![]() |
Yetmiyor Gibi Çocukluğumu Hatırlıyorum Bu Gün ki Gibi Sevgin Işık Saçıyor. Bir Güneş Gibi Yakıyor Senide Beni Yaktığı Gibi Aşka Susamış Sevgiler Sevgililer Gibi.. Sen Çok Uzaklara Gittin Göçmen Kuşlar Gibi Sevgimi Gözünde Büyüttün, Büyüttün Gibi Şaşkına Dönmüşssün Divane Gibi Aşkın Bana Yetmiyor Yetmiyor Gibi Güneş Doğacak Umutlara -ADIYAMAN-2000 Mehmet Nedim Bilgiç |
Görüşürüz. Yarısı sevinir yüzünün kaçarak gider yarısı. Ayak izlerin tutuşur, huysuz çağlayanlarda köpürür korku. Ülke yorulur modaya uyar bir köy kahvesi gıcırdayıp duran tahta sandalye zaman salıncak kurar, üzerinde bıraktığım sıcaklık soğur. Gömülmeye kendinden başlar bir ölü dirilip ötekini sorar Su'ya vurduğunuz balta paslanır güneş avluda, koşagelir ayışığı gece ki yalancısıdır gündüzün örtünür, bıraktığım ne varsa Çocuk, çekilecek kulağa kiraz sapına yabancı durur ! Karavanla gidilen belde, at arabaları, düş örülen duvarlar uzayan akşamlarda pu-hu sesleri ritmik bulantı, kaybolan inci. Çekip gider izim olan ne varsa Hülya Deniz Ünal.. |
Ben Adımı Onda Bıraktım dönüşü olmayan yolculuk gidiyor işte bugün, yüzünün en tatlı tebessümlerinide götürüyor, yeni bir hayata gidiyor ve bensiz gidiyor ağlayabilseydim eğer bugün,belki gitmezdi ama o entatlı diliyle gidiyor ve ben ağlayamıyorum. saçlarım ağardığı zaman dönecek belki ama ben o zaman benliğimden çıkmış olacağım sensizliği ise gözyaşlarımla boğacağım........... ne olursun gitme seray yıldırım |
Seni seviyorum diye Gelişine kadar rötar yapmış hayatımı Seninle yaşamaya hazırlanırken Sana uzanan yollarımı kapaman niye? Biliyorum haykırışlarım boşuna Şahin pençesinde asılı serçe gibi Nafile tüm çırpınışlarım Boşuna sesleniyorum duymayacağını bile, bile Seni beklemem nafile Gözlerinde zifir siyah bir perde Alkış tutuyorsun alabildiğine Şamdandaki mum gibi eriyip bitişime Sen kulaklarını değil Yüreğini tıkamışsın sana seslenişime Oysa ben Tüm yokluğuna inat varlığını yaşatırken içimde Gül pembesi çizgilerle resmini işliyorum Karanfil moru gecelere Şiirleri seninle yüklüyorum kanatırcasına Dizeleri ağlatıyorum. Seni işliyorum hecelere Tüm yaşayamadıklarıma inat Seni yaşamak istememdi ütopyalarım Tek sana adanmışlığımdı ölümüne Tek senin doldurduğundu rüyalarım Şimdi Bir tutam gücüm kaldı en sona sakladığım Bilmiyorum Ansızın çıkıp gelecekmisin aniden Bir avuç toprak olmadan sonunda Sen diye kucakladığım. Bir gün Anlayabilme ihtimalin var ya sevdiğimi Düşüp gelme umudun var ya yüreğinin peşine Yüreğin bende emanet biliyorsun Ve ben Yüreğin yüreğimde Yüreğin ellerimde Çok yakında Çekip gideceğim yok oluşun koynuna Beni düşürdün ya bu hale Günahı boynuna. Mustafa Şekerci |
http://www.imagextreme.org/img/622aa1998a5f17afc2ea86a2ebe4bc49/che39.jpg GÖLGELİ OTOPORTRE Genç bir ülkeden, kökleri otlardan doğan, (o kökler ki Amerika'nın öfkesini yadsıyan) sizlere geliyorum, kuzeyli kardeşlerim. Acılı haykırış, umutsuzluk ve inanç yüklü, sizlere geliyorum, kuzeyli kardeşlerim. Biz "homo sapiens"lerin geldiği yerden, nice yol aldım göçebe ayinleriyle, bir haç gibi taşıdığım astımımla ve onun özüme yakışmayan mecazıyla. Uzundu yol ve çok ağırdı dert sürmektedir bende avare adımlarımın kokusu, hala batık bir gemidir derinlerdeki özüm -kurtarıcı kıyılar görünseler bile- dalgalara karşı gönülsüz yüzüyorum batık bir gemi oluşumu koruyarak. Yalnızım acımasız geceye karşı ve biletlerin bıraktığı kesin şeker tadına. Avrupa çağırıyor beni yıllanmış şarabının sesiyle, sarı etinin soluğuyla, müzedeki eserleriyle. Yeni ülkelerin neşeli klarnet sesiyle alıyorum karşıdan geniş etkisini Lenin'in icra ettiği ve halkların söylediği Marks ve Engels şarkılarının. Che GUEVARA |
Yıkılma sakın Sana durlanmış kelimeler getireceğim pörsümüş bir dünyayı kahreden kelimeler kelimeler, bazıları tüyden bazısı demir seni çünkü dik tutacak bilirim kabzenin, çekicin ve divitin tutulduğu yerden parlayan şiir. Zorlu bir kış geçirdim, seninki gibi neftî acıktım, bitlendim, bir yerlerim sancıdı sökmedi ama hoyrat kuralları faşizmin çünkü kalbim aşktan çatlayıp yarılırdı. Her sabah çarpışarak çekilirdi karanlık alnacımdan acılar bile duymadım kof yürekler önünde beynim her sabah devrimcinin beyniydi ayaklarım donukladı gelgelelim sağlığın yerinde mi? Yaraların kabuğu kolayca kaldırılıyor halkın doğurgan dünyasına dalmakla onların güneşe çarpan sesini anlamayan dört duvarın, tel örgünün, meşhur yasakların sahipleri seyir bile edemezken içimizdeki şenliği yılgı yanımıza yanaşamazken bizi kıvıl kıvıl bekliyorken hayat yıkılmak elin de mi? Boşuna mı sokuldu bankalara petrol borularına kundak kurşun işçinin böğrünü boşuna mı örseledi varsın zındanların uğultusu vursun kulaklarımıza yaşamak bizimçün dokunaklı bir şarkı değil ki. Bu yürek gökle barışkın yaşamaya alışmış bir kere ve inatla çevrilmiş toprağın çılgarına yazık ki uzaktır kuşları, sokaklarıyla bizim olan şehir ama ancak laneti hırsla tırpanlayamamak koyuyor insana öpüşler, yatağa birden yuvarlanışlar sevgiyle hatırlansa bile hatta. Köpüren, köpürtücü bir hayatın nadasıdır kardeşim bütün devrimcilerin çektikleri biliriz dünyadaki yorgunluk habire mızraklanır dağlarda gürbüz bir ölümdür bizim arkadaşlarınki pusmuş bir şahanız şimdilik, ne kadar şahan olsak ama budandıkça fışkıran da bizleriz ölüyoruz, demek ki yaşanılacak İsmet Özel |
Bir kadının bana gelecek olması, bir rüzgarı geçerek Bir şarkıyı geçerek, saçlarının uçuşunda Bir kadının bana gelecek olması, bir ömür geçecek Aşkın buruk tadında, buluşması iki yalnızlığın Bir akşamı geçecek Belki de dağılan sesleri hüznün ve akşamın belki de Bir kadını geçecek Bir kadını bekliyorum Eteklerini ve saçlarını uçurarak gelecek… Ataol Behramoğlu |
http://www.yazgulu.com/karisik/magnolias-bar.jpg http://www.yazgulu.com/karisik/sevmekdenbas.jpg Her gün yanında olamamaktan korkuyorum Sesini duyamamaktan Seni görünce, sana alışmaktan da korkuyorum Nedense sensizlikten de korkuyorum Bir gün hoşça kal demenden İstemesem de; Bir gün, bir gül gibi İçimde solmandan korkuyorum Hafızamda bırakacağın hatıralardan Hatıralardan kaçamamaktan Adını unutamamaktan korkuyorum Ah be güzelim; Ben seni sevmekten korkuyorum. Benimkisi sadece bir sevda Göz yaşlarımla söndüremediğim Korkularımı yenemediğim Söyleyemediğim Fakat, kendimi tükettiğim Ve beni; Yedi kat yerin dibine sokan Utandıran, korkutan An be an içimi yakan Cesaretsiz bir sevdan Bu nasıl bir sevda ? Anlayamıyorum Ah be güzelim; Ben seni sevmekten korkuyorum. Biliyor musun; Aklımdan hiç çıkmıyorsun. Sen benim; İmkansızlar bahçesinden koparttığım Edâlı gülümsün. Hiçbir zaman koklayamayacağım Adını söylerken burkulacağım Sevmekten hep korkacağım Fakat, ömrüm boyunca unutmayacağım Edâlı gülümsün. Ah be güzelim; Aslında sen benim, Kendi ömrümsün MKÖ http://www.yazgulu.com/karisik/magnolias-bar.jpg |
Şayet gideceksen günün birinde Sonbaharda git Yani bugünlerde Yani şimdi Hemde ardına bakmadan Yollara savrulmuş yapraklar misalı Bırakıpta git... Biliyormusun: Geldiğin günü dün gibi hatırlıyorum İLKBAHARDI Birlikte filizlendik,çiçekler açtık Hasat olduk harmanlarda Sevda olduk bir elden öbürüne Anlam yükledik yüreklere Neyse Sen bana aldırma boşver Hadi git gölgeler kaybolmadan Ama bakma ardına omuzbaşından Neolur Görme ağladığımı MEHMET AYDIN |
İki kalp arasında en kısa yol: Birbirine uzanmış ve zaman zaman Ancak parmak uçlarıyla değebilen İki kol. Merdivenlerin oraya koşuyorum, Beklemek gövde kazanması zamanın; Çok erken gelmişim seni bulamıyorum, Bir şeyin provası yapılıyor sanki. Kuşlar toplanmış göçüyorlar Keşke yalnız bunun için sevseydim seni. Cemal Süreya |
Sensiz kaç mevsim geçti? Kaç mevsim yapayalnız kaldım? Bilir misin? Beklemek nedir? ... Hasretle kavrulmak, Her gün kahrolmak, Sevda denizinde boğulmak nedir? Bilir misin? ... Aşktan divane olmak, Zemheride yanmak, Ağustosda üşümek nedir? Bilir misin? ... hızır irfan önder |
Odama bir an giren uçucu bir böcek -Arıdan irice, kanatları renkli- Dolaştı bir süre, vızıldamadan. Sonra bulup yolunu pencerenin Çıkıp gitti Bir öykü çeviriyordum Çehov'dan Masamda bira bardağı -Odam, kitaplarım,olağan dünyam- Tül perdede ağustos ışınları Tanık oldu yaşamıma Bu uçucu böcek, sadece bir an Çıkıp gitti sonra Tıpkı yaşamıma bir an katılan Sonra yitip giden bir sevgili gibi Ataol Behramoğlu |
Sevgilerimizin üzerinde seneler geçti Yağmurlar yağdı zamansız Karlar karıştı beyazlıklara Son otobüste kalktı terminalden Pencereden son defa seni seyrettim Sonsuza el sallıyordun Güzel yüzünü görmeyeli Sanki asırlar oldu Şehrin sokaklarında dolaştım sensiz Hatıralar geçit resminde sessiz Albümlerde soldu resimlerin Kağıt parçalarına yazılmış Mektuplarında silindi sevgilerin Kalp şeklinde Adımızın baş harflerini yazdığımız Akasya ağacınıda kesmişler Yerine parke taşlarında Sevgi yolu yapmışlar Gözlerim elele seni aradı Yürüdüm gittim hasretlikten Sevgilerimizin üzerinden çok zaman geçti Oturduğumuz parkta Aynı masada seni düşündüm Parkın radyosunda melonkoli çalıyordu Anılarım canlandı birden Gittiğim günün üzerinden seneler geçti Ama seneleri geri döndüremedim İnan seni unutamadım Herşey küllenir sandım Ama aldanmışım Seneler sonra seni gördüğümde Seneler değil asırlar geçsede Sevgilerin üzerinden Anladım ki sevenler unutmazmış mehmet özbilen |
Bak bunlar ellerin senin bunlar ayakların Bunlar o kadar güzel ki artık o kadar olur Bunlar da saçların işte akşamdan çözülü Bak bu sensin çocuğum enine boyuna Bu da yatak olduğuna göre altımızdaki Sabaha kadar koynumda yatmışsın Bak bende yalan yok vallahi billahi Sen o kadar güzelsin ki artık o kadar olur İşe bak sen gözlerinde burda Gözlerinin ucu da burda yaşamaya alışık İyi ki burda yoksa ben ne yapardım Bak çocuğum kolların işte çıplak işte Bak gizlisi saklısı kalmadı günümüzün Gözlerin sabahın sekizinde bana açık Ne günah işlediysek yarı yarıya Sen asıl bunlara bak bunlar dudakların Bunların konuşması olur öpmesi olur Seni usulca öpmüştüm ilk öptüğümde Vapurdaydık vapur kıyıdan gidiyordu Üç kulaç öteden İstanbul gidiyordu Uzanmış seni usulca öpmüştüm Hemen yanımızda balıklar gidiyordu http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gifCemal SÜREYA |
Belki bu satırları yazarken ben Uzak diyarlarda gönül eğliyorsun sen. Belki de, Kim bilir, belki de; Neden olmasın beni düşlüyorsundur için için. Gözlerinin içine baka baka “seni seviyorum” “Sen benim nar tanemsin,bir tanemsin” deyişlerimi anımsıyor, Hatırladıkça başına ağrılar saplanıyor, boğazına bir şeyler kaçmış gibi yutkunuyorsundur. Ben, Her yağmur sesinde Çıkarım İstanbul sokaklarına Ve ıslak kaldırımlarında Seni bulur Ve seni yudumlarım nefes gibi. Ah! Sen yok musun? Vazgeçemediğim, Unutamadığım Hep ağladığım. Dayanamıyorum sana Dayanamıyorum sana. Dayanamıyorum... Halimi bir bilebilsen ahh! ! ! ! Ah! Bir bilsen Bir duyabilsem feryatlarımı. Sahi sen nerdesin? Nerelerdesin? kağan alptürk |
M’AGAPAS? Kanada romanını öğrendim, benim kalemimden Külebi okuyan Selanikli bir küçük kızdan. Ortak paydamızdı dil bizim. İki dilde oyunlar oynar, bir üçüncüsünde konuşurduk. Rumca öğretirdi bana, ben ona Türkçe, becerebildiğimce. Çekilir İngilizce sevişirdik sonra. Yarım kaldı gerçi Rumcam ama, tüm sevgi sözlerini öğrendim. Geri kalanınıysa sözcüklerin söylemek gelmiyor zaten içimden, ne İngilizce, ne Türkçe, ne de artık öğrenmeyeceğim herhangi bir dilde. RONI MARGULIES |
Acılar Denizi Ben acılar denizinde boğulmuum İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni Duyarım yosunların benim için ağladıklarını Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle Bütün gemiller söndürmüş ışıklarını Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek Baksana; herkes içime dökmüş artıklarını bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse Yılların içimde bıraktıklarını... Ümit Yaşar Oğuzcan |
Ağlamak Unutmak kadar kolaydır inan Sevin ağlayabiliyorsan Sevin ağlıyorsan Gül ağlayabiliyorum diye Gül ağlıyorum ağlıyorum diye Sana birşey yapamam Ağlayamıyorsan Özdemir Asaf |
Bu dünyadan gider olduk Kalanlara selam olsun Bizim için hayır dua Kılanlara selam olsun Sela verin kastımıza Gider olduk dostumuza Namaz için üstümüze Duranlara selam olsun Ecel büke belimizi Söyletmiye dilimizi Hasta iken halimizi Soranlara selam olsun Eceli gelenler gider Hepsi gelmez yola gider Bizim halimizden haber Soranlara selam olsun Tenim ortaya açıla Yakasız gömlek biçile Bizi bir asan vechile Yuyanlara selam olsun Derviş Yunus söyler sözün Yaş doludur iki gözün Bilmeyen ne bilsin bizi Bilenlere selam olsun Yunus Emre |
Ben tek başına ne yapabilirim Diye düşündü biri Ve hiçbirşey yapmamaya karar verdi Ben tek başına ne yapabilirim Diye düşündü bir öteki Ve yalnızlığının kuytuluğuna çekildi Ben tek başına ne yapabilirim Diye düşündü bir üçüncü Ve tek başına düşünmeyi sürdürdü Ben tek başına ne yapabilirim Diye düşündü yüzbinler Ve tek başınalıklarını sürdürdüler Ben tek başına ne yapabilirim Diye düşündü milyonlar Milyonlarcaydılar Ve tek başınaydılar Bu arada birileri Onlar adına Karar vermekteydi Tek başına olduklarını sananlar Topluca ortadan kaldırıldılar.... Ataol Behramoğlu |
Artok demir almak günü gelmişse zamandan Mechule giden bir gemi kalkar bu limandan. Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol; Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol. Rıhtımda kalanlar bu seyahetten elemli, Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli, Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu! Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu. Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler; Bilinmez ki giden sevgililer dönmeyecekler. Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden, Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden. Yahya Kemal Beyatlı |
İki bıçak seç kendine Biri yaralamak için Biri öldürmek Pusu kur gözleri Karanlık gölgesine Biri sevmek için Biri ihanet İki yürek seç kendine Biri yaşamak için Biri gizlenmek Bir korkak, bir kaçak, bir firar Kaç kişisin sen sevdiğim, çocuk İçimdeki bıçak bir kere daha dönüyor Olduğu yerde Kalırsan sel basar yataklarımı Gidersen uçurum çiçekleri açar kalbimde Kimi zamanlar olur sevgilim İki bıçak bile yetmez bir tek ölüme Murathan Mungan |
Şair Belirtilirse Şiir'lerde Güzel Olur- Aksi Taktirde Ayşe teyze Temizliyor bilginize.. : ) *************** Bir kere sevdaya tutulmaya gör; Ateşlere yandığının resmidir. Aşık dediğin, Mecnun misali kör; Ne bilsin alemde ne mevsimidir. Dünya bir yana, o hayal bir yana; Bir meşaledir pervaneyim ona. Altında bir ömür döne dolana Ağladığım yer penceresi midir? Bir köşeye mahzun çekilen için, Yemekten içmekten kesilen için, Sensiz uykuyu haram bilen için, Ayrılık ölümün diğer ismidir CAHİT SITKI TARANCI |
Ve şimdi bir yığın rüzgâr eteğimde Sana elveda demeden Tüm fırtınaları da alıp gidiyorum Hangi yağmurla döner bilmem hasretim Özlemini hangi sele veririm Ve güneş bir başka güne uyanmak için batarken Gidiyorum Yakamozları deniz sırtında Hatıraları da sende bırakıp Bir akşam buğusu üzerinden Gidiyorum… irem eskici |
Eflatun esintiler içinde titredi incecik Aynı içten kokuyla iki ayrı erguvan Birisi bir küçük evin içedönük bahçesinde Süsledi sevgisini iki pembe avucun Öbürü bir mezar başında öksüz döktü rengini sessizce... Şükrü Erbaş |
İsyan Et biliyorum okuyorsun bu satırları sen okurken mürekkebi akmış olur belki bil ki gözyaşlarımdan ne hallerdesin biliyorum aklın yırt at diyor ellerine gözlerin buna mani kaybedecek bir şey yok ki her satır kurşun gibi sarstıkça bedenini kaybedecek birşey yoksa da isyan et benim yaptığım gibi isyan et kime isyan edeceksen neye isyan edeceksen isyan et durma isyan et Ömer Seydi Ekinci |
Yağmur damlaları gözlerinin göllerinde derin ve sessiz mercan kayaları balıklar geçer uykularından Ben geçerim senin ıslak kayalarından kuğular geçer Bulutların aşkevi gümüş köprülerinden geçirir beni Uyanmak isteyemem tutup çekersin beni unutuşun saraylarında dudaklarında kışkırtıcı yanılsamalar Gün solar gece senin kollarında doğar boşlukta uçan tüy ürperir Sen yoksun düşlerdir kuran ışık akışı gövdemin pencerelerinden ne acı ki yoksun yalandır bütün ipuçları sana yolculuğum hiç bitmez uzaklaşırsın rüzgar kanadında yüreğim sorduğum sorular Neşe Yaşın |
Bilmem hatırlar mısın bir bahar akşamıydı? Bir ağacın altında buluşmuştuk seninle. O gece ay ışığı, yıldızlar bambaşkaydı. Atıp derdi, kederi mest olmuştuk seninle. Hiç bitmesin demiştik bu pırıltılı gece. Dileklerimiz vardı bunun gibi binlerce. Bazen bir şiir gibi, bazende hece hece. Gözlerimiz dolarak konuşmuştuk seninle. Yollar girdi araya bu aşka oldu mani. Sen de gittikten sonra bu dünya artık fani. O masmavi gece de ayrılık yok diye hani. O kadarda gönülden söz vermiştik seninle. Şimdi ne leylakların, ne güllerin tadı var. Kırlar yeşillenirken benim saçlarımda kar. Oysa hatırlar mısın güller arasında yar? O gece aşk tahtına kurulmuştuk seninle. Hala etkisindeyim o rengarenk rüyanın. Yanağına buseler kondurduğum o an'ın. En mutlu insanları bizdik sanki dünyanın. Nehirler misaliydik ne coşmuştuk seninle ufuk şen |
Sen sen gözümde umut göğümde yıldızsın bahçemde açan mor menekşemsin sen yüreğimde bir hasret bir ayrılık bağrımda hançersin sen dilimde dolaşan hicran türküsü sonbahar gülüsün sen kalbimdesin her şeyimsin sen benimsin Mustafa Küçüktepe |
insanlar gider şarkıları kalır şarkılar var uzun yüzyıllar dolanır .......... .......... -Aziz Nesin- |
Hep sonradan tekrarlarız sevgi sözcüklerini. Kırıcı sözler ise hep dilimizde. İnanmak güvenmek imkansız bir kere. Bir zalimi sevmek kolaymı böyle..! Patavatsız sözleri dilimizde sakladık. Ummadık şekilde söyledik hep birbirimize. Dedimya patavatsızca işte.. Bilinmedik bir yer gibi hep aklımda, bana bu zalimliği... Nadide bakışlarını aradı gözlerim her gece. Baktığım yerde bulamıyor ve sessizce Karanlığa bürünüyordu şu gönlüm. Sonrası mum ışığında gözlerim. Ne vakte kadar gizleyeceksin şu içindeki zalimliği..? Ne vakte kadar saklayacaksın şu içindeki gerçeği..? Duygusallık yüreğime zülm etmiş. Ziyedesiz bir zevk beni hep uykumda yakalamış. Gülün öteki yüzü aklımı başımdan almış. Gülün bittiği yerde herşey haram olmuş. Sevmek güzelmiş ama,birde ulaşamamak var ya.. Her şeyiyle o almış insanın aklını orda. İmkansızı oynamış insan imkansızı. Neden dercesine,anlamsız bir şekilde o anda herşey akıldan silinmiş insanda. Ne gelir ki elden artık, her şey boşş.. Senmi sevdanmı..? Meğer herşey bitmiş... İbrahim özcan |
Sen, içimde bin yıllık ukde Ardımda bıraktım, bir yığın uykusuz geceler Dakîkalar'da İsmin, Sâniyeler heceler Seni hatırlatır teker teker Alıp götürür beni benden, Yine o meçhûle çeker... Bu kaçıncı kayboluşum biliyor musun gözlerinde? Bu kaçıncı yalın ayak, baş açık dolanışım sahrâlarda? Hayâlinin peşinden koşup, Bu kaçıncı meydân okuyuşum, Asırlık Sevgiler'e? Sanki Târih Sâhifeleri'ni tekrar yazdım; Kaç sefer aştım Kaf Dağı'nı... Kaç sefer ibretle parmak ısırttım Leylâ'ya, Mecnûn'a... Belkıs'ın Sarayı'na konuk oldum... Kaç sefer teptim Züleyhâ'yı elimin tersiyle... Dolaştım Buhârâ'yı, Semerkant'ı, Horasan'ı, Türkistan'ı... Sonra çaldı Endülüs'te gitarlar, Kurtuba'da, Gırnata'da, Adın'a yaptığım besteler okundu... Ve, sen; İçimde Bin Yıllık Ukde... Ve, sen; Yeryüzü'nde görülmemiş efsâne... Bir te'sirli bakışının tahakkümüne giren Asırlar'dan döndüğümde, Yine sana bilendim, yine sana şartlandım... İnzivâya çekildim Tibet Manastırları'nda Ay ışığı görmeyen gecelerde, Kandildeki katranları mürekkep yaptım divitime Ilık nefesine hükmettim; En sert fırtınadan daha keskin kasırga oldu Emrettim; Esip getirdi ayağıma Orhun Anıtları'nı Gözyaşlarımla yıkayıp sildim Kitâbeler'i Ve, Seni nakşettim anıt taşına Seni yazdım Sildim aşk adına ne kadar kânun varsa, Hepsini tek tek yeniden ben yazdım Çün ki; Sensiz bir efsâneye, sensiz bir aşka dayanamazdım... Senin için tekrar aşkın kânununu yazdım Ben yazdım... Ben... 10.07.2001 Münih 02:20 M. Engin Karatay |
Saçlarını avuçluyorum, Yumuşaklığın Uzaklarda esen meltem. Kıvılcım fışkırıyor Her öpüşümde, Kırmızı dudakların Yanıyor. Derken şafak söküyor, Bedenimin soğukluğuyla Sarsılıyorum, Uykudan uyanmış, Şaşkın. murat kara |
Ben güzel günlerin şairiyim Saadetten alıyorum ilhamımı Kızlara çeyizlerinden bahsediyorum Mahpuslara affı umumiden... Çocuklara müjdeler veriyorum Babası cephede kalan çocuklara... Fakat güç oluyor bu işler Güç oluyor yalan söylemek... Melih Cevdet Anday |
Yağmur yağdı mı Seller sular denize koşar Karıncalar yuvalarına Trenler istasyonlara Ben ellerim bağlı ellerine yanarım yağmurlarda Mavi semalarımın beyaz bulutlarıydı ellerin Yağmur yağdı mı Fesat yüklü sonbahar rüzgarı Yaprakları birbirine düşürür Sonra sıvışır tepelerin arasından Zaman bu oyunu oynamıştı bana Bir çocuk gibi kanmıştım sevgine Saçların sonbahar rüzgarıydı senin Yağmur yağdı mı Deniz çıldırır Uzun havası kan ağlatır tellerin Ben yapraksız dalda ıslanan kumru gibiyim Zamanın açacağı hediyemi beklerim Bulutlar arasındaki güneşi Rüzgarın sağı solu belli değil ki Kara bulutlar şimşekler çakar yüreğimde Kuşup sığınacağım ellerin yok Yağmur yağdı mı Ellerin öyle uzak ki çünkü Ellerin senden uzak yahya harbalioğlu |
AŞK Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin. Bir ısıtır,bir üşütür,bir ağlatır,bir güldürür; Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin. ÖZDEMİR ASAF |
Aşk iki gözü kör olmak Sevgi yüreğinle mutlu olmaktır Mutluluk huzur duymak Saadet sevgiyi karşılıklı yaşamaktır Aşka ilk adımı atmak Gözlerden kâlbe yol almaktır Aşkından emin olmak Gözbebeklerinde ışık olup parlamaktır Aşık olmak yarından sürekli korkmak Sevilmek yarını bugünden yaşamaktır Ne mutlu ikisine sahip olmak Dünyada Cennetin kapısını açmaktır salih özalaşan |
ne güzel çarşaflar sererdin aşka üstünde serin kanatların yelken açardı bir gün kim bağırdıysa uyandık birbirimizden -deniz bitti, boğuluyorum, camı açsana! denizin üstünde uyku yasaklandığından beri karadayım, boğulsam da kırpmıyorum gözlerimi her zaman benim gözlerim değil uykusuz görüyorum beni okşayan gözlerindeki geceyi yakılacak öyle çok sır var ki bu ormanda yine sen tutuştur, yine bir avuç suyun uslandırsın deli çiçekleri ezen kötü sözleri derim ki: - aşk varmış o perinin çırptığı her kanatta! Haydar Ergülen.. |
Sonsuzluk yolunda bir burak umut Sonsuzluk yolunda bir refref umut Bir bahar saadet filizi umut Kırgın yüreklerin bir tek devası necmiye sarpkaya |
Gönlümle baş başa düşündüm demin, Artık bir sihirsiz nefes gibisin. Şimdi ta içinde bomboş kalbimin, Akisleri sönen bir ses gibisin. Maziye karışıp sevda yeminim, Bir anda unuttum seni, eminim. Kalbimde kalbine yok bile kinim, Bence artık sen de herkes gibisin. Nazım Hikmet Ran |
Seslerini duyarım uzaklardan Bir çığlığı andıran Boşlukta kaybolmuş O zavallı mutlu günlerimizin Anımsarım şimdi Yağmur sonrası camdaki buğu gibi silik... Umut dolu yaşama sevincimizi Ve geçen her gün yeşerdiğimiz mevsimleri.. Şimdi yaralı bir kuşuz ikimiz Ne konacak penceremiz Ne bizi anlayacak dalımız var Artık hayaliyle yaşıyoruz O saadet dolu günlerimizi 12,03,2006 Senin boynunda küçücük bir bendi İlk ateşleyen içimdeki yangını.. Senin kalbini heyecanlandıran Benim dudaklarımda bir kaç şiirdi Bitti.......... ertuğrul bayam |
Üçüncü Şahsın Şiir'i. Kerem Alışık seslendirmiş Bunu Dinlemenizi Öneririm.. gözlerin gözlerime değince felâketim olurdu ağlardım beni sevmiyordun bilirdim bir sevdiğin vardı duyardım çöp gibi bir oğlan ipince hayırsızın biriydi fikrimce ne vakit karşımda görsem öldüreceğimden korkardım felâketim olurdu ağlardım ne vakit maçka'dan geçsem limanda hep gemiler olurdu ağaçlar kuş gibi gülerdi bir rüzgâr aklımı alırdı sessizce bir cıgara yakardın parmaklarımın ucunu yakardın kirpiklerini eğerdin bakardın üşürdüm içim ürperirdi felâketim olurdu ağlardım akşamlar bir roman gibi biterdi jezabel kan içinde yatardı limandan bir gemi giderdi sen kalkıp ona giderdin benzin mum gibi giderdin sabaha kadar kalırdın hayırsızın biriydi fikrimce güldü mü cenazeye benzerdi hele seni kollarına aldı mı felâketim olurdu ağlardım Attila İlhan |
Aşk yakar kavurur seni Bu yolda giden bir ben varım şimdi Sen gittin gideli Yollar uzun sen yoksun diye Ama gidiyorum ne çare Sensiz geçen her günümde Kuytu köşelerdeyim Sensiz gecelerdeyim. Sessizce pencerendeyim. Sensiz günlerim geçmiyor Sensiz nefes alamıyor bu beden Bu can gidemiyor sensiz hiçbir yere Keşke...Keşke yanımda olsan O kadar çok isterdim ki seni,sevgini gülhan fistaçyo |
Sen ona bir gemisin, yönü senin yönündür Bir sancısın geçerken denizlerini özgür O da bir ada olsun, sana çevrili dursun Dağının dalgalarla, yüzünün rüzgarlarla Bağlandığı kendini sende çözülmüş görür. Gemiler göründükçe adalar da düş görür İnsanlar nerede olsa bir orayı düşünür Derler adadakiler, şu gemi bir gün gelse Gitsek buradan öte, nereye gideceksek Bilseler gemiler de bir adayı düşünür. ÖZDEMİR ASAF |
İçimdeki seni yaşıyorum Hayalimde seninle. Sıcak bir gün bitiminde, Ayışığı altında,mehtaplı gecede. Yakamoz görüntüleriyle, Yosun kokan deniz serinliğinde. Saatlerce elele,gözgöze. Konuşuyorum hayalimde seninle. Ilık bir bahar gününde, Menekşeler sunuyorsun Topladığın kendi ellerinle. Yada sadece kırmızı bir gül, Sevgimi kabul et diye. Karlı bir kış gününde Elele yürüyoruz, hayalimde seninle. Sımsıkı sarıyorsun düşmiyeyim diye. Kış gecesinde, Kestaneler pişiyor kor ateşinde. Gidiyoruz yıllar ötesine. Sonrada hüzün dolu,hazan mevsiminde, Düşen yaprak oluyoruz ikimizde. Savruluyoruz; her birimiz bir yere. Ayrılığı yaşamıyorum hayalimde seninle. Çünkü! hayaller benim irademde. gülayşem gül |
bir sonbahar öğlesinde Ah, ne de güç Gülüp geçmek genç kızlara. Bir sonbahar akşamında, bir sonbahar akşamında Ah, ne de güç Durup bakmak yıldızlara. Bir sonbahar öğlesinde, bir sonbahar akşamında Ah, ne kolay. Ağlaya ağlaya yere kapanmak! Endre ADY |
Her şey uzaktadır Uzaktadir her sey; gokyuzu, deniz, Her an pesimizden kosan golgemiz, Ozlenen limanlar, yanan yildizlar. Uzaktadir her sey; anneler, kizlar... Uzaktadir her sey, hep... yalniz o"lu"m, Her yerde, her an yakinimiz, o"lu"m. Ahmet Muhip Dranas |
Seni seviyorum demek, Hiçbir zaman bu kadar güzel olmamıştı. Hiçbir zaman böylesine, Sevip sevilmemişti bu yürek. Yüreğinde bana ve sevgime yer var mı? Yer var mı aşka ve umuda? O zaman yukarıya bak, Ben ordayım her zaman yanındayım. Gündüz güneşi'mle gece ay'ımla, Kimsenin kucaklayamayacağı kadar Kucakladım seni. Bazen bir umut olmalıyım yüreğinde Güzel yarınlarda gerçekleşmeyi bekleyen. Sonra bir hayal düşüncelerinde, Seni başka alemlere götüren. Karanlık düşüncelerindeki Son yaprak olmalıyım ben, Hiç solmayan bir yaprak. Seni yaşamalıyım duygularda, Seni hissetmeliyim her nefes alışında. Yağmur olup üstüne yağmalıyım, Her damla benim sana olan sevgimdir. Islanmalısın sevgi yağmurlarında. Aydınlığın olmalıyım sonra, Buğday sarısı güneşimle. Kar'a kartanesi'ne ne dersin Bembeyaz saf aşklar yaşamak için. Ben senin vazgeçemediğin Gökyüzün olmalıyım. Ne sen beni unutmalısın, Ne de ben sensiz evreni kucaklamalıyım. Seni seviyorum demek Hiçbir zaman bu kadar güzel olmamıştı. Hiçbir zaman böylesine Sevip sevilmemişti bu yürek. Şimdi ben o güzeli seninle yaşıyorum, Ve Seni çok seviyorum. Gökhan Bozdoğan |
Hayal Şehir Git bu mevsimde, gurub vakti, Cihangir'den bak! Bir zaman kendini karşındaki rüyaya bırak! Başkadır çünkü bu akşam bütün akşamlardan; Güneşin vehmi saraylar yaratır camlardan; O ilah isteyip eğlence hayalhanesine, Çevirir camları birden peri kasanesine. Som ateşten bu saraylarla bütün karşı yaka Benzer üç bin sene evvelki mutantan sarka. Mestolup içtiği altın şarabın zevkinden Elde bir kırmızı kaseyle ufuktan çekilen Nice yüz bin senedir şarkın ışık mimarı Böyle ma'mur eder ettikçe hayal Üsküdar'ı. O ilahın bütün ilhamı fakat anidir; Bu ateşten yaratılmış yapılar fanidir; Kaybolur hepsi de bir anda kararmakla batı. Az sürer gerçi fakir Üsküdar'ın saltanatı; Esef etmez güneşin şimdi neler yıktığına; Serviler şehri dalar kendi iç aydınlığına, Ezeli mağfiretin böyle bir ikliminde Altının göz boyamaz kalbi kadar halisi de. Halkının hilkati her semtini bir cennet eden Karşı sahilde karanlıkta kalan her tepeden, Gece bir çok fukara evlerinin lambaları En sahih aynadan aksettiriyor Üsküdar'ı. Yahya Kemal Beyatlı |
Unutulmaz anları vardır hayatın Islak kirpiklere takıp kalan Zamana meydan okuyan Biz de öylesine yaşadık seninle Öylesine sevdik Hatırla aşkım... Kahır dolu rüzgarlar esiyor içimde Yıkılıp kalıyorum bu sağır akşamlarda Beni sensizliğe nikahladılar Yenildim duygularıma Yenildim gururuma ağlayamadım Şimdi sanadır bu ağlayışım Hatırla aşkım.. Gözümde dağlar gibi büyüyor hasretin Gelip gelip özlemin doluyor içime Yokluğunda şair kesildi gönlüm Artık hep hüzzamdan çalıyor şarkılarım Sen de nasıl sever nasıl söylerdin Hatırla aşkım.. Oysa nelere katlandı bu gönül Ne acılara halay çekti bu yürek Ne ihanetlere gülüp geçti bu gözler Bir yokluğuna alışamadım Bir de sensiz bu akşamlara Unutamam demiştin giderken bana Ben de unutamadım Bu bizim son yeminimizdi Hatırla aşkım.. Biliyorum şimdi saçlarını yaban eller okşuyor Gözlerine başka gözler gülüyor Gözlerin ki gördüğüm gözlerin en güzeliydi Varsın adı hasret olsun artık bu sevdanın Varsın sonu ayrılık olsun bu romanın Bitmedi bitmeyecek bu şarkım Nerede olursan ol Kiminle olursan ol Hatırla aşkım.. Hatırla Yanındayken bile özlerdim seni Şimdi içimde bir başka yangın Şimdi gözlerimde en ıslak bakışın Ölmek kaderde var biliyorum Her şeyin sonu yakın Ama sen de bil ki Yağmurlarca sevdim seni Yağmurlarca sana yandım Hatırla derya gözlüm Hatırla Aşkım.. Ahmet Selcuk İlkan |
| Saat: 23:26 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık