![]() |
Elveda Şehrin üzerine saldılar kara çarşaf kederi Ses, bocalanıyordu sessiz adaletin dizleri dibinde Zülüfleri gözlerinde bir çaresizlik belirdi Ufkun asil mabetlerinden içeri Kimse konuşmadı susan adaletin camgöbeğinde Korkunç rüyaların öte yanından Dertlerin hüzün yağmurundan kopardılar Küçücük kız çocuğunu Ölüm yağmalandı üzerine Bir taraftan yağlı urgan Bulut bulut indi gökten Efsane yazdı namına kalem, kâğıt Safran sarısı çölden. Çığlığının tizinde acı bir gözyaşı Öyle bir azaba daldı ki alnı Tek hece soysuz dört şahit iniltisi. Ensemde duruyor o ***** kurşunun Hain, ardım sıra direnişi Koca bir şehre saldılar zifiri üzüm şırası gözlerini Kanla boyadılar henüz örtülememiş beden Sevda'yı büyüttükleri sokağı Gam doldu sahili olmayan Üsküp yağmurlarına Limansız savaş gemileri yanaştı Tutuklu kalmış özgür yüreklere Bir nezaretin tahta tezgâhında asılı duruyor Damlamaya son kalmış halsiz bakışları Yarsız kalmış dev bir mecnunu gerdiler çarmıha Her duaya bir haç geçirdiler Dallanıp budaklanan yaralara Zarifçe sözlerini değdirdiler O hiç doğmamış körpe gülleri Falakaya yatırıp âleme ibret ettiler Bahara kayıyordu güz fısıltı halinde Can çekişirken yağmur, güneşin eteklerinde Bir katliam vurdu Türklüğün alnından Hak hukuk diyen karaçalı dibinde yılan Kapandı kapıların ardında namus İffet kaldı namerdin koynunda Öyle cansız öyle suçsuz İtilip kakıldı masum Şaha kalktı kaymakam Ruhları önünde indi yalan huzura Harekât başlatıldı gece beklenirken Aşkı ayaktan başladılar kurutmaya Bir emir ki soludu havayı Muallimin gözleri önünde serdiler yere Kitab-ı mukaddes saydığı anayı Yığınla kuzu kondu toprağa Tertemiz, seçilmiş bir otlak bulundu Kaymakama ot, kuzuya koç sunuldu Hâlâ kuruyordu ayakları aşkın Panzehirsiz bir yaraya matem tutuştu Cenneti açtılar mazlumların emrine Bir babanın feryadına Ateşi yüce o cehennem koştu Lav aktı dudaklarından dört sefil şahidin Elleri çıra oldu alevlerin koyun sokumunda Kulaklarına girdi volkanlar Patladı, bir kez daha patladı O, doğruyu yalan sayan kulaklar Teraziyi kırdı günahsızlara çektirilen günahlar Muallimin şarap çanağı gözleri taştı Aşkları ayaktan başlamıştı kurumaya Tek kelime çıktı tabutlarından "Cennet yeter aşka kavuşmağa" Süte irin bulaştırdı halk Öksüz bebelere bırakıldı geleceğe dair Varsa doğru kalmış savunulası hak İşkenceyle aldılar canını muallimin İri şehir, döktü süt küpünü eşkıyanın tabanına Kurudu ayakları aşkın Ve zarifçe astılar küçük kız çocuğunun, Zarif boynunu yağlı urgana. Hilal Aydın |
Hep Böyle Çocuksumu Bakar Senin Gözlerin ? Hep böyle çocuksumu bakar senin gözlerin? Hep böyle içinde uzak bir ışıkmı yanar? Bakışlarında beni dinlendiren bişey var Kıyısındaymış gibi en sakin denizlerin Bir yelkenliyim şimdi ben senin limanında Fırtınalardan geldim sende dinleniyorum Bu huzur,bu sessizlik hiç bitmesin diyorum En eşsiz dakikalar sürsün senin yanında Hiç yumma gözlerini,ışığın eksilmesin, Gündüzüm aydınlığım benim Güz bahçemde açılmış o son çiçeğim benim Yorgun kalbim seninle elem nedir bilmesin Ayırma gözlerimden çocuksu gözlerini O sakin,o yalansız,o kuytu gözlerini... Alıntı |
SeninLe gözgöze geLmeK.. Ölmek gibi birşeydi seninle göz göze gelmek Nefes alamaz, duyamaz, hissedemezdim dünyayı Üzerime toprak serpilirdi gözlerinin içinde Soğuk beden haykıramazdı tabuttan Yaşamak gibi birşeydi seninle göz göze gelmek Tatlısıyla acısıyla dolardı benliğim Değiştiğimi farkederdim gözlerinin içinde Hayatın senden ibaret olduğunu Doğmak gibi birşeydi seninle göz göze gelmek Sanki ilk kez kullanırdım hislerimi Yeni başlardı her şey gözlerinin içinde Öncesi yok ama sonrası koca bir ömür Hiç varolmamak gibi birşeydi seninle göz göze gelmek Doğmamış, yaşamamış, ölmemiş bir bilinmeyen Kendini asla bulamamış gözlerinin içinde Ruh istiyor, varolmak istiyor Tanrı’dan |
BEN SENI SEVDIM Ben senin en çok sesini sevdim Bugulu çogu zaman, taze bir ekmek gibi Önce aska çagiran, sonra dinlendiren Bana her zaman dost, her zaman sevgili Ben senin en çok ellerini sevdim Bir pinar serinliginde, küçücük ve ak pak Nice güzellikler gördüm yeryüzünde En güzeli bir sabah ellerinle uyanmak Ben senin en çok gözlerini sevdim Kah çocukça mavi, kah inadina yesil Aydinliklar, esenlikler, mutluluklar Hiç biri gözlerin kadar anlamli degil Ben senin en çok gülüsünü sevdim Sevindiren içinde umut çiçekleri açtiran Unutturur bana birden acilar, güçlükleri Dünyam aydinlandi sen güldügün zaman Ben senin en çok davranislarini sevdim Güçsüze merhametini, zalime direnisini Haksizliklar, zorbaliklar karpisinda Vahsi ve magrur bir disi kaplan kesilisini Ben senin en çok sevgi dolu yüregini sevdim Tüm çocuklara kanat geren anneligini Nice sevgilerin bir pula satildigi bir dünyada Sensin, her seyin üstünde tutan sevdigini Ben senin en çok bana yansimani sevdim Bende yeniden varolmani, benimle bütünlesmeni Mertligini, yalansizligini, dupdurulugunu sevdim Ben seni sevdim, ben seni sevdim,ben seni...... -alintidir- |
Vasiyetim biliyorsun çocuk bunlar düşünmüyor sen yine de neşeli ol ekmek arası yeşil soğanını ısırırken hoplaya zıplaya güle oynaya çorapların ıslansada titresende biliyorsun çocuk bunlar düşünmüyor nedenini eminim biliyorsun çünkü bu köpekler yokuluğu tanımıyor biliyorsun çocuk sen yine de neşeli ol kartoplarından düşler kur kardanadamlara beni anlat kıyılarımızı yıldızlarımızı yanyana omuzomuza anlat güzel olacak yarınlarımızı biliyorsun çocuk gözlerimiz bağlansa da sidik kokulu koridorlardan tıkılsakta karanlık odalara evrenin neşelerini mıhla yüreklerine susuz borularda yaşamaya mahkum edilsekte fişeklerden ve paletlerden kulakların sağır olsa da gökyüzününü anlat kardeşlerine kendi topraklarından uzaktakilere anlat yalnız olmadıklarını biliyorsun çocuk sen yine de neşeli ol sana yalancı umutlar aşılasalarda köklerini sütle besleselerde yüzüne melek gibi gülselerde inanma o köpeklere taviz verme yaşamın pahasına özgürlük gibisi var mı var mı be çocuk gülmek gibisi onlara kanlı dişlerine insanlığını sen sen ol sakın teslim etme necmi dayan |
..Gitme ruhum.. Sen yokken hicran düşer bu şehre.., Gitme sevdiğim.., Sen yokken tutsak düşerim bir isyan gecesine.., Ölürüm.., Sen yokken.., Ket vurur şehir ısIıkları söz vermiş bir aşka.., Bilmem.., bilemem... Ferin aydınlatır mı..? içimi bir daha.. Kaybolursun puslu rüyaların ardında.., ..Gurura yokuş sevdalarda.. Alıntı |
Mavi Mavi Sevdim Seni Bir tek şeyi unutma seni sevdim ben kalbim şimdi bir sokak çocuğu kelebekleri göç etti gönlümün ıssızlaştı hayat sanki sanki sabahı eksik şiirlerimin sanki gecesi hep kanayan bir yara ve sanki artık hep kanayacak ağlanacak bir aşkın kıyısına vurduysa gözlerim çare yok ağlayacak Bir tek şeyi unutma seni sevdim ben kapıları kendime ben açamadım ya da yanlış saatlerde bekledim gelmeni ter içinde takvimler istasyon öksüzlüğünde gözyaşım düşünüyorum da sen gideli ne çok yalnızım sarmaşık aşkın sarısında kaldım, sarılamadım savunamadım seni kimselere anlatamadım seni kimselere kimsesiz kaldım en çok da sensiz Bir tek şeyi unutma seni sevdim ben sana uyumak sana uyanmaktı hayat sıratını geçtim yaşarken,korkmadan korkumu geçtim cesarete ihanetle berduş bir,yalan masumiyeti öptüm bile bile tek sen gitme diye sonbahar oldum,yaprak yaprak ağaç oldum köklerimi unutarak tesellisiz bir geceye fırlatıldım kalbimi dar bi kafese kapatarak içimde bir kanarya hiç susmadan ağlayacak Bir tek şeyi unutma seni sevdim ben yakamozlarında yıkadım sevdamı çırılçıplak seni sevdiğimi bağırdım mehtabına beyazında aklandım bulutunun mavi mavi sevdim seni içim kan ağlayarak Bir tek şeyi unutma seni sevdim ben anlattıkça kış vuruyor satırlarıma anlattıkça üşüyor,anlattıkça ısınıyor yüreğim bu gün sardunyalarım da açmadı belkide küskün renklere ellerimde ibadet gibi yaşadıklarım ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım sensiz soluyorum anlayacağın mavi mavi ölüyorum duyuyor musun orda mısın var mısın yok musun? Bir tek şeyi unutma seni sevdim ben yanarak yıkılarak aklıma her geldiğinde AĞLAYARAK Naşide Göktürk |
Çıplak Dolaplar Çıplak Dolaplar beklerken sinema çıkışları kapanıyor kuruyemişçilerde kumrular çerezlere sulanıyor beklerken cenaze arabaları geçiyor körüklü otobüsler mazot kokuları içinde kalabalıklardan duraklar tırsıyor beklerken benzerlerin çoğalıyor bulut bulut dört duvarlar kimsesiz inliyor beklerken kulaklarında metal levhalarla köpekler koşuyor kaldırım taşları durduk yerde yerimize sek sek oynuyor beklerken genel olarak insan insanız ya yokluğuna gittikçe alışıyor. necmi dayan |
Sonsuz Öyküm Hayatla mücadelemde saflarımın çoğunu kaybettiğim günlerdi. Birbirinin aynı olan günlerde bana uzatılan her dalı işte beni kurtaracak dal diye hiç geri çevirmeden tutuyordum. Daha elimi uzatır uzatmaz kırılacağını biliyordum oysa yenilgiyi asla kabullenmeyen beynim, sevmekten hiç yorulmayan yüreğim, alarm zilleri çalıyordu sanki ikisini de kaybetmek üzereydim. Ben, ben olmaktan çıkıyordum. Bunu fark ettiğim anda bir şey yapamamanın acısıyla gittikçe kabuğuma çekiliyordum. Zevk aldığım hiç bir şey istemiyordum. Ne beklediğimi de bilmiyordum. Bitmeyen geceler, huzursuz uykular, uyanmak istemediğim sabahlar birbirini kovalıyordu. Geleceğe dair umutlarımın birer birer beni terk ettiği o günlerde sürpriz yaptın sen bana birden çıkıverdin karşıma işte. Yüreğim yeniden canlanmaya başladı. Nasıl olduğunu unuttuğum gülümseme yeniden yayıldı yüzüme. Kabuğum kırıldı, karanlık dağıldı, umutlar yeşerip içimdeki yerini aldı. Sabah olsun diye odaları arşınladığımı gecelerin bitmesini istemiyorum artık. Çünkü sen varsın. Seni yaşamak istiyorum. Yaşadıkça çoğalacaksın. Sonsuz bir keşfe çıkacağım seninle. Her gün yepyeni şeyler bulacağım sende keşfetmekten, seni öğrenmekten hiç bıkmayacağım. Yastığa başıma koyup gözümü kapadığım da içimi sonsuz bir huzur kaplayacak biliyorum. Aylardır uyuyamadığım uykuları bir çırpıda uyuyacağım. Yürek çarpıntılarıyla dolu karanlık saatler bitecek. Gecemi de gündüzümü de sen dolduracaksın. Senden öncesine ait ne varsa hepsini döktüm denize. Kimselere vermeye kıyamadığım maviyi getirdim sana, al ve yerleştir yüreğine. Seninle birlikte yenilendiğimi hissediyorum. Her sabah yeni güne değil, mutluluğa uyanacağım. Her sabah bütün hücrelerimin sanki ilk kez o gün doğmuşlar gibi harekete geçişini hayret ve heyecanla izleyeceğim. Sesini duymak gücümü artırıyor, tükenmeyecek bir enerji veriyor. Sen benim için bir şanssın. Hayat her zaman böyle şanslar sunmaz insana. Sunduğunda da bunun değerini bilmek gerek. Ve ben, Hayatın bana verdiği bu şansı sonuna kadar kullanmaya kararlıyım. Bir öyküsün sen artık hep yazılacak ama sonu hiç gelmeyecek bir öykü |
Adımlar turuncu turuncu gün batımlarında sana dolu dolu yağmışız yüksek gerilim hatlarında yollarına ıslak düşmüşüz gri gri bulutlarda en çok seni aramışız düşün ki leyleklerin yolculuklarında yıldızları avuçlarımızda kaçaklar gibi toplamışız bir gökyüzü belki senin maviliğinde meydanlarda içiçe yaralı yatmışız buhar buhar sevdalarda düşün ki bir karınca kanatları kırık yandıkça yanmışız. necmi dayan |
| Saat: 23:04 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık