![]() |
ERTELENMİŞ SÖZCÜKLER Ertelenmiş sözler var dilimde Buruşmuş bir kâğıdın içinde duygularım. Gecikilmiş bir aşk yazılı köşeye atılan kâğıtta Hiç bir şey için geç değil belki Belki, şimdi tam zamanı. Bir de yürek sözden anlasa... Hergün bir sonrasına ertelenir itiraflar Bir kaçış ki, bu insanı kendinden eder Sorular döner beynimin içinde Beynin içinde satır satır işlenir duygular Bir gün sonraya ertelenir hergün. Bir yaprağın yere düşüşü gibi olabilsem Ağır ağır süzülsem herşeyin farkında olarak Bir şelale gibi olsam Coşkunca düşsem arzularımın yüreğine Korkularımı erteleyebilsem bir anlığına Hergün koskoca bir yaşam ertelenir oysa. Sözcüklerin ucuna yüklüdür yaşam Kendimin kendimle savaşı bu Kendimle ertelenmiş sözcüklerimin savaşı Korkularımızın esiri olmuşuz Ertelenmiş bir yaşam var sırtımızda Ertelemiş sevdalar yaşarız Ertelenmiş dostluklar Ertelenmiş kendini buluşlar. En çokta yüreğimizdeki parıltıları erteleriz. Oysa sevmek, daha kolay gözükür korkmaktan. Sevsek hesapsızca, Aşık olsak ertelemeden yüreğimizdekileri. Sözcükler aksa billur bir su gibi Ertelemesek yaşamımızı. Belki olacak ertelemesiz yaşayışlar Bir umut ışığı yanar yürekte Umudu erteleriz bu sefer Umudu erteleriz bir sonraki güne. Ertelenmiş bir umudun sırtına yüklemişiz korkularımızı Ertelenmiş sözcüklere saklamışız yüreğimizi Ertelenmiş bir varoluş yaşarız. |
Bir Hüzün Mevsiminden Çıkarken Kalbim Ayrılıkların puslu aynasındadır bekleyişlerin solgun yüzü Bekleyişler ki demlenişidir sabrın damıtır sessizliği ve üzüncü damıtır gurbetin kavruk memesinden ve emzirir hasretin yanık yüzlü çoçuğunu Sen ey sabrın ve üzüncün dervişi başını zamanın göğsüne koy ve dinle yalnızlığın iç çekişlerini Yalnızlıklar ki suskun bir akşam üstüdür usulca örtülecektir gecenin sessiz tülünü ve düşecektir ince bir rüzgarla hüznün harmaniyesi Ey yenilgilerin bezgin kuşu suskunun sarı sıcağındasın bunca zaman bataklıklardan sızan sinsi ve pis bir kokudur içinde tortulaşan kuşku Ve bulutsu bir ağırlığın yüküdür gittikçe ağırlaşan gittikçe yüreğini zonklatan Sen ki şafağın göğü müsün imbikle göğsünde göğün sütünü ve emzir sönmekte olan yıldızları sonra başını solgun bir demet gibi hasretin kuru dallarına koy dinle köpüklü kıyıların çağlayanını imbatın serin elidir yüzünü okşayan Güneşi kopar dalından ellerine al ve durmadan canını yakan sözü bitir şiirin kalbine akıt artık umudun billur ırmağını kavruk çölüne yüzümün ve bir sevda gibi yanaş hayatın kıyılarına Yoksa ey kalbim tel bile olamazsın şiirin sazına |
Keşke.. Keşke tanımasaydım seni Ne bende ben bıraktın, Ne sende sen kaldı. Ne kadar ayrı düşsek de, Vazgeçmedin. Hep giden sen oldun Bense hep kaldım Hep bekledim Öyle kuvvetliydi ki Varlığın, hayalinle yaşıyordum.. Yanımdan ayrılmanı istemiyordum. Ama yakınıma gelmeni de istemiyordum.. Çok yalnızdım Onca yaşanandan sonra Sensiz olamıyordum Sensiz yatamıyor, uyuyamıyor Yaşayamıyordum Böyle yalnız zamanlarda tek tesellim Senin mesajlarındı Ben seni tanıyalı Böyle yaşamak görmemiştim KEŞKE tanımasaydım seni KEŞKE bilmeseydin beni KEŞKE sevmeseydim seni KEŞKE GÜZEL KIZ KEŞKE... |
Yağmurlar öperdi yanaklarımdan Sen yoksun diye Kimler bırakıp gitti Martılar bile ağladı arkandan Seneler okşadı saçlarımdan Kıskanırdın sigaramı Hiç düşmezdi diye dudaklarımdan Saklardın her seferinde O iki kelimeyi Belki şımarırım diye ,kulaklarımdan Sana koşmak istedim Prangalar tuttu ayaklarımdan Sen yoksun yine Elimde bir kadeh şarap Aklımda son sözlerin Kadehler değil beni sarhoş eden Beni sarhoş eden gözlerin... |
Keşkeleri Çıkardım Hayatımdan Keşkeleri çıkardım hayatımdan eyvallahlar bana göre değil artık bana göre değil pişmanlıklar keşkeleri çıkardım hayatımdan. ben seni unuturum sevdiğim ela gözlerini bir bardak rakıya ******* anıları içime yıllar önce bir temmuz gecesinde zamansız bir yağmur altında başlayan o zamansız aşkımızı unuturum ben seni unuturum sevdiğim zaten hayat bir yalan. gece ağır ağır sırtını vermekte sabaha üzerimde eskiden kalma bir sevdanın yorgunluğu yüreğimin kara kaplı defterinde sararmış sayfaların arasında bir adamın yıllar arkasında kalmış suskunluğu var ve küskünlüğü hayata o ki kapanmış bir kapı umutlarıma çaresizliğe bir geçit durma hadi gözlerimden de çekip git çek git gecelerimden bir daha girme düşlerime kanıma girme artık yeter git. kimseler bilmez geceden başka yine yalnızım sokaklar dolusu insan içinde bir ben bir ben yalnızım. gece ağır ağır sırtını vermekte sabaha ne fırtınalar kopar yine içimde bu sevda yakar yüreğimi yıkar derinden susar içimdeki ağıtlar geceler inadına susar ben susarım. an gelir zamanlar dolusu ağlarım ağlarım çocuk gibi ihanet karası gecelerde kıvrandırır bir sancı ***** bir kurşun gibi arkadan vurur yalnızlık sabahlara kadar ağlarım ağlarım ölesiye. neden içi karanlıktı bu kadar gecelerin neden geceler umut taşımaz sabaha ve neden ağlatır beni bu uzun yolculuklar yeter artık yeter buraya kadar keşkeleri çıkardım hayatımdan eyvallahlar bana göre değil bana göre değil yerli yersiz ağlamak madem ki bir kez yaşanıyor bu hayat kılıcımı çektim kınından kuşandım cesareti ve bitirdim esareti gömdüm denizlere. keşkeleri çıkardım hayatımdan eyvallahlar bana göre değil artık anladım ki insan her an sevebilir mevsimsiz açan bir çiçek gibi dirilir yeniden keşkeleri çıkardım hayatımdan. geleceksen bugün gel yarın çok geç olabilir. |
Ki Bekledim, yıllarca bekledim Onu; Bu kadar gecikeceğini bilsem, bekler miydim ki? Dualar ettim avuç açıp gökyüzüne; Bilseydim gelmeyeceğini, boşa yalvarır mıydım ki? Bilseydim aşkın bu kadar insafsız olduğunu; Hiç bu kadar derinden aşık olur muydum ki? Böylesine vakitsiz olduğunu bilseydim aşkın; Ben hiç Ona böyle koşulsuz aldanır mıydım ki? O tatlı bakışları olmasa, olmasa o masum gülüşleri; Ben böyle köz gibi yanıp kavrulur muydum ki? Ahh!.. o sahte aşk sözleri, o yalancı öpüşler... Yoksa ben ona, böyle kolay kanar mıydım ki? Aşkımızın tek şahidi o kumsalda arasam Onu, Yıllar sonra orada bulur muydum ki? Aşk; bu kadar sahte, kolay unutulan, Gelip geçici olacak kadar basit miydi ki? Bir gün aniden çıksa karşıma, yalvarıp yakarsa; İçimde hala Ona karşı bir şey kalır mı sanki |
Sensizliğin Ertesi Şimdi saat sensizliğin ertesi Alışmaya çalışıyorum yokluğuna; Yokluğun içimde büyük bir ürperti. İki damla yaş gözümde Sanki, sanki seni çağırırcasına Alışmışım bir tanem Olmuyor, olmuyor sensiz! Yapamıyorum Bir görsen şu halimi Aşkın aldı götürdü bütün benliğimi. Karşımda duran ayna bile, Bana, bana yalnız sensizliği yansıtıyor. Anla bir tanem seviyorum Söyle var mı daha ötesi? Sensizlik ölüm bana! |
Kim Kim biliyor, Kimi sevdiğimi, Kimin bu sitem, Kimde benim kalbim, Kimden bu elem. Kime ne? Kimle benim kavgam. Kimsesizim. |
Şimdi saat, ayrılığın ertesi Sensizlik büyük bir alev oldu içimde Ya sen söndürürsün bu alevi, Ya ölüm! Şimdi içimde kalan korku Bir Allah, birde sensizliğin korkusu! Anla bir tanem her şeyden vazgeçerim, Ama senden asla! Artık tek bir şey diyeceğim: Ya sen, ya sensizlik, Sensizlik ölüm bana! |
Kim Bilir Bir gemi gibi gidiyor gemi ve sürüyor kederini ve bırakıyor beni yalnız gözlerinde unutuluyorum kimbilir hangi hasretin dalgaları dövecek kumsalları ve kimbilir şu fırtına sensizliğin neresinden geliyor yamaçlarıma kuşlar neden ötmüyor dudağıma ve ben neyi arıyorum burda seni mi yoksa, kimbilir... ve kimbilir denize attığım kaçıncı taş bu boşuna giden... heyhat yar fakat hoşuma giden bir uçurum olacak kim bilir.. |
| Saat: 15:20 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık