![]() |
Sevmeк "susмαк" мış ... Seni seviyorum demeyi özlemek... Bilirsiniz bu özlemi, sevdiğini özlemekten daha çok can yakar 'seni seviyorum' demeyi özlemek... Aklınıza geldikçe bu sözcükler, dilinizin ucuna takılır ve sonu huzursuz bir sessizliktir... Bu sessizlikler eksik bir sevgiyle birikir içinizde. Tüketilmiş bir sevda vardır ellerinizde. Birisi veya birileri tüketmiştir sevdanızı. Ve siz hep aynı soruları soruyorsunuzdur kendinize 'sevdalar tükenir mi?' 'aşk eksilir mi?' Bilmezsiniz eksilen aşk değildir, sizsinizdir gidenin ardından. Sevdiğinizi söyleyemedikçe eksilirsiniz. Sevdiğinizin yokluğuna, seni seviyorum diyememenin acısına uyanırsınız her gün... Giden gitmiştir ama hesabı verilmemiştir sevdanın. Birileri sevdanızı tüketmiştir, sevdanızda sizi... Sanki sevdiğinize bir kez daha seni seviyorum diyebilseniz geri dönecektir, 'bak sevdan ellerimde, onu hiç bırakmadım' diyecektir sevdiğiniz... yalnızlığınızın avuntusudur bu... Ama bir kez daha 'seni seviyorum' diyemezsiniz. Sevdanız artık sessizliğinizdir. Sessizliğinizde eksilirsiniz ve sorularınıza bir yenisi eklenir; 'sevda, eksiltir mi insanları?' Gidenin bir gün geri dönmesinden, tekrar size 'seni seviyorum' demesinden korkarsınız. Öyle çok acımıştır ki içiniz, sessizliğiniz üzerinize öyle sinmiştir ki sevdiğinizin dönmesini isteseniz de, korkarsınız. Çünkü siz artık siz değilsinizdir. İçinde 'seni seviyorum'lar biriktirmiş, bedenindeki dokunuşları göz yaşlarıyla yıkamaya çalışmış, yaraları kanamasın diye birilerine sarılamayan birisinizdir artık... Basit iki sözcüktür 'seni seviyorum' Ama bu sözcükleri söyleyemedikçe kendinizden uzaklaşmışınızdır... Sevdaların tükeneceğini, aşkların eksileceğini kabullenmişsinizdir... Sözcükler anlamını yitirdiğinde, yaşamında anlamını yitirdiğini sonradan fark edersiniz ve sevdiğinizin giderken hayatınıza anlam katan tüm sözcükleri de götürdüğünü 'seni seviyorum' demeyi özlemeye başladığınızda anlarsınız.... |
Veda... Ağlasam sanki yaşmı kaldı gözümde.. Bir hicran dolaşır özümde.. Tebessüme muhtaç yüzümde... Gidene veda ne gerek.. Giden zaten gitmiş.. Artık gidene el etmek gerek... Bir temaşadır mazide kalan.. İki damla yaşdır gözlere dolan .. İşte buruk bir veda dır o an... Ayrılığa davet ne gerek... Giden zaten gitmiş.. Artık gidene el etmek gerek... Selim Gürcan |
SEN sevdiği halde söylemeyen gittiği halde dönemeyen bir bakışıyla dünyayı durduran ama sevdiğine doyunca bakamayansın BEN sevdiğini bir türlü anlatamayan dönüşleri hep sana olan bir bakışın için canını veren ama sana hasret olanım BİZ hayallerde yaşayan gerçek olmayacak bir sevdanın iki ayrı mahkumuyuz biz birbirimize aşığız. |
Bir gün gelirde unuturmuş insan En sevdigi hatıraları bile Bari sen her gece yorgun sesiyle Saat on ikiyi vurduğu zaman Beni beni unutma, beni beni unutma, beni beni unutma Çünkü ben her gece o saatlerde Seni yaşar ve seni düşünürüm Hayal içinde perişan yürürüm Sen de karanlığın sustuğu yerde Beni beni unutma, beni beni unutma, beni beni unutma O saatlerde serpilir gülüşün Bir avuç su gibi içime, ey yar Senin de başında o çılgın rüzgar Deli deli esiverirse bir gün Beni unutma Ben ayağımda çarık, elimde asa Senin için şu yollara düşmüşüm Senelerce sonra sana dönüşüm Bir mahşer gününe de raslasa Beni unutma Hala duruyorsa yeşil elbisen Onu bir gün yalnız benim için giy Saksıdaki pembe karanfilde çiğ Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen Beni unutma Büyük acılara tutuştuğum gün Çok uzaklarda olsan yine gel Bu ölürcesine sevdiğine gel Ne olur Tanrıya kavustuğum gün Beni unutma, beni unutma |
sana ve bu koca şehre inat,gideceğim bildiklerimi yok sayıp karışacağım karanlıklara var olan acıyı gidişime yorup, mendilimle sileceğim ıslanan yanaklarımı son sigaramı marmaraya atarak elveda diyeceğim, sana ve bu koca şehre... sorgulamaya başlayacağım seni,kim olduğunu? neden karşıma çıktığını vakitlerin en olmazında hayatımın hangi evresini kapatıp, hangisini açtığını çözeceğim sonra sana ve bu koca şehre inat... İstanbul ki dökülür gözünden yaş mevsim hep sonbahar, kimileri hüzün koyar adını ama kimse bilmez; sen beni sonbahar da sevdin ve ben seni... sana ve bu koca şehre inat... hangi ateşlerde yandığını bilmiyor yüreğim ve bilmiyor yüreğin ne haldeyim bir İstanbul şahit, hem sana,hem bana... belki de bu yüzden ısrarla beni çağırırken, meydanlarını dar ediyor sana mevsim hep sonbahar... sana ve bu koca şehre inat |
Güneşin batışını seyrederken, Günün sessizliğinde seni buluyorum. Seni anıyorum, seni yaşıyorum. Yalnızlığımı hissetmiyorum. Çünkü sen varsın benliğimde. Sonra dağlar var, ağaçlar, kuşlar var. Ve gölgeler uzayıp gidiyor işte. Yavaş yavaş akşama yaklaşırken, Ufkun güzelliğinde büyüleniyorum. Kendimi bulutların üstünde hissediyorum. Sanki göklere erişiyorum. Evren o kadar güzel ki düşünüyorum, Papatyalar, gelincikler topladığımız, Birlikte dolaştığımız kırlar geliyor aklıma. Ve ılık esen rüzgarın, Tenime dokunduğunu hissediyorum. Başımı kaldırıyorum, Kırlangıçlar uçuyor gökyüzünde, Bir güne galip gelmişçesine. Dağlarda ise bir sükun var, Görünenin görülmeyenin ötesinde. Sonra çocukluğumuzun geçti yerler, Oyun oynadığımız sokaklar, Ve harman yerleri geliyor aklıma. Uçuşan kelebekleri yakalamak için, Nasıl koşuşturduğumuzu hatırlıyorum. Hele ateş böcekleri topladığımız, Geceleri hiç unutamıyorum. Alaca karanlıklar çökerken, Seni bekliyorum, seni seviyorum. Ağustos böcekleri ise hala ötüyor, Zamanı durdurun, durdurun dercesine… oktay çöteli |
Kaç Yaprakla Geçilir Zaman görmeden kim anlatabilir kar toplamış saçların güzelliğini kim biriktirebilir saydamlığıyla acıtan camkırığı gözlerin bereketini kaç yaprakla geçilir zaman fırtına kaç adımda ulaşır hoşgörüye insan kolay çınar olmuyor ömrünüz yaşamı borçlu kılıyor yüreğimin kapıkomşusu sevgili hocam sizinle düştü umudumun son rengi bilmez miyiz direnç yola çıktı mı dünya daraltıverir kendini değirmendereli çınarlardan duydum geçende kıskanıyorlarmış sizi... Haberim Yok Geç Kaldığımdan Haberim yok geç kaldığımdan Oysaki ne kadar erken kalkmıştım Gün bile ağarmamış, ortalık buz gibiydi Saatler erken, gözlerim uykuluydu. Ortalık sesizlik içinde İn cin kimse yoktu Bir an rahatladım, evet en erken ben kalkmıştım Ne güzel en çok yolu ben alacaktım Birde hızlı yürürsem kimse yetişemeyecekti Yanıma almadım ne bir hırka ne de bir azık Koyuldum sabahın köründe yollara Önce ayaz soğuğu bedenimi buza çevirdi İliklerime kadar buz gibiydi hayat Baktım evet en önde ben vardım Arkamda da kimse yoktu Öğleye doğru çok acıktım Ne bir kuru ekmek ne de bir yudum suyum vardı Ne önemi vardı ki bunların İşte en önde ben vardım Akşama doru bir taşın kenarına yığılmışım Hızla yürüyen birinin ayağından fırlayıp beni Uyandıran o taşa kadar hala baygındım Uyandığımda ise önümde yürüyen insanlar Haberim yoktu bu kadar geç kaldığımdan... |
BANA BİR ŞARKI SÖYLE Özledim sesini ne olur konuş Bir gül açtır zamanların ötesinden Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel Gök mavisinden, deniz mavisinden Bana bir şarkı söyle İçimde bir şey kımıldıyor Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum Bir baksana ne haldeyim deli divane Yaralıyım, çaresizim umutsuzum Bana bir şarkı söyle Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt Dökül karanlığıma ışıklar gibi Al beni, en uzaklara götür Sesin, aksın içimde bir pınar gibi Bana bir şarkı söyle Bütün renkleri kat birbirine Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan Bana bir şarkı söyle Yağan kar nasıl hazin yağar bilirsin Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı İşte öyleyim, kapkarayım bugün gel En hüzünlü sesinle, en dokunaklı Bana bir şarkı söyle.. |
Cesaret edemiyorum Eskiler gibimi olacak diye Rastgele biri olmadıgından eminim Etrafıma bakıyorumda şöyle Ne kadarda farklısın Sanma sakın beni bir kazanova Aramızda uzun bir yol olsada Nasıl durduracaksın ki çarpıyor işte Anladın sen anladın nasıl olsa............. Halil Erten |
SUSARAK Güneş altında söylenmedik söz yokmuş.. Bu yüzden geceleri söylüyorum sevdiğimi.. Ne gece ne gündüz yokmuş söylenmemiş söz.. Bende söylenmişleri söylüyorum yeni biçimde.. Hiç bir biçim kalmamış dünyada denenmedik... Bende susuyorum sevgimi saklayıp içimde.... Duyuyorsun değilmi suskunluğumu nasıl haykırıyor... Susarak sevgisini ilan eden çok var sevgilim ... Ama bir başka seven yok benim sustuğum biçimde ..... |
| Saat: 07:27 |
©2005 - 2026, MsXLabs - MaviKaranlık