MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -1- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/333-siir-nehri-1-arsiv.html)

Mystic@L 17 Ağustos 2006 00:40

ERTELENMİŞ SÖZCÜKLER

Ertelenmiş sözler var dilimde
Buruşmuş bir kâğıdın içinde duygularım.
Gecikilmiş bir aşk yazılı köşeye atılan kâğıtta
Hiç bir şey için geç değil belki
Belki, şimdi tam zamanı.
Bir de yürek sözden anlasa...

Hergün bir sonrasına ertelenir itiraflar
Bir kaçış ki, bu insanı kendinden eder
Sorular döner beynimin içinde
Beynin içinde satır satır işlenir duygular
Bir gün sonraya ertelenir hergün.

Bir yaprağın yere düşüşü gibi olabilsem
Ağır ağır süzülsem herşeyin farkında olarak
Bir şelale gibi olsam
Coşkunca düşsem arzularımın yüreğine
Korkularımı erteleyebilsem bir anlığına
Hergün koskoca bir yaşam ertelenir oysa.

Sözcüklerin ucuna yüklüdür yaşam
Kendimin kendimle savaşı bu
Kendimle ertelenmiş sözcüklerimin savaşı
Korkularımızın esiri olmuşuz
Ertelenmiş bir yaşam var sırtımızda
Ertelemiş sevdalar yaşarız
Ertelenmiş dostluklar
Ertelenmiş kendini buluşlar.

En çokta yüreğimizdeki parıltıları erteleriz.
Oysa sevmek, daha kolay gözükür korkmaktan.
Sevsek hesapsızca,
Aşık olsak ertelemeden yüreğimizdekileri.
Sözcükler aksa billur bir su gibi
Ertelemesek yaşamımızı.

Belki olacak ertelemesiz yaşayışlar
Bir umut ışığı yanar yürekte
Umudu erteleriz bu sefer
Umudu erteleriz bir sonraki güne.
Ertelenmiş bir umudun sırtına yüklemişiz korkularımızı
Ertelenmiş sözcüklere saklamışız yüreğimizi
Ertelenmiş bir varoluş yaşarız.



Misafir 17 Ağustos 2006 00:44

Bir Hüzün Mevsiminden Çıkarken Kalbim

Ayrılıkların puslu aynasındadır
bekleyişlerin solgun yüzü
Bekleyişler ki demlenişidir sabrın
damıtır sessizliği ve üzüncü
damıtır gurbetin kavruk memesinden
ve emzirir
hasretin yanık yüzlü çoçuğunu

Sen ey sabrın ve üzüncün dervişi
başını zamanın göğsüne koy
ve dinle yalnızlığın iç çekişlerini
Yalnızlıklar ki suskun bir akşam üstüdür
usulca örtülecektir gecenin sessiz tülünü
ve düşecektir ince bir rüzgarla
hüznün harmaniyesi

Ey yenilgilerin bezgin kuşu
suskunun sarı sıcağındasın bunca zaman
bataklıklardan sızan sinsi ve pis
bir kokudur içinde tortulaşan kuşku
Ve bulutsu bir ağırlığın yüküdür
gittikçe ağırlaşan
gittikçe yüreğini zonklatan

Sen ki şafağın göğü müsün
imbikle göğsünde göğün sütünü
ve emzir sönmekte olan yıldızları
sonra başını solgun bir demet gibi hasretin kuru dallarına koy
dinle köpüklü kıyıların çağlayanını
imbatın serin elidir yüzünü okşayan

Güneşi kopar dalından ellerine al
ve durmadan canını yakan sözü
bitir şiirin kalbine
akıt artık umudun billur ırmağını
kavruk çölüne yüzümün
ve bir sevda gibi yanaş
hayatın kıyılarına

Yoksa ey kalbim
tel bile olamazsın şiirin sazına


arwen 17 Ağustos 2006 00:44

Keşke..




Keşke tanımasaydım seni
Ne bende ben bıraktın,
Ne sende sen kaldı.
Ne kadar ayrı düşsek de,
Vazgeçmedin.

Hep giden sen oldun
Bense hep kaldım
Hep bekledim
Öyle kuvvetliydi ki
Varlığın, hayalinle yaşıyordum..

Yanımdan ayrılmanı istemiyordum.
Ama yakınıma gelmeni de istemiyordum..

Çok yalnızdım
Onca yaşanandan sonra
Sensiz olamıyordum
Sensiz yatamıyor, uyuyamıyor
Yaşayamıyordum

Böyle yalnız zamanlarda tek tesellim
Senin mesajlarındı
Ben seni tanıyalı
Böyle yaşamak görmemiştim

KEŞKE tanımasaydım seni
KEŞKE bilmeseydin beni
KEŞKE sevmeseydim seni
KEŞKE GÜZEL KIZ KEŞKE...


Mystic@L 17 Ağustos 2006 00:55

Yağmurlar öperdi yanaklarımdan
Sen yoksun diye
Kimler bırakıp gitti
Martılar bile ağladı arkandan
Seneler okşadı saçlarımdan
Kıskanırdın sigaramı
Hiç düşmezdi diye dudaklarımdan
Saklardın her seferinde
O iki kelimeyi
Belki şımarırım diye ,kulaklarımdan
Sana koşmak istedim
Prangalar tuttu ayaklarımdan
Sen yoksun yine
Elimde bir kadeh şarap
Aklımda son sözlerin
Kadehler değil beni sarhoş eden
Beni sarhoş eden gözlerin...


arwen 17 Ağustos 2006 00:58

Keşkeleri Çıkardım Hayatımdan




Keşkeleri çıkardım hayatımdan
eyvallahlar bana göre değil artık
bana göre değil pişmanlıklar
keşkeleri çıkardım hayatımdan.
ben seni unuturum sevdiğim
ela gözlerini bir bardak rakıya *******
anıları içime
yıllar önce bir temmuz gecesinde
zamansız bir yağmur altında başlayan
o zamansız aşkımızı unuturum
ben seni unuturum sevdiğim
zaten hayat bir yalan.
gece ağır ağır sırtını vermekte sabaha
üzerimde eskiden kalma bir sevdanın yorgunluğu
yüreğimin kara kaplı defterinde
sararmış sayfaların arasında
bir adamın yıllar arkasında kalmış
suskunluğu var
ve küskünlüğü hayata
o ki kapanmış bir kapı umutlarıma
çaresizliğe bir geçit
durma hadi gözlerimden de çekip git
çek git gecelerimden
bir daha girme düşlerime
kanıma girme artık
yeter git.
kimseler bilmez geceden başka yine yalnızım
sokaklar dolusu insan içinde
bir ben bir ben yalnızım.
gece ağır ağır sırtını vermekte sabaha
ne fırtınalar kopar yine içimde
bu sevda yakar yüreğimi
yıkar derinden
susar içimdeki ağıtlar
geceler inadına susar
ben susarım.
an gelir
zamanlar dolusu ağlarım
ağlarım çocuk gibi
ihanet karası gecelerde
kıvrandırır bir sancı
***** bir kurşun gibi
arkadan vurur yalnızlık
sabahlara kadar ağlarım
ağlarım ölesiye.
neden içi karanlıktı bu kadar gecelerin
neden geceler umut taşımaz sabaha
ve neden ağlatır beni bu uzun yolculuklar
yeter artık yeter
buraya kadar
keşkeleri çıkardım hayatımdan
eyvallahlar bana göre değil
bana göre değil yerli yersiz ağlamak
madem ki bir kez yaşanıyor bu hayat
kılıcımı çektim kınından
kuşandım cesareti
ve bitirdim esareti
gömdüm denizlere.
keşkeleri çıkardım hayatımdan
eyvallahlar bana göre değil artık
anladım ki insan her an sevebilir
mevsimsiz açan bir çiçek gibi
dirilir yeniden
keşkeleri çıkardım hayatımdan.
geleceksen bugün gel
yarın çok geç olabilir.


arwen 17 Ağustos 2006 01:11

Ki



Bekledim, yıllarca bekledim Onu;
Bu kadar gecikeceğini bilsem, bekler miydim ki?
Dualar ettim avuç açıp gökyüzüne;
Bilseydim gelmeyeceğini, boşa yalvarır mıydım ki?

Bilseydim aşkın bu kadar insafsız olduğunu;
Hiç bu kadar derinden aşık olur muydum ki?
Böylesine vakitsiz olduğunu bilseydim aşkın;
Ben hiç Ona böyle koşulsuz aldanır mıydım ki?

O tatlı bakışları olmasa, olmasa o masum gülüşleri;
Ben böyle köz gibi yanıp kavrulur muydum ki?
Ahh!.. o sahte aşk sözleri, o yalancı öpüşler...
Yoksa ben ona, böyle kolay kanar mıydım ki?

Aşkımızın tek şahidi o kumsalda arasam Onu,
Yıllar sonra orada bulur muydum ki?
Aşk; bu kadar sahte, kolay unutulan,
Gelip geçici olacak kadar basit miydi ki?

Bir gün aniden çıksa karşıma, yalvarıp yakarsa;
İçimde hala Ona karşı bir şey kalır mı sanki


Misafir 17 Ağustos 2006 01:12

Sensizliğin Ertesi

Şimdi saat sensizliğin ertesi
Alışmaya çalışıyorum yokluğuna;
Yokluğun içimde büyük bir ürperti.
İki damla yaş gözümde
Sanki, sanki seni çağırırcasına
Alışmışım bir tanem
Olmuyor, olmuyor sensiz! Yapamıyorum
Bir görsen şu halimi
Aşkın aldı götürdü bütün benliğimi.
Karşımda duran ayna bile,
Bana, bana yalnız sensizliği yansıtıyor.
Anla bir tanem seviyorum
Söyle var mı daha ötesi?
Sensizlik ölüm bana!


arwen 17 Ağustos 2006 01:22

Kim




Kim biliyor,
Kimi sevdiğimi,
Kimin bu sitem,
Kimde benim kalbim,
Kimden bu elem.
Kime ne?
Kimle benim kavgam.
Kimsesizim.


Misafir 17 Ağustos 2006 01:31

Şimdi saat, ayrılığın ertesi
Sensizlik büyük bir alev oldu içimde
Ya sen söndürürsün bu alevi,
Ya ölüm!
Şimdi içimde kalan korku
Bir Allah, birde sensizliğin korkusu!
Anla bir tanem her şeyden vazgeçerim,
Ama senden asla!
Artık tek bir şey diyeceğim:
Ya sen, ya sensizlik,
Sensizlik ölüm bana!


arwen 17 Ağustos 2006 01:33

Kim Bilir




Bir gemi gibi gidiyor gemi
ve sürüyor kederini
ve bırakıyor beni yalnız
gözlerinde unutuluyorum
kimbilir hangi hasretin dalgaları
dövecek kumsalları
ve kimbilir şu fırtına sensizliğin neresinden
geliyor yamaçlarıma
kuşlar neden ötmüyor dudağıma
ve ben neyi arıyorum burda
seni mi yoksa,
kimbilir...
ve kimbilir
denize attığım kaçıncı taş bu
boşuna giden...
heyhat yar
fakat hoşuma giden
bir uçurum olacak
kim bilir..



Saat: 15:20

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık