![]() |
Çiğ Toprak en çok onların tanrıları vardı. en çok onlar sattılar. ne derin kuyudur bu alem tutunduğun dal, taşımaya yetmeli düşmeye devam ediyorsun madem budağın sağlamını, göz ayırt etmeli / suya yabancı, çiğ topraklar çoğalıyorlar, çoğalacaklar hepsi, bir avuca doğmamış gibi avuç açmadan göz yumacaklar ters yüz edilmiş beyinleri. kulakları kesilmiş, bir intikamın oğulları gibi. şimdi hayat dedikleri aslı çürümüş iskelelerine görkemine aldanıp halat attılar. en çok onların tanrıları vardı. en çok da onlar sattılar. bildik kokular sinmiş üstlerine yağmur tükürür gibi çarpar balçıkla yamanmış yüzlerine pişkinlik adam boyuna varmış, hasat mevsiminde sanrılar, hovarda tüketilen akşamlarda, ne kutsaldır, günü birlik tanrılar. en çok onların tanrıları vardı. en çok da onlar sattılar. “kaldır düşler perdesini, hem gözümde mil hakikat sandığım doğruysan beni de kemir” sel daha sel |
Kaybolan Benliğim Bu şiiri sana yazıyorum, Çünkü seni çok seviyorum... Gecenin karanlığında üzerine düşmüş Birkaç kar tanesiyle güneşin doğuşunu bekliyorum, Çiçeklere özenircesine buruk bir arzu ile Ve gözlerimden süzülen hasretler kadar donuk yaş ile İsminin her harfini benliğimde hissediyorum... Bunun beni nereye götüreceğini bilmiyorum, Bildiğim bir tek şey var, Oda,Seni çok ama çok seviyorum... |
SENİ AYAKTA TUTMAYA yetecek kadar güzelliklerle dolu bir yaşam sürmeni diliyorum ! *AYDINLIK BiR BAKIş ACISINA SAHiP OLAMANA yetecek kadar güneş diliyorum ! *GÜNEşi DAHA çOK SEVMENE yetecek kadar yağmur diliyorum ! *RUHUNU CANLI TUTMAYA yetecek kadar mutluluk diliyorum ! *YAŞAMDA Kİ EN KÜÇÜK ZEVKLERİN, DAHA BÜYÜKMÜŞ GİBİ ALGILANMASINA yetecek kadar acı diliyorum ! *İSTEKLERiNi TATMiN ETMEYE yetecek kadar kazanç diliyorum ! *SAHiP OLDUĞUN HER ŞEYi TAKDiR ETMENE yetecek kadar kayıp diliyorum ! *SON "ELVEDA"YI ATLATMANA yetecek kadar "MERHABA" diliyorum ! |
Kaybolan Yıllar Rüzgar gibi geçtiniz, gençlik yıllarım. Umutlarda kar gibi; paktınız yıllar... Kışa döndünüz, yaşanmadan baharım. Sessizce ellerimden, aktınız yıllar... Ayrılık rüzgarına, kattınız beni. Umutsuz aşklara hep, attınız beni. Ne kadar da kolayca, sattınız beni. Çaresiz kalışıma, baktınız yıllar! Tüm umutların bağlı; ince bir ipte, Dönen oldu mu hiç geriye? Gidip te... Ayrılığı, hasreti, mızrak edip te: Sinemin en içine, çaktınız yıllar! Dünya'yı dar ettiniz, kalmam bir yerde. Biri bitmeden düştüm, başka bir derde. Sevenlerim kalmadı, dostlarım ner'de? Hepimizi birlikte... yaktınız yıllar! Yazgıma estirdiniz; bir hicran yeli. Sevdamı anımsatıp; ettiniz deli. Her hasret yılı için; Beyaz bir teli: Ağaran saçlarıma, taktınız yıllar! ... |
http://img119.imageshack.us/img119/7373/siir101751ad.jpg Bir sabah, Zamanı durdurdun sen... Ayrılığı ekledin sonbahara Mevsimin bütün bulutları, Gözlerimde birikti de Ben yağamadım bakışlarına... Söyle! Hangi güneş Baharı getirecek şimdi bana? Kadehimiz ayrılağa kalkmadı ki hiç Ben nasıl içebilirim yokluğuna... Belki, Zamansızdı sevgim En az gidişin kadar! Elde değil bu. Sen hiç eylülde sevip de Vakitsiz hüzünlere beyaz bayrak salladın mı? Bilemezsin sevdiğim... Nasıl da koyuyor adama güzün geri kalanı... Doğduğum gündeyim şimdi. Yoksun... Bir başıma içip, Kağıda gidişini karaladım... Hazanda sevmek akıl kârı değilmiş sevgili Anladım... |
ne Yaşar Ne Yaşamaz HAlim Böyle yarım , Sanki kötürüm, Ne yaşar ne yaşamaz halim, Ölümlerden beter be çiçeğim... Mevsim ne hazan ne bahar gönlümde, Ne güneş var ne yağmur bulutları, Ne yemyeşil bir vadi ne bir çöl, Ne seninleyim ne sensiz. Sevgi emek ister dediler, Emeğim, sazım, sözüm, Sustu sensiz. Ruhumda bir kızıllık kaldı, Güneşimin batışından hatıra, Beklenen şafaklar gelmiyor, Seninle beraber. Penceremde sardunyam, Yüreğimde sevdam, Ellerimdeki sıcaklık, Gelişini bekliyor, Gözler zamanda, Kulağım sesinde , Sabah olsa uyansam rüyandan, Çalar saatim olsan ve uyansam sesinle |
Kaybolurum Boşluklarda sen varsın diye dört elle sarıldım hayata eğer çekip gidersen kaybolurum boşluklarda yardım et yolumu bulayım uçsuz bucaksız yollarda ver elini çıkayım kalbinin en ucuna |
Bir ustayım ben, bir duvarı hatasız işleyen Bir ağacı nakış nakış işleyen, bir makineye hükmeden Çünkü aşığım sana Bir öğrenciyim ben, sürekli çalışıyorum dersimi, ev ödevlerimi hiç aksatmıyorum, başarıyı yakalamak için Çünkü aşığım sana Bir çocuğum ben, oyunlarla büyüyen, canı acıdı mı ağlayan, keyiflendikçe gülücük saçan, zayıfım çoğu zaman beklide aciz' Çünkü aşığım sana Bir suçluyum ben, hep yakalanma tedirginliği içinde Bir kaçışın koynunda savrulup duruyorum, nereye gittiğimi bilmeden Çünkü aşığım sana Bir yolcuyum ben, menzili olmayan yollarda arayış içindeyim Nereye gidersen peşindeyim, kilometreler yoldaşım Çünkü aşığım sana Bir hastayım ben, iyileşmek gelmiyor içimden Seni ilaç belledim ama bitmeyesin diye öyle azar azar alıyorum ki Çünkü aşığım sana Bir ateşim ben, alev alev sarıyorum etrafımı, sen canlandırıyorsun beni, tonlarca su sıksalar bir küçücük korum bile sönmez Çünkü aşığım sana Bir besteciyim ben, en güzel senfonileri besteliyorum, aşkın notalarından ezgileri yoğuruyorum, sensin şarkılarımın kaynağı Çünkü aşığım sana Bir fidanım ben, sen suladıkça yeşeriyorum, su vermeye gelmesen solacağımı biliyorum, ama gelirsin soldurmazsın beni Çünkü aşığım sana Bir pencereyim ben, açtıkça kanatlarımı senin ışığın giriyor evimden içeri, gözlerimi kamaştırıyorsun ama ben bundan hiç yakınmıyorum Çünkü aşığım sana Bir kapıyım ben, ama hüzün ve acıyı geçit yok bu kapıdan Zaten hiç yakışmaz ki sana bunlar, sadece senin geçmene izin var Seninle birlikte aşka da' Çünkü aşığım sana Bir ülkeyim ben, bağımsızlığımı seninle kazandım, topraklarımda aşk hüküm sürüyor, sen dolaşıyorsun bayrağım seninle dalgalanıyor, sadece bayrağımı sen dalgalandırıyorsun Çünkü aşığım sana Bir bahçeyim ben, uzun yollardan sonra girilen bir bahçe Herkesin konukluğu kısa sürdü, ama senin uzun sürsün Çünkü aşığım sana Bir mektubum ben, en güzel sözcüklerin okunduğu, adresi belli Sahibinin elinde daha da güzelleşen, sen okumalısın beni Çünkü aşığım sana Bir deli maviyim ben, sevdikçe mavileştiriyorum seni de, şimdi maviyi yaşama zamanıdır, imdi aşkı yaşama zamanıdır haydi gel benimle' Çünkü aşığım sana anlasana.. |
Kayıp Kentin Yakışıklısı Dokuzunda kayboldu mayıs'ın, Cesedi bulundu Onikisinde... Kaçırıldığında da Kaybolduğunda da Ve cesetken de Yakışıklıydı.. Amcamdı. |
Kaderde senden ayrı düşmek de varmış, Doğrusu bunu hiç düşünmemiştim. Seni tanımadan Hele seni böyle deli divane sevmeden Yalnızlık güzeldir diyordum Al başını, kaç bu şehirden Ufukta bir çizgi gibi gördüğün dağlara Rüzgarın iyot kokularını taşıdığı denizlere git Git gidebildiğin yere git diyordum... Oysa ki, senden kaçılmazmış. Yokluğuna bir gün bile dayanılmazmış. Bilmiyordum..! Yine de dayanmağa çalışıyorum işte Bir kır çiçeği koparıyorum gözlerine benzeyen Geçen bulutlara sesleniyorum ellerin diye Rüzgar güzel bir koku getirmişse Saçlarını okşayıp gelmiştir diyerek avunuyorum Yaşamak seninle bir başka zamanı Bir başka zamanda seni yaşamak Her şeyden önce sen. Elbette sen. Mutlaka sen. İster uzaklarda ol İster yanı başımda dur Sen ol yeter ki bu zaman içinde Ben olmasam da olur Seni bir yumağa sarıyorum yıllardır Bitmiyorsun... Çaresizliğim gün gibi aşikar Su olup çeşmelerden akan güzelliğin İnceliğin ışık yüzüme vuran Sen güneş kadar sıcak Tabiat kadar gerçek Sen bahçelerde çiçekler açtıran Sudan, havadan, güneşten yüce varlık. Sen, o tek sevgi içimde Sen görebildiğim tek aydınlık Bir nefeste benim için al Havasızlıktan öldürme beni Bulutlara, yıldızlara benim için de bak Susadım diyorsam Bir yudum su içmelisin Ben yorulduysam sen uyumalısın Ellerim sevilmek istiyor Saçlarım okşanmak istiyor Dudaklarım öpülmek istiyor Anlamalısın... Ağaçların yeşili kalmadı Gökyüzünün mavisi yok Bu dağlar o dağlar değil Rüzgarında kekik kokusu yok Kim bu çaresiz..? Bu kan çanağı gözler kimin Kaç gecedir uykusu yok Gündüzü yok Gecesi yok Yok... Yok... Anladım. Sensiz yaşanmaz bu dünyada İmkanı yok..! |
| Saat: 15:20 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık