![]() |
[flash=http://img412.imageshack.us/img412/259/ayr305l305kgq6.swf]width=640 height=480[/flash] |
bırak yaşasın gönlÜmdeki son aşk gÜlÜn toprakta yaşadığı gibi kalbimde sızlayan sade o yaprak huzura ersin yaşayan sevgi misali gözlerini karartma sakın yalnızlığıma bırak ışıklar misali aydınlatsın her yanı bakma sevdayı bilmeyen insanlara sensiz anlamaz onlar gelen baharı solmasın çiçeklerin sonbaharlarda bile doğacak gÜller sesizce beklesin bizi sen karanlıklarda ayrılık hasreti çekme gönÜl sevdamız yaşatsın yalnız aşkımızı belki ararım bulutlarda sevgiyi seninle gÜl bahçesine dökÜlen yalnız yapraklar gibi tomurcuk çiçekler beklesin baharda ikimizi aşk hasretiyle yaşatalım yalnız ölÜmsÜz sevgimizi |
Kirpiklerinle Yaz, Gözlerinle Mühürle Bastı karanlığı gecenin; gülüm, Kayalarda baykuşlar öter, Sesleri duyulur, görünmezler kendileri, Zifiri bir karanlık ki, sorma; korkutur yalnız olanı, Usuldan bir dağ yeli eser ya dört bir yanımda, Üşütmez adamı, üşütmez ya, Yalnızlığım üşütür, Yaprakları hışırdar karanlıkta meşelerin, Ay karanlık sevdalım, ay karanlık, Zifr bir gece, Işık düşmez üstüme, Yıldızlar kaynaşır gökte yalnızca, Yıldız böcekleri uçuşur etrafımda özgürce, Göz kırpar gibi, Gülüşür gibidir ler halime... Aydınlatamazlar içimi, Pus düşmüştür duygularıma, Ürpertir beni sensizlik, saçımdan; tırnağıma... Seni hayal ederim, İyi ki varsın canım, Gözlerin var iyi ki, Iışl- ışıl olur ruhum gözlerinin sayesinde... Uzaklarda bir çoban türkü söyler, Yanık mı yanık bir türkü, "Kürdün gelini" dir türkünün adı, Şimdi düştü yüzün aklıma, Kürdün gelini de benzermi sana, Aşıkmdır çoban gülüm benim gibi... Kayalarda yankılanır türkü, Bir sözü on kere duyarım , Bire on duygulanırım... Ve vadide munzur suyudur akan, Gecenin karanlığında, Çağıl- çağıl, sesi kendisinden büyük sanırsın... Ve munzurun kendisi derin vadide, Bu zifiri karanlıkta, Koca munzur; kararmış, incer gümüş biryol gibi... Uzar da uzar, incelir uzadıkça. Ve çobanının türküsüne eşlik eder çağıltısıyla... Uzatsam elimi tutacak olurum ama, Tutulmaz biliyorum, İçimi çekerim çaresiz, Ahh ellerin, ah ellerin olsaydı derim, Çukurova pamuğu yumuşaklığında ki, Güzel, ince, emsalsiz ellerin... Gözlerim yaşardı gülüm, hölkelendim, Hıçkırdım, duyacaklar gibi sessizce, hıçkırdım, Oyuncağını kuyuya düşürmüş küçük bir çocuk gibi, Ağladım sessiz sessiz, Oyuncağı nasıl hayatının en kıymetli varlığı ise çocuğun, Kuyuya inebilse inecek kadar sevdiği oyuncağı, Ben de yalnızlığıma ağladım, o çocuk gibi, İşte o an, Kırk gözeler buz kesti sanki, Bu yaz gecesinde, Munzur mağaralarında ki sarkıtlar, Zemheride,başımın üstünde bir mızrak oldu... Munzurun çağıltısı duyulmaz, sustu, sustu, sustu her ses... Tabiatın ortasında Yapayalnızım, Kör gecenin içinde, ve sensiz... Özgürlüğün adını sensizlik koyamam, Yalnızsa seven, duyguları bir pranga mahkumu değilmidir gülüm... Gel artık derim, gel, darağacı kur istersen, İşte ağlamaktayım sensizliğime, Boşa akmasın göz yaşlarım, Zamanıdır, gel, bir nefes ol bu zındana atılmış tutsak gönüle, Ilık ve sevda kokan bir nefes, Ve artık kararını ver derim, Oturup yanıbaşıma, Sen hakimisin sevdamın, ister idam, ister özgürlük ihsan et, Ağlarım gülüm, ağlarım, gözlerim okka, Gözyaşlarım mürekkep, Yaz artık, yaz ama kendi kirpiklerini batır da yaz fermanımı, Ve darağacını kur istersen, Gözlerinle de mühürle fermanını, Ellerinle yüreğime çivile , Ve gönül meydanında as beni... Ne demiş şair : "seviyorum seni çıldırasıya"... Olmaz ki ustam az gelir, az gelir bu, Çıldırmak ne ki sevda çekene, Çıldırmak, unutmanın diğer adııdıır, unutmak olurm ustam, olur mu ? Ben de derim ki gülüm, Çıldırmadan hep aklım başımdayken böylesi, Haykırayım : "Seni seviyorum, seviyorum ölesiye,ölesiye", Hayda oku fermanımı, Ya al beni gönlüne, kollarında yaşayayım, Ya da gönder artık ölüme, uğrunda can vereyim... |
Burada yağmur yağıyor Aralıksız yağıyor günlerdir Ama sen yine de şemsiyeni Almadan gel ilk otobüsle Buğulanan camlara usulca Yüzünü çiziyorum ki yüzün Bir yağmur damlası olup Düşüyor yapraklarına gülün Güller de bozamıyor bu uzun Karanlık sessizliğini kentin Anılarını yitiriyor sokaklar Bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları Tarih de kekemeleşiyor bazen Ki o zaman aşktır tek bilici Aşksa yürümek gibi bir şey Duyabilmek kuşların gelişini Anısı bizsek eğer bu kentin Unuttuğu türküler bizsek Acıyı rehin bırakıp bir güle Anımsatmalıyız bunları bir bir Sonra yürümeliyiz seninle Sokaklara caddelere çıkmalıyız Belki bir aşktır bu kentin Belleğini geri getirecek olan Burada yağmur yağıyor ama sen Şemsiyeni almadan gel yine de Özletiyor bu çılgın sağanak seni Sırılsıklam özletiyor biliyor musun |
Kısa Bir Aşk Hikayesi Ümitsiz bakışlarla olu Layık olduğu yüreğiyle beraber İncecik bir gözyaşı süzülür Narin yanaklarından yavaşça Fırtına kopar içimde Amansız bir sancı başlar Tatlı bir heyecan okşar içimi İzini takip eder beraberinde gelen korku Hayal kurarsın yan yana . |
tekbirlerle varmalı huzuru ilahiye, Melekler ardımızdan amin diyebilmeli bunlara , gözyaşları sel olmalı, kalpten gelmeli gözlerden değil , gönül ateşiyle ısıtmalı onları, cehennem ateşinden daha sıcak olmalı, Allah sevgisiyle yoğrulmalı benlikler, bir damla gözyaşı Rabbe sunulabilmeli , Gönüllerden o kardeşleri çıkarmayı ihanet saymalı inananlar, gülmeyi unutmalı gözler hüzünlü olmalı, sevinçler ertelenmeli başka baharlara bir kalp bırakmalı onlara, Gözyaşlarımız şahidlik etmeli mahşerde sakın neye yarar demeyin O gün ; Bir damla gözyaşı çok şey anlatır. |
Kısa/Uzak bir kanyondaki atmacanın uçurum sessizliğinde yazgısal güdümlü marşandizlerim var kısa rayların uzak istikâmetinde ben de dahil yolcusu yok bu yolun sıra sıra kayınların klavuzsuz gölgesinde |
Filistinli Gençlere Semerkant'ta Ebu-Mansur Askalan'da İbn-i Hacer Hepsi garip, hepsi mahsur Biz ne yaptık, Allah ne der Mazeret mi olur kader Büyük mabet, güzel Aksâ Boynu bükük, ümmet üzgün Gözlerimden kanlar aksa Tam yeridir süzgün süzgün Her şey bozuk, nemiz düzgün Kabristanlar çöplük olmuş Mescitlerde baykuşlar var Şehirlere gâvur dolmuş Dostlar yasta, mutlu ağyâr Gücümüz az, yerimiz dar Bir müjde var gözlerinde Işıl ışıl genç nesilin Cihad rûhu özlerinde Ağlamayın, yaşı silin Birlik olun, Bir'e gelin Faydası yok bize elin El sözüne aldırmayın Bölünmeyin, silinmeyin Çepeçevre düşman, mayın Güçlü olun, dilenmeyin İzzet bizimdir, inmeyin Elin atına binmeyin |
Yaşlanmış Bir Gemici Gibi Ben bir korsan gemisinde doğup büyüyen Denizciye benzerim, Kalbim kavgalara ve fırtınalara alışık; Tayfalar gibi canım sıkılır karada Bir hasta gibi eririm. O dalgalar ki açık denizlerde Korkunç yolculuklarımda benimle birlikteydi; Her çığlıkta martılar selamlardı beni Günlerce yemsiz kalmış martılar. Ben bir ıssız adaya da benzerim Güneşli kumsallarımda dinlenir kaplumbağalar; En uçarı kuşlar, en güzel çiçekler Ve cins yemişlerim var sizler için. Gene o kavgalı günlerimde olsam Çekse götürse beni bilmediğim yerlere adsız gemiler; Sonra kalbimde fırtına dinse Yaşlanmış bir gemici gibi yaşasam. |
İnsanlar vardır; Üstü nilüferlerle kaplı, bulanık bir göl gibi. Ne kadar uğraşsanız görünmez dibi. Uzaktan görünüşü çekici, aldatıcı, İçine daldığınızda ne kadar yanıltıcı. Ne zaman ne geleceğini bilemezsiniz. Sokulmaktan korkarsınız, güvenemezsiniz. İnsanlar vardır; Derin bir okyanus. İlk anda ürkütür, korkutur sizi. Derinliklerinde saklıdır gizi. Daldıkça anlarsınız, Daldıkça tanırsınız. Yanında kendinizi içi boş sanırsınız. İnsanlar vardır, Coşkun bir akarsu. Yaklaşmaya gelmez, alır sürükler. Tutunacak yer göstermez beyaz köpükler. Ne zaman nerede bırakacağı belli olmaz. Bu tip insanla bir ömür dolmaz. İnsanlar vardır; Sakin akan bir dere İnsanı rahatlatır, huzur verir gönüllere. Yanında olmak başlı başına bir mutluluk. Sesinde, görüntüsünde tatlı bir durgunluk. İnsanlar vardır; Çeşit çeşit, tip tip Her biri başka bir karaktere sahip. Görmeli, incelemeli, doğruyu bulmalı. Her şeyden önemlisi insan, insan olmalı. İnsanlar vardır; Berrak, pırıl pırıl bir deniz. Boşa gitmez ne kadar güvenseniz. Dibini görürsünüz her şey meydanda. Korkmadan dalarsınız, sizi sarar bir anda. İçi dışı birdir çekinme ondan. Her sözü içtendir, her davranışı candan |
| Saat: 12:13 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık