![]() |
VAADLER Güneşin altında buz tutmak, Karaltında alev alev yanmak Yıldızların arasında koşmak, Ağaçlara tepesinden bakmak Bİr gelinciği ellerinde taşımak Geceyi maviye boyayıp, gündüzleri gizemli kılmak, Geçmişi alt edip, geleceğe meydan okumak... Sana vadedebileceklerim bunlar, Karar vermekte serbestsin... |
SEN, DÜŞÜM BENİM izlerinde içim gümüşleniyor yerçekimsiz tozlarla uçuşuyor renklerim ah, narin kürekleri savrulma duygusunun tanıyorum ellerimle ürperen geyikleri seslerin avcısına koşuyorum, gizlenen yabanıl bir ışıkta saydamlaşıyor gizem kıl heybemde bozkırın sirenleri seriyorum kilimimi göçebe çadırına ah, haritaların kılıçtan tapuları bir barbar bir akıncı tenim hoyratça dalıyor terinin ırmağına ah, yılkıda koşuşan gecikmişlik duygusu bu, atlarsız kalınan sabahın altın kurdu dizlerinde gümüş, ah düşüm benim kıl heybemde sirenleri bozkırın gitmek gibi sızılı bir titreşim ışıklarda |
[flash=http://www.charous.com/uploads/af9f0b3dc7.swf]width=650 height=500[/flash] |
YOL AYRIMINDA hüzün ikizidir aşkın birlikte otururlar yol ortasında ah serkeş güzelliği elmas sevişmelerin çağırmasın beni artık çılgın krallığına diş izi çoğaldıkça bitiyor elma kayalık dalgalarınla dinle beni deniz çıplak uzanır tuzun beyazlığına sen kendi düşlerinden asıldın mı hiç yeni bir çığlık öğret yanıtlarına hüzün derindeki izidir aşkın birlikte susarlar yol ayrımında |
YABANCI Aynadaki yabancı kimsin sen? Ağladın mı yoksa? Kan çanağı gözlerin... Saçların solmuş, aklar yarışta Çok mu bekledin? Bir mahkum misali yüzüne atmışsın çentikleri... Hey yabancı üzülme! Ben anlarım senin derdini. Sakın arama başka bir dost, Anlayan olur mu diye sorma. Ben asırlar önce yitirdim bu umudu Bak seni buldum sadece, Yok başka hissedecek inan bana!... |
BİR TANIMI OLMALI bu acının bir tanımı olmalı bana hiç söylenmemiş sözcükler gerek gözlerime doluşan bu yağmur kuşlarının her sevgiye bir tarih düşüren yanlışların çıkmayan sokaklarda yitirdiğim düşlerin bu acıyla buluşan bir tanımı olmalı göğsünü kanırtarak oyan kör bıçak gibi yaşanacak herşeyi dünde unutmak gibi ömrünü kayalardan fırlatıp atmak gibi kendinde kaybolmanın bir tanımı olmalı toprağı gökyüzüne savuran depremlerden bütün evleri birden sürükleyen sellerden geriye bir başına kalan ihtiyar gibi acıyı solumanın bir tanımı olmalı güneşin ortasında karanlık olmak gibi kuruyan bir denizde sessizce yanmak gibi ıpıssız bir evrende tek canlı kalmak gibi bu çılgın yalnızlığın bir tanımı olmalı sevdiğinin yüzüne son kez değercesine söylenecek hiçbir şey kalmadı dercesine en uzak tınıları boyayarak sesine "hoşçakal" demenin de bir tanımı olmalı ben ne söyleyeceğim şimdi yelkenlerime bana rüzgâr dilinden sözcüklere gerek |
Soru: Sen Kimsin? bir adam bana sordu sen kimsin? 'annemin kızı, babamın oğluyum' dedim. ben adama sordum sen kimsin? 'annemin oğlu, babamın kızıyım' dedi. ben etek giymem gerekirken pantalon giyiyorum... sen pantalon giymen gerekirken etek giyiyorsun... işte aramızda ki fark... bir daha bana soru sorma sana başka soru sormama gerek yok aynı sorunun altında ezilirsin... |
TEK GERÇEK Vakit gece yarısını vurdu El ayak çekildi ortalıktan Yalnızlığımla başbaşa kaldım Nefes nefes yine sen varsın aklımda; Duman duman... Yine sebebini bilmediğim bir ürperti her yanımda Bu sevginin büyüklüğü, Hasretin ağırlığı, yoksa; Yenilmişliğin ezikliği mi bilmiyorum. Nedeni ne olursa olsun Bildiğim birşey var ki; O da seni hala unutamadığım... |
AKDENİZ bütün kıyılarını dolaş akdeniz in bütün limanlarını unut gemileri bulutu ve kuşları unut deniz dibini -ki bilinç altıdır göğün- balıkçıları hiyeroglifi Adrian Zograffi yi bir de unut yalnız bir mavi getir bana ben çoktan unuttum bademli geçidini ot biçen kadınları yaylasını koca çamın yabani baklasını kara katran gölgesinde bilmem içtim mi aykırı çay suyundan çoktan unuttum tek yeşil kaldı bende Toroslardan bir gün dağın içindeki ninni karanlık geçmişi derelerin uykusunu koyulturken uygar taşların sabah yeli kuytu buzluklardan aşırdı beni kıyıya sen orada sözleştiğimiz gibi mavi ah akdeniz bu kadar güzel miydin |
Sensizliğin Ertesi Şimdi saat sensizliğin ertesi Alışmaya çalışıyorum yokluğuna; Yokluğun içimde büyük bir ürperti. İki damla yaş gözümde Sanki, sanki seni çağırırcasına Alışmışım bir tanem Olmuyor, olmuyor sensiz! Yapamıyorum Bir görsen şu halimi Aşkın aldı götürdü bütün benliğimi. Karşımda duran ayna bile, Bana, bana yalnız sensizliği yansıtıyor. Anla bir tanem seviyorum Söyle var mı daha ötesi? Sensizlik ölüm bana! |
| Saat: 12:13 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık