MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

SiyahLALE 14 Ekim 2008 00:36

Gönül İniltisi


Alıp başını gittin
hüzün veren hazan yellerince
hasret kokulu gidişler bırakarak ardında
bir hasret ateşi düştü ki yüreğime
külden ateş, ateşten alev, alevden kor oldu
tutuştu yandı gönül ağacım
yaprağıma sarı acılar üşüştü
gelincikler gibi büküldü boynum
ardından
kuşları ürkütülmüş bir dal gibi kaldım


solmuş bir güz bahçesi kalbim şimdi
acılarıma tipi, saçlarıma kar düştü
yüreğime efkar, feryadıma zar düştü
kırıldı dalları gönül ağacımın bir bir
yapraklarıma sarı sonbahar düştü


ırmak olup çağladım
rüzgar olup estim çığlık çığlığa
hüznün sarı yaprakları düştü kalbime
duydu herkes feryadımı bir sen duymadın
bir sen duymadın Leylim


gidişin kalbime düşmüş güz yaprağıydı
gidişin kar üstünde bir damla gözyaşı
gidişin tuz bastırılmış ayrılık acısı
gidişin dinmeyen gönül iniltisi
gidişin Nijmegen sokaklarında hüzün sisi


gittin, ardından suların sesi, rüzgarın nefesi
baharın neşesi, yaşama hevesi de gitti
kimselere anlatamadım içimdeki uçurumu
kimseler dinlemedi beni, kimse anlamadı


gittin, baharı, yazı, kışı unuttum
yaşamayı unuttum
bir sen kaldın unutmadığım
bir sarı sabır
bir de kanayan, kapanmayan bu yara yüreğimde

yoksun işte; kahretsin
ellerin yok, gözlerin yok, gülüşün yok, üşüyorum


bil ki,
aşkını dağlayıp yüreğime kazımışım
adını aldığım nefesime yazmışım
Ve şimdi ben
Ve şimdi ben
baharımda karakışta kalmışım
hayallerimi yakıyorum her üşüdüğümde


son çaremdir diye sığınıp anılara avunsamda;
dinmiyor bu gönül iniltisi leylim…


Alıntı


ener 14 Ekim 2008 10:00

Benden, seni anlatmamı isteselerdi ;


bir yürek anlatırdım içinde koskacaman bir dünya,
dünyada kocaman bir fener ve sevgi yolu aydınlatan...

Deselerdi yaz onu;

yazardım en güzel şiirleri dilsiz istekleri
dipsiz kuyu sarınçlarında yuvarlanan aşkları. Yazardım
parmaklarım morarıncaya kadar yazardım, yüreğim yorulup
duruluncaya kadar.

Deselerdi çiz onu;

çizerdim dünyayı, dünya her tarafı yedi
veren gülleri yedi renk açan en mevsimsiz çiçeklerin açtığı
nakışlı oyalı özenli bir dünya ve korkardım kendi
çizdiğim dünyaya dokunmaya, korkardım çiçeklerin yaprakların
solmasından.

Deselerdi kim O ?

O derdim O işte yüreğinde deryaları taşıyıpta
tek bir dünyalıya konuşamayan, o sınırsız sevgi
deryasında yelken açıp giderken sevgisini utangaç kişiliğine
gömen biri idi.

Ve O derdim ;

Beni sabahlara kadar kendisini düşünmek zorunda bırakan insafsız
biri O konuşsa yüreğindeki allı tebessümlerde kaybolurdum,
konuşsa yanmadan yıkılmadan söndürürdü beni derdim.
Sigaram kadar tiryakisi olduğum içkim kadar başımı döndüren,
görmediğim kadar özlediğim, özlediğim kadar dokunamadığım,
dokunamadığım kadar ürkek...

Ve O derdim

Yaşayıpta yitirdiğim değil yaşamayıpta bilmek
istediğim, konuşmasını beklediğim kızıl
dudaklarına hasretlendiğim hasreti ile eridiğim, yanımda
iken bile özlediğim gittiği yolu kıskandığım
aydınlık günlerimi aradığım.



Nisyan-ı Bâtın 14 Ekim 2008 20:59

Solgun Bir Gül Oluyor Dokununca

Çoklarından düşüyor da bunca
Görmüyor gelip geçenler
Eğilip alıyorum
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Ya büyük şehirlerin birinde
Geziniyor kalabalık duraklarda
Ya yurdun uzak bir yerinde
Kahve, otel köşesinde
Nereye gitse bu akşam vakti
Ellerini ceplerine sokuyor
Sigaralar, kâğıtlar
Arasından kayıyor usulca
Eğilip alıyorum, kimse olmuyor
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Ya da yalnız bir kızın
Sildiği dudak boyasında
Eşiğinde yine yorgun gecenin
Başını yastıklara koyunca.

Kimi de gün ortası yanıma sokuluyor
En çok güz ayları ve yağmur yağınca
Alçalır ya bir bulut, o hüzün bulutunda.
Uzanıp alıyorum kimse olmuyor
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Ellerde, dudaklarda, ıssız yazılarda
Akşamlara gerili ağlara takılıyor
Yaralı hayvanlar gibi soluyor
Bunalıyor, kaçıp gitmek istiyor
Yollar, ya da anılar boyunca.

Alıp alıp geliyorum, uyumuyor bütün gece
Kımıldıyor karanlıkta ne zaman dokunsam
Solgun bir gül oluyor dokununca.


Behçet NECATİGİL


ahmed 14 Ekim 2008 21:01

Git Me...



Sensizliğin sessizliği uzandı yine
Ne yana dönsem hiçlik duygusu
Ne yana dönsem sessizliğin çığlığı
Varlığınla canlanan bu ömrü
Anlam bulan bu hayatı
Yokluğunla heba etmek neymiş gör

Ne olur git artık...
Nedenlerle dolu soruları sana bırakıyorum
Ne varsa al götür benden sana dair
Dudağımda kalan dudaklarının tadını
Durup durup gözlerimde çağlattığın yaşını
O güzel gülüşünü,kaçamak bakışını
Yokluğunda büyüttüğüm umutlarımda
Varlığınla verdiğin mutluluğunda
Senin olsun...

Ne olur Git me...


Ferhat Yılmaz


ahmed 14 Ekim 2008 23:15

Hayat Hep Böylemidir Be Usta



Hayat hep böylemidir
Acımasız ve soğukmudur
Hep kanatır mı yaranı
Hep ağlatırmı içinde olan sevdanı
Bir yanda sahte yaşantılar
Bir yanda çekilen izdıraplar
Hep benmiyim yanan
Hep benmiyim sevip de kavuşamıyan
Gidenlerin arkasından bir benmiyim bakan
Bir benmiyim ağlayan
Olmayan sevdalara bir benmiyim ağıtlar yakan

Hayat hep böylemidir
Acımasız ve soğukmudur
Kaç sene geçti ömrümden
Kaç acı yaşandı
Hep ezilen kalbim oldu
Geçer denildi ama geçmedi
İzleri kaldı yüreğimde
Bir de anlımda çızgileri

Hayat hep böylemidir
Acımasız ve soğukmudur
Yoksa hayat hep yanmakmıdır
Ya da hep yitirilmiş olmakmıdır
Neden bana hep acımasızsın
Neden bnmle hep uğraşıyorsun
Bırak artık peşimi
Çek o kalnlı ellerini kalbimden
Batırma iğnelerini
Kanatma yaralarımı ...


Mustafa Erkuş


ener 15 Ekim 2008 10:34

Sensiz Gülmek Yasak

Farkında olmadan savrulduk-
Yaşamın çöplüğüne.
Kül rengine kara düşmüş
Bulutlar gezinir Üstümüzde.
Ayrılığa kol kanat germiş.

Oysa yalnız seninle güzeldi bu şehir
Yarına bakarken yaşamın penceresinden
Hayat eteklerine gözlerimi bırakmış
Suyu hesapsız dökülsün diye yüreğimin

Şimdi yüreğimin kıyılarına vuran dalgalar
Kum elemekte kan çanağı gözlerimde
Gayrı ağırıma gidiyor
Sensiz soluklanmak bu şehirde

Hani diyorum bir gelsen de
Yeniden çağlasa sevda nehirleri içimde
Gülüşlerimi takarım saçlarına savrulur
Bir oyana bir bu yana:
Bakışlarına dilek tutmuşum kirpiklerinde.

Kaç zamandır:
Yokluğunun ağrısı üşütüyor beni.
Haydi, gel gayrı canımın içi
Dağla şu kapanmaz yarayı içimde.
Sensiz gülmek bile yasak bana bu şehirde……


jöly 15 Ekim 2008 17:50

Olmayacaksa

O gider buralardan, sen döndüğün bir günde...
Aranırken onu sen başkaları yüzünde.
Işık olur tararsın karanlıkları bir-bir...
O güneş gibi parlar, sen söndüğün bir günde.

Yaşamın aramakla olgunlaşıp yitmiştir;
Kocaman bir ağacın tek bir yemişi gibi...
Karamsar bir öyküdür, bir sence değerlidir;
Yalnız masal ulu'su bir dağ erimiş gibi.

Özdemir Asaf


Nisyan-ı Bâtın 15 Ekim 2008 20:42

Hasret sensiz başlar
Karanlık çöker, sönen ışık lambalarında,
Aydınlanmaz ortalık.

Gökyüzünden hayaller tek tek düşer,
İnce ince yağmur yağında.
Odamın içine hasret dolar,
Hüzün kokar, gözlerimin rengi solar,
Tüm etrafı sensizlik kaplar.
Sadece bir müzik rtim tutar hayallere,
'Dünyagüzeli' şarkıların en özeli.
Dans edilir boşlukta.

Masada iki sandalye var biri sana öteki bana.
Kadeh kaldırılır tek başına ama, sen varmışçasına.
Yazmakla bitmez kalbimde istekler,
Anılar, hayaller, sitemler ve buruk nefretler,
'Ğ' gibi bulunmaz bir sözcük öylece yalnız kalır,
Masursayılmaz sonuçta ismin anılır,
Uysa da yazılır uymasa da
Rahatsız etmezmısraları sonuçta adındır.

Hasret gündüzleri başlar, güneş doğar, etraf aydınlanır,
Karanlıktaki tüm kötülükler ortaya çıkar
Bir gün daha sensiz geçecek diye karamsar olunur.
Buluşma olmaz,çevrendeki aşkları ibretle izlersin,
Kalbin öne eğik, başın dimdik gezersin!...
...
Yorgun düşürüp, ağlatırsın...
'Ğ' gibi yalnız bırakıp,mutluluğu hint kumaşı yaparsın,
Uykusuz geceleri bana sunup, rahatına bakarsın sen!...

(Mehmet Kaplan)


zade 15 Ekim 2008 22:02

kasırgalar kopuyor içimde
bakma suskun olduğuma

sesimi duyurabilsem haykıracağım
içime sığmayan ezgileri

ben ki, yıllara yenilmemiş
silip atıvermişim yalnızlıkları.

ben ki, yetmişim kendime
yalnız sana yenilmişliğim.

ne zaman sensiz kalsam sabah ayazlarında çıplak ayak yürür yüreğim.


jöly 15 Ekim 2008 22:17

MUTLULUK

Mutluluk avucunda tutacağın kuş değil
Mutluluk Kafdağınında kuracağın düş değil
Mutluluk, gözlerimde vuracağın düş değil
Ayperi, iki iken, bir olmaktır mutluluk.

Mutluluk, gözlerinde yüreğini bulmaktır
Mutluluk, messafesiz nefesini duymaktır
Mutluluk, itirazsız her emrine uymaktır
Ayperi, vicdanınla uyuşmaktır mutluluk.

Mutluluk, aşka sadık, bir ceylanca sevilmek
Mutluluk, ela gözlü bir yar için delirmek
Mutluluk, yar uğrunda, ömrünü verebilmek
Ayperi, rüyasında görülmektir mutluluk

Mutluluk, haksızlığa isyan edebilmektir
Mutluluk, bazan sözde, çapkın olabilmektir
Mutluluk, bir yürekte, Yağmur kalabilmektir
Ayperi, gözünde, görülmektir mutluluk

Adana, 26.01.08 - 20.15 Yılgın Yağmur
Nebi Ünler



Saat: 01:55

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık