![]() |
Şakacı güler, gülümser bir şakacı, güldürür, düşündürür, arada-bir durur, gözleri dolar, neler söyler, neler susar... yoksa, çok acı bir şakayı şakadan da olsa, çok yalın bir karanlığa mı saklar... oynadığı oyunsa, yaşamda oynadığı, oyununu mu yaşar... oyunda yaşadığı, yaşamını mı oynar... yaşarcasına, oynarcasına, sonunu mutlu bağlar, gider evine ağar. Özdemir Asaf |
Ben seni kocaman bi yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimdi olmalıydın, orada kalmalıydın. Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin. Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında. Taze bir yaparak gibi yeşildin. Açelyaydın pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize tutkundum, denizi sensiz, seni denizsiz düşünemedim. Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni böylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle. Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda, patlama hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin. Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da. Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı. Seni severken yorumlamadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin. Sevdim işte ötesi yok... Mehmet Coşkundeniz |
Öfke Damlıyor Kalemimden Bugün Bugün yüreğime batıyor bu kalem Her elime alışımda canım yanıyor Her harf öfkeme bürünüp düşüyor kağıda Öfke doğuyor yokluğunun rahminden/bugün Yazıyorum/ yarı aralanmış kapımdan sensizlik giriyor odama Bir de gölgen bakıyor penceremden Elimi uzatıyorum/yoksun Bugün elimde kırılıyor bu kalem Yokluğun akıyor mürekkep yerine /bugün Havada asılı kalıyor mısralarım Yazıyorum/duvarlarımda çınlıyor sesin "ah le yar yar"ı mı söylüyorsun ne Sen söylüyorsun sensizlik doluyor odama Seni dinliyorum/yoksun Bana isyan ediyor bu kalem bugün Bütün yazılarımın başlığı "yoksun" Yazıyorum/Sırtımdaki yaradan kanla karışık pas sızıyor Hani o giderken bıraktığın hançerin hatırası Kağıdıma dökülüyor kanla karışık paslı bir mürekkep Öfke doluyum bugün/öfke yazıyorum Kalemim de öfke dolu/kağıdım da Sensizlikte sana yazıyorum Seni yazıyorum/yoksun. |
İlk adımı sen attın, Ölüme mahkum aşkların sokağına İlk sen istedin bu aşkın ölmesini Yan şimdi! Bitti! diye, güle oynaya günlerden perşembe, aylardan ölüm ölsene hadi!... kalbim buza ilk sen döndürdün donmaya mahkum ettin yüreğimi, ilk sendin aşkı kirleten yan şimdi! Bittik! diye Günlerden Perşembe, aylardan sessizlik, Avazın çıktığı kadar bağır Duymam ki!... Gözleri ilk açık gidecek sensin bu dünyadan İlk sen istedin! Sızlasın için, dolsun gözlerin Nefesinin durduğu haberi gelse ilk bana Vermem tek bir nefesimi İlk sendin beni ölüme mahkum eden Yan şimdi! Ayrıldık! biz Günlerden Perşembe, aylardan sen Tanrı seni bir kez daha yaratsa Yüz milyon kez çıksan karşıma Aşık olamam ki!... Yüreğimin kanatlarını uçamadan ben İlk kıran sendin... İlk sen istedin bu aşkın ölmesini Yan şimdi!... Ben yokum! diye Güle oynaya Günlerden Perşembe, aylardan sonsuzluk Bensiz yaşa hadi!... Semra Bakan |
Şaraptan Taşan Hazdır Şarkılar Aşk bir gün gelebilir Aşkta kedere yolculandım Eskicidir aşk Şarkılar aralar kapısını Gitmekle bitmez derinimin sarhoşu Bana bir gül at Şarkılar bahanedir Ben aşka Konuklarıdır şarkıların vedalar Ve gri ve lâl Hüzün kurmuş iki mevsim arasına Üşüyorum tanrım Sokak üstüme kapansa Aşk bir gün gidebilir Coğrafyası ahşap Unutabilir darmadağın Ev tutmuş kendine çıkışsız Oyundadır ölümle Çoktandır “gülnihal” Betül TARIMAN |
Sevgisiz Aşk belki anlatılır,belki anlatılmaz, bu karamsarlığın nedeni. unutmaya yüz tutmuşken, neden tekrar aklımdasın gecelerimde,gündüzümdesin, özlemek değil bu güzel olan bir kaç anı anımsamak ama gözleri yaşlı ama kalbi buz kesmiş, şimdi sensizliğe yelken açmışken, neden haber getiriyor kuşlar? neden ağaçlar tatlı tatlı fısıldıyor adını, dün ilk kez uyuyamadım sensizliğin ardından, gözlerim karanlığın içinde,aydınlığını aradı, birde akşam rüzgarı eşlik etti yalnızlığıma. belki o an sesini duysam kendimi uykunun derinliğine bırakabilirdim.. Alıntı |
HALA KOYNUMDA RESMİN Sımsıcak konuşurdun konuşunca ırmak gibi rüzgar gibi konuşurdun yayla kokuşlu çiçekler açardı sanki çiğdemler güller mor menevşeler açardı Sımsıcak konuşurdun konuşunca Hâlâ koynumda resmin Dağları anlatırdın ve dostluğu bir ceylan gibi sekerdi kelimeler Sesini duymasam çölleşirdi dünya dağlar yarılır ırmaklar kururdu bulutlar çökerdi yüreğime Hâlâ koynumda resmin Gün akşam olur elinde kitaplar ve bir demet çiçekle çıkıp gelirdin bir kez bile unutmadın "merhaba" demeyi ve en yanık türküleri nasıl da söylerdin bir dostun vurulduğu gün Hâlâ koynumda resmin Kaç mevsim kırlara çıkıp çiçekler topladık mezarlar için Belki ürküttük tarla kuşlarını belki kurdu kuşu ürküttük ama aşkı ürkütmedik hiç Hâlâ koynumda resmin Ve hâlâ sımsıcak durur anılar sımsıcak ve biraz boynu bükük Ne varsa yaşanmış ve paylaşılmış yasak bir kitap gibi durmaktadır ve firari bir sevda gibi Şimdi duvarlarda resmin AHMET TELLİ |
Esirim Aşk çığlık çığlığa, Hararetle kanıma yürüyor, Yapıştı yüreğime, gafil avladı, Bırakmıyor… Yakma! Aşk yıldızı, Deşme küllerimi, Yalnızlığıma bırak, Hülyalarımı… Değme! Kudretim yok, kanadım kırık uçamam, İtimat edemem, bakma gözlerime Taştı yaşı silemem… Uyandırma! Teskin etme, göz kırpma bana… Zahir, cesaretim yok ki sana Esirim baksana… Gülayşe Ulusoy |
BAŞLIKSIZ Ne zaman kaçsam senden.. Yağmurdan uzaklaşmak istediğim kadar yakınlaşıyorum gözlerine.. Ve ne zaman veda etsem sana... Kahroluyorum.. Herşeye direnen ben Yağmura yeniliyorum.. Oturdum yine boş kaldırımlara Gökkuşağını bekliyorum... Sımsıkı geceler çözülerek gecmekte yanımdan.. Başkalarının mutlulukları gözükmekte penceremden.. Yağmurda ağlamak gibi seni sevmek.. Sevdalar yağmur, gözyasları sevda olur sana.. Her hayal biraz daha umut, her umut gözyaşı.. Yağmur olan sevda kokan.. Yağmurda ağLamak gibi seni sevmek.. Ağladığımı kimse bilmez, sen farketmezsin.. Gözyaslarimi yağmur zannedersin… Ben kaçarken yağmurun büyüsünden.. Tutuldum sel sağnak,bir yağmur fırtınasına.. Yine Yeniden .. ıslandım.. Şimdi kapkaranlık bir kuyu.. Ait olduğum yerdeyim..Kendimleyim.. Dayadım sırtımı yüreğimin kapısına.. Sürgü vurdum üzerine.. Kimse girmesin içeri.. Islanmam artık.. Hadi sessizce git artık... Hala yaşıyorum.. Şaşıyorum.. Bakıyorum.. Anlatamıyorum.. Alıntı |
Bitmeye Başladın Sensizliğe alışmaya mı başlıyor yüreğim? yoksa sessizlikte seni aramıyor mu artık gözlerim? Yokluğunu yadırgamıyor mu benliğimin her bir hücresi? O halde sen bende bitmeye başladın. Telefonların ucunda duyduğun sesim azalmaya mı başladı? Her gün gördüğün yüzüm, aralıklarla mı karşına çıktı? Elin elime sadece başbaşayken mi değmeye başladı? O halde sen bende bitmeye başladın. Güne beraber başlayan yüreklerimiz uzaklara mı serpildi? Bir dakika bile ayrı geçmezken araya uzun günler mi girdi? Gelecek planları yapmalar bitip geçmişteki hatalar mı gündeme geldi? O halde sen bende ölmeye başladın... Betül Başar |
| Saat: 01:55 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık