![]() |
Merdiven Agir, agir çikacaksin bu merdivenlerden, Eteklerinde günes rengi bir yigin yaprak, Ve bir zaman bakacaksin semaya aglayarak... Sular sarardi... yüzün perde perde solmakta, Kizil havalari seyret ki aksam olmakta... Egilmis arza, kanar, muttasil kanar güller; Durur alev gibi dallarda kanli bülbüller, Sular mi yandi? Neden tunca benziyor mermer? Bu bir lisan-i hafidir ki ruha dolmakta, Kizil havalari seyret ki aksam olmakta |
Allah Kahretsin çalınmış şiirlerim gibisin isyanlarım bitmedi hala... Bu böyle sürüp gitmeyecek biliyorum Bir sabah bir dilencinin avuçlarına bırakacağım kalbimi Kim ne derse desin Tahammülüm kalmadı artık Bıktım seni sensiz yaşamaktan Nasılsa döneceğin yok senin Çıldıracağım bu gidişle Allah kahretsin!... Dünya ateşler içinde Savaşlar almış başını gidiyor Afrika'da insanlar açlıktan ölüyor Bense bu gidişle sensizlikten öleceğim Umurunda mı senin? Allah kahretsin!... Hangi masaya otursam Senin sevdiğin içkiyi koyuyorlar önüme Vazomda senin sevdiğin çiçekler Ve dudaklarımda hep senin sevdiğin şarkılar Senin doğum günlerini kutluyorum senden habersiz Ve her sabah dualar ediyorum mutluluğun için Ne yapsam, ne etsem, nereye gitsem Ecel gibi peşimdesin Allah kahretsin!... İşte böyle bir sevda benimkisi Bu zamanda, bu devirde Haklısın adam olacağım yok benim En güzeli artık son vermek bu hayata En korkunç uçurumlardan bırakmak kendimi Ya da en yüksek tepelerden En uçsuz bucaksız denizlere bırakmak bedenimi Ama içimde sen varsın Ya sana birşey olursa Allah kahretsin!... |
Türkiyem içimde :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: Vatandan uzakta sanmayın beni Türkiyem içimde,ayrı değilim Gurbetçi diyerek, anmayın beni Türkiyem içimde, ayrı değilim Ay-yıldız göğsümde, şanım, gururum İmanım kalbimde, parlayan nur’um Vatanım ben sana kurban olurum Türkiyem içimde, ayrı değilim Vatan sevgisini, bildim imanla Her karış toprağı, yoğrulmuş kanla Türkiye devleti, kurulmuş şanla Türkiyem içimde, ayrı değilim Atamın, babamın, anamın yeri Ruhumdur, nur’umdur, gözümün feri Et kemik misali, daha ileri Türkiyem içimde, ayrı değilim Bal der senden başka, yoktur vatanım Senin hasretinle, matem tutanım Türkiyem bendendir, ben de ondanım Türkiyem içimde, ayrı değilim :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: :turkiye: |
Seviyorsanız eger; Geç kalmayın sakın aşkınızı söylemeye. Telgraf çekin,telefon edin,mektup yazın.... Uçaklara,trenlere tüm taşıtlara binin......... Koşun,arayın,bulun,haber gönderin,birine anlatın.... Duvara yazın,agaçlara kazıyın....... Yani deneyin bütün olanakları... Hiç olmazsa;iki yaprak, Samanlı kagıda yazın........ Ama sakın geç kalmayın! AŞKINIZI SÖYLEMEYE......... SEVGİNİN ANLAMINI BÜTÜN BEDENİNDE HİSSEDERK SÖYLE HANİ KALBİNİN SESİ DUYULACAK KADAR ATAR YA HANİ ELLERİN TERLER YA HANİ BÜTÜN BEDENİN TİTRER YA HANİ KARNINA AĞRILAR GİRER YA HANİ KELİMELER AĞZINA DOLANIR YA İŞTE """SENİ SEVİYORUM""" DEMEK BÖYLE BİRŞEY.............. |
Gölge |
Kavruk Öyle uzak ki susuşun Isıtmıyor saydam sokakların cumbalarından sarkan Acılı sonbaharı Hangi boşluğu dolduruyor çığlık çığlığa Bir karabasan uçurumunda yüzünün duru giziyle çizilen hüzün Bastırılmış korkuların alanları doldurduğu Uzun sürmüş karanlıklarda çoğalan Çocuksu gözlerdeki ışık Yalnızlığın saçlarından derin kuyulara Göz yaşları gibi dolan umutsuzluk Ve kavruk bir gül çoğalıyor |
MASKESİZ YÜZ BULAMADIM Kalp gözüyle beni görebilecek Şu yalan dünyada göz bulamadım Kime Yüreğimi açsam kırıyor Karşımda maskesiz yüz bulamadım * Tövbe ettim kaçkez siz bozdurdunuz Yaramı eşdiniz siz azdırdınız Karayı anlıma siz yazdırdınız Size söylenecek söz bulamadım * İnandım ne oldu yalanınıza..? On üç yıl sarıldım yılanınıza Uzatmayın değmem el dalınıza Arkandan gelecek iz bulamadım. * Dedim sana kaç kez gelme peşime Kurtardım yakamı baktım işime Ben hançeri kendim vudum döşüme Yarama basacak tuz bulamadım. |
SaLkım Söğüt.. Akıyordu su gösterip aynasında söğüt ağaçlarını. Salkımsöğütler yıkıyordu suda saçlarını! Yanan yalın kılıçları çarparak söğütlere koşuyordu kızıl atlılar güneşin battığı yere! Birden bire kuş gibi vurulmuş gibi kanadından yaralı bir atlı yuvarlandı atından! Bağırmadı, gidenleri geri çağırmadı, baktı yalnız dolu gözlerle uzaklaşan atlıların parıldayan nallarına! Ah ne yazık! Ne yazık ki ona dörtnal giden atların köpüklü boynuna bir daha yatmayacak, beyaz orduların ardında kılıç oynatmayacak! Nal sesleri sönüyor perde perde, atlılar kayboluyor güneşin battığı yerde! Atlılar atlılar kızıl atlılar, atları rüzgâr kanatlılar! Atları rüzgâr kanat... Atları rüzgâr... Atları... At... Rüzgâr kanatlı atlılar gibi geçti hayat! Akar suyun sesi dindi. Gölgeler gölgelendi renkler silindi. Siyah örtüler indi mavi gözlerine, sarktı salkımsöğütler sarı saçlarının üzerine! Ağlama salkımsöğüt, ağlama, Kara suyun aynasında el bağlama! el bağlama! ağlama! |
Benimle Oynar mısın? |
Buralardan Gitme Çok su verince ölür ya çiçekler. Çok ağlarım, çürür gözlerim gidersen eğer. Ben senin gül bahçende oyunlarıyla mutlu Ve affedilmeyi çok seven yaramaz bir çocuğum. Sen ne güzel güldün, solmuyordun. Sen çok seviyordun hem beni yormuyordun. Çiçekler.... Çiçekler sevildikçe büyür. Gitme diyorum sana gitme! ....Çiçeklerim benimle ölür. Buralardan gitme. Buralar gitsin, sen gitme. Gitmek çözecekse... Ve biri gidecekse... Buralar gitsin, sen gitme... Sen gitme. |
| Saat: 11:12 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık