayperi, rüyasında görülmektir mutluluk Mutluluk, haksızlığa isyan edebilmektir Mutluluk, bazan sözde, çapkın olabilmektir Mutluluk, bir yürekte, Yağmur kalabilmektir Ayperi, gözünde, görülmektir mutluluk Adana, 26.01.08 - 20.15 Yılgın Yağmur Nebi Ünler |
| Saat: 01:55 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık