![]() |
İşte geldim son dem senin yanına İçinde ne varsa yüzüme söyle. Arkamdan konuşup girme kanıma İçinde ne varsa yüzüme söyle. Küçük yaşta gördüm, gönül bağladım Görmeyince için için ağladım. Her darbende ciğerimi dağladım İçinde ne varsa yüzüme söyle. Gecelerim katran oldu elinden Az çekmedim iğneleyen dilinden Utan artık şu bükülmüş belinden İçinde ne varsa yüzüme söyle. Ah ile, vah ile bu yaşa geldim Ferhat oldum sabır dağını deldim Bazen çölde coşkun akan bir seldim İçinde ne varsa yüzüme söyle. Ahir ömre geldik senle başbaşa Helal ekmeğimi bandırdım taşa Bana bulaşmada sarayda yaşa İçin de ne varsa yüzüme söyle Bundan gayrı sana son sözüm böyle... enver yıldız |
Karanlık havada ışıklardan daha parlaktın, Karanlığın içinde sanki bir güneş gibiydin O dakikalarda yıldızlarla gökyüzüne Sana olan duygularımı yazabilsem yapardım O an sadece görmek istediğim sendin Gözlerim bakışlarını yakalama uğraşındaydı Ve gözlerim gözlerinle buluştuğu saniyelerde Umut bozkırlarım yeşermeye çalışıyordu ama korkuyordu... Korkuyordu; bir anda tekrar eski haliyle karanlığa gömülmekten. Benim yerimde bir anda umutlarını yitirme korkusunda olan sen olsaydın Ben derdim ki; Ben sana bir anda değil, Her gördüğümde tekrar, tekrar aşık oldum Ve bir anda da asla ve asla senden vazgeçmem!... Ama o anda senin ne düşündüğünü bilmiyordum. Yüreğimin tek merhemisin Senden başkası bu yarayı iyileştiremez Yine de sen olmazsan yanımda, Kalmaya razıyım bir başıma. İnsan nereye, nerden bakarsa o kadarını görebilir Bazen de sadece görmek istediğini görür Ama bilmeni isterdim ki; Bende senin için göremediğin daha çok şey var. Mesela bir kalp, bir yürek dolusu sevgi Ve umutlarla yoğrulmuş hayaller... |
ÖLÜ Hangi mahallede imam yok, Ben orada öleceğim. Kimse görmesin ne kadar güzel, Ayaklarım, saçlarım ve her şeyim. Ölüler namına, azade ve temiz, Meçhul denizlerde balık; Müslüman değil miyim, haşa, Fakat istemiyorum, kalabalık. Beyaz kefenler giydirmesinler, Sızlamasın karanlığım havada. Omuzlardan omuzlara geçerken sallanmayayım, Ki bütün azalarım hülyada. Hiçbir dua yerine getiremez, Benim kainatlardan uzaklığımı. Yıkamasınlar vücudumu, yıkamasınlar, Çılgınca seviyorum sıcaklığımı... Fazıl Hüsnü Dağlarca |
BİR KEZ MEHMET OLMADIK Bir zaman biri öldü çoğu ermeni oldu, Bir kere Türk olup ta bir kez Mehmet olmadı, Yer kalmadı şehitlikte, sağı solu hep doldu Bir kez Türk olup ta bir kez Mehmet olmadık Türk olmak önemli mi vatandaşlık yeterli, Kurşun sıkana bir bak, vatandaş kriterli, Buna neler söylesem ne desem ki beterli, Bir kere Türk olup ta bir kez Mehmet olmadık Niye hep böyle olur hep ezilen hep Türk olur, Ne zaman ruh kabarsa aman etme ne olur, Şöyle şöyle olurda öylolursa böylolur, Bir kere Türk olup ta bir kez Mehmet olmadık Geldi şehit naaş'ı biz düşündük maaşı, Yapamadık zamanla milli harsla bir aşı, Gözleri de çıkardık yapalım derken kaşı, Bir kere Türk olup ta bir kez Mehmet olmadık Batıdan güneş doğmaz boş yere hiç bekleme, Ağır aksak giderken tökezleyip tekleme, Boş yere kem küm edip Milleti itekleme Bir kere Türk olup ta bir kez Mehmet olmadık. Türk ölmek bir şereftir Türk olmaktan ötede, Herkes bir şeyler söyler, gazetede sitede Biliyorsun bunları aleni berisi ötesi de… Bir kere Türk olup ta bir kez Mehmet olmadık Gelir kınalı Mehmet bayrağa sarılarak Her yeri haşat olmuş her yeri kırılarak, Böyle tepkimi olur kınayıp darılarak, Bir kere Türk olup ta bir kez Mehmet olmadık. Kıbrıs’ta görülmedi bunların yaptıkları, Neye hizmet ederler nedir ki taptıkları Fırsat bulunca hemen Mehmed’i kaptıkları, Bir kere Türk olup ta bir kez Mehmet olmadık Bir ölür bin dirilir bir gün hesap derilir, Ok bir kez çıkar yaydan meziline serilir, Bu hesap her kiminse ondan hesap sorulur, Bir kere Türk olup ta bir kez Mehmet olmadık Soyu bozuk soysuzlar devlete baş kaldırır, Kuduz köpekler gibi sağa sola saldırır, Oğuzsoylum bu millet bu belayı kaldırır, Bir kere Türk olupta bir kez Mehmet olursak |
Boşver be... Boş ver Boşver diyorum bazen Adam sende boş ver Nasılsa durduramazsın Arsız arsız aksın zaman İlkbahar yaz güz derken Şunun şurası kışa ne kaldı Ömür yolu çoktan yarıladı Kırk kere sevdin ele yaradı Yeter ulan yetmeli artık Birazda kendine yaşa Uçurtma yap hayallerini Kendine özgürlüğü bağışla Boş ver her şeye aşka Kaldır duvarlardan aynaları Görme şakağına yağan karları Unut özlediğin kadını Özlemek sevmek demek Sevme ulan sevmek neyine Tutma esaretinin elini Git denize dök derdini Nasılsa duyuramadın sesini Ne olur boşver be... boşver Tik tak’ları yavaşladı bak yüreğinin Bir varmış bir yokmuş Hepsi bir masaldı dersin Boşver be... boşver Alıntı |
BEN SUSTUM ŞİİR KONUŞTU... Bir duman tütüyor ki yangın yeri bu yürek Gırtlakta düğümdür söz,sustum şiir konuştu İkrar verdi kavlinden dönmez geri bu yürek Haykırmak istedi ÖZ,sustum şiir konuştu……. Bir nida eylesem de yankı vermez ki dağlar Derdim ile hemhaldır lale sümbül gül ağlar Sükûtilik ruhumu kördüğüm edip bağlar Bağrımda yanar bir KÖZ sustum şiir konuştu……. Sonsuz maviliğine gözlerinin takıldım Deli divane oldum, ateşlerde yakıldım İhanetin değince yüreğime yıkıldım Silmeye yeter tek SÖZ, sustum şiir konuştu......... Feryat eden yüreğim sukuta şaştı dondu, Gül kurudu ahımdan bulut yağmura döndü, O hayırsız elinden benzim sarardı söndü, Çağlarken köreldi GÖZ, sustum şiir konuştu............. Sana dargın bu yürek, duygularım barışmaz Mavi boncuk dağıtmak asla sana yakışmaz Gönül engin olsa da iki sevda sıkışmaz Bundan böyle yürek buz, sustum şiir konuştu...... Alıntı |
Bir Daha Asla Unutmayacağım Yalnız Olduğumu.. içmeden sarhoşluğuma verin bu çığlıklarımı, ya da hayata tutunmaya çalışan çaresizliğime.. ne fark eder benim için... acılarımı hangi sevda sözleri dindirebilir ki.. hangi uçurumun kenarında tutan olur ki elimi... oysa bir tutuversen ellerimden, bir tutuversen de sarılıversem sana.. yaşasam bu kahrolası hayatı.. hayat buymuş diyebilsem içimden, düşmek ve yeniden kalkmak gibi.. unutmak ve hatırlamak gibi.. ayrılmak ve kavuşmak gibi.. yaşamak ve ölmek gibi... işte hayat buymuş diyebilsem... tüm acılarıma inat gülümseyeceğim.. varsın kalsın gözlerimde bir damlacık hüzün ne çıkar... acılar yenisi gelene kadar acı... şimdi yalnızlığa terk edilmiş gibi, bir başıma kalkmalıyım ayağa , ayaklarım uyuşsa da, bedenim titrese de, ve yapacak bir şeyim olmasa da, kalkmalıyım ... herkes hak ettiğini yaşıyor deseler de.. ben neyi hak ettiğimi göstereceğim herkese inat... herkese inat, ben hayatı hayat yapacağım.. nasıl olmalı diyorsam öyle yaşayacağım... yeminlerimi bozacağım bu gece.. bu gece yeniden doğacağım.. bu gece yine acılarıma sığınıp sabah edeceğim... beni deli divane eden ne varsa yıkıp yakacağım.. arkama bakmadan yürümeyi öğreneceğim düşe düşe... ve bir daha asla unutmayacağım.. kendimden başka kimsemin olmadığını bu hayatta.. benim için benim kadar acı çeken kimse yok . sabah olmadan çıkacağım yola.. tüm yaşanmışlarımı bırakacağım ardımda.. tüm resimlerimi yakıp, şiirlerimi de yırtıp savuracağım isyan edercesine her şeye... ve bir daha asla unutmayacağım yalnız olduğumu.. kim ne kadar yakınımda olursa olsun.. Özkan Artık |
Ben Hüzün Dolu Bir Kitabım...http://www.diyemediklerim.com/images/smilies/newSmiles/rose.gif İnsan ömrü bir kitap misali değil midir? Kimininki bir satırlık, kimininki bin sayfalıktır Tek ortak noktaları bir gün biteceğidir... Ben hüzün dolu bir kitabım Benim acılarım sayfa, göz yaşlarımsa mürekkep oldu Anlattılar birer birer, ama konu hep aynıydı Hayat akışım bir çizgiydi, çizginin adı ise "hüzün" Ben hüzün dolu bir kitabım Senaryo baştan belliymiş, acılar benim kaderimmiş Mutluluğu yakalamaya uğraşırken, Tebessüm etmek bile yasakmış İstesem de istemesem de oynamaya mecburum Ben hüzün dolu bir kitabım Aşk'tır karanlıkta insanı aydınlatan O'dur insanın ruhunu, beynini güzelleştiren Ben mahrum kaldım aşka, hala karanlıktayım Ben hüzün dolu bir kitabım |
GİDİYORUM Gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum Gidiyorum bütün acılarımı vurup sırtıma umutları bırakıp başucuna ıtırları, menekşeleri, kırgüllerini bırakıp şiirlerimi sarıp bohçama yüreğimin yangınına gidiyorum hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal. Gidiyorum gözyaşlarımı papatya diye saçlarına takıp yüreğimdeki yağmurlarla bir ırmağa akmaya gidiyorum içimde yeşerttiğim tüm çimenler sana kalsın sana kalsın baharçiğdemleri, kırgelincikleri, kırkkanatlılar gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum. Gidiyorum başımda gam, gözlerimde nem bütün hatıraları bırakıp geride usulca çekip kapıyı ardımdan alıp başımı gidiyorum buralardan şafak sökmeden kimseler görmeden yağmurun yağmadığı çöllere gidiyorum sevgi dolu yüreğimi bir ıssızda yakmak için. Hoşça kal suyundan çimdiğim dere kana kana içtiğim pınar say ki yaşamadım bu yerlerde nazlı çiçeklerini okşamadım baharın bozguna uğramış bir bostanın hüznüyle bir yaprağın ürpertisine yazıp ömrümü çekip gidiyorum buralardan. Gidiyorum bir bilinmeze doğru hem yol, hem yolcu olmaya acılarımla başbaşa kalmaya gidiyorum bütün yıldızları takıp kanatlarıma bir kelebek gibi özgür olmaya gidiyorum. Yüreğimin sızılarında damıttığım her şiiri bin kez öperek ve sökerek sevgiden yana ne varsa göğsümde gecelerin zifiri saçlarında kaybolmaya bir ceylanın gözlerinde ağlamaya gidiyorum. Bütün borçlarımı ödedim alacaklarımı erteledim artık ne diyecek bir sözüm kaldı sevdiklerime ne okuyacak bir şiirim gözlerimin içindeki iki damla gözyaşı gibi bakmadan ardımdaki uçurumlara alıp götürüyorum yüreğimdekileri de hoşcakal usulboylum, güzel gözlüm hoşcakal Alıntı |
Seven Insana Elveda demeden cok iyi düsün Ayrilik sonradan zor gelir sana Bir gün gelir hasret yakar icini Sevdigim muhtactir insan insana. Yasanan mazi var unutamazsin Yabanci kollarda sen dolasamassin Gururun birakmaz aglayamazsin Bir dost bir arkadas gerek insana. Gidersen kahrolup yikilacagim Acilar seline karisacagim Bu sevginin yolunda kaybolacagim Ayrilik zor gelir seven insana |
| Saat: 01:55 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık