MsXLabs

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

arwen 17 Ocak 2009 22:35

Hatıralar yok olmuş
Seven yürek boş olmuş
Yari toprak olanlar
Sessizce ağlıyormuş

İçeride duman var
Yürekleri karalar
Ben yarimi severim
Onda büyük nazar var

Bak elleri titriyor
Yürekler eritiyor
Aşkını boşa atmış
Sevdiğini bekliyor


Bahattin Tonbul


ÖmÜrCeK 17 Ocak 2009 23:39

Sevmek...
"Sevmek" dedim.
"Yoluna ölmek" dedi.
"Yol" dedim."Alıp başını gitmek" dedi.
"Gitmek" dedim.
Bir "Ahh" çekip, "Dostlardan ayrılmak" dedi.
"Dost" dedim.
Durdu. Bana baktı. "Dost" diye mırıldandı.
"Yüreğime nasıl koysam bilemediğim" dedi.
"Yürek" dedim.
"Dünyaları içine sığdıramadığım" dedi.
"Dünya" dedim.
"Hayatın bir yüzü" dedi.
"Yüz" dedim.
"Ardında ne gizli bilemediğim" dedi.
"Giz" dedim.
"Hep çözmeye çalıştığım" dedi."Çalışmak" dedim.
"Bitmeyecek öykü" dedi.
"Öykü" dedim.
"Binlercesini içimde gizliyorum" dedi.
"Gizlemek" dedim.
"İşte, her şeyin bitimi" dedi.
"Şey" dedim."Sevda" dedi.
"Sevda" dedim.
"Peşinden koştuğum" dedi.
"Koşmak" dedim.
"Hayat, bir maraton" dedi.
"Hayat" dedim.
"Öyle kısa ki!" dedi.
"Niçin kısa?" diye sordum.
"Yaşanacak çok şey var, zaman yok" dedi.
"Yaşanması gereken ne var? " diye sordum."Aşk" dedi.
"Kaç kere?" diye sordum.
"Bin kere" dedi, "Milyon kere""Neden bir kere değil?" diye sordum.
"Bütün aşkların toplamı, en yüce ve tek aşk" dedi.
"Önce ona varsan olmaz mı?" diye sordum."Keşke olsa" dedi, "Ama önce yoğrulmak gerek"
"Acı çekmek mi?" diye sordum.
"Evet, aşk acısında yok olmak" dedi.
"Yok olunca!" dedim."İşte gerçek aşkta o zaman yaşamaya başlarsın" dedi.
"Gerçek aşk!" dedim.
"Büyük o!" dedi.
Durdum. Durdum. Ve sustum!
"Neden sustun?" diye sordu.
"Yüreğim titredi sanki" dedim.
"Neden?" diye sordu.
"Bilmiyorum" dedim. "Büyük O!""Evet" dedi, "Büyük O!"
"Nerede?" diye sordum.
"Her yerde" dedi.
"Nasıl?" diye sordum.
"Yüreğini aç" dedi.
"Yüreğimi açmak!" dedim.
"Bir tebessümle bak her şeye" dedi.
"Tebessüm" dedim.
"Her kapının anahtarı" dedi."Kapı" dedim.
"Girmeden bilemezsin" dedi."Ya korku!
dedim.""Bilinmeyenden korkar insan" dedi.
"Ben bilmiyorum" dedim.
"Neyi?" diye sordu.
"Ben'i" dedim.
"Sen kimsin?" diye sordu.
"Ben kimim?" diye sordum.
"Sevgiyle beslenensin" dedi.
"Kimin sevgisiyle?" diye sordum.
"Büyük O'nun" dedi.
Durdum. Durdum. Yine sustum.
"Kimsin?" diye sordum.
"SEN'im" dedi.

Alintı...


Nephthys 18 Ocak 2009 02:11

Sesini Kaybeden Şehir

Adedi devir
sıfır.
Şehir
sustu
Kenetlendi nokta nokta şehrinin
asfalt-beton çenesi:
bin dokuz yüz nokta nokta senesi
nokta nokta
ayında...
Cadde boş.
bir uçtan bir uca koş.
Cadde boş
bomboş
cebim gibi...
Kesildi akmıyor su...
Ne bir motor uğultusu
ne dönen bir tekerlek var.
Rüzgar:
sürüklüyor asfaltta Mister Ford'un adını:
duvardan kopan renkli bir ilan kaadını
kaldırımda savuruyor..
Üç adam
Üç adam duruyor:
Birincinin kolunda kırık bir
keman var,
ikincinin başında silindir
sırtında frak,
üçüncü kıllı bir maymun gibi çıplak..
Sokak.
Sokakta ıslık çalarak
enseni kaşıya kaşıya
geç karşıdan karşıya.
Yok ezilmek korkusu..
Ne bir motor uğultusu
ne dönen bir tekerlek var..
Rüzgar:
çatıyor gitgide kara kaşlarını.
Kesmiş düdük sesleri köşe başlarını.
Üç adam...
Üç adam duruyor
ve bir sarhoş türküsünü söyliyerek
topuklarını yere vuruyor..
Caddenin ortasında bağırıp durmayın,
topuklarınızı yere vurmayın,
NAFİLE
asfaltı getiremezsiniz dile! !
NAFİLE
konuşmaz sesini kaybeden şehir:
okşamazsa eğer
ONLARIN
ceplerinde kilitlenen elleri
bakır telleri..
Üç adam:
Üç adam duruyor:
Birincinin kolunda kırık bir
keman var,
ikincinin başında silindir
sırtında frak,
üçüncü kıllı bir maymun gibi çıplak..
Üç adam
kayboluyor karanlıkta sallanarak....


Nazım Hikmet Ran


ÖmÜrCeK 18 Ocak 2009 15:59

İşte sensizliğin ilk dakikası
Bomboşum
Meğer senmişsin beni yaşatan
Nefessiz kaldım
Bedenim bende ama
Ruhsuz kaldım
Sen ruhumu aldın
Ben sende kaldım....



Her şey düzleşti birden
Hayat yok sanki
Senmişsin hayatım
Sen gittin
Ben ölüme açıldım...



Gülmek yok, düş yok
Hayal yok, gerçek yok
Hayat yok, nefes yok
Senmişsin herşey
Şimdi hiç birşey yok




Mikropçuk_11 18 Ocak 2009 16:08

O gül kokunu,işle tüm tenime,
Aydınlat,ay gibi doğ geceme,
Soğuk kalmasın,gel hücreme,
Sen düşümde ki sevdiğim.

Ne yaralar aldı sevda yolun da,
Düşe kalka hep gönul okulun da,
İyi ki varsın gecemin tek sahibi,
Sen düşümde ki sevgilim...


Gökhan Karakaya


Nisyan-ı Bâtın 18 Ocak 2009 16:13

Dağlarda Ateşler Yandıkça

Oda karanlık
Odadan dışarı çık
Şehir karanlık
Şehirden dışarı çık
Korkma
Yürü bir hayli yürü
Gördün mü
Dağlar başladı artık.

Korkun dağılır rüzgarda
Bekle biraz
Dağlarda ateşler yandıkça
Karanlıktan korkulmaz.

Dağlar karanlık
Dağlara yukarı çık
Korkma
Yürü bir hayli yürü
Az daha yukarı çık
Birbirinden uzakta
Gördün mü
Ateşler parladı artık.

Şimdi dağlar kaldı yine ardında
Odan yendi karanlığı, ölümü
Dağlarda ateşler yandıkça
Karanlıktan korkulmazmış, gördün mü?

Behçet Necatigil


Mikropçuk_11 18 Ocak 2009 16:14

Üstüne bastılar

Kabuk

Kırıldı, çatladı...

Sesini duyuyordum...

Çıt, çıt, çıt

Yapma dedim, kırma, açma, görme, çıkarma, elleme

Tohum yuvasında mutlu, görme, koklama, dokunma

Kabuk, kırıldı

Tohum güne çıktı

Bu ilkbaharda yağmurlar yok

Filiz toprağın içinde kuruyacak

Mutluydu tohum kabuğunda

Elleme...

Ekme...

Ekleme...


Taylan Bildirici


ÖmÜrCeK 18 Ocak 2009 16:18

Sensizliğin müebbetindeyim Sevdam...
Gidişinden arta koskoca ßir sensizlik doğuyor geceme,
Şafağının gölgesinde hasretin yeşeren…
Zamanın maharetli elleri,yokluğunu yüreğime nakış nakış işlerken;
Gözyaşımın acı seremonisi eşliğinde Uğurluyorum seni, Yüreğimden Hasret Şehrine..



İnan üzülmüyorum Sevdam.
Nasılsa Rüzgar;
Saçlarına konan yağmur kristallerinin bestesini okuyarak çarpacak,
Serseri sokaklarımın köhne köşelerine.
Zaman Sensizliği işleyecek yüreğimin her zerresine,
Ah bir bilsen ne fırtınalar kopar her gece
Gözyaşımın hasret denizinde…
Üzülmüyorum işte…
Şiirler nasılsa Şairlerin kaleminden sıyrılıp esecek yüreğime,
Bülbüller yokluğunu mısralarda şekillendirip güfte yapacak sensizliğe…


Yüreğim ise,Saniyelerin sessizliğe diz çöküşünden beri
Sensizlik türküsünün sağır esaretinde..



Şimdi gecenin sabıkalı yalnızlığında kah senli kah sensiz, kazırım imkansız sevdamı Yüreğimin Ta şurasına…
Derbeder sokaklarda seni esen rüzgar, bırakmış ahengini saniyelerin tozlu Sayfasına
ßak Ağır sevdam.Gözlerim yine sensizliğe küsmüş, kapatmış perdelerini yokluğunun yamacına…
Güzelliğine diz çöken ay, sarılmış karanlığın Namahrem kucağına…
Ölüm biraz daha aşina olmuş, biraz daha yanaşmış hayat Irmağıma..
Sensizliğin ßuruk isyanı dudaklarımdan damla damla Yer yüzüne düşerken,
Yokluğunun zorunlu seyircisi olarak yaşıyorum bu sinemada…
Bana verilen rol ise imkansız bir sevda…



Hani sensiz olmak varya, hani sensizliğin hazanında yaşamak…
Hani yalnızlığımın katili olan sensizlik varya,
Karanlığın ellerinden, Bir çığ gibi düşüyor omuzlarıma..
Kaldırımlar koymuş postasını, Duvarlar sitemli bana …
Gündüzler kırmış kalemimi, kader SEVDİĞİM için ferman çıkarmış başıma…
iki buçuk damla göz yaşımı, Adını zikreden yorgun nefesimi, emanet ediyorum,
Rüzgarın takatsiz kollarına
Mısralarımı rüzgara sürgünlüyorum. Her şiirimi alıp, kaderden firari olarak ßırakacak yüreğinin sevdalı sularına…



Ellerin var nasır tutmuş yüreğimin bitkin ellerine,
Hayalin gizli,Sensizliğin ***** saniyelerinde,
Zaman sensizliği esmiş, kader umutsuzluk mührünü bırakmış namahrem gözlerime…


Bir özlem tutturmuşum ki,Öylece sarılmışım denizin mahur bedenine…
Vuslat çaresizce gardiyanlığa tayin edilmiş,
Kader mahkemesi bana sensizliğin müebbetini vermiş,
Hayatım ise satır aralarında kelepçelenmiş..
Ömrüm 3 noktanın ilkinde tükenmiş…



Titrek ellerimle okşarken gecenin sen kokan saçlarını
Umudum Bahara ertelenmiş,
Bahar ise çoktan seninle beraber Gönül Şehrimi terk etmiş…
Hislerim sensizlikte, her nefeste yeşerirken, Umudum sensizliğin gölgesinde tükenmiş…,
Şimdi Gecenin ihtiyar kodesinde, Gözlerinin zindanında,
Ölümün penceresinden görünür sevdam, ay ışığının ak dudaklarında…
Zaman yokluğunda durdu Ağır sevdam…



ßu saatlerde gece ßenim şiirmi okuyacak pencerene..
ßir göz yası olacağım pencerenin buğusunda çırpınarak, eriyen..
ßir şiir yazacağım şairlerin mısraları katleden..
Ve bir isimle veda edeceğim ßu ağustosa..
Kaderin kurduğu dar ağacına çıkacağım kaygısızca…
Ay ışığının dudaklarında yaşayacağım sevdamın nihayetini.
Son Arzum sorulduğunda,
Dudaklarımdan ölümün ellerine dökülen 2 Kelime ile sarsılacak Dünya…
AĞIR SEVDAM


ahmed 18 Ocak 2009 16:18

Yağmurlar Yağınca




bir acayip hüzün sarmış yüzünü
gökyüzü ağlamaklı çocuk misali
bulutlar da yeni bulmuş güzünü
içlerinde yağmurlaşma hayali

tablo buydu ve çöküşteydi ruhum
bir an gözlerine takıldı gözlerim
kilitlendi kalbim kesildi soluğum
ve silindi mazimdeki tüm izlerim

ilk damla düşüverdi dudaklarına
senin yerine kana kana ben içtim
simsiyah saçların elbisenin aklarına
savruldu ve ben kendimden geçtim

yağmurlar yağınca hep o ana dönerim
en buhranlı ateşte yağmuruyla sönerim
yağan yağmurların müjdesi bana sensin
göğsümde atan kalp tenimde tensin



Y.Uğur Güven


Mikropçuk_11 18 Ocak 2009 16:19

Su kösede ölüp gitsem
Yas dökenim belki olur.
Kara toprak olup gitsem.
Vay deyenim belki olur.

Ah ekledim ben ahima,
Eremedim muradima,
Ölürsem bas tarafima,
Tas dikenim belki olur.

Valla kardas dünya fani,
Hani Nemrut Karun hani?
Ölüm gelcek hem de ani
Vah cekenim belki olur.

AKCAOGLAN hata sende
Dost düsmani bilmesende
Su dünyada gercektende
Bir sevenim belki olur.

Yar deyenim belki olur.
Bekleyenim belki olur.

Mehmet Fatih Köse



Mehmet Fatih Köse



Saat: 23:04

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık