![]() |
Sensizlikte Penceremden karanlığı kaldıramadım Güneş doğuyor mu bilmiyorum Ne çok şeye şahitti hatırladın mı Güneş hala duruyor mu bilmiyorum Duvarlar bile sıkıldı benden Yoksa sende sıkıldın da mı?.. Kapımın berbat sesini hatırlamıyorum Beyazın tırnak sesini duyuyorum tahtasında Bulduğun yavruydu beyaz hatırladın mı Beyaz koymuştun adını , beyaz değildi oysa Sevdiğim demiştin bana sevmemişsin oysa....... Nasıl olduğumu sormuşsun Elimde titreyen mektubunda Yemek yemiyorum örneğin Üşüyorum soğuğunda sensizliğin Her gün daha da geç uyanıyorum Yarın ya da öbür gün uyanmayacağım bilesin.… |
Kelebekler Hiç İki Bahar Görür Mü ? Sen, baharın nadide gülüydün. Sen, sevgiye adanmış bir ömürdün. Bülbüller şarkılarında sana yanardı. Toprak ise yüreğini dallarına açardı.. Rüzgar bile susardı kokunda. Sema, nazlı nazlı düşer Rahmet olurdu dalında... Bir gün ; Kanatlarımın üşüdüğünü, Dallarının solup teninin öldüğünü gördüm. Kış mevsimiydi rüzgarla gelen.. Kış uykusuna dalacaktı o gözlerin. Toprağa uzanıp bahara açacaktı o yüreğin. Hüzün çöktü küçük yüreğime. Elbet sana olan aşkım bitmeyecekti.. Sen sonraki baharda tomurcuk açacaktın. Topraktan aynı güzelliğinle kalkacaktın... Ben ise; yalnızlığa kanatlanacaktım.. Yağmurlar yağsa , Baharlar uzasa diye kaç kez iç geçirdim. Hasret bulutları düşse de, Bir gün karlı sabahlara uyanacaktık Sen; gözlerini baharda gülümsemek için Hülyalara dalacaktın... Ben ise sonsuzluğa uçacaktım. Sakın üzülme sevda gülüm. Sevdam hep gökyüzünde olacak. Sakın sitem etme bana; Ne olur anla beni. Kelebeklerin ömrü , Hiç iki bahar görür mü gülüm? |
UNUTAMADIĞIMSIN Unutmadım unutamadım o günleri Yıllar geçti aradan sevgimizden bir tek kalan Yazdıklarım şu sayfalara Sana bir yemin ettim unutmayacağım dedim Ama bak yıllar neleri değiştiriyor Değiştiremediği tek şey Kalbimdeki o güzel yerin Senin için di o yer ve hala daha senin için Her şeyini sakladım orada Bakışlarını gülüşlerini seni Seni ve her şeyini Yıllar geçti aradan Belki de bir çok yıl daha geçecek Yemin ederim ki bir tanem Unutulmadın unutulmayacaksın Çünkü sen benim unutamadığımsın |
Kâbus Bir gece içine kasvet dolunca, -Kaçmaya bir yol yok veya bir geçit- Öyle sere serpe yatağa uzan da Ne bir söz söyle, ne bir ses işit! Yıldızlar uykuda, mehtap kapalı; Göz gözü görmüyor, herşey karaltı. Çaresizlik damarlarından kan çekiyorken Sen tek tek karşılıyorsun korkularını. Aniden parlıyan bir ateşle ortada Gülüşen siyah yüzler belirdi etrafda. Davullarla birlikte başlıyor müzik. İşte! Bir kurban daha seçti delilik. Bir gergefe geçmişçesine karabulutlar Yıldırımlar gökyüzünü işlemekteler. Sokağın karanlığında bir ağlıyan var. Duvarında yankılanır bütün bu sesler. Vaktidir, aç artık pencerelerini! Bir hayalet olur girerim odana. İpek kumaş gibi örterim de bedenini, Sıcacık buseler bırakırım yanaklarına. Böylelikle kurtulursun acılarından Yangının söner, gönlün ferahlar. Bilirsin sadece benim yanında kalan. Uzaklaşmıştır çoktan seni korkutanlar. Geçti, geride kaldı bütün olanlar. Hayalime sarıl ve bir güzel uyu! Kalbin yalnız ellerimde huzurla çarpar. Sen kollarımda tadarsın rahat uykuyu. |
Kendi Başına Yağmurla ses olup çıksın, Dallansın dumanlı ağaçta bensiz, Vursun yürüyen şafağa gölgesi, Gülde dolaşan arı gibi göksel, Suyun kabuğunda gerçek parıltı, Başağı sallayan ay gibi, Arabasız bir yıldızın kamçısı Gibi kıvrılsın gökyüzünde seçik, Gün gibi boyasın denizi, Ekmeğin yanında tuz gibi esmer, Su anıtı gibi her yerde olsun, Kimi desin, "Kimin bu sevi?" Kendi başına sansın kimi? |
Hüzün Yılları Bu kaçıncıdır bilmem, belki elli Sevgilimi arıyorum özlemişim, besbelli Hüznü tütüyor yüreğimde dertli-kederli Rize'min yolları bilirim, ıslak ve nemli. Gezmekle bitmez ki yollar, saymakla bitsin yıllar Kesmekle gitmez ki umudum, hemen yenisi fırlar Kurtulamayacağım biliyorum ah o eski anılar Hatırladıkca kahroluyorum, hüznüme yok mu çare dostlar? Bu lezzet de ağır geldi, yarılır bile taşlar Hiç mi vazgeçmeyecek, derinleşiyor, acı veren bakışlar? Kaskatı kesilmiş, görmüyor musun belki biraz kıpırdar? Bir tek sen kaldın biliyor musun de-şifre olmamış yıllar Sessizlik Kapladı Dört Yanı Sessizlik kapladı dört yanı Anladım ayrılık vakti yakın Anladım gideceksin yine Umutlarımı, hayallerimi, sevinçlerimi alıp yanına Gideceksin yine Belki dönmeyeceksin artık Uzak yerlerden seni seviyorum diyeceksin ama Ama dokunamayacağım sana Öpemeyeceğim dudaklarından yanaklarından gözlerinden Sadece ben ve kalemim olacak yine Satırlara sığdırmaya çalışacağım seni sensizliği yalnızlığı Anladım ayrılık vakti yakındı Ve geldi Gidiyorsun böyle bakma bana Suçluymuşum gibi Acı ile nefret ile sevgi ile bakma Dayanamıyorum, parçalanıyorum Ve ben topluyorum yine kendimi yardımsız Ayrılık vakti geldi Ve gittin Ne olur artık geri dönme... |
Kendi Karanlığımdayım geceler bir bir üstüme gelirken, katran karası karanlık her yanımı sarıyordu usulca.. titreyen ellerimle bir sigara daha yakıyordum umutsuzluğuma... mutsuzluk bedenimin her yerine saltanat kurmuş, ve bir türlü gitmek bilmiyordu.. tam güvenmişken,sevmeye başlamışken niçin böyle olmuştu, neden duygularım can evinden vurulmuştu? kanayan yaralarım her gecen an daha acı veriyor ve bir türlü kapanmak bilmiyordu. artık dostlarda dindiremiyordu acımı.. nasıl bir duyguydu ,nasıl bir döngüydü bu?? bir ihanet insanı bu hale koyar mıydı?? gözlerimden süzülen göz yaşların hesaplarını kimden sora bilirdim?? ve uzatılan elleri neden geri çeviriyordum?? evet!!evet kendi karanlığımda boğuluyordum. Acılarla yaşayarak... belki de böyle daha da mutluydum... |
Geceyi Çıkarmak(?) Bir çocuk sokaklarda yürüyordu Köşebaşında ne olduğundan habersiz Ellerinde sadece umutları Düşüncelerindeyse saflığı mevcut Ve belki hayalleri vardı bir zamanlar Belki karnı aç, belki evden kaçmış Ama bu kimin umurunda çocuktan başka Sonra bir köpek gördü çöplükte Sokuldu köpeğe Kaderlerinin aynı olduğunu anladı sanki köpek Kaçmadı çocuktan O gece beraber soğuğa direndiler Birbirine sarılarak Sabahı düşünemediler bile Tek düşünceleri vardı Bu geceyi çıkarmak..... |
Tek Sende Kalayım Aşksız yaşamaktan bulanık yüreğim ah eder kirlenmiş mi herkes dilsiz gezer kim kimi dinler mızrapta inleyen teller benim sevdamı söyler uzat gülüşünü gönül pınarım sana aksın. Hovardaca harcadım hayatı artık huysuzum Kerbelada unutuldum bir sevgiye susuzum gölgeli telaş sardı her yanımı uykusuzum uzat dizini başımı dayayıp dinleneyim. Çatlayan bir serap oldu hayatımda ne oldu adrese varmayan pulsuz postaya döndü soldu içimde kendimi dolaşırım yollar yoruldu uzat ellerini tutsana beni çok bitkinim. Günler askıda kuruyan yaprak yaşamıyorum kırılmış narin çiçeğim mutsuzluk saçıyorum başkaldırdım anılara kendimden kaçıyorum uzat bakışını yoktan gelip tüme varayım tek sende kalayım. Serdar San |
Yıllara Yazık Beş para etmeyen sevdan uğruna Yoluna serdiğim yıllara yazık Ümidimi ekip elin bağrına Bahçemden derdiğim yıllara yazık Mutluluk denince seni anarken Kimileri övdü kimi kınarken Gülmeyen bahtımı senle sınarken Dalını kırdığım yıllara yazık Ümitler yalanmış gördüğüm vaha Sen gibi kalpsize inanmam daha Bir serap uğruna girip günaha Cennet’ten verdiğim yıllara yazık Acılar gönlümü çekti sınava Vahşice avlandı gidince ava Seninle sıcacık mutlu bir yuva Düşünü kurduğum yıllara yazık |
| Saat: 01:35 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık