![]() |
KALBİMİ SEVMİYORUM Dost seçmesini bilmiyor diye, Dosta ihtiyacım olduğunu bilmiyor diye! Kalbimi sevmiyorum. Mutlu olmasını bilmiyor diye, Mutluluk verecek insanı yanlış seçiyor diye! Kalbimi sevmiyorum. Ağlamasını bilmiyor diye, Ağlamaya değecek gerçekleri göremiyor diye! Kalbimi sevmiyorum. Maskeleri bilmiyor diye, Kimde maske var,kimde yok anlamıyor diye! Kalbimi sevmiyorum. Karanlıktan korkuyor diye, Karanlıktan geldiğini bilmiyor diye! Kalbimi sevmiyorum. Denizi sevmiyor diye, Denizin özgürlük,özgürlüğün ben olduğunu Hayallerim olduğunu,sevdalarım... Alıntı |
YAĞMUR Kapıdan dışarı çıktım Çiseleyen yağmurun Nazlı nazlı esen rüzgarla yüzüme ince dokunuşları Seni hatırlattı birden bana nedendir bilmem İçimde garip bir burukluk Yüzümde bana ait olmayan Ama benim miş gibi hissettiğim damlalar Yağmur sanki benim yerime ağlıyordu Nedendir bilmiyorum seni hatırlamak istedim Yağmurun her damlasında seni hissettim Geri çekilmedim ıslanmak istedim Aşktı belkide yağmur Aşkınla sırılsıklam olmak istedim Her damlada bu dünyadan arınıyordum sanki Burukluğun yanında garip bir huzur vardı içimde Kim bilir belkide benim dünyadaki görevim Seninle olmayı başardığım süreden ibaretti Şimdi bunun huzurundaydım belkide Peki öyle ise neden bu burukluk vardı Yine garip olmuştum yağmur iyi olmasına iyiydi Ben iyi değildim sürekli hatırladığım Yaşanmışlıkları sanki her damlada yüzüme vuruyordu Sonra cebimden senin için aldığım çakmağı çıkardım Biliyorsun ben sigara kullanmıyorum O an belki bir sigara olsa içime çekmek isterdim Çakmağı çakıp avucuma tuttum avucum yandı Ama kalbimden çok değil gözümden hiç değil Önümde uzayan mısır tarlası Kulağımda o eski şarkı İçime çektiğim toprağın kokusunda Nefes nefes hissettim bu gün seni İçimdeydin her zamanki gibi Bu gün hava yağmurluydu Buruktum her yağmur damlasında Sen damladın ruhuma bugün Alıntı |
Aşk Bahçem dayanılacak gibi değil sensiz yaşamak aşk bahçemde. kurumuştu bahçem,sırf sen geliyordun diye solmuştu çiçeklerim utançlarından ağaçlar meyve vermez olmuştu sen gittinya ben bittim adeta gözyaşlarımla suladım o kuruttuğun toprakları tüm çiçeklerim açmaya başladı sen gittin bahçem göz yaşlarımla sulandı ağaçlar ıslandı meyveler açtı bütün bu yeşillik neden açtı biliyormusun? bana teselli vermekti amaçları. senin geleceğini müjdeledim onlara bu defa inadına beklediler çiçekler solmadılar,sevinçten ne yapacaklarını bile bilmediler tek ümitleri neydi biliyormusun çiçeklerimin? sen gelince dillenecektiler benim hatırıma sevgimi sana bas bas bağıracaktılar hadi bekletme gel, durma daha fazla oralarda, gel nasıl olursa olsun yeterki gir gönül bahçeme kırma çiçeklerini,soldurma bekletmekten gel nasıl olursa olsun gel gir aşk bahçemee... Hüseyin Abatay |
BELKİ BİR GÜN.. Çirkin çiçeklerle dolu Katil bahçelerinde dolaştım Dalgındım Bıçak sırtı yaşamalarım, penceresizliğim Ve öksüz düşlerim vardı ceplerimde Uğultusuzluğumu özlemiştim Hala bir ceylan ağlıyor içimde Hiç yoktan vurulan… Senin şehirlerin uyurken Benim gözlerimi bıçakladılar Kör bir balıkçıyım şimdi Denizlere sarılıyorum Hiç görmediğim vapurlara el sallıyorum Rüyalarımda yaşlanmıyor… Kaybolan eylül gemilerimi Sonbahar sesiyle çağırsan gelir mi Ah vurulası yüreğim Süpüremedin kapından yalnızlığı Örselenmiş, paslı yüreğim… Ellerim yumuk, orman karanlıkları omuzlarımda Ve ardından ağlayan ezgisiz türkülerdi gözlerin Senin gözlerinin pusuna saklandım, Senden kalan bu yıkıntılar arasında .. Yıkık kentler konuşmaz bilirim Cam kırıkları ve kırık dallar var İncinen yüreğimin yaralarında Ne bilir misin? Güller hiç uyanmaz bu vadide Gözlerin düşer aklıma An gelir şavkın vurur yüzüme O zaman vakit ölüm olur Dudağımda Kaçsam yakama yapışır gözlerin… Yılları ve yolları Ödünç aldım Yastığımdaki çukura dolan korkulu geceden Düş düşkünü çocukluğumu Çalmış namlı sevdalılar Üstüne üstlük sensizim Yani gölgesiz dolaşıyorum Artık intiharlarda öldürmez beni Yüreğimde konaklayan hüzünler Senden gelir… Ama sen yine de biriktir gözyaşlarını Belki bir gün Tutuşturur seni bensizlik Belki bir gün sen de bana ağlarsın… Alıntı |
Öylesine Sevmiştim Şimdi gidiyorsun, git Bütün sabahları üşüdüğüm Bütün gördüğüm senli günlerim, onlar da gitsin İçimde bir şarkı Gözümde bir ışık kalmıştı herşeye inat Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin Yıldızları da alsana yanına gökyüzünden Sevdiğimiz şarkıları da Pencareme konan yusufcukları da Bana karanlığı bırak Beni bırak, beni böyle bırak Böyle ansızın, böyle yakışıksız Böyle anlamsız, böyle dağınık Öyle kapıda susuşun Öyle sarsak, öyle serkeş, öyle çerkes duruşun Koy beni sensizliğe Ve otursun içime kül gibi kor yangının Şimdi gidiyorsun, git Hadi git Hepsi hepsi bir sevda benimkisi, al da git Hadi kanatma Hadi yıkma Hadi dokunma Zaten ben seni öylesine sevmiştim Şimdi gidiyorsun, git Bütün sabahları üşüdüğüm Bütün gördüğüm senli günlerim, onlarda gitsin İçimde bir şarkı Gözümde bir ışık kalmıştı herşeye inat Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin İbrahim Sadri |
Bugünde bir gün yaşadım Zamanı sıfırlayacağım hayatımda yarın Her şeye yeniden başlayacağım. İlk kez günaydın diyeceğim gökyüzüne, İlk soluğumu alacağım yarın;ama şimdi değil, Yarın. Yarın başlangıcı olacak hayatımın, Gözlerimi açıp,''Merhaba'' diyeceğim hayata. Ben de varım artık Ölümüne sevgi yarışına. İlk kez göreceğim annemi yarın. Sarılacağım ona,sevgimi haykıracağım. Ama şimdi değil,yarın. Yarın umutlarım tanışacak istasyonlarla,terminallerle Birer birer yolculuğa çıkacaklar. Bavulları mı? Onlar dünden hazır;ama yolculuk yarın. Unutmuş olacağım seni yarın. Seninle kurduğum bütün hayaller Silinmiş olacak zihnimden Ben yeni maceralar üreteceğim düşümde yarın. Yok olacak uyandığımda mazi. Eflatunlar saracak etrafımı, Pembe düşler misafir gelecek bana, El sallayacağız beraber karanlığa Her gün bunlarla avutuyorum kendimi. Bugünü erteliyorum ben hep yarınlara. Ama olmuyor. Silinmiyor kalpteki yara. Bağlanmışken yürek geçmişe, Umut besleyemiyor gözler geleceğe. İyi geceler hayat! Bugün de seni yaşayamadım affet, Ama belki yarın, Yarın... Alıntı |
Bu Hesap Sorulacak Yiğit olanın lokması cana azıktır beyler Kimse bana söylemesin buna yazıktır beyler Soyu soysuz olanın sütü bozuktur beyler Bunların soyu bozulmuş Türk'e düşman göbekten Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten! Kan istediniz canlardan bitmedi inadınız Oğuz size yar olmadı budüz idi adınız Senelerdir bu vatanın ekmeğini yediniz Suyunuzu keseceğiz dağlardaki gölekten Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten! Dağlar, taşlar bu ovalar bilin ki Türk'ün yurdu Aslımız insan neslidir Türk'e semboldür Kurd'u Soyu ermeni olanlar nerden bilecek Kürd'ü İhaneti seyreyleyin perdedeki delikten Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten! Alperenler şehadeti seslenirken çağrına İbrahim'in dedikleri nişan oldu bağrına Mehmetçik'ler şehit düştü bu vatanın uğruna Vatan mı istediniz lan beşikteki bebekten? Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten! Başı bozuk yaylalarda bol keseden savurdun Ne dinin var, ne imanın sen ne biçim gavurdun? Hem korkaksın, hem zavallı zoru gördün kıvırdın! Urgan bile dava eder boynundaki ilmekten! Bu hesap sorulacak Apo denen köpekten! Aşık Sefai |
Hayaller ve Umutlar Güzel olan hiçbir şey eskimez dedi dostum İncecik bir sızı duydum, sustum Gözlerimi kapayıp kana kana içtim kelimelerini Eskimiyordu hiç, biliyordum Senin gözlerimde hiç eskimediğin, eskimeyeceğin gibi Ben seni bulmak için tüm dünyayı dolaşabilirdim ama sen buldun beni Bende kaybettiğim beni Uzansam sana, dokunmak bir şey değil yanmaktan korkuyorum Korktukça kaçıyorum senden, kaçabildiğim kadar uzağa Ne kadar uzağa kaçsam o kadar yanı başımda oluyorsun sonra Ben de kalemimi elime alıp yazıyorum Tükenmez kalemim tükeniyor, konuşan dilim lal oluyor, anlatamıyorum seni kağıtlara Yaşam aşk rengine büründükçe dağlar hasrete yükleniyor Dağlar taşır mı bu yükü bilmem ama ben eziliyorum hasretten Aşkın tedavisi yok mu? Acılar çekiyoruz ve tel tel kopuyor hayat ellerimizden Uzanıyorum, tutamıyorum kopan ipleri Dur ve bak şimdi geçmişe Neredeyiz? Başta mı, sonda mıyız, yoksa bu sokağın adı aşk çıkmazı mı? Her bahar bir başlangıç ve her güzel şey umuda yeni bir adım Hadi çıkalım saklandığımız kuytudan Sobelendik çoktan Çıkalım ve geçen bahar gibi umudumuzu uçuralım kendi gökyüzümüzde bu baharda İzin verelim martı seslerine, çekelim içimize çiçek kokularını papatya bahçemizde Hadi çıkalım saklandığımız kuytudan ve kaçalım bu dünyadan YoruldukYıprandık Ama her bahar umut demek hala Umudum var ama yine de gözlerim yanıyor Göz pınarlarım kuruyuncaya kadar ağlıyorum Sonra yüreğimde ebem kuşağı çıkıyor Her renkte seni görüyorum Mavi hayallerimizi, sarı bizi ısıtan güneşi çağırıyor aklıma Tut ki bu bahar da diğer baharlar gibi bitsin Ne çıkarKaç bahar kaldıysa ömrümde benim o kadar umudum var.. Alıntı |
Büyüdüm... Akşam vakti korkunun büyüdüğü gibi, Gözlerime perde çektim büyüdüm... Karanlıkların bana doğru yürüdüğü gibi, Hep onları düşünerek büyüdüm... Karanlıktaki korku gibi vadeli dehşetlerde, İzlerini silmek için uğraşırsın onu her yerde, Derman için sorarsın gördüğün yerde, Vadeli korkularıma derman arayarak büyüdüm... Endişenin yol gösterdiği yıldızın altında, Hayaline gem vurursun aslında istesen de yanında, Derilmedik hesap kalmamış gayrı gönül bağında, Meyalimi yıldızlara sorarak büyüdüm... Selim Gürcan |
Yapabilirim Fakat Sınırlarım Var Bende kahkahalarla gülmesini bilirim. Bende diğerleri gibi çekip gidebilirim. Ama sana olan sevdam, ah yâr, İşte ben bu sevdadan ölebilirim. Yapmamı engelleyen sınırlarım var. Hareket edemez kalbim sınırlarım dar. Ama sana olan sevdam, ah yâr, İşte kalbimde hep o aşk, o ateş-i nar. Özlemek zor mu gelir sanıyorsun? Sevdanın değerini bilmiyorsun. Ama sana olan sevdam, ah yâr, İşte o sevdayı görmedin, göremiyorsun. Umursamazlığın,ı istesem umursamam. Benim sabrım, fikirlerim var. İstesem küserim yüzüne bakmam. Ama ben aşığım sınırlarım var. Ahmed Yusuf Sarıhan |
| Saat: 21:57 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık