![]() |
Kar Kardır yağan üstümüze geceden, Yağmurlu, karanlık bir düşünceden, Ormanın uğultusuyla birlikte Ve dörtnala dümdüz bir mavilikte Kar yağıyor üstümüze, inceden. Sesin nerde kaldı, her günkü sesin, Unutulmuş güzel şarkılar için Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan, Rüzgâr gibi tâ eski Anadolu'dan Sesin nerde kaldı? kar içindesin! Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam! Uyandırmayın beni, uyanamam. Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına, Allah aşkına, gök, deniz aşkına Yağsın kar üstümüze buram buram... Buğulandıkça yüzü her aynanın Beyaz dokusunda bu saf rüyanın Göğe uzanır - tek, tenha - bir kamış Sırf unutmak için, unutmak ey kış! Büyük yalnızlığını dünyanın. Ahmet Muhip Dranas |
YANLIZIM Yanlizim hayallin düsmez duvarlarima sen gittin ama silinmedi ayak izlerin... sokagimda hala... isyanim tanriya isyanim dönüp bakmadan ardina gittigin aksama.... |
SORANA NE DİYECEĞİM Ayirdin elimden iki elimi Ben sensiz hayati neyleyecegim Sevenler terketmez sevdiklerini Seni soranlara ne diyecegim http://img317.imageshack.us/img317/9216/miscellaneous3387og.gif Beni birakipta gitti diyemem Askimiz bir anda bitti diyemem Seni sorarlarsa cevap veremem Söyle ben onlara ne diyecegim http://img317.imageshack.us/img317/9216/miscellaneous3387og.gif Hayati seninle tanidim gördüm Sevmeyi seninle ögreniyordum Senden ayriligi beklemiyordum Seni soranlara ne diyecegim http://img317.imageshack.us/img317/9216/miscellaneous3387og.gif Beni birakipta gitti diyemem Askimiz bir anda bitti diyemem Seni sorarlarsa cevap veremem Söyle ben onlara ne diyecegim http://img317.imageshack.us/img317/9216/miscellaneous3387og.gif |
Kapat Perdeleri Kapat perdeleri! Kapat ki, yalnızlığın başlasın... Ürkme! İyidir insanın kendi kendine kalması. Alışmalısın... Mevsime pek gitmiyor Şimdi o şarkıyı sustur! Dinleme artık. Sanma ki aylardan ağustostur... Duvarlarına yüzümün gölgesi düşerse, Şaşırma! Bazı geceler ruhum, Göç edecektir evine. Bu akşam tek kişilik yap kahveyi, Masaya bir tabak eksik koy... Şimdi rahatça seyret istediğin filmi... Vaktinde yatıp,vaktinde günaydın diyeceksin. Kurtuldun dırdırımdan, Bundan sonra akşamları tek başına içeceksin... Kitaplarım sana emanet, Canın sıkıldığında okursun. Baktın ki işe yaramıyor, Sen de yırtıp atarsın. Unutuyordum az daha.. Silme camdan o dörtlüğü olur mu?. Nasıl olsa kaybolur kendiliğinden... Bırak, ne olacak? Hüznüm bir süre asılı kalsın. Şimdi sen kapat perdeleri! Kapat ki, yalnızlığın başlasın... Benden sana.. Bir ates düserde yüregine, ararsan beni sevdigim! Bil ki yoruldum, gidemedim, uzaklarda degilim. Yarım kalmıs, caresiz sevdaların, ilk acısında, Oynanmıs, kırılmıs gönüllerin, son sancısında, Gidene dökülen gözyasının, her damlasında, Sevmeye küsmüs yüreginin, tam ortasında, Yoklugunla beni basbasa bıraktıgın yerdeyim. Issız, sessiz, kimsesiz, isimsiz bir yerdeyim, Caresiz, dertli, ümitsiz, sensiz divaneyim. Yıkılmıs, eskimis, anılarla dolu bir viraneyim, Gittin, ama unutma, hep o bıraktıgın yerdeyim. Kalbim kırık, umutlar tükenmis, yıkılmıs hayallerim, Gönlüm yasta, gözler kurumuş, bos kalmıs ellerim, Sevgim hüsran, sarkılar hazin, mezar olmus gecelerim, Cabam nafile, esirin olmusum, hala bıraktıgın yerdeyim. Bir gün, agır gelirde sevgin, yıkılırsa dünyan basına, Her gün kırılırsa kalbin, kalırsan kimsesiz bir basına, Cekip giderse senin gibi, acımadan, kıyma gözyasına, Yıkılma sen benim gibi hala bıraktıgın yerdeyim.... CANIM....... |
Özlemek Birden özleyiveriyorsunuz... Çoktan unuttuğunuzu sandığınız ya da yalnızca bir kere karşılaştığınız ve özlemek için yeteri kadar tanımadığınız birini bir sabah çılgınca özleyerek uyanıyorsunuz. Rüyalarınız, içinizdeki o gizli, esrarını ele vermez büyücü, siz çarşaflarınızın arasında, bütün tehlikelerden uzak, güvenle yattığınızı sandığınız bir anda, usulca ruhunuza sokulup, sizden habersiz oralara yığılmış cephanelikleri birer birer ateşleyiveriyor. İnfilaklarla sarsılarak uyanıyorsunuz. Hayatınızda olmayan birini hayatınıza almak, ona dokunmak, onun sesini duymak için kıvranırken buluveriyorsunuz kendinizi... Özlemek, o yakıcı istek, bilinen herşeyi ve önem sırasını değiştiriveriyor. Özlediğiniz ise çok uzaklarda... Yanında olmasını istediğiniz halde yanınızda olmayan bir tek kişi, yanınıza bile yaklaşmadan, hatta onu özlediğinizden ve onu istediğinizden haberdar bile olmadan, bütün hayatı, bütün görüntüleri eritip başka kılıklara sokuyor... Ahmet ALTAN |
YALNIZ BİR OPERA ve bitti... SonraYALNIZ BİR OPERA BAŞLADI Ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim oysa bilmediğin bir şey vardı sevgilim Ben sende bütün aşklarımı temize çektim. İmrendiğin, öfkelendiğin kızdığın, ya da kıskandığın diyelim yani yasamışlık sandığın Geçmişim dile dökülmeyenin tenhalığında kaçırılan bakışlarda gündeliğin başıboş ayrıntılarında zaman zaman geri tepip duruyordu. Ve elbet üzerinde durulmuyordu. Sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun, biraz daha fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim. Baslangicta dogruydu belki. Siradan bir seruven, rastgele bir iliski gibi baslayip, gün günden hayatıma yayılan, varligimi ele geciren, buyuyup kok salan bir aska bedellendin. Ve hala bilmiyordun sevgilim Ben sende butun asklarimi temize cektim Anladigindaysa yapacak tek sey kalmisti sana Butun kazananlar gibi Terk ettin Yaz basiydi gittiginde, Ardindan, senin icin üc lirik parca yazmaya karar vermistim. Kimsesiz bir yazdi. Yoktun. Kimsesizdim. Cikilmis bir yolun ilk duraginda bir mevsim bekledim durdum. Cunku ben askin butun caglarindan geliyordum. Sanirim lirik sozcugu en cok yuzune yakisiyordu yuzundeki kuskun kedere, gur kirpiklerinin altindan kisik lambalar gibi isiyan gozlerine cercevesine sigmayan munis, sokulgan, huzunlu resimlerine lirik sozcugu en cok yuzune yakisiyordu Yaz basiydi gittiginde. Sersemletici bir ruzgar gibi gecmisti Mayis. Seni bir siire dusunduke kanat gibi, tüy gibi, dokunmak gibi ucucu ve yumusak seyler geliyordu aklima. Onceki siirlerimde hic kullanmadigim bu sozcuk usulca dusuyordu bir kagit akligina, belkide ilk kez giriyordu yazdiklarima, hayatima. Yaz basiydi gittiginde. Bir askin ilk gunleriydi daha. Ask miydi, degil miydi? Bunu o gunler kim bilebilirdi? "Eylul@de ayni yerde ve ayni insan olmami isteyen" notunu buldum kapimda. Altina saat:16.00 diye yazmistin, ve 16.04@tü onu buldugumda. Daha o gun anlamaliydim bu iliskinin yazgisini Takvim tutmazligini Aramizda bir dusman gibi duran Zaman@i Daha o gun anlamaliydim Benim sana erken Senin bana gec kaldigini Gittin. Koca bir yaz girdi aramiza. Yaz ve getirdikleri. Dondugunde eksik, noksan bir seyler baslamisti. Sanki yaz, birbirimizi gormedigimiz o uc ay, alip goturmustu bir seyleri hayatimizdan, olmamisti, eksik kalmisti. Kirilmis bir seyi onarir gibi basladik yarim kalmis arkadasligimiza. Adimlarimiz tutuk, yuregimiz cekingen, korler gibi tutunuyor, dilsizler gibi bakisiyorduk. Sanki ufacik bir sey olsa birbirimizden kacacaktik. Fotoromansiz, truksuz, hilesiz, klisesiz bir beraberlikti bizimki. Zamanla gozlerimiz acildi, dilimiz cozuldu guvenle ilerledik birbirimize. Gittin. Simdi bir mevsim degil, koca bir hayat girdi aramiza. Biliyorum ne sen donebilirsin artik, ne de ben kapiyi acabilirim sana. Simdi biz neyiz biliyor musun? Akip giden zamana goz kirpan yorgun yildizlar gibiyiz. Birbirine uzanamayan Boslukta iki yalniz yildiz gibi Aci cekiyor ve kendimize gomuluyoruz Bir zaman sonra batik bir asktan geriye kalan iki enkaz olacagiz yalnizca Kendi denizlerimizde sessiz sedasiz bogulacagiz Ne kalacak bizden? bir mektup, bir kart, birkac satir ve benim su kirik dokuk siirim Sessizce alacak yerini nesnelerin dunyasinda Ne kalacak geriye savrulmus gunlerimizden Bizden diyorum, ikimizden Ne kalacak? Simdi biz neyiz biliyor musun? Yikintilar arasinda yakinlarini arayan oksuz savas cocuklari gibiyiz. Umut ve korkunun hicbir anlam tasimadigi bir dunyada bir sey buldugunda neyi, ne yapacagini bilmeyen cocuklar gibi Ve elbet biz de bu askta buyuyecek Her seyi bir baska aska erteleyecegiz kis basliyor sevgilim hosnutsuzlugumun kisi basliyor bir yaz daha gecti hicbir sey anlamadan oysa yapacak ne cok sey vardi ve ne kadar az zaman kis basliyor sevgilim iyi bak kendine gozlerindeki usul sefkati teslim etme kimseye, hicbir seye upuzun bir kis basliyor sevgilim ayriligimizin kisi basliyor Giriyoruz kara ve soguk bir mevsime. Kitaplara sarilmak, dostlarla konusmak, yaziya oturup sonu gelmeyen cumleler kurmak, camdan disari bakip puslu sarkilar mirildanmak.... Böyle zamanlarda her sey birbirinin yerini alir cunku her sey bir o kadar anlamsizdir icimizdeki issizligi dolduramaz hicbir oyun para etmez kendimizi avutmak icin buldugumuz numaralar Bir aski yasatan ayrintilari nereye saklayacaginizi bilemezsiniz ciplak bir yara gibi sizlar paylastigimiz anlar, esyalar gozunuzun onunde durur birlikte yarattiginiz aliskanliklar korkarsiniz sozcuklerden, sessizlikten de; bakamazsiniz aynalara, cagrisimlarla odesemezsiniz disarda hayat dusmandir size iceride odalara sigamazken siz, kendiniz Bir ayriligin ilk gunleridir daha Her sey asili kalmistir bitkisel bir yalnizlikta Gun boyu hicbir sey yapmadan oturup kulak verdiginiz saat tiktaklari kaplar tekin olmayan gogunuzu gecici bir dinginlik, duzmece bir erinc Suyu bosalmis bir havuz, fisten cekilmis bir alet kadar tehlikesiz bakinip dururken duvarlara bos bir cuval gibi, calmayan bir org gibi, plastik bir cicek, unutulmus bir oyuncak, esik bir cerceve gibi, hani, unutsam esyanin gürültüsünü, nesnelerin dunyasinda kendime bir yer bulsam, dedigimiz zamanlar gibi kendimizin icinden yeni bir kendimiz cikarmaya zorlandigimiz anlar gibi yeni bir iklime, yeni bir kente, bir tutkunluk haline, bir trafik kazasina, basimiza gelmis bir felakete, iskenceye cekilmeye, ameliyata alinmaya kendimizi hazirlar gibi yani dayanmak ve katlanmak icin silkelerken butun benligimizi ama oyle sessiz baktigimiz duvarlar gibi olmaya calisirken, ve kazanmis gorunurken derinligimizi Ne zaman ki, yeniden canlanir bagislamasiz bellegimizde bir anin, yalnizca bir anin bütün bir hayati kapladigi anlar o tiktaklar kadar onemsiz kalir simdi hayatimiza verdigimiz bütün anlamlar denemeseniz de, bilirsiniz hic yakin olmamisinizdir intihara bu kadar Bana Zamandan soz ediyorlar Gelip size Zamandan soz ederler Yaralari nasil sardigindan, ya da her seye nasil iyi geldiginden. Zamanla ilgili butun atasozleri gundeme gelir yeniden. Hepsini bilirsiniz zaten, bir ise yaramadigini bildiginiz gibi. Dahasi onalar da bilirler. Ama yine de guc verir bazi sozler, sozcukler, oyle dusunurler. Bittigine kendini inandirmak, ayriligin gercegine katlanmak, sirtinizdaki hanceri cikartmak, yureginizin unuttugunuz yerleriyle yeniden karsilasmak kolay degildir elbet. Kolay degildir bunlarla bas etmek, ugruna icinizi oldurmek. Zaman alir. Zaman Alir sizden bunlarin yukunu O bosluk dolar elbet, yaralar kabuk baglar, sizilar diner, acilar dibe coker. Hayatta sevinilecek seyler yeniden fark edilir. Bir yerlerden bulunup yeni mutluluklar edinilir. O bosluk doldu sanirsiniz Oysa o boslugu dolduran eksilmenizdir gun gelir bir gun baska bir mevsim, baska bir takvim, baska bir iliskide o eski agri ansizin geri teper. Dilerim geri teper. Yoksa gercekten Bitmissinizdir. Zamanla yerlesir yasadiklarin, yeniden konumlanir, cogalir anlamlari, onemi kavranir. Bir zamanlar anlamadan yasadigin sey, cok sonra degerini kazanir. Yoklugu derin ve surekli bir sizi halini alir. Oysa yapacak hicbir sey kalmamistir artik Mutluluk gecip gitmistir yaninizdan Her seye iyi gelen zaman sizi kanatir olmus saadeti karsilastir yasayan mutsuzlukla gunlerin dokumunu yap benim senden, senin benden habersiz alip verdiklerini kim bilebilir ikimizden baska? sozcuklerin ve sessizliklerin yeri iyi ayarlanmis bir iliskiyi, duygularin birligini, bir aski beraberlik haline getiren kendiligindenligi yani gunlerimiz aydinlikken kacirdigimiz her seyi bir dusun emek ve askla guzellestirilmis bir dunya simdi agir agir batiyor ve yokluga karisiyor orada olmus saadeti karsilastir yasayan mutsuzlukla Bunlar da bir ise yaramadiysa Demek yangindan kurtarilacak hicbir sey kalmamis aramizda Bu siire basladigimda nerde, simdi nerdeyim? solgun yollardan gectim. Bakisimli mevsimlerden ikindi yagmurlarini bekleyen yaz sonu huzunlerinden gun gunden puslu pencerelere benzeyen gozlerim gecti her cagin bitki ortusunden oysa simdi icimin yikanmis tasligindan bakarken dunyaya yanginlarla bayindir kentler gibiyim: cicek adlarini ezberlemekten geldim eski sarkilari, sarhoslarin ve suclularin unuttuklarini hatirlamaktan uzun uzak yollari tarif etmekten haydutluktan ve melankoliden giderken ya da donerken atlanan esiklerden Duyarligin gece mekteplerinden geldim Butunlemeli cocuklyarla gecti gencligimin ruzgara verdigim yillari dokummalarin ve icdokmelerin vaktinden geldim. Bu siire basladigimda nerde, simdi nerdeyim? yaram vardi. bir de sozcukler sonra vaat edilmis topraklar gibi sayfalar ve gunler isik istiyordu yalnizligim Kotulukler imparatorlugunda bir tek siir yazmayi biliyordum ilerledikce...Kaybolup gittin bu siirin derinliklerinde Ask ve Aci usul usul eriyen bir kandil gibi sondu daha siir bitmeden. Karardi dizeler. Ask...Bitti. Soldu siir. Buyuk bir saskinlik kaldi o firtinali gunlerden Daha once de baska siirlerde konaklamistim Agir sinavlar vermistim degisen ruh iklimlerinde Ask yalniz bir operadir, biliyordum: Operada bir gece uyudum, hic uyanmadim. barbarlarin seyrettigi tarapezlerden gectim her adimda boynumdan bir fular dusuyordu el kadar gokyuzu mendil kadar ufuk birlikte cikalan yollarin yazgisidir: eksiliyorduk mataramda tuzlu suyla, oteller kentinden geldim her otelde biraz eksilip, biraz artarak yani cogalarak tahvil ve senetlerini intiharlarla degistirenlerin birahaneler ve bankalar uzerine kurulu hayatlarinda agir ve aci tanikliklardan gecerek geldim. Terli ve kirliydim. Sonra timarhanelerde timar edilen ruhum maskeler ve cicekler biriktiriyordu linc edilerek oldurulenlerin hayat hikayelerini de... korsan yazilari, kara siirleri, gizli kitaplari ve acik hayatlari seviyordu. Buraya gelirken uzun uzak yollar icin her menzilde at degistirdim atlarla birlikte terledim yollari ve geceleri odunc almadim hic kimseden hicbir seyi ciplak ve sahici yasayip ciplak ve sahici olmek icin panayir yerleri...panayir yerleri... olu kelebekler...olu kelebekler... sonra dunyanin butun sinemalarinda butun filmleri seyrettim. adim onlarin adinin yanina yazilmasin diye aci cekecek yerlerimi yok etmeden aciyla bas etmeyi ogrendim. Yoksa bu kadar konusabilir miydim? ipek yollarinda kuzey yildizi askin kuzey yildizi sanirsin durdugun yerde ya da yol ustundedir oysa cocukluktan kalma gokyuzunde hileli zar olu yanardaglar, olu yildizlar ve toy yasin bilmedigi hesap: isik hizi askin bir yolu vardir her yasta baska türlü gecilen askin bir yolu vardir her yasta biraz gecikilen gokyuzunde yalniz bir yildiz arar gözler gözlerim askin kuzey yildizidir bu yazlari daha iyi gorulen Ben, oteki, bir digeri ona dogru ilerler ilerlerim zamanla anlarsin bu bir yanilsama olu sairlerin imgelerinden kalma Sen de degilsin. O da degil Kuzey yildizi daha uzakta yeniden yollara duserler duserim bir siir yasatir her seyi yasamin anlami soldugunda ben yoluma devam ederim. Bitmemis bir siirin ortasinda Darmadaginik imgeler, sozcukler ve kafiyeler yasamsa yerli yerinde yerli yerinde her sey simdi her sey doludizgin ve cogul simdi her sey kesintisiz ve surekli bir devrim gibi simdi her sey yeniden yuregim, o eski ask kalesi yepyeni bir mazi yaratti sozcuklerin gucunden Donup ardima bakiyorum Yoksun sen Ey Sanat! Her seyi Hayata donusturen Murathan MUNGAN |
Arkadaş Dökümü Evvela dişlerimiz döküldü Sonra saçlarımız Arkasından birer birer arkadaşlarımız Şu canım dünyanın orta yerinde Yalnız başına yapayalnız Kırılmış kolumuz, kanadımız Tatlı canımızdan usanmışız Bir şüphedir sarmış yüreğimizi Ya kendini aldatıyor demişiz ya bizi Bir şüphedir demir atmış ciğerimize Pamuk ipliği ile bağlamışlar bizi Düğüm üstüne düğüm şöyle dursun Bir çalım bir kurum hepimizde Nereden inceyse oradan kopsun Bu canım dünyanın orta yerinde Hayvanlar kadar bağlanamamışız birbirimize Yalan mı? Gözünü sevdiğim karıncalar İşte: Hamsiler sürü sürü Arılar bölük bölük geçer Leylekler tabur tabur Ya bizler? Eşref-i mahlukat! .. Boğazımıza kadar kendi murdar karanlığımıza gömülmüşüz Bizler bölük bölük, bizler tabur tabur Bizler sürü sepet Yalnız birbirimizi öldürmüşüz Bedri Rahmi EYÜBOGLU |
AŞKIMA Seviyorum seni, kabul edemesen de Evet diyeceksin birgün, şimdi naz etsende Mahkum olmuşum aşkına, karşılık vermesende Razıyım beni kırsanda, yinede seni sevmeye Aşığınım, dönüşüm yok, sonu ölümüm olsa bile Özlüyorum seni, yanında iken bile Zormuş aşk dedikleri, karşılık görmeyince Tek sevdiğim sen oldun, tek sen olacaksın gönlümde Üzme, yeter artık, aç gönlünü, bu büyük sevgime Mutlaka benim olacaksın, yar etmem, yar etmem seni kimseye, |
Özlenen'e Herseyi susturdum bu gece, Actim kalbimin sesini, Seni dinliyorum sessizliginde. Gözlerim boslukta daldi gözlerine, Yorganim bedenin, Yastigim gögsün, Yine sen varsin hayalimin gözlerinde... Derin bir nefes aliyorum; Actim kalbimi sonuna kadar, Gitsin istiyorum hasretin, özlemin Yalniz biraksin beni seninle, sensizliginde. Olmuyor yinede bitanem olmuyor... Hayalin yetmiyor özlemin yitirmeye, Benki hergün biraz daha asik, Hergün biraz daha özlemliyim sana, Hasret bitmek bilmiyor...! Sen özledigim, Bitmeyen hasretim, Bekle... Birgün karsinda bulacaksin beni...! |
Hangi harfi öpsem Hangi harfi çıkarsam, Ellerin.. Hangi harfi öpsem, Dudakların.. Hangi harfte takılsam, Gözlerin.. Geçer su yüzünden sessizce.. Ne kelimeler tutar yerini, Ne cümleler, Gülümseyince.. |
| Saat: 14:09 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık