MsXLabs
Sayfa 7 / 161

MsXLabs (https://www.msxlabs.org/forum/)
-   Genel Mesajlar (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/)
-   -   Şiir Nehri -2- [Arşiv] (https://www.msxlabs.org/forum/genel-mesajlar/16184-siir-nehri-2-arsiv.html)

Mystic@L 14 Aralık 2006 22:25

Yetmiyor Gibi

Çocukluğumu Hatırlıyorum
Bu Gün ki Gibi
Sevgin Işık Saçıyor.
Bir Güneş Gibi
Yakıyor Senide
Beni Yaktığı Gibi
Aşka Susamış Sevgiler
Sevgililer Gibi..

Sen Çok Uzaklara Gittin
Göçmen Kuşlar Gibi
Sevgimi Gözünde Büyüttün,
Büyüttün Gibi
Şaşkına Dönmüşssün
Divane Gibi
Aşkın Bana Yetmiyor
Yetmiyor Gibi

Güneş Doğacak Umutlara -ADIYAMAN-2000

Mehmet Nedim Bilgiç


Misafir 14 Aralık 2006 22:33

Görüşürüz. Yarısı sevinir yüzünün
kaçarak gider yarısı. Ayak izlerin
tutuşur, huysuz çağlayanlarda
köpürür korku. Ülke yorulur
modaya uyar bir köy kahvesi
gıcırdayıp duran tahta sandalye
zaman salıncak kurar, üzerinde
bıraktığım sıcaklık soğur.

Gömülmeye kendinden başlar bir ölü
dirilip ötekini sorar

Su'ya vurduğunuz balta paslanır
güneş avluda, koşagelir ayışığı
gece ki yalancısıdır gündüzün
örtünür, bıraktığım ne varsa

Çocuk, çekilecek kulağa
kiraz sapına yabancı
durur !

Karavanla gidilen belde, at
arabaları, düş örülen duvarlar
uzayan akşamlarda pu-hu sesleri
ritmik bulantı, kaybolan inci.

Çekip gider izim olan ne varsa

Hülya Deniz Ünal..


Misafir 14 Aralık 2006 22:33

Ben Adımı Onda Bıraktım

dönüşü olmayan yolculuk
gidiyor işte bugün,
yüzünün en tatlı tebessümlerinide götürüyor,
yeni bir hayata gidiyor
ve bensiz gidiyor
ağlayabilseydim eğer bugün,belki gitmezdi
ama o entatlı diliyle gidiyor
ve ben ağlayamıyorum.
saçlarım ağardığı zaman
dönecek belki ama ben o zaman
benliğimden çıkmış olacağım
sensizliği ise
gözyaşlarımla boğacağım...........
ne olursun gitme


seray yıldırım


Misafir 14 Aralık 2006 22:37

Seni seviyorum diye
Gelişine kadar rötar yapmış hayatımı
Seninle yaşamaya hazırlanırken
Sana uzanan yollarımı kapaman niye?
Biliyorum haykırışlarım boşuna
Şahin pençesinde asılı serçe gibi
Nafile tüm çırpınışlarım
Boşuna sesleniyorum duymayacağını bile, bile
Seni beklemem nafile Gözlerinde zifir siyah bir perde
Alkış tutuyorsun alabildiğine
Şamdandaki mum gibi eriyip bitişime
Sen kulaklarını değil
Yüreğini tıkamışsın sana seslenişime Oysa ben
Tüm yokluğuna inat varlığını yaşatırken içimde
Gül pembesi çizgilerle resmini işliyorum
Karanfil moru gecelere
Şiirleri seninle yüklüyorum kanatırcasına
Dizeleri ağlatıyorum.
Seni işliyorum hecelere Tüm yaşayamadıklarıma inat
Seni yaşamak istememdi ütopyalarım
Tek sana adanmışlığımdı ölümüne
Tek senin doldurduğundu rüyalarım
Şimdi
Bir tutam gücüm kaldı en sona sakladığım
Bilmiyorum
Ansızın çıkıp gelecekmisin aniden
Bir avuç toprak olmadan sonunda
Sen diye kucakladığım. Bir gün
Anlayabilme ihtimalin var ya sevdiğimi
Düşüp gelme umudun var ya yüreğinin peşine
Yüreğin bende emanet biliyorsun
Ve ben
Yüreğin yüreğimde
Yüreğin ellerimde
Çok yakında
Çekip gideceğim yok oluşun koynuna
Beni düşürdün ya bu hale
Günahı boynuna.

Mustafa Şekerci


Misafir 14 Aralık 2006 22:47

http://www.imagextreme.org/img/622aa1998a5f17afc2ea86a2ebe4bc49/che39.jpg

GÖLGELİ OTOPORTRE
Genç bir ülkeden, kökleri otlardan doğan, (o kökler ki Amerika'nın öfkesini yadsıyan) sizlere geliyorum, kuzeyli kardeşlerim.
Acılı haykırış, umutsuzluk ve inanç yüklü, sizlere geliyorum, kuzeyli kardeşlerim. Biz "homo sapiens"lerin geldiği yerden, nice yol aldım göçebe ayinleriyle, bir haç gibi taşıdığım astımımla ve onun özüme yakışmayan mecazıyla.
Uzundu yol ve çok ağırdı dert sürmektedir bende avare adımlarımın kokusu, hala batık bir gemidir derinlerdeki özüm -kurtarıcı kıyılar görünseler bile- dalgalara karşı gönülsüz yüzüyorum batık bir gemi oluşumu koruyarak.
Yalnızım acımasız geceye karşı ve biletlerin bıraktığı kesin şeker tadına. Avrupa çağırıyor beni yıllanmış şarabının sesiyle, sarı etinin soluğuyla, müzedeki eserleriyle.
Yeni ülkelerin neşeli klarnet sesiyle alıyorum karşıdan geniş etkisini Lenin'in icra ettiği ve halkların söylediği Marks ve Engels şarkılarının.
Che GUEVARA



Mystic@L 14 Aralık 2006 22:54

Yıkılma sakın

Sana durlanmış kelimeler getireceğim
pörsümüş bir dünyayı kahreden kelimeler
kelimeler, bazıları tüyden bazısı demir
seni çünkü dik tutacak bilirim
kabzenin, çekicin ve divitin
tutulduğu yerden parlayan şiir.
Zorlu bir kış geçirdim, seninki gibi neftî
acıktım, bitlendim, bir yerlerim sancıdı
sökmedi ama hoyrat kuralları faşizmin
çünkü kalbim aşktan çatlayıp yarılırdı.
Her sabah çarpışarak çekilirdi karanlık alnacımdan
acılar bile duymadım kof yürekler önünde
beynim her sabah devrimcinin beyniydi
ayaklarım donukladı gelgelelim
sağlığın yerinde mi?

Yaraların kabuğu kolayca kaldırılıyor
halkın doğurgan dünyasına dalmakla
onların güneşe çarpan sesini anlamayan
dört duvarın, tel örgünün, meşhur yasakların sahipleri
seyir bile edemezken içimizdeki şenliği
yılgı yanımıza yanaşamazken
bizi kıvıl kıvıl bekliyorken hayat
yıkılmak elin de mi?
Boşuna mı sokuldu bankalara
petrol borularına kundak
kurşun işçinin böğrünü boşuna mı örseledi
varsın zındanların uğultusu vursun kulaklarımıza
yaşamak
bizimçün dokunaklı bir şarkı değil ki.
Bu yürek gökle barışkın yaşamaya alışmış bir kere
ve inatla çevrilmiş toprağın çılgarına
yazık ki uzaktır kuşları, sokaklarıyla bizim olan şehir
ama ancak laneti hırsla tırpanlayamamak koyuyor insana
öpüşler, yatağa birden yuvarlanışlar
sevgiyle hatırlansa bile hatta.

Köpüren, köpürtücü bir hayatın nadasıdır kardeşim
bütün devrimcilerin çektikleri
biliriz dünyadaki yorgunluk habire mızraklanır
dağlarda gürbüz bir ölümdür bizim arkadaşlarınki
pusmuş bir şahanız şimdilik, ne kadar şahan olsak
ama budandıkça fışkıran da bizleriz
ölüyoruz, demek ki yaşanılacak

İsmet Özel


Misafir 14 Aralık 2006 23:12

Bir kadının bana gelecek olması, bir rüzgarı geçerek
Bir şarkıyı geçerek, saçlarının uçuşunda
Bir kadının bana gelecek olması, bir ömür geçecek

Aşkın buruk tadında, buluşması iki yalnızlığın
Bir akşamı geçecek

Belki de dağılan sesleri hüznün ve akşamın
belki de
Bir kadını geçecek

Bir kadını bekliyorum
Eteklerini ve saçlarını uçurarak gelecek…

Ataol Behramoğlu


Misafir 14 Aralık 2006 23:13

http://www.yazgulu.com/karisik/magnolias-bar.jpg
http://www.yazgulu.com/karisik/sevmekdenbas.jpg
Her gün yanında olamamaktan korkuyorum

Sesini duyamamaktan

Seni görünce, sana alışmaktan da korkuyorum

Nedense sensizlikten de korkuyorum

Bir gün hoşça kal demenden

İstemesem de;

Bir gün, bir gül gibi

İçimde solmandan korkuyorum

Hafızamda bırakacağın hatıralardan

Hatıralardan kaçamamaktan

Adını unutamamaktan korkuyorum

Ah be güzelim;

Ben seni sevmekten korkuyorum.

Benimkisi sadece bir sevda

Göz yaşlarımla söndüremediğim

Korkularımı yenemediğim

Söyleyemediğim

Fakat, kendimi tükettiğim

Ve beni;

Yedi kat yerin dibine sokan

Utandıran, korkutan

An be an içimi yakan

Cesaretsiz bir sevdan

Bu nasıl bir sevda ?

Anlayamıyorum

Ah be güzelim;

Ben seni sevmekten korkuyorum.

Biliyor musun;

Aklımdan hiç çıkmıyorsun.

Sen benim;

İmkansızlar bahçesinden koparttığım

Edâlı gülümsün.

Hiçbir zaman koklayamayacağım

Adını söylerken burkulacağım

Sevmekten hep korkacağım

Fakat, ömrüm boyunca unutmayacağım

Edâlı gülümsün.

Ah be güzelim;

Aslında sen benim,

Kendi ömrümsün


MKÖ

http://www.yazgulu.com/karisik/magnolias-bar.jpg


arwen 14 Aralık 2006 23:59

Şayet gideceksen günün birinde
Sonbaharda git
Yani bugünlerde
Yani şimdi
Hemde ardına bakmadan
Yollara savrulmuş yapraklar misalı
Bırakıpta git...
Biliyormusun:
Geldiğin günü dün gibi hatırlıyorum
İLKBAHARDI
Birlikte filizlendik,çiçekler açtık
Hasat olduk harmanlarda
Sevda olduk bir elden öbürüne
Anlam yükledik yüreklere
Neyse
Sen bana aldırma boşver
Hadi git gölgeler kaybolmadan
Ama bakma ardına omuzbaşından
Neolur
Görme ağladığımı


MEHMET AYDIN


Misafir 15 Aralık 2006 00:22

İki kalp arasında en kısa yol:
Birbirine uzanmış ve zaman zaman
Ancak parmak uçlarıyla değebilen
İki kol.
Merdivenlerin oraya koşuyorum,
Beklemek gövde kazanması zamanın;
Çok erken gelmişim seni bulamıyorum,
Bir şeyin provası yapılıyor sanki.

Kuşlar toplanmış göçüyorlar
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Cemal Süreya


arwen 15 Aralık 2006 00:52

Sensiz kaç mevsim geçti?
Kaç mevsim yapayalnız kaldım?
Bilir misin?
Beklemek nedir? ...

Hasretle kavrulmak,
Her gün kahrolmak,
Sevda denizinde boğulmak nedir?
Bilir misin? ...

Aşktan divane olmak,
Zemheride yanmak,
Ağustosda üşümek nedir?
Bilir misin? ...



hızır irfan önder


Misafir 15 Aralık 2006 01:06

Odama bir an giren uçucu bir böcek
-Arıdan irice, kanatları renkli-
Dolaştı bir süre, vızıldamadan.
Sonra bulup yolunu pencerenin
Çıkıp gitti

Bir öykü çeviriyordum Çehov'dan
Masamda bira bardağı
-Odam, kitaplarım,olağan dünyam-
Tül perdede ağustos ışınları

Tanık oldu yaşamıma
Bu uçucu böcek, sadece bir an
Çıkıp gitti sonra
Tıpkı yaşamıma bir an katılan
Sonra yitip giden bir sevgili gibi

Ataol Behramoğlu


arwen 15 Aralık 2006 01:40

Sevgilerimizin üzerinde seneler geçti
Yağmurlar yağdı zamansız
Karlar karıştı beyazlıklara
Son otobüste kalktı terminalden
Pencereden son defa seni seyrettim
Sonsuza el sallıyordun
Güzel yüzünü görmeyeli
Sanki asırlar oldu
Şehrin sokaklarında dolaştım sensiz
Hatıralar geçit resminde sessiz
Albümlerde soldu resimlerin
Kağıt parçalarına yazılmış
Mektuplarında silindi sevgilerin
Kalp şeklinde
Adımızın baş harflerini yazdığımız
Akasya ağacınıda kesmişler
Yerine parke taşlarında
Sevgi yolu yapmışlar
Gözlerim elele seni aradı
Yürüdüm gittim hasretlikten
Sevgilerimizin üzerinden çok zaman geçti
Oturduğumuz parkta
Aynı masada seni düşündüm
Parkın radyosunda melonkoli çalıyordu
Anılarım canlandı birden
Gittiğim günün üzerinden seneler geçti
Ama seneleri geri döndüremedim
İnan seni unutamadım
Herşey küllenir sandım
Ama aldanmışım
Seneler sonra seni gördüğümde
Seneler değil asırlar geçsede
Sevgilerin üzerinden
Anladım ki sevenler unutmazmış



mehmet özbilen


Misafir 15 Aralık 2006 02:27

Bak bunlar ellerin senin bunlar ayakların
Bunlar o kadar güzel ki artık o kadar olur
Bunlar da saçların işte akşamdan çözülü
Bak bu sensin çocuğum enine boyuna
Bu da yatak olduğuna göre altımızdaki
Sabaha kadar koynumda yatmışsın
Bak bende yalan yok vallahi billahi
Sen o kadar güzelsin ki artık o kadar olur

İşe bak sen gözlerinde burda
Gözlerinin ucu da burda yaşamaya alışık
İyi ki burda yoksa ben ne yapardım
Bak çocuğum kolların işte çıplak işte
Bak gizlisi saklısı kalmadı günümüzün
Gözlerin sabahın sekizinde bana açık
Ne günah işlediysek yarı yarıya

Sen asıl bunlara bak bunlar dudakların
Bunların konuşması olur öpmesi olur
Seni usulca öpmüştüm ilk öptüğümde
Vapurdaydık vapur kıyıdan gidiyordu
Üç kulaç öteden İstanbul gidiyordu
Uzanmış seni usulca öpmüştüm
Hemen yanımızda balıklar gidiyordu
http://www.cet.com/%7Enichols/feather.gifCemal SÜREYA



arwen 15 Aralık 2006 02:33

Belki bu satırları yazarken ben
Uzak diyarlarda gönül eğliyorsun sen.
Belki de,
Kim bilir, belki de;
Neden olmasın beni düşlüyorsundur için için.

Gözlerinin içine baka baka
“seni seviyorum”
“Sen benim nar tanemsin,bir tanemsin”
deyişlerimi anımsıyor,
Hatırladıkça
başına ağrılar saplanıyor, boğazına bir şeyler kaçmış gibi yutkunuyorsundur.

Ben,
Her yağmur sesinde
Çıkarım İstanbul sokaklarına
Ve ıslak kaldırımlarında
Seni bulur
Ve seni yudumlarım nefes gibi.

Ah!
Sen yok musun?
Vazgeçemediğim,
Unutamadığım
Hep ağladığım.

Dayanamıyorum sana
Dayanamıyorum sana.
Dayanamıyorum...

Halimi bir bilebilsen ahh! ! ! ! Ah!
Bir bilsen
Bir duyabilsem feryatlarımı.

Sahi sen nerdesin?
Nerelerdesin?



kağan alptürk


Misafir 15 Aralık 2006 04:01

M’AGAPAS?

Kanada romanını öğrendim,
benim kalemimden Külebi okuyan
Selanikli bir küçük kızdan.

Ortak paydamızdı dil bizim.
İki dilde oyunlar oynar,
bir üçüncüsünde konuşurduk.

Rumca öğretirdi bana,
ben ona Türkçe, becerebildiğimce.
Çekilir İngilizce sevişirdik sonra.

Yarım kaldı gerçi Rumcam ama,
tüm sevgi sözlerini öğrendim.
Geri kalanınıysa sözcüklerin
söylemek gelmiyor zaten içimden,
ne İngilizce, ne Türkçe,
ne de artık öğrenmeyeceğim herhangi bir dilde.

RONI MARGULIES


Mystic@L 15 Aralık 2006 13:17

Acılar Denizi

Ben acılar denizinde boğulmuum
İşitmem vapur düdüklerini, martı çığlıklarını
Dalgalar her gün bir başka kıyıya atar beni
Duyarım yosunların benim için ağladıklarını

Ölüyüm çoktan, bir baksana gözlerime
Gör, içindeki o kanlı cam kırıklarını
bu ne karanlık, bu ne zindan gece böyle
Bütün gemiller söndürmüş ışıklarını

Ben acılar denizi olmuşum, yaklaşma
Sularım tuzlu, sularım zehir zemberek
Baksana; herkes içime dökmüş artıklarını

bu karanlık bitse artık, bir ay doğsa
Bir deli rüzgar çıksa; alıp götürse
Yılların içimde bıraktıklarını...

Ümit Yaşar Oğuzcan


Misafir 15 Aralık 2006 20:54

Ağlamak
Unutmak kadar kolaydır inan
Sevin ağlayabiliyorsan
Sevin ağlıyorsan
Gül ağlayabiliyorum diye
Gül ağlıyorum ağlıyorum diye
Sana birşey yapamam
Ağlayamıyorsan

Özdemir Asaf


nazlisu 15 Aralık 2006 21:29

Bu dünyadan gider olduk
Kalanlara selam olsun
Bizim için hayır dua
Kılanlara selam olsun
Sela verin kastımıza
Gider olduk dostumuza
Namaz için üstümüze
Duranlara selam olsun
Ecel büke belimizi
Söyletmiye dilimizi
Hasta iken halimizi
Soranlara selam olsun
Eceli gelenler gider
Hepsi gelmez yola gider
Bizim halimizden haber
Soranlara selam olsun
Tenim ortaya açıla
Yakasız gömlek biçile
Bizi bir asan vechile
Yuyanlara selam olsun
Derviş Yunus söyler sözün
Yaş doludur iki gözün
Bilmeyen ne bilsin bizi
Bilenlere selam olsun
Yunus Emre


Misafir 15 Aralık 2006 21:34

Ben tek başına ne yapabilirim
Diye düşündü biri
Ve hiçbirşey yapmamaya karar verdi

Ben tek başına ne yapabilirim
Diye düşündü bir öteki
Ve yalnızlığının kuytuluğuna çekildi

Ben tek başına ne yapabilirim
Diye düşündü bir üçüncü
Ve tek başına düşünmeyi sürdürdü

Ben tek başına ne yapabilirim
Diye düşündü yüzbinler
Ve tek başınalıklarını sürdürdüler

Ben tek başına ne yapabilirim
Diye düşündü milyonlar
Milyonlarcaydılar

Ve tek başınaydılar
Bu arada birileri
Onlar adına
Karar vermekteydi

Tek başına olduklarını sananlar
Topluca ortadan kaldırıldılar....

Ataol Behramoğlu


nazlisu 15 Aralık 2006 21:42

Artok demir almak günü gelmişse zamandan
Mechule giden bir gemi kalkar bu limandan.
Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol.
Rıhtımda kalanlar bu seyahetten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,
Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.
Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilinmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden.
Yahya Kemal Beyatlı


Misafir 15 Aralık 2006 21:53

İki bıçak seç kendine
Biri yaralamak için
Biri öldürmek
Pusu kur gözleri
Karanlık gölgesine
Biri sevmek için
Biri ihanet
İki yürek seç kendine
Biri yaşamak için
Biri gizlenmek
Bir korkak, bir kaçak, bir firar
Kaç kişisin sen sevdiğim, çocuk
İçimdeki bıçak bir kere daha dönüyor
Olduğu yerde
Kalırsan sel basar yataklarımı
Gidersen uçurum çiçekleri açar kalbimde
Kimi zamanlar olur sevgilim
İki bıçak bile yetmez bir tek ölüme

Murathan Mungan


Misafir 15 Aralık 2006 22:49

Şair Belirtilirse Şiir'lerde Güzel Olur- Aksi Taktirde Ayşe teyze Temizliyor bilginize.. : )

***************

Bir kere sevdaya tutulmaya gör;
Ateşlere yandığının resmidir.
Aşık dediğin, Mecnun misali kör;
Ne bilsin alemde ne mevsimidir.

Dünya bir yana, o hayal bir yana;
Bir meşaledir pervaneyim ona.
Altında bir ömür döne dolana
Ağladığım yer penceresi midir?

Bir köşeye mahzun çekilen için,
Yemekten içmekten kesilen için,
Sensiz uykuyu haram bilen için,
Ayrılık ölümün diğer ismidir

CAHİT SITKI TARANCI


arwen 15 Aralık 2006 23:30

Ve şimdi bir yığın rüzgâr eteğimde
Sana elveda demeden
Tüm fırtınaları da alıp gidiyorum
Hangi yağmurla döner bilmem hasretim
Özlemini hangi sele veririm
Ve güneş bir başka güne uyanmak için batarken
Gidiyorum
Yakamozları deniz sırtında
Hatıraları da sende bırakıp
Bir akşam buğusu üzerinden
Gidiyorum…



irem eskici


Misafir 15 Aralık 2006 23:37

Eflatun esintiler içinde titredi incecik
Aynı içten kokuyla iki ayrı erguvan
Birisi bir küçük evin içedönük bahçesinde
Süsledi sevgisini iki pembe avucun
Öbürü bir mezar başında öksüz
döktü rengini sessizce...

Şükrü Erbaş


Mystic@L 15 Aralık 2006 23:52

İsyan Et biliyorum okuyorsun
bu satırları
sen okurken
mürekkebi akmış olur
belki
bil ki gözyaşlarımdan
ne hallerdesin biliyorum
aklın yırt at diyor ellerine
gözlerin buna mani
kaybedecek bir şey yok ki

her satır kurşun gibi
sarstıkça bedenini
kaybedecek birşey yoksa da
isyan et
benim yaptığım gibi
isyan et
kime isyan edeceksen
neye isyan edeceksen
isyan et durma
isyan et
Ömer Seydi Ekinci


Misafir 16 Aralık 2006 00:41

Yağmur damlaları
gözlerinin göllerinde
derin ve sessiz
mercan kayaları

balıklar geçer uykularından

Ben geçerim
senin ıslak kayalarından
kuğular geçer

Bulutların aşkevi
gümüş köprülerinden
geçirir beni

Uyanmak isteyemem
tutup çekersin beni
unutuşun saraylarında
dudaklarında kışkırtıcı yanılsamalar

Gün solar
gece senin kollarında doğar
boşlukta uçan tüy ürperir

Sen yoksun
düşlerdir kuran
ışık akışı gövdemin pencerelerinden
ne acı ki yoksun
yalandır bütün ipuçları
sana yolculuğum hiç bitmez
uzaklaşırsın
rüzgar kanadında yüreğim
sorduğum sorular

Neşe Yaşın


arwen 16 Aralık 2006 00:49

Bilmem hatırlar mısın bir bahar akşamıydı?
Bir ağacın altında buluşmuştuk seninle.
O gece ay ışığı, yıldızlar bambaşkaydı.
Atıp derdi, kederi mest olmuştuk seninle.

Hiç bitmesin demiştik bu pırıltılı gece.
Dileklerimiz vardı bunun gibi binlerce.
Bazen bir şiir gibi, bazende hece hece.
Gözlerimiz dolarak konuşmuştuk seninle.

Yollar girdi araya bu aşka oldu mani.
Sen de gittikten sonra bu dünya artık fani.
O masmavi gece de ayrılık yok diye hani.
O kadarda gönülden söz vermiştik seninle.

Şimdi ne leylakların, ne güllerin tadı var.
Kırlar yeşillenirken benim saçlarımda kar.
Oysa hatırlar mısın güller arasında yar?
O gece aşk tahtına kurulmuştuk seninle.

Hala etkisindeyim o rengarenk rüyanın.
Yanağına buseler kondurduğum o an'ın.
En mutlu insanları bizdik sanki dünyanın.
Nehirler misaliydik ne coşmuştuk seninle



ufuk şen


Mystic@L 16 Aralık 2006 00:52

Sen

sen gözümde umut göğümde yıldızsın
bahçemde açan mor menekşemsin
sen yüreğimde bir hasret bir ayrılık
bağrımda hançersin
sen dilimde dolaşan hicran türküsü
sonbahar gülüsün
sen kalbimdesin her şeyimsin
sen benimsin

Mustafa Küçüktepe


Misafir 16 Aralık 2006 01:06

insanlar gider şarkıları kalır
şarkılar var uzun
yüzyıllar dolanır
..........
..........
-Aziz Nesin-


arwen 16 Aralık 2006 01:13

Hep sonradan tekrarlarız sevgi sözcüklerini.
Kırıcı sözler ise hep dilimizde.
İnanmak güvenmek imkansız bir kere.
Bir zalimi sevmek kolaymı böyle..!

Patavatsız sözleri dilimizde sakladık.
Ummadık şekilde söyledik hep birbirimize.
Dedimya patavatsızca işte..
Bilinmedik bir yer gibi hep aklımda,
bana bu zalimliği...

Nadide bakışlarını aradı gözlerim her gece.
Baktığım yerde bulamıyor ve sessizce
Karanlığa bürünüyordu şu gönlüm.
Sonrası mum ışığında gözlerim.

Ne vakte kadar gizleyeceksin şu içindeki zalimliği..?
Ne vakte kadar saklayacaksın şu içindeki gerçeği..?

Duygusallık yüreğime zülm etmiş.
Ziyedesiz bir zevk beni hep uykumda yakalamış.
Gülün öteki yüzü aklımı başımdan almış.
Gülün bittiği yerde herşey haram olmuş.

Sevmek güzelmiş ama,birde ulaşamamak var ya..
Her şeyiyle o almış insanın aklını orda.
İmkansızı oynamış insan imkansızı.
Neden dercesine,anlamsız bir şekilde
o anda herşey akıldan silinmiş insanda.

Ne gelir ki elden artık,
her şey boşş..
Senmi sevdanmı..?
Meğer herşey bitmiş...


İbrahim özcan


Mystic@L 16 Aralık 2006 01:16

Sen, içimde bin yıllık ukde

Ardımda bıraktım, bir yığın uykusuz geceler
Dakîkalar'da İsmin, Sâniyeler heceler
Seni hatırlatır teker teker
Alıp götürür beni benden,
Yine o meçhûle çeker...

Bu kaçıncı kayboluşum biliyor musun gözlerinde?
Bu kaçıncı yalın ayak, baş açık dolanışım sahrâlarda?
Hayâlinin peşinden koşup,
Bu kaçıncı meydân okuyuşum, Asırlık Sevgiler'e?
Sanki Târih Sâhifeleri'ni tekrar yazdım;
Kaç sefer aştım Kaf Dağı'nı...
Kaç sefer ibretle parmak ısırttım Leylâ'ya, Mecnûn'a...
Belkıs'ın Sarayı'na konuk oldum...
Kaç sefer teptim Züleyhâ'yı elimin tersiyle...
Dolaştım Buhârâ'yı, Semerkant'ı, Horasan'ı, Türkistan'ı...
Sonra çaldı Endülüs'te gitarlar,
Kurtuba'da, Gırnata'da, Adın'a yaptığım besteler okundu...
Ve, sen;
İçimde Bin Yıllık Ukde...
Ve, sen;
Yeryüzü'nde görülmemiş efsâne...
Bir te'sirli bakışının tahakkümüne giren Asırlar'dan döndüğümde,
Yine sana bilendim, yine sana şartlandım...

İnzivâya çekildim Tibet Manastırları'nda
Ay ışığı görmeyen gecelerde,
Kandildeki katranları mürekkep yaptım divitime
Ilık nefesine hükmettim;
En sert fırtınadan daha keskin kasırga oldu
Emrettim;
Esip getirdi ayağıma Orhun Anıtları'nı
Gözyaşlarımla yıkayıp sildim Kitâbeler'i
Ve,
Seni nakşettim anıt taşına
Seni yazdım
Sildim aşk adına ne kadar kânun varsa,
Hepsini tek tek yeniden ben yazdım
Çün ki;
Sensiz bir efsâneye, sensiz bir aşka dayanamazdım...
Senin için tekrar aşkın kânununu yazdım
Ben yazdım...
Ben...

10.07.2001 Münih 02:20

M. Engin Karatay


arwen 16 Aralık 2006 01:20

Saçlarını avuçluyorum,
Yumuşaklığın
Uzaklarda esen meltem.
Kıvılcım fışkırıyor
Her öpüşümde,
Kırmızı dudakların
Yanıyor.
Derken şafak söküyor,
Bedenimin soğukluğuyla
Sarsılıyorum,
Uykudan uyanmış,
Şaşkın.



murat kara


Misafir 16 Aralık 2006 01:21

Ben güzel günlerin şairiyim
Saadetten alıyorum ilhamımı
Kızlara çeyizlerinden bahsediyorum
Mahpuslara affı umumiden...
Çocuklara müjdeler veriyorum
Babası cephede kalan çocuklara...

Fakat güç oluyor bu işler
Güç oluyor yalan söylemek...

Melih Cevdet Anday


arwen 16 Aralık 2006 01:28

Yağmur yağdı mı
Seller sular denize koşar
Karıncalar yuvalarına
Trenler istasyonlara
Ben ellerim bağlı ellerine yanarım yağmurlarda
Mavi semalarımın beyaz bulutlarıydı ellerin

Yağmur yağdı mı
Fesat yüklü sonbahar rüzgarı
Yaprakları birbirine düşürür
Sonra sıvışır tepelerin arasından
Zaman bu oyunu oynamıştı bana
Bir çocuk gibi kanmıştım sevgine
Saçların sonbahar rüzgarıydı senin

Yağmur yağdı mı
Deniz çıldırır
Uzun havası kan ağlatır tellerin
Ben yapraksız dalda ıslanan kumru gibiyim
Zamanın açacağı hediyemi beklerim
Bulutlar arasındaki güneşi

Rüzgarın sağı solu belli değil ki
Kara bulutlar şimşekler çakar yüreğimde
Kuşup sığınacağım ellerin yok
Yağmur yağdı mı
Ellerin öyle uzak ki çünkü
Ellerin senden uzak



yahya harbalioğlu


Misafir 16 Aralık 2006 01:40

AŞK

Sen kocaman çöllerde bir kalabalık gibisin

Kocaman denizlerde ender bir balık gibisin.

Bir ısıtır,bir üşütür,bir ağlatır,bir güldürür;

Sen hem bir hastalık hem de sağlık gibisin.

ÖZDEMİR ASAF


arwen 16 Aralık 2006 01:46

Aşk iki gözü kör olmak
Sevgi yüreğinle mutlu olmaktır
Mutluluk huzur duymak
Saadet sevgiyi karşılıklı yaşamaktır

Aşka ilk adımı atmak
Gözlerden kâlbe yol almaktır
Aşkından emin olmak
Gözbebeklerinde ışık olup parlamaktır

Aşık olmak yarından sürekli korkmak
Sevilmek yarını bugünden yaşamaktır
Ne mutlu ikisine sahip olmak
Dünyada Cennetin kapısını açmaktır


salih özalaşan


Misafir 16 Aralık 2006 02:00

ne güzel çarşaflar sererdin aşka
üstünde serin kanatların yelken açardı
bir gün kim bağırdıysa uyandık birbirimizden
-deniz bitti, boğuluyorum, camı açsana!

denizin üstünde uyku yasaklandığından beri
karadayım, boğulsam da kırpmıyorum gözlerimi
her zaman benim gözlerim değil uykusuz
görüyorum beni okşayan gözlerindeki geceyi

yakılacak öyle çok sır var ki bu ormanda
yine sen tutuştur, yine bir avuç suyun
uslandırsın deli çiçekleri ezen kötü sözleri
derim ki: - aşk varmış o perinin çırptığı her kanatta!

Haydar Ergülen..


arwen 16 Aralık 2006 02:26

Sonsuzluk yolunda bir burak umut
Sonsuzluk yolunda bir refref umut
Bir bahar saadet filizi umut
Kırgın yüreklerin bir tek devası



necmiye sarpkaya


Misafir 16 Aralık 2006 02:31

Gönlümle baş başa düşündüm demin,
Artık bir sihirsiz nefes gibisin.
Şimdi ta içinde bomboş kalbimin,
Akisleri sönen bir ses gibisin.

Maziye karışıp sevda yeminim,
Bir anda unuttum seni, eminim.
Kalbimde kalbine yok bile kinim,
Bence artık sen de herkes gibisin.

Nazım Hikmet Ran


arwen 16 Aralık 2006 02:40

Seslerini duyarım uzaklardan
Bir çığlığı andıran
Boşlukta kaybolmuş
O zavallı mutlu günlerimizin

Anımsarım şimdi
Yağmur sonrası
camdaki buğu gibi silik...
Umut dolu yaşama sevincimizi
Ve geçen her gün
yeşerdiğimiz mevsimleri..

Şimdi yaralı bir kuşuz ikimiz
Ne konacak penceremiz
Ne bizi anlayacak dalımız var
Artık hayaliyle yaşıyoruz
O saadet dolu günlerimizi

12,03,2006
Senin boynunda küçücük bir bendi
İlk ateşleyen içimdeki yangını..
Senin kalbini heyecanlandıran
Benim dudaklarımda bir kaç şiirdi


Bitti..........



ertuğrul bayam


Misafir 16 Aralık 2006 02:46

Üçüncü Şahsın Şiir'i. Kerem Alışık seslendirmiş Bunu Dinlemenizi Öneririm..

gözlerin gözlerime değince
felâketim olurdu ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
çöp gibi bir oğlan ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
öldüreceğimden korkardım
felâketim olurdu ağlardım


ne vakit maçka'dan geçsem
limanda hep gemiler olurdu
ağaçlar kuş gibi gülerdi
bir rüzgâr aklımı alırdı
sessizce bir cıgara yakardın
parmaklarımın ucunu yakardın
kirpiklerini eğerdin bakardın
üşürdüm içim ürperirdi
felâketim olurdu ağlardım


akşamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı
felâketim olurdu ağlardım

Attila İlhan


arwen 16 Aralık 2006 02:53

Aşk yakar kavurur seni
Bu yolda giden bir ben varım şimdi
Sen gittin gideli
Yollar uzun sen yoksun diye
Ama gidiyorum ne çare

Sensiz geçen her günümde
Kuytu köşelerdeyim
Sensiz gecelerdeyim.
Sessizce pencerendeyim.

Sensiz günlerim geçmiyor
Sensiz nefes alamıyor bu beden
Bu can gidemiyor sensiz hiçbir yere
Keşke...Keşke yanımda olsan
O kadar çok isterdim ki seni,sevgini




gülhan fistaçyo




Misafir 16 Aralık 2006 03:00

Sen ona bir gemisin, yönü senin yönündür
Bir sancısın geçerken denizlerini özgür
O da bir ada olsun, sana çevrili dursun
Dağının dalgalarla, yüzünün rüzgarlarla
Bağlandığı kendini sende çözülmüş görür.


Gemiler göründükçe adalar da düş görür
İnsanlar nerede olsa bir orayı düşünür
Derler adadakiler, şu gemi bir gün gelse
Gitsek buradan öte, nereye gideceksek
Bilseler gemiler de bir adayı düşünür.

ÖZDEMİR ASAF


arwen 16 Aralık 2006 03:06

İçimdeki seni yaşıyorum
Hayalimde seninle.
Sıcak bir gün bitiminde,
Ayışığı altında,mehtaplı gecede.
Yakamoz görüntüleriyle,
Yosun kokan deniz serinliğinde.
Saatlerce elele,gözgöze.
Konuşuyorum hayalimde seninle.
Ilık bir bahar gününde,
Menekşeler sunuyorsun
Topladığın kendi ellerinle.
Yada sadece kırmızı bir gül,
Sevgimi kabul et diye.
Karlı bir kış gününde
Elele yürüyoruz, hayalimde seninle.
Sımsıkı sarıyorsun düşmiyeyim diye.
Kış gecesinde,
Kestaneler pişiyor kor ateşinde.
Gidiyoruz yıllar ötesine.
Sonrada hüzün dolu,hazan mevsiminde,
Düşen yaprak oluyoruz ikimizde.
Savruluyoruz; her birimiz bir yere.
Ayrılığı yaşamıyorum hayalimde seninle.
Çünkü! hayaller benim irademde.



gülayşem gül


Misafir 16 Aralık 2006 03:23

bir sonbahar öğlesinde
Ah, ne de güç
Gülüp geçmek genç kızlara.

Bir sonbahar akşamında, bir sonbahar akşamında
Ah, ne de güç
Durup bakmak yıldızlara.

Bir sonbahar öğlesinde, bir sonbahar akşamında
Ah, ne kolay.
Ağlaya ağlaya yere kapanmak!

Endre ADY


Mystic@L 16 Aralık 2006 09:50

Her şey uzaktadır

Uzaktadir her sey; gokyuzu, deniz,
Her an pesimizden kosan golgemiz,
Ozlenen limanlar, yanan yildizlar.
Uzaktadir her sey; anneler, kizlar...

Uzaktadir her sey, hep... yalniz o"lu"m,
Her yerde, her an yakinimiz, o"lu"m.

Ahmet Muhip Dranas


gizem_mechul 16 Aralık 2006 11:21

Seni seviyorum demek,
Hiçbir zaman bu kadar güzel olmamıştı.
Hiçbir zaman böylesine,
Sevip sevilmemişti bu yürek.
Yüreğinde bana ve sevgime yer var mı?
Yer var mı aşka ve umuda?
O zaman yukarıya bak,
Ben ordayım her zaman yanındayım.
Gündüz güneşi'mle gece ay'ımla,
Kimsenin kucaklayamayacağı kadar
Kucakladım seni.
Bazen bir umut olmalıyım yüreğinde
Güzel yarınlarda gerçekleşmeyi bekleyen.
Sonra bir hayal düşüncelerinde,
Seni başka alemlere götüren.
Karanlık düşüncelerindeki
Son yaprak olmalıyım ben,
Hiç solmayan bir yaprak.
Seni yaşamalıyım duygularda,
Seni hissetmeliyim her nefes alışında.
Yağmur olup üstüne yağmalıyım,
Her damla benim sana olan sevgimdir.
Islanmalısın sevgi yağmurlarında.
Aydınlığın olmalıyım sonra,
Buğday sarısı güneşimle.
Kar'a kartanesi'ne ne dersin
Bembeyaz saf aşklar yaşamak için.
Ben senin vazgeçemediğin
Gökyüzün olmalıyım.
Ne sen beni unutmalısın,
Ne de ben sensiz evreni kucaklamalıyım.
Seni seviyorum demek
Hiçbir zaman bu kadar güzel olmamıştı.
Hiçbir zaman böylesine
Sevip sevilmemişti bu yürek.
Şimdi ben o güzeli seninle yaşıyorum,
Ve
Seni çok seviyorum.



Gökhan Bozdoğan


Mystic@L 16 Aralık 2006 11:47

Hayal Şehir

Git bu mevsimde, gurub vakti, Cihangir'den bak!
Bir zaman kendini karşındaki rüyaya bırak!

Başkadır çünkü bu akşam bütün akşamlardan;
Güneşin vehmi saraylar yaratır camlardan;

O ilah isteyip eğlence hayalhanesine,
Çevirir camları birden peri kasanesine.

Som ateşten bu saraylarla bütün karşı yaka
Benzer üç bin sene evvelki mutantan sarka.

Mestolup içtiği altın şarabın zevkinden
Elde bir kırmızı kaseyle ufuktan çekilen

Nice yüz bin senedir şarkın ışık mimarı
Böyle ma'mur eder ettikçe hayal Üsküdar'ı.

O ilahın bütün ilhamı fakat anidir;
Bu ateşten yaratılmış yapılar fanidir;

Kaybolur hepsi de bir anda kararmakla batı.
Az sürer gerçi fakir Üsküdar'ın saltanatı;

Esef etmez güneşin şimdi neler yıktığına;
Serviler şehri dalar kendi iç aydınlığına,

Ezeli mağfiretin böyle bir ikliminde
Altının göz boyamaz kalbi kadar halisi de.

Halkının hilkati her semtini bir cennet eden
Karşı sahilde karanlıkta kalan her tepeden,

Gece bir çok fukara evlerinin lambaları
En sahih aynadan aksettiriyor Üsküdar'ı.

Yahya Kemal Beyatlı


Mystic@L 16 Aralık 2006 12:01

Unutulmaz anları vardır hayatın

Islak kirpiklere takıp kalan
Zamana meydan okuyan
Biz de öylesine yaşadık seninle
Öylesine sevdik
Hatırla aşkım...
Kahır dolu rüzgarlar esiyor içimde
Yıkılıp kalıyorum bu sağır akşamlarda
Beni sensizliğe nikahladılar
Yenildim duygularıma
Yenildim gururuma ağlayamadım
Şimdi sanadır bu ağlayışım
Hatırla aşkım..
Gözümde dağlar gibi büyüyor hasretin
Gelip gelip özlemin doluyor içime
Yokluğunda şair kesildi gönlüm
Artık hep hüzzamdan çalıyor şarkılarım
Sen de nasıl sever nasıl söylerdin
Hatırla aşkım..
Oysa nelere katlandı bu gönül
Ne acılara halay çekti bu yürek
Ne ihanetlere gülüp geçti bu gözler
Bir yokluğuna alışamadım
Bir de sensiz bu akşamlara
Unutamam demiştin giderken bana
Ben de unutamadım
Bu bizim son yeminimizdi
Hatırla aşkım..
Biliyorum şimdi saçlarını yaban eller okşuyor
Gözlerine başka gözler gülüyor
Gözlerin ki gördüğüm gözlerin en güzeliydi
Varsın adı hasret olsun artık bu sevdanın
Varsın sonu ayrılık olsun bu romanın
Bitmedi bitmeyecek bu şarkım
Nerede olursan ol
Kiminle olursan ol
Hatırla aşkım..
Hatırla
Yanındayken bile özlerdim seni
Şimdi içimde bir başka yangın
Şimdi gözlerimde en ıslak bakışın
Ölmek kaderde var biliyorum
Her şeyin sonu yakın
Ama sen de bil ki
Yağmurlarca sevdim seni
Yağmurlarca sana yandım
Hatırla derya gözlüm
Hatırla Aşkım..

Ahmet Selcuk İlkan



Saat: 23:26
Sayfa 7 / 161

©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık