![]() |
SENDEN BAŞKASI DEĞİL Karanlıği yırtan bir ışık; Sessizliği parçalayan bir çığlık, Durgun denizde kopan bir fırtına, Ezeli bir sancıdan sonra Nihayet doğan bir bebeksin yüreğimde... Avuçlarımda tutamadığım ama hissettiğim bir sıcaklık Gözlerimle göremediğim ama bildiğim bir güzellik, Ellerimle tutamadığım ama ezberlediğim bir abidesin sen.... Her defasında tazelenen yeni günsün; Okudukça anlamlanan bir şiir, Bakmaya kıyamadığım bir tablo, Dinlemeye doyamadığım bir melodisin.... |
bir yağmur yağsın istiyorum öyle bir yağmur olsun ki bu; tozpembe hayallerden, anlamsız sözlerden, gerçek dünyadan uzak her şeyden arıtsın bizleri... ve öyle bir yağmur olsun ki bu... yaşadığımız yaşlı dünyamızda; zamanın daima mutlulukla, daima sevgiyle, aşkla ,dostlukla geçmediğini hissettirsin bizlere... bosnada, çeçenyada, ruandada ve hatta kendi ülkemizde süren o nedensiz kavga ile sel gibi akan kanlar durmuyor... sokaklarda, kaldırım kenarlarında, köprü altında ve bir şiirde anlatıldığı gibi büyük mağazaların büyük kapılarında sürünen, ışığı sönmekte olan yıldızlar gibi gözleriyle nefret ışıldayan, yani anne babalarının günahını çeken o masum çocuklar hala çoğalıyor. bir kış gecesinde , derme çatma çatısından su sızdıran tek odalı gecekonduda insanlığa lanet okurcasına hiç susmadan ağlayan; sütüne su katılan ve açıkta bırakılan *bu kelimeyi kullanmak yasak* insanlığın üzerine inatla işeyen nur yüzlü bebelerin her yıl yüz binlercesini toprağa emanet etmiyor muyuz kendi ellerimizle ?. ve biz hala aşktan, aşk dolu sözlerden bahsediyoruz... peki nereye kadar? İlan-ı aşk edecek kimse kalmayıncaya kadar mı? nereye kadar? nereye? |
SENSİZİM Gözüm açık rüyalardayım Seninle yaşarken baharı; Şimdi sarı hazanlardayım. Kurumuş yapraklar gibi Kaldım kaldırımlarda; Rüzgar önüne almış beni, Sürüklüyor oradan oraya... |
YÜREĞİMİ BİR DİNLEYEBİLSEYDİN Anlardın, gözlerime içten bakamadın ki Severdin, karanlığa ateş yakamadın ki Acırdın, gecelerde hâlimi bir bilseydin Bilirdin, yüreğimi bir dinleyebilseydin... Umutlar yakın değil ikimizin şehrine Umut kat karşılıksız sevgilerin zehrine Perdeyi aç ki, gönül son dramını sunsun Gurur boynunu büktü, bari gönül avunsun Sen keyifle izle hicrânın sahnesini Ve dinle şiirdeki dertler matinesini Bir gönle girebildin.Ama çıkamadın ki... İçindeki duvarı kendin yıkamadın ki... Şimdi demlenmektedir dert denizinde gönül... Sevdiğim bana uzak, bakışları bana kül... Niye diye soramam hakkım değilse sevmek, Mahkûm et, suçlarıma sence delilse sevmek. Hadi, karar verdiysen infaz et bir an önce Göz kırp umuda benden selâm söyle sevince Son arzumdur ve seni seviyorum son sözüm, Hatıra olsun benden zorakî gülen yüzüm. |
Kırmızı Güller Arasından Uzanmış yatıyordum bir taşın altında Yüzüme değen iki damla uyandırdı Açtığımda inanamadım gözlerime Kızdım Yine mi geldin dedim Bir demet gül serpti üstüme Bir mendille sildi gözlerinin yaşını Makyajı dağılmıştı yüzünde Saçına birkaç yaprak Yüzüne birkaç çizgi inmişti Utandım Suçlusu benim dedim Duymadı Elleri ile yoldu Yüreğimdeki dikenli otları Sevdiği o kırmızı hırkasıyla Gidiyordu bir patika yoldan Güneş açmış üç sıralarında Ruhum yenilmişti sevdaya Unuttum bir ölü olduğumu Sıyrılıp koşmak istedim Kırmızı güller arasında Uzanmış gidiyordu bir patika yoldan. |
DEĞMEZ Boş yere gecelerim uykusuz geçmiş, Senin için uykumu bölmeye değmez. Nice insan aşk için candan vazgeçmiş, Senin gibiler için ölmeye değmez. Ben bütündüm sen beni kırmadan önce, Sen masumdun aşkımı vurmadan önce, Melektin günahıma girmeden önce, Seni sevip günahkâr olmaya değmez. Sen, seveni sevmekten aciz birisin, Sen, ömrümde beterin de beterisin, Duygusuzluğun, hırsın sen esirisin, Senin için sararıp solmaya değmez... |
[flash=http://img209.imageshack.us/img209/1997/hat305rlaxg1.swf]width=600 height=500[/flash] |
Kirpiklerinde Yaktım Şiirlerimi Hayatımda ilk kez Gözlerinde görmüştüm ıslak denizleri... Maviye adanmış bir sevdaydın sen. Hayata gülümseyen deniz kızıydın sen.. Seninle yaşamaya öyle alışmıştım ki, İçimde nâr ile közlenmiş yaralarımı Gönlünde susturmak için Her sabah sahillerine koşardım. Her gece acıya dokunmuş şiirlerimi, Kül rengi kirpiklerinde yakardım. Ve bir gün Gözlerindeki denizleri kurutup gittin. Yetim bıraktın beni mavilerin içinde. Elleri toprak kokan, Yüreği mavi denizlere yanan bir çocuk gibi Sığamadım sensiz çağlayan matemlere... İçimde kırgın düşleri avutmak için Sensiz denize girecek oldum, Girmeden kapılardan kovuldum. Gözyaşında nasırlanmış çığlıklarımı Gecelerin gözlerinde yakacak oldum, Karanlıgın içinde bir mum aleviyle avutuldum.. Gittin, mavilerde beni yetim bırakarak. Gittin, her dalgada yüzüme sensizlik vurur oldu. Her nefesimde birer birer baharlarım kurur oldu. Gözlerinde gördügüm mavi deniz, Sensizlikte beni yavaş yavaş dibe çekiyordu.. Dayanacak gücüm kalmadı yalnızlığında Ansızın anılarımı yüreğimde kanatıp Tüm şiirlerimi kirpiklerinde yakıp Hırçın denizlerin hüzünlü yüreği oldum. |
╔Sen benim aşkım olduğun günden beri Ben hayatımı sana endekslemişim Sen vazgeçilmez tutkum olduğun günden beri Yaşam gâyesini sana bağlamışım Kaptırdım kendimi fenâ bir şekilde İçimdeki coşkuların, duyguların esiri olmuşum Seni düşünmek mi diyorsun? Güldürme!.. Acaba aklımdan çıkarıyor muyum? Dalıyorum öyle derinlere Şaşkınlık denilen kelimeyle arkadaş olmuşum Sükûnet, yaa işte o sükûnet Varlığınla erişebilecegim bir hal olsa gerek... Kalbe önlenemez çarpıntı veren, hasret ve özlem Bir de yüzümdeki acı tebessüm Mırıldanıyorum sessizce İki dudağımdan dökülen iki kelime Seni seviyorum... Çoğu zaman haykırmak istiyorum bunu Lâkin olmuyor... Duyuramıyorum kimselere Gülüm, nâzenin yârim... Çün ki sen yoksun yanımda Ama olsun En azından içimde kopan fırtınalara Fâsıla bulmayan şiddetli kasırgalara Kucak açıp, yüklenen kâğıdım var önümde Bir de sırdaşım, özümün tercümânı kalemim Âh bir bilsen; Sensiz geçen dakikalarda, saatlerde, günlerde Neler yazıyoruz kalemimle... Ne hayaller kuruyoruz kavuşmak uğruna Tabi sen bunların hepsinden habersizsin Yalnız şu var ki; Bence kalemimi dâhi kıskanır dereceye getiriyor bu duygu yükü Bazen de üzüyor kanaatimce Ve her şeye rağmen, o şaşmaz gerçek çıkıyor ortaya Gönlümün sultânı, biliyor musun? Ben var ya ben, Seni çok seviyorum be gülüm...╝ |
Eğer seviyorsan O kişiyi, içten sev, sevdiğini belli etme. Eğer ağlוyorsan ağladוğוnו belli etme, içten ağla ki oda üzülmesin.. Eğer derdin varsa, içinde kalsוn, dוştan gül, içten ağlaki karşוdaki de yוkוlmasוn bu üzüntünle. Eğer o karşוna geldi ve sen ona dayanamוyor ağlוyorsan, karşוsוna hiç çikma... Hiç çוkmaki gözlerinden akan yaşlarla oda yוkוlmasוn.... O her zaman yוldוzlar üzerinde.. O her zaman hisseder ve seni anlar korkma. O her zaman gözlerine baktiğinda senin kalbini görür ve Sen söylemeden o anlamוs olur! Yaptוğוn şeyleri göstermeki acו çekmesin öylece geldiği gibi yוldוzlara doğru geriye gitsin... Sana o yוldוzlardan geldi kוymetini bilesin...!!! O sana yוldוzlarוn hatirasו, seni anlayan ve seninle ağlayan, seninle gülenlerden bir tek o dur. Bunlarו bilmiyorsan eğer, senin kalbine inen o yוldוzוn kוymetini bilmiyorsan eğer... Sana başka bişey diyemem... her şey gönlünce olsun der, hayata küser çeker giderim... Gözlerinde yaş varsa eğer, gözlerimi kör ederdim gözlerinden dökülen yaşו görmemek için.. Acו çekiyorsan eğer, kendimden bir can verir, hiç kendimi düşünmeden giderim... Sürünüyorsan eğer, varlוğוmו sana verir senin yerine ben sürünürüm... Ağlוyorsan eğer, seni güldürmek için havalarda takla atar, seni güldürür, kendim ağlarוm. Dermanוm kalmadו dediğinde, seni sוrtוmda taşוr, taaaa yוldוzlarוn birisine tוrmanוrוm. Yine senin için dağlarו parçalar, gökteki yוldוzlarו yer yüzüne halו yapar, denizi senin için kurna yapar, kurnadan akan suyu ise kendi avuçlarוmla sana içiririm! Cana can katan bu şahוs! Senin için yaşiyorsa, senin için yok olmasוnוda bilir... Yeterki yוldוzוna sahip ol ki o yוldוz hele bir gök yüzünden kayarsa, yerine geleceğini kimse bilemez.... Akan yaşlarו deniz ederim, Bakוşlarוmו bir וşוn ederim. Sוcaklוğוmו da bir güneş yaparוm.... Soğukluğum ise... antartika'daki buz dağו misali olurum..... |
| Saat: 10:47 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık