![]() |
Alıntı:
Can YÜCEL' in muhteşem şiiri. Emeğine sağlık. :) |
Hüzünlü Aşk Acısı bir elimde senden kalan yırtık resmin var yüreğimde senden kalan yangınlar gözlerimde akmayan gözyaşlarım bizimkisi hüzünlü aşk acısı şimdi söyle mutlumusun benden sonra buldunmu senden çok seni seveni öksüz bıraktında gittin ellerimi bizimkisi hüzünlü aşk acısı yıllar sonra gönlüm yaşlandı inan ama ben seni unutamadım yıllarca gönlümü yalan avuttum ben sana kavuşamadım şimdi eski gözlerim yok aşkla bakan senden sonra sönmedi yangını yüreğimin hali yok bir aşkıda taşımaya bedenimin bizimkisi hüzünlü aşk acısı yar Uğur Demir |
Artık kaçmakta mümkün değil Öyle sevilmeye müsait Bakıyor ki gözlerim Okşar durur gözlerinin tenini Hayallerime saplanan uzaklığın Gönlümde bir yuvadır turnaların Ahh ah Oysa zaten çaresizdir şairliğim Kaldı ki ne kadar Coşabilir ki kalemim Ya bende saklı Sesindeki çocuk saflığı Nasıl da beni cennete çağırır Nasıl da haykıran şiirler yazdırır Her mısrasında sen Beni alıp kıyında dövdürdün Boş ver istiyorsan Baharlar açsın yüreğinde Sen aşk nedir bilmezsin ki Seni yazdığım/bildiğim bütün anlar gibi Yine kalırsın/elimi kanatan bir kalem gibi Düşünürsem seni anlatan Hüzün renginde imgeler Kalırsın nefesimde Çaresiz geniş bir zaman içinde Al işte Ne anlatmaya çalışır Esmer siyahı saçların Ne güller konduğum Yüreğinden dökülen sözler Filizlenmedikçe gözlerinde tebessümler Neye yarar sendeki benler Seni bir şiire sığdıramayışım Ondandır belki sevgili Alıntı |
Ben bunu haketmiş miydim? her saniye, her dakika, her saat, her gün, ver her zaman ,,, seni sevdiğimi haykıran ben , şimdi öfkemle bakıyorum sana nefretimi haYkırıyorum... gerçekleri görmeden önce , senin ne olduğunu ,nasıl biri oldugunu bilmeden önce ... her gece gökyüzüne bakıp büyük bi hevesle kendime yıldız seçen ben... gerçekleri ögrendigim an ne ? kim? nasıl biri oldugunu ögrendiğim gün gökyüzüne baktıgımda benim gibi kırgın ,boynu bükük,hırpalanmış ve hatta paramparça olmuş bir yıldız bulamadım |
Her satırı Mendireğe dizili karabataklara benzeyen Bir mektup bırakarak balıkçı koyundan sisler icinde uzaklaşan kayık gibi bir sabah usulca ayrıldım koynundan Bütün yolcularını Boğaz köprüsünün çaldıgı Araba vapurunun boş seferleri gibi yanlızca rüzgâr gezinir sensiz yüreğimde Durgun bir sudur aslında deniz ki çocukların acemi oltalarını denedikleri kuytu bir iskelenin tahtaları altına yazdıgım ayrılık siirini okudukca dalgalanır... Alıntı |
ÇOCUKÇA AŞK Seni özlemek geldi içimden Çocukluğumu özler gibi Babamın eve gelişini gözler gibi Sobanın üzerinde kızarmış ekmek Çaydanlıkta tıkırdayan çay İçmek geldi seni içimden Oh çekerek yudum yudum Ağlamak geldi içimden Hüngür hıçkırık çocukça Hiç neden olmasa bile Türlü kaprisler yaparak sana... Karanlıktan korktum da yine Yatağında uyumak istedim Sokulup kedi gibi koynuna Sıcaklığını duymak istedim Haydi evcilik oyna benimle Çamurdan köfteler yap bana Bu yaramaz bebeğine Ninniler söyle dizinde Haydi çocuk gibi davran bana Hiç olmadığım kadar çocukça Çocukluğuma ver bütün bunları Farzet ki - Çocukça aşık olmak geldi içimden |
Hasret Parmak kaleme hasret Kalem kağıda hasret Kağıt kelama hasret Kelam ilhama hasret Aşık sazına hasret Sazı sözüne hasret Yarın umuda hasret Umut düşüne hasret Bahar bülbüle hasret Bülbül gülüne hasret Savaş barışa hasret Barış huzura hasret Elem gülene hasret Gülen neşeye hasret Sıla gelene hasret Gelen yarene hasret Mecnun Leyla'ya hasret Leyla sevdaya hasret Sevda murada hasret Murat vuslata hasret Şehit vatana hasret Vatan millete hasret Millet ATA'YA hasret ATA uygara hasret 27.01.2008 Dilşade Güngör |
Aşkın Tanımı Aşk; Üç harflik bir buzdağıdır Çelik bir iple örülmüş ağdır. Aşk; Hem soyuttur, hem somut Hem kaygıdır, hem umut. Aşk; Hem önsözdür, hem son söz Hem kabuktur, hem öz. Aşk; Geceleri uykusuz kalmaktır Mechule doğru yol almaktır. Aşk; Abuk sabuk şiir yazmaktır Ölmeden kendine mezar kazmaktır. Aşk; Aşılmayacak engelleri aşmaktır Güneşin altında çölde dolaşmaktır. Aşk; Balıkla suyun oynaşmasıdır Bir pulun zarfa yapışmasıdır Aşk; Kelebeğin çiçek çiçek dolaşmasıdır Bülbülün güldeki dikenle tanışmasıdır. Aşk; Bilinen bir yoldan kaybolmaktır Gidenin ardından bakakalmaktır. Aşk; Sınırsız anlamı olan tek hecedir Kimsenin çözemediği bir bilmecedir. Kayseri-Ekim İki 1000 Bir Ömürlü Aksoy |
Rüya Korkma benden... İncitmez benim sevgim, Seni yorup hırpalamaz. Hesapsız, yargısız severim... Anla beni... Kasırgalar sürükledi sana, Asi dalgalar vurdu beni koylarına, Yağmurlarla geldim sokaklarına... Sakla beni... Görünmez kuytularında, Islanmış,üşümüş yavru kedi misali; Gözlerimi açınca bakıp da ısınayım sana... Aydınlat gecelerimi... Umarsız bekleyişle gel, Yak bütün ışıkları,yok olsun gölgeler.. Gölgelenmesin dünya,gördüğüm en güzel rüya... Hava Köseoğlu |
AŞK İKİ KİŞİLİKTİR Değişir rüzgarın yönü Solar ansızın yapraklar; Şaşırır yolunu denizde gemi Boşuna bir liman arar; Gülüşü bir yabancının Çalmıştır senden sevdiğini; İçinde biriken zehir Sadece kendini öldürecektir; Ölümdür yaşanan tek başına Aşk iki kişiliktir. Bir anı bile kalmamıştır Geceler boyu sevişmelerden; Binlerce yıl uzaklardadır Binlerce kez dokunduğun ten; Yazabileceğin şiirler Çoktan yazılıp bitmiştir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. Avutamaz olur artık Seni bildiğin şarkılar; Boşanır keder zincirlerinden Sular tersin tersin akar; Bir hançer gibi çeksen de sevgini Onu ancak öldürmeye yarar: Uçarı kuşu sevdanın Alıp başını gitmiştir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. Yitik bir ezgisin sadece, Tüketilmiş ve düşmüş, gözden. Düşlerinde bir çocuk hıçkırır Gece camlara sürtünürken; Çünkü hiç bir kelebek Tek başına yaşayamaz sevdasını, Severken hiçbir böcek Hiç bir kuş yalnız değildir; Ölümdür yaşanan tek başına, Aşk iki kişiliktir. |
| Saat: 23:17 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık