![]() |
Nefret Edemedim uçsuz bucaksız gibi görünen bir sevdanın biteceğini bilemezdim yaşananların bir nihayeti ölüm sanırdım,yaşarken biteceğini bilemezdim hep sevgi dolu geçecek bir ömür sanırdım yaşadıklarımızı bir hiç yüzünden biteceğini bilemezdim oysa şimdi çok uzaklarda kaldı bu sevda gözüyaşlı biteceğini bilemezdim birgün gözlerime sensizliğin hüznünün çökeceğini bilemezdim yaşarken ölü gibi hayatımı devam ettireceğimi bilemezdim kalbin ağlarken yüzünde bir maskeyle dolaşılabileceğini bilemezdim ve şimdi öğrendim yağmur altında ağlamayı öğrendim kimse ağladığını anlamıyor iki boya sürüldüğünde yüzümdeki hüznün görünmediğinide gözlerimi gözlüklerin arkasına saklamayıda öğrendim öğrenemediğim tekşey senden nefret etmek senden nefret etmeyi çok istedim başaramadım nerde elele birilerini görsem nerde gözgöze birilerini görsem nerde sarılmış birilerini görsem hep sen gelirsin aklıma nerde bir çocuğun elinden tutan birini görsem işte o zaman isyan ederim sana.. alıntı |
Seviyorum işte varmı ötesi Sevmeye hudut çizemezsinki Beni şöyle sev, böyle sev diyemezsinki Kardeş gibi, arkadaş gibi, dost gibi sev diyemezsinki Çünkü seni ben sevmiyorumki Bir ben var benden içeri İşte o ''ben''seni seviyor, söz dinlemiyorki O seviyor hangi sevgiyle sevileceksen O seviyor sen nasıl bilineceksen O seviyor hemde çıkarsız O seviyor hemde uçsuz bucaksız Ey benim değeri bilinmezim Ey benim paha biçilemezim Ey benim dünyalar içindeki dünyam Ey benim rüyalar içindeki hülyam Ey benim çöllerdeki vaham Ey benim suyum güneşim havam Seviyorum işte hemde çıkarsız Seviyorum işte uçsuz bucaksız Seviyorum işte hemde ölesi Seviyorum işte varmı ötesi Ali Kamuran Koçyiğit |
Üzülme; ayrılıklar da hayata dair diyorum kendime. Her geçen gün bir ışık bu aşk için, belki de uzaklık yakınlığa gebe. Şimdi sadece gidiyorsun paylaştığımız mekanlardan, kokun kalır geride. Maviliğinde kaybolduğum dalgalı gözlerin içimde. Gülümsemene hasret olsam da üzülme, sevdan hala yüreğimde. Sensizlik alışılmayacak bir işkence. Demiştim ya bir zaman önce; Geri dönmek için uzakta olmak gerekir diye. Şimdi aşka kendi tarafımdan baksam da, Döndüğünde aynı hislerle ve hayatımda olduğuna şükrederek, Belki gözümden akan iki damla yaşla, Seni sevdiğimi tekrarlıyor olacağım. Üzülmüyorum. Git, gidebildiğin yere diyorum. Yokluğuna alışmak varlığının bedeliyse, ödüyorum. |
Aşk Neydi Artık sen yoksun, *** Diye başlayan ve devam eden… *** Hayallerimde, rüyalarımda Ayrılığına alıştırdım yüreğimi Anladım ki gerçeği Sen doğum, Ben ölümmüşüm meğer İki ayrı yamaç gibiymişiz İşte bu bir ayrılığın özetiydi… *** Yeni bölüme hoş geldiniz! *** Aşk neydi Platonik miydi? Aşk neydi? Sebepsizce bağlanmak mıydı? Yazılan mektupları yakmak mıydı? Aşk neydi? Ferhat olup dağlar delmek Mecnun olup çöller geçmek miydi? Aşk neydi? Bir yudum su muydu? Su olup akmak Yolunda kırılmak mıydı? Uğruna kurşunlara durmak Yürekten yaralanıp uzaklaşmak mıydı? Aşk neydi? Güzel bir şarkıda kendini kaybetmek Sevgiliyi yani doğumu düşünmek miydi? Aşk neydi? *** ‘’Aşk emekti, aşk karşılıksız sevmekti…’’ Yeteri kadar açıklana bildi mi? Hayır diyenleri duyuyor gibiyim Peki ya o zaman… Aşk neydi? *** Aşk neydi? Doğum muydu? Ölüm müydü? Diye soranlara… Küçük ama hatırlanacak Bir cevap, İki virgül arasında Yeniden doğan aklımın Hatırladığı kadarıyla ‘’Aşk delice akan Yalnız bir nehirdi Ta ki, Köprüler atılınca Yamaçlar kavuşunca Yalnızlık bitti ve Aşk doğdu... Ne zaman köprüler yıkıldı İşte o zaman Aşk öldü… İşte bütün bunlar İki virgül arasında oldu ve bitti…’’ *** Aşk bu mu? Hayır! Aşk bu değil Aşk içimizde… Kelimeler bu kadarını İfade etti Ve bitti… *** Artık alıştırdım kendimi Köprüleri yıkıp Yamaçlarda yalnız kalmaya Alıştırdım eski beni Aşkı ölümde aramaya… *** Aşkın çok tarifi yapıldı Aşk için şiirler, şarkılar yazıldı Ama benim ve diğer yazanların Unuttuğu bir ayrıntı vardı Aşk yazılmamalıydı Aşk yaşanmalıydı… *** O iki yamacın İki anlamı Bir tarafı doğum Diğer tarafı ölümdü… Kemaleddin Elyasoğlu |
İstiridyenin tutsağı İnci değilim Pırlanta,şatafatlı Zümrüt de değilim Güzel kadınlara sevdalı. Bir taş parçasıyım Kayadan kopma Yerim toz toprak Ezilmekliğim. Bulamazsın bende Zümrütün soğukluğunu, Pırlanta'yı İnci'nin şatafatını. Beni,ben olarak gör Etten,kemikten Bilesin insanım Benim ben. Faruk Sangi |
GİTMEK İSTİYORSUN AMA KAL BİRAZ DAHA Yine telefonda aynı ses tonuyla "nasılsın" diyorsun.İyiyim desem yalan olacak.. Ölümü bekleyen hasta gibiyim.. Neden sasırdın ? Gün sayıyorum seni kaybetmeye.. Belkide diyorum son konusmamız bu,nefesini son hissedişim. Kanadı kırılmıs yaralı bir kusu alırsın ya eline Bişeyler yapmak istersin ama yapamaz,ölmesini beklersin avucunda Sonra bükülür boynu Ömrü bu kadarmıs dersin... Sende benim elimde öylesin işde.. Avularımdasın,uçmak için cırpınıyosun ama bırakamıyorum Bırakırsam ölecek,yem olacaksın kahbe gönüllere Gitmek istiyorsun ama dur biraz daha Yine buldugum yerden kaybetmek istemiyorum seni.. Gitmek istiyorsun ama kal biraz daha Ben sevmelere hiç doyamadım seni |
Sana müjde verecektim o akşam... Kaderin oyununa geldim neredende tanıdım seni! Ben sefil oldum sende var ihtişam, Ümit verdin vermez olaydın kahrettin beni... Demek beni hiç sevmedin, Nasıl oldu da sevgimi üç kuruşa sattın? Keşke baştan söyleseydin, Sevmediğin gibi bir de beni aldattın... Gel gör ki hayat devam ederken bir akşamüstü, Dil silahıyla vurulup düşmüşüm sırtüstü... Olmayan hayatımın kalmadı altı üstü, Zavallı gönlüm yalancı aşka küstü... Bir aralık ayında vermiştik evlenme kararımızı, Karlarla kaplıydı dağların üstü... Nereden bilirdim aldayılacağımı? Cebimde yüzükler vardı o akşamüstü... Engin Oyanel |
Uzaklığın ölümüne parlayan bu ay, bu yırtılan sular apansız.. bitmiyor hiçbir acının öyküsü, dökülüp gözlerimden sımsıcak böyle sevmelerin harcı değil ki, böyle kavuşmadan yaşamak.. çünkü kör bu zaman, çünkü sağır, çünkü bu dayanılmaz uzaklığın, öldürüyor adamı ağır ağır.. |
& & Yüreğimde Filistin& & Ben, Filistinli küçük bir kızım; saçları örgülü. hayalleri tutsak; öyküsü hüzünlü. yetim diyorlar bana babamı almış kör kurşunlar bu sokaklarda.. hiç oyuncağım olmadı benim sarı saçlı bebeğim ve bir bisikletim. oyunlar oynayamadım şöyle doya doya.. annemin gözleri yaşlıydı hep, kalbi duada.. o, benim sığınağım her gece silah sesleriyle sığınırım kucağına. ve hayaller kurarım umuda dair. sil gözyaşlarını anne! bak gül kokuları yayılıyor Filistin'e kan yerine.. çiçekler açtı bahçelerimizde ümit çiçekleri.. sen ağlama anne! gülümsüyorsun artık hayallerimde. karanlık bir gecenin ıssızlığında, ayırdılar bizi. ayırdılar bizi kör kurşunlar, anne! yıktılar hayallerimi, umuda dair ne varsa bu sokaklarda... yüreğimde Filstin! kanıyor ince ince şimdi bana hem öksüz, hem yetim diyorlar; anne! sen gideli susmadı silahlar.. oyuncağı olmadı çocukların, hayaller bile kuramadılar. yüreğimde Filistin anne! davamız Hak sevdamız Hak Hakka çıkar yollarımız, dikenler olsa da anne! ALINTI.. |
Bahar gelmiş aylak şehrimin sokaklarına..Burnumda yalnızlığın kokusu tüterken..Dumanı üstündeyken korkuların..Sen nerden çıktın ki? Ben acılarımla kavrulmaya programlamıştım kendimi..Ağlayacaktım ..Bulutların canını canından alacaktım…Tüm gökyüzünden de daha fazla ağlayacaktım..Kafam karışıkken geldin ya…Anlamadım ki ben..Sen aşk mısın yoksa bir hırsızla daha mı tanıştım…Bilmiyorum..Kelimeler büyüyor..Ama ..Kırılmış ruhum….İtirafı zor..emin değilim…Ne geldiyse bu güne kadar hudutsuz ruhumun başına…Hep emin olmadan konuşmaktan geldi.. Bilmiyorum..Ölümmüdür beni korkutan yada..Sana kapılıp da savrulup gitmelerden midir korkum..Çalmışlar gökyüzümden yıldızları…Güneşim sabahlarımdan çok akşamlarıma doğmaktadır..Anlayacağın ömür büyük kıyametini yaşamaktadır..Sana bir kişilik yer ayırsam…Seni bugün değil yarın sevsem..Sen saklasan sevgini bana…Müsaade etsen haini silip atmama…Olmaz değilmi?? Bu istek senin aşkına ihanettir değilmi… Sana ihanet olan bana nedir peki…? Biliyorum ipin ucunda asılı umutlar..Bir kan davası belledim aşkı..Belki kırk gün unuttum diyeceğim ve kırkıncı gün o yalnızlık ikili delilik gelecek aklıma ..Peki aklımda eller varken sen beni koynuna nasıl alacaksın..Nasıl birsin..Biriciğimsin diyeceksin…O zaman.. zamanı dakikalara bölünmüşte kiralanmış bir tenden ne farkım kalacak..Bekle temizleneyim..Kalmasın ellerin izleri hiçbiyerimde…Paklansam da yıllarca çıkmayacak lekeler var….Onları napacağız peki..Sen yinede yar…Ahhh yar…böyle de kabulümsün gel diyebilecek misin…”Derim” mi diyorsun…. |
| Saat: 20:45 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık