![]() |
AÇ KAPIYI BEN GELDİM Korka korka değil, usul usul değil Elim yüreğimde çarpa çarpa geldim Aç kapıyı bak ne diyeceğim Bir senin ellerinden, bir senin gözlerinden Dişlerinden dudaklarından Nergisler Ocak ayında açtı Kendimden bahsetmeyeceğim Yediveren güllerden Duvardan sarkan güllerden Çocuklardan, sabah erken okula giderlerken Atlardan bahsedeceğim Kan ter içinde atlardan. Aç kapıyı bak ne diyeceğim Ne kadar küsülü çocuk varsa barıştırdım, oynuyorlar Tam kırk çeşit sarmaşık gül buldum Penceremin dibinde açacak. Ekinleri dolu vurmadı, Çekirge gelmedi, Kurak olmadı. Yorgunum demeyeceğim, Bir evimiz olsa demeyeceğim, Yüreğim daralıyor demeyeceğim. Bir baksan gözlerime Başını çevirmeyeceksin, Yürüyüp gitmeyeceksin, Elini çekmeyeceksin. Bir baksan gözlerime Dağda yakılmış ateşler göreceksin. Aç kapıyı kim geldi bak Bak nasıl havalandı güvercin. Açmam diyemezsin artık, Aç! AY ÇİÇEKLERİ Yatağımı pencereye getirdim Ay çiçekleri güneşe dönecek Bahçelerden geldiğin için Saksıdaki karanfil sallansa da Ben üşümeyeceğim İlkokul çocuklarının söylediği şarkı Kırlara doğru uzaklaşıyor O zaman annem izin vermezdi Şimdi doktor kızıyor. Delik delik ciğerim Bu sabah ilk defadır Kayısı ağaçlarına minnettar Kayısı kokusunu bilecek Ben sevineceğim Ay çiçekleri sevinecek. SABAHIN SEHER VAKTİNDE Yüzünün öptüğüm yanı artık çekimser kalamaz Binlerce bayrakla açılmış yürüyor En önde gideni tanıyorum Beyazıt'ta görmüştüm Bir daha padişah geçemez bu sokaktan Düzme mahkemeler kurulamaz. Seninle sarılıp sabahlara kadar uyumamışız Bir cumartesi pazar olmuş kolların arasında Kolların arasında bıçağı duymuyorum Yan yana kenarında pencerenin Sen taşını eteğinde taşımışsın her sabah Ben ellerimde taşımışım her akşam. Çocuğumuza bakıyoruz Evimize bakıyoruz Dünyaya bakıyoruz Bütün sarılı kollar arasında Güllerin gelinciğin arasında Yüzünün öptüğüm yarısında Kötüye geçit yok Buğday tarlaları çiğnenemez bir daha Nükleer denemeler yasak. |
TESELLİ Günün ilk ışıklarıyla gelirdin sabahlarıma Günaydınınla aydınlanırdı dünya Zaman gecelere koşardı, Sanki seni elimden çekip almak için. Yine de üzülmezdim, Bilirdim sabah dünyamı aydınlatacağını, Zamana nispet yapar; uykusuz beklerdim geçmesini, Sen doğardın yine günüme... Son aydınlattığın günü beklemiştim sabırsız, Ondan sonraki günleri de .... Ne günüme doğdun, ne günü doğurdun. Yine de üzülmüyorum inan, Ya seninle doğan günleri hiç yaşamasaydım? |
Karanlıq bir odadayım. Yüreqime senin nefesini çekiyorum. AynaLar yüzüme güLüyor aLayLı aLayLı. AynaLarda sensizLiqimi ve bakamadıqım yüzünü görüyorum. Ne kadar uzaksın bana? Başımı çevirdiqimde göremiyorum gözLerini, oysa kaLbimde hissediyorum kaLbinin kıpırtıLarını. Bir yaz yamquruydu seni aLıp götüren. Söz vermiştin oysa bir sonbahar akşamı döneceqim diye... kaLbime sonbahar geLdi... sen yine geLmedin... |
UÇURUMUN SONU Beni kendinden mahrum ederek Zannetme azalıyorsun bende. Zirvelerden yuvarlanırken uçurumlara, Çığ gibi büyüyorsun içimde. Geçmeye kalkma sakın önüne, Beni alabora ettiği gibi, Seni de alıp vurmasın kederlere... |
Hasret şiirleri yazmak yordu. Gülümseyen yüzün hayalimde dans ederken ağlamamak zordu. Yine akşam oldu Yine yine sensiz. Sensizlik tüm şiirlerime kafiye oldu. Geceyi gizlemiyordu Perdeleri kapatmam. Sen uyuyordun, şehir uyuyordu. Ben ağlıyordum gözyaşım yoktu. Seni sevdiğimi masam biliyordu sandalyelerim ve duvarlar... Bir sen bilmiyordun. Öğrenmek için bu mektubu yazmamı bekliyordun. Oysa mektupta adresin yoktu ismin yoktu... |
GECE En sevdiğim zamandır gece... Seni tanıdığım da bir geceydi, Seni anladığım, hissettiğim zaman da... Rüyalarıma girdiğin anlardı; Seni soluduğum, seni özlediğim zamandı... Bir mum ışığında dinlediğim bir müziktin; Yıldızları seyrederken tuttuğum dilek Yakamozdaki içimin kıpırtısıydı; Dolunaydaki coşkumdun sen Dinlediğim hep gecenin sesiydi Kokladığım gecenin kokusu İçtiğim gecenin şarabı, Özlediğim sendin hep GECELERCE........ |
Gizlerin..... O derin gömüt, o mitolojik bilmece İç yollarının kayıp harita parçası Kaybolduğum labirent Derinleştikçe düşmeyi sevdiren uçurumun Gizlerinde Kelimelerin gizlenmesindendir suskunluğun.... Gizlerin... Gözlerindeki hüznü örtmeye çalışan kirpiklerin Duyardın seni çağırırdı hayat Duyardın; Sana seslenirdim, sesim yiterdi Gizlerin hep geceydi Güneş; sadece geceyi örterdi.... Sen; fırtınasını içinde saklayan bir limandın çapasını bulmak için açılan gemi tuzlu suyla vaftiz edilmiş balık ve ağır bir sistin kendinde kaybolacak kadar gizlerinde saklanıyordu öldürmeye korkan bir intihar... Sen; kendi yörüngesinde kaybolan bir yıldız Yaşamın; rüyasını kaybetmiş bir uyku Dişlenen dudakların ufak yarası; göz bebeklerin Sus! Konuştukça derinleşiyor gizlerin Korkma benden. Kendinden korkan hiçbir şeyden korkma. Soyun, bir tek gizlerin kalsın üstünde Parmak uçlarının sıcaklığı bir de Uzan yanıma uyu istersen Yakalarım uykundan firar eden düşlerini Ürkme benden Çünkü ben sana yeni hayaller getirmedim Kaçıyordum Gizlerinde saklanmak isteyen Yaralı aşkların firarisiydim Korkma benden; Ben hep yanlış teşhis edildim İçinin esrarını çözmeye değil Onu ellerinden içmeye geldim |
GELİŞİN Gitmişliğinle gelen yokluğun Geçen zamanla birleşmiş, Karanlıklar yaratmış içimde. Hasretinle kalan yalnızlığım Buz düşürmüş yüreğime, İlk tazeliğinde kalmış sevgin. Hayatın anlamsızlığı dikilmiş karşıma Kabus olmuş yalnızlığım; Dolmuş kapkara gecelerime... Ne zaman ki dönüşünü görmüş bu gözler; Gelmişliğinle hayat bulmuş, can bulmuş Eskisinden daha çok herşey gönlümde... Bir mum yanmış odamda, Dünyama güneşi doğurmuş, Bir papatya açmış bahçemde Her yana baharı getirmiş, Bir can suyu bulmuş ki bu yürek; Ayrılığı,ölümü unutmuş... |
Anlatacak nelerim var bir bilsen Icimde ihtilaller kopmus Kendimi surgune verdim Mutlulugum coktan iflas etmis Itiraza hakkim yok biliyorum Beni savunmak sana dustu SENI ARIYORUM... Yarim kalmis siirlerim gibisin Yasanmamis cocuklugumsun anilarimda Öylesine eksigim sensiz Öylesine sahipsiz Iste butun umutlara Havlu attim,gidiyorum Icimde gec kalmisligin caresizligi Cocuklar gibi agliyorum Ve gel gorki,her damla goz yasimda YINE SENI ARIYORUM... |
DOSTLAR Vurup gitmeli bu yalnızlığı alnının ortasından vurup gitmeli... Karışmalı insanların arasına, her birine onu anlatmalı... Kim anlar ki seni; hayal işte bu da, Seni anlayacak tek yalnızlığın; Seni yaşatacak geçmişin hayalleri... |
| Saat: 10:47 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık