![]() |
SEVDİK-SEVMEDİK Sen sevmedin beni Ben seni sevmedim Kırmadık birbirimizi İncitmekten korktuk Dokunduk titredik, Dokunamdağımızda özledik Özlediğimizi söyleyemedik. .. Sen sevmedin beni Ben seni sevmedim Kaybetmekten korktuk birbirimizi Koruduk kanatlarımızın gücünde Kanatlarımzı gösteremedik Ne sen bana, ne ben sana. .. Sen sevmedin beni Ben sevmedim seni Beraber çağladık geçmişte Geçmişi serdik önümüze Özlemlerimizi kucakladık özlemlerimizle Sen sevmedin beni Ben seni sevmedim Belki sevmeliydik Sen beni Ben seni Belki çok sevdik Sen beni Ben seni Sevdiğimizden, birbirimizden, kendimizden korktuk. .. |
BAĞLANMAYACAKSIN Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. "o olmazsa yaşayamam.." demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü. Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki. Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin o'nu sevdiğinden. Çok sevmezsen, çok acımaz canın. Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem. Çalıştığın binayı,masanı, telefonunu, kartvizitini... hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin. Sahiplenmeyeceksin o kadar. Senin değillermiş gibi davranacaksın. Hem hiçbir şeyin olmazsa,kaybetmekten de korkmazsın. Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın. Çok eşyan olmayacak mesela evinde. Paldır küldür yürüyebileceksin.. İlle de bir şeyleri sahipleneceksen, çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin. Gökyüzünü sahipleneceksin, güneşi,ayı, yıldızları... mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak. "o benim." diyeceksin. Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan birşeylerin... mesela gökkuşağı senin olacak. ille de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın. Mesela turuncuya, ya da pembeye. Ya da cennete ait olacaksın. Çok sahiplenmeden, çok ait olmadanyaşayacaksın. Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, hem de hep senin kalacakmış gibi hayat. İlişik yaşayacaksın ama ucundan tutarak..... CAN DÜNDAR |
Cefalı Özlemim… İstanbul bu gamsız hasreti hangi sürgün boğar ey şehir! hangi şehir ağartır yüzünü senin kadar gözyaşımın dilsiz kâhini İstanbul ateşler içine bir başka siniyor gül kokusu ateşlerin içinde ellerim ve güllerinin kokusu mavi gözlerini seyretmeli bu bahar bu bahar kanına girmeliyim hasretin bir hüznün şarkısını anmasın dilleri gün hangi gün, güneş geceyi nasıl soyar anne şefkatiyle anlatsın göçmen kuşlar kapılar kapanıyor apansız yüzüme çehresi yüceliyor cüzzamlı gölgelerin yollarında başsız canavarlar devriyesi uludukça tellerden kaçıyor kumrular gelemiyorum… kör kılavuz, mayınlı yol, zaman taciri kuş tüyü, mavi mürekkep, lügat bakiri. ışıkların göz kırpıyor ıssız halime aydınlıktan öteye kurulur devran seninle dertleşmeli neler nelerden söz bitmeli, seni söylemeli ey şehir uzatsam bulutlarına değer mi elim dokunsam biter mi hırçın uğultu rüzgara salıver dalgaların sesini bir nefesini havanı soluyan martıların güneş kızıla boyarken ufkunu tenhalaşan ezan sesini kahrımı çekmeli karlı dağların cüssesi öfkesi soğutmalı bu kızaran çeliği fallardan çıksın yolların kısır döngüsü hatırın bileğini öpsün talihin dudakları halim kırk yerden yamalı ey şehir! düşlerim ilk gün gibi yeni İstanbul delemiyorum… bir doğum, bir sehpa bir cellat maskesi taze çocuk, mezar taşı, hayat eskisi. kandilim islendi, heceler hasat mevsimi kavrulmuş toprağıma bir damla su ver göster yüzünü aklımın cinnet gecesi tarihine yansın bana deli diyen diller hayat uzun deme bana İstanbul en uzun yolları adımlar dilimler boğazımda zamanın kanlı bıçağı içimde takvimlerin kabir sancısı titrek elde namlular şeytan çırağı hayat uzun deme peygamber müjdesi koynumda çaresizlik dem vuruyor tütün kurusu dudağımda isyan narası sefanı kimler sürüyor aziz şehir? cefanı kim atıyor yabana ey İstanbul! bilemiyorum… iğde çalısı, mavi boncuk, kan büyüsü yaralı kanat, turna gözü, kırık ok ve yay türküsü. |
Sadece Gözlerde Yaşamak Gözlerde yaşamak nedir bilir misin sen arkadaş? Umut dolu gözlerde umutsuzluğu arayıp, Aşk dolu gözlerde yalnızlığı tadabilir misin sen? İki zümrüt, bazen dağlamaz mı yüreğini? Nasılda yakar kalbini, sarar benliğini... İşte o iki zümrüt bütün duyguların Bütün hayatın özü değil midir aslında? Zamanın ve mekanın anlamını yitirdiği anda Ağız susar da gözler konuşmaz mı? Öyle bir bağlanırsın ki; Hayatını onlara bakarak geçirmek istersin Nefesi onunla alır, doğayı onunla tadarsın... Bilinçsizce bakarsın, kendinde kaybolursun adeta... Bazen tutup elinden kuytu ormanlarda gezdirir seni.. Onun bulutundan yağan yağmurla ıslanırsın.. Onun güneşini alnında hissettiğin olur... Onunla everestin doruklarında solursun havayı.. İstersen dünyanın merkezine yolculuğa çıkarsın... Bilirsin, ne sınır ne de bir ölçü vardır bu diyarda. Beklersin, uslu bir çocuk gibi bağlarsın kollarını. Hoş bir tebessümle kalbinin anahtarını emanet edersin.. Budur işte gözlerde yaşamak O iki zümrütün büyüsüne kapılmak... Gözlerde yaşamak Belki de Gözde'mde yaşamak... |
BiR Gündü Yasanan Bakislarinla dolu gözlerim Unuttum sanirdim oysa Bir varsin bir yoksun, farkindayim Tanrim, unutmam mümkün olsa.. EyvAllah etmeden akiyor zaman Bak yine mevsim hazan Solgun, etrafimda ne varsa. Kürek dolusu cekiyorum hasretini Bir yagmur damlasinda ariyorum Bir kar tanesi ellerimde Sanki sensin dokunan, ürperiyorum.. Gökyüzü maviye küsmüs Öpücük dagitmiyor artik yildizlar.. Bir suskunluk bu sehirde Yokluguna kahredis bu yasanan Kim bilir takvimler hangi tarih Günlerden hangi gün Hani bakislarini calmistin ya benden Ben hala o gündeyim Geceyle gündüzün bakistigi yerde bekle.. Gelecegim... |
Bu son gecem, Bu son veda, Şafağı bekliyorum, Seni bekler gibi, Şafakla birlikte doğacak umutları, Doğacak güneşi bekliyorum, Kollarımla sarmak istercesine güneşi, Sıcaklığını iliklerimde hissetmek için, Seni bekliyorum, Şafakta haykırmak için dağlarda, Güneşle sevişmeyi şafakta, Ölümü bekliyorum doğacak güneşi beklerken, İnsanları düşünüyorum, İnsanları düşündükçe leş kargaları geliyor aklıma, Fırsatçı ve çıkarcı leş kargaları, Kan emici yarasalar geliyor aklıma, Sonra seni düşünüyorum, Ümitsizce beklediğim seni, Ölümü bekliyorum, ölümü ve seni Doğacak güneşi beklerken, Bu son gecem, Bu son veda. |
Bir gün utanacaksin, belkide ilk olarak... Gece karanliga mahkum, sen yanlizliga Duvarlar gelecek üstüne üstüne Mum isiginda aynaya, Gökyüzünde yildizlara bakmaya utanacaksin Perdeni kapayacaksin sessizce, basini egip Biryerlerde bir dost eli arayacaksin Küskündür yildizlar sana, küskündür gece... Bir gün utanacaksin... Özleyeceksin o üc köseli parkimizi Gitmek isteyeceksin, gidemeyeceksin Utanip vazgececeksin. Bir gün utanacaksin, belki de ilk olarak Seni sevmisligimi Senin icin ölmüslügümü hatirlayacaksin Gözyasi dökmekten utanip Öylece kalacaksin. Bir gün utanacaksin.. Yüregin elinden tutup, bana getirecek seni Kurumus topraklara bakacaksin uzun uzun Mezarimin üstündeki otlardan utanacaksin Yanibasima oturup, gecmise döneceksin Ve elin soguk gözyaslarina uzanacak... Kendinden utanacaksin.. |
SANA BENDEN GELDİM SENDE BEN KALACAĞIM EĞER BİR GÜN ÖL DERSEN UĞRUNDA TOPRAK OLACAĞIM TOPRAĞA SENDEN GİRDİM TOPRAKTA SENDEN KALACAĞIM CEHENNEMDE YAN DERSEN UĞRUNDA KÜL OLACAĞIM BUNLARA İNAN BEN BÖYLE SEVERİM EĞER SEVGİMDEN KORKARSAN ARDIMA BAKMADAN ÇEKER GİDERİM |
Kızmayacağım uzaklara kızıyorum zamanla geçer kanamaz yaran diyenlere de.. kendime de kızıyorum bu taş kaldırımlarda boşa sabahlıyorum gelen geçen herkes bana bakarken acıyarak iyice büzüşüp kalıyorum. anlatamıyorum derdimi ben dilenci değilim ben dilenci değilim paranızı değil sizi değil sevdiğimi geri istiyorum diyemiyorum... günler değil haftalar değil aylar değil yıllar geçti... zaman dediğin nedir ki alası bitti her şey bitti ama sen bitmedin içimde. ve bitmeyeceksin bu gidişle.. ben yine kızacağım uzayıp giden yollara zamanla geçer diyenlere de... ama sana kızmaycağım. sana kızmayacağım... |
Beni Hatırla yılların sonsuz bosluğunda elleri cebinde hali perisan gece sabaha kadar meyhanede içen bir sarhoş görürsen benı hatırla askının umıdı solmus gıden nesesız moralsız sıgara ıcen aglayan ınleyen olumden donen bır garıp görürsen benı hatırla hayatta gülmeyip her gün ağlayaner ceresiz derd**** derman arayan üzeri dikenli ıotlar baglayan bir mezar görürsen benı hatırla |
| Saat: 10:47 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık