![]() |
16.05.2005 17:27:57 Güllerin de Ağladığı Bir Zaman VardırGüllerin de ağladığı bir zaman vardır. Ama bir gül var ki onun gözlerinde her zaman gözyaşı vardır. Geceler onun gözyaşlarını kendine saklar. Ama gündüzün aydınlığında nemlenen gözleri onun hüzünlerini fısıldar. Denizler onun gözyaşları gibi ıslak; güneşler hüzünleri kadar sıcaktır. Güllerin de kokmadığı bir zaman vardır. Ama bir gül var ki onun sevgi saçan kokusu her zaman vardır. Kokusu sevgiden, rengi hasretten bir güldür. O, kalbi hasretle yanmış ama sönmemiş, Kül olmamiş, kor olmuştur ve Allah adını kırmızı gül koymuştur. Güllerin de seviştiği bir zaman vardır. Ama bir gül var ki sustugu an bile sevgiyi yaşayan bir kalbi vardır. Onun gülerken bile yaprağında gözyaşı vardır. Ama o gözyaşlarında bile sevgiden gelen bir sıcaklık vardır. Onun gözünde vazolara girmenin bir anlamı yoktur. Ama onun hüznünü ve sevincini paylaştığı kır çiçekleriyle arkadaşlığı vardır. Güllerin de uyuduğu bir zaman vardır. Ama bir gül var ki onun geceleri bile kapanmayan gözleri vardır. Sevgisi gece gündüz yoldadır, duası, kokusu an be an sevdiğine varır. Güllerin de solduğu bir zaman vardır. Ama bir gül var ki kokusu sevgilinin yüreğine işlemiştir de, Bu yüzden ölümsüzlük sırrına kadem basmıştır. Ve onun mezar taşına şu yazılmıstır: Sevmeyen İnsanlar Ölür Ama Seven Güller Solmaz Onların Kabri De Olmaz Dr.Apaty |
GÜLLERIN DE AGLADIGI BIR ZAMAN VARDIR 16.05.2005 17:27:57 Güllerin de Ağladığı Bir Zaman VardırGüllerin de ağladığı bir zaman vardır. Ama bir gül var ki onun gözlerinde her zaman gözyaşı vardır. Geceler onun gözyaşlarını kendine saklar. Ama gündüzün aydınlığında nemlenen gözleri onun hüzünlerini fısıldar. Denizler onun gözyaşları gibi ıslak; güneşler hüzünleri kadar sıcaktır. Güllerin de kokmadığı bir zaman vardır. Ama bir gül var ki onun sevgi saçan kokusu her zaman vardır. Kokusu sevgiden, rengi hasretten bir güldür. O, kalbi hasretle yanmış ama sönmemiş, Kül olmamiş, kor olmuştur ve Allah adını kırmızı gül koymuştur. Güllerin de seviştiği bir zaman vardır. Ama bir gül var ki sustugu an bile sevgiyi yaşayan bir kalbi vardır. Onun gülerken bile yaprağında gözyaşı vardır. Ama o gözyaşlarında bile sevgiden gelen bir sıcaklık vardır. Onun gözünde vazolara girmenin bir anlamı yoktur. Ama onun hüznünü ve sevincini paylaştığı kır çiçekleriyle arkadaşlığı vardır. Güllerin de uyuduğu bir zaman vardır. Ama bir gül var ki onun geceleri bile kapanmayan gözleri vardır. Sevgisi gece gündüz yoldadır, duası, kokusu an be an sevdiğine varır. Güllerin de solduğu bir zaman vardır. Ama bir gül var ki kokusu sevgilinin yüreğine işlemiştir de, Bu yüzden ölümsüzlük sırrına kadem basmıştır. Ve onun mezar taşına şu yazılmıstır: Sevmeyen İnsanlar Ölür Ama Seven Güller Solmaz Onların Kabri De Olmaz Dr.Apaty |
Unutmadık Yaralı bayramlar geçti Mevsimler, bütün anlamlarıyla Yüreğin koyu yerinde birikenler Kendi takvimleriyle gelip geçtiler Gelip geçti şehirler ve ölüler Unutmadık Topraktan çobanyıldızına değin Hey yer Her şey Mümkündü Nazım kadar coşkulu Aragon kadar aşık Lorca kadar yaralıydık Unutmadık Orada bir coğrafya yağmalanıyor Orada gazetelerin ofset baskısı Orada yeniden yazıyorlar 835 satır Ve umudunu kaybetmeyen şehirler Gökyüzünün karanlık kefeniyle örtük Yıldızların delik deşik ettiği ölüleriz Adsız ölüleriz Adları bir coğrafya ile yan yana yazılan Gövdelerinizi unutmadık, unutmadık hiçbirinizi Savaşlar ve pazarlar çağıydı Aynı silahlardı kullandığımız Aynı çarşılar aynı kandı Sevgiye ve kurşuna açılmayan yüreklerden geçtik Pusu yataklarından, dağılmış bahçelerden Viran tarihten Uykuları çevik, namlularını oğulları gibi seven Çocuklar gibi kusup Kırda gelincikler gibi gülümseyen Müsademe çocuklarını gördük Geçip gidiyorlardı Tarihin en uzun gecesinden Pazarlarda aynı kan Aynı paranın değiş tokuşunda Karanlık çarşılar Aynı kanlı tarih her defasında Bir biz kaldık bu kadar içindeyken hayatın Ölüme yakın duran Bir de on binlerin korosunda haykıran İntifada intifada intifada İki güzelliğimiz vardı bizim Ufkumuzdan inen Ve bir daha geri dönmeyen iki güzelliğimiz Birini kurşunlar, ötekini ofset baskılı resimler aldı Otuz üç kurşun sıkıldı her birimize Kutuplar kadar uzak, baba ocağı kadar yakın Doğunun gündüz ve gecelerinde Otuz üç yıldız Hala ışığını gönderiyor bize Birkaç çakmaktaşı cebimde gezdirdiğim Birkaç karanfil Yol için ipek, uyku için maya Kalbiniz için Kara bir yemin gibi çırılçıplak Kelimeler getirdim Kaybolmuş yüzyılların vatanında Ölümün erken takibe aldığı çocuklar Dağlarda değilim sizinle birlik Yalnızca mataranıza su vermeye geldim Nazım kadar coşkulu Aragon kadar aşık Lorca kadar yaralı Serap ile hakikat arası Çağın aşamadığı uçurumlarda Gider gelirim gider gelirim Efsanelerin çeşitlendigi yol ağızlarindaki büyük kamaşma Anda gizlenen zaman Ateşin avesta dili Bitkiler, otlar, kökler Dağlanmış dil, narın rengi On binlerin dönüştüğü uğuldarken Doğunun yeni defteri Topraktan çobanyıldızına değin Her yer her şey karanlık bir pusuda Yazının, tekerleğin, tarihin İlk çocuklarından Ey büyük mezopotamya İki bin yıllık gece Dön geri bak Kardeşlerim ölüyor kalbimin doğuşunda Ne Oldu Sana Mavi Göl Ne oldu sana mavi göl Nedir bu garip halin Masmavi gözlerin parlamıyor eskisi gibi İçinde bir ateş var bu her halinden besbelli Gözlerimi kamaştırırdın bakamazdım sana Şimdi neden öyle değilsin derdini anlat bana Dalgaların vururdu kıyıya duyardık sesini Çoğu kez uykularımızı bölerdin sabah ezanları gibi Bir durgunluk var sende çıkmıyor şimdi sesin Anlat derdini de bu garip seni dinlesin Soğuk rüzgarlar vurmuş sanki yüreğine Bu halde olmana sebep bu mu söyle Takatin kalmamış konuşamıyorsun bile benimle Yoksa konuşmak mı istemiyor canın hiç kimseyle Gözlerini kaçırma benden ne olur dinle beni Sorduğum sorularıma cevap ver anlat halini Aslında susmak da bir cevaptır değil mi Seni çok iyi anlıyor bu garip aslında şimdi |
Gülümserken bile zorlandığımız anlar vardır. Her zaman ve hep ! İnsanlar birbirlerini severken kötü günüde düşünürler... Karasına gelemiyorlarsa sevdiklerinin, o bence sevgi değildir. Gül güzel bir bitki. Peygamber efendimizin en çok sevdiği çiçek. Yazanada yazdıranada... güzel çalışma(W) |
Farzet Hiç Ayrılmadık Farzet hiç ayrılmadık Gözümde tütüyor Gözümü tütsülüyorsun hala Hep birlikteyiz sanki Seninle ben ve DÜNYA Can Yücel |
Kendimden yoruldum.. Sürekli maske takmaktan, İçim kan ağlarken, İnsanlara gülmekten yoruldum... Çok sinirliyken bile, Sakin olma zorunluluğundan yoruldum. Hüzün çizgileri sarmışken yüzümü, Gamzelerimi göstermekten yoruldum.. Bağıra bağıra ağlamak isterken, Gözyaşımı içime akıtmaktan yoruldum. İçimde deli gibi çağlayan aşk varken.. Dağlara taşlara haykırmak varken Sesimi içime çekip, Susmaktan yoruldum.. Gözlerinin mavisinde sana bulanmak isterken Siyahın esiri olmaktan yoruldum.. Kendimden yoruldum Hep güçlü olmak ne kadar zordur; Hep sorumluluk sahibi olmak, Çocukken genç olmak , Gençken olgun olmak Kimlik değiştmekten yoruldum.. Çabuk tükettim Umutlarımı Yarınlarımı Duygularımı.. Geri dönüşü olmayan bir tüneldeyim Yine kurulmuş sahne Başrolde ben Yardımcı oyuncular ;hüzün, acı maske Konu;herşeye rağmen mutlu olma sanatı Ha bide Oyunun adı var ;Hayat Gülüyorum yine zorunluluktan.. Bu kaçıncı rol alışım bu filmde Alışılmış senaryolar bunlar.. Acemi mi sandın beni hayat!! Ben her gece bu sahnenin müdaviniyim Hadi bırak mutlu olma tasasını Yapışmış alnımıza Hayatın kavgası Düş yakamdan hayat!!!.. Oyunumu oynarım Sahnemi kapatırım Ölümdür sonuma yakışan Bilmezmisin!... En çok ölülerdir alkışlanan.. ALINTI |
Vurda Öyle Git İdam mahkumunun söz hakkı vardır Bari son arzumu sorda öyle git Arının çiçekte göz hakkı vardır Bir buse için durda öyle git Madem gidiyorsun bura son durak Ne adres, ne mektup, ne resim bırak Kendinden bir parça bir cisim bırak Saçından birkaç tel verde öyle git Ardımdan bir damla yaş dökeceksen Adımı andıkça ah ah çekeceksen Kabrime bir gonca gül dikeceksen Ne olur yaşatma vurda öyle git Hem yıllarca oyna gönül sahnemde Hem perdeyi kapat en mutlu demde Sitem oklarına hedef sinemde Açtığın yarayı sarda öyle git Pişmanlık duyarda dönersen geri Gelde gör aşkından kalan eseri Seyret ateşinin düştüğü yeri Hasretin zulmünü görde öyle git Cemal Safi |
Ağacım Mahallemizde Senden başka ağaç olsaydı Seni bu kadar sevmezdim. Fakat eğer sen Bizimle beraber Kaydırak oynamasını bilseydin Seni daha çok severdim. Güzel ağacım! Sen kuruduğun zaman Biz de inşallah Başka mahalleye taşınmış oluruz. Orhan Veli Kanık |
Akıl Akıl akıl olsaydı adı gönül olurdu Gönül gönlü bulsaydı bozkırlar gül olurdu.. Necip Fazıl Kısakürek |
VAR MISIN ? Zor değil kavuşmak sen de istersen, Kaptan da ben olurum, tayfa da ben, Mutluluk yaşanan sâhile yelken, Açalım seninle desem, var mısın ? Doğmak-ölmek kader, yaşamak sanat, Söylesene kime yaramış inat, Takıp kollarımıza iki kanat, Uçalım seninle desem, var mısın ? Kargadan başka kuş konmazmış leşe, Palamuttan başka ne verir meşe, Birlikte her yere mutluluk, neş’e, Saçalım seninle desem, var mısın ? Varsın deli dîvâne desin çoğu, Dilersen batıya, istersen doğu, Bırakıp bir kenara varı yoğu, Kaçalım seninle desem, var mısın ? Otursak bir yerde şöyle yan yana, Koyu bir sohbete dalsak can cana, Doldursa sâkîler biz kana kana, İçelim seninle desem, var mısın? Farkına vardın mı? Bu iş uzadı, Düşünmeden vur bıçağa masadı, Bizdik sevgi eken, şimdi hasadı, Biçelim seninle desem, var mısın ? Mümtaz BEĞEN |
| Saat: 05:07 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık